M. Levent Artüz – Marmara Denizi’nin Kirletilmesinin Yakın Tarihi (2021)

Hidrobiyolog Levent Artüz, bundan daha 15 yıl önce Marmara Denizi’ndeki oksijen seviyesinin azaldığını ortaya koymuştu.

Artüz bu kitabında, bugüne nasıl geldiğimizi ve Marmara’yı kurtarmak adına neler yapabileceğimizi anlatıyor.

Yıllar önce Marmara Denizi’ndeki oksijenin sıfıra yaklaştığını gözler önüne sermiş Artüz, daha o zamanlar şu saptamada bulunmuştu:

“Bir benzetme yapmak gerekirse Marmara Denizi komada ve ölmek üzere olan bir hastaya benziyor.”

Bugün yaşadığımız korkutucu “müsilaj” gerçeği ise, Artüz’ün ne denli haklı olduğunu gösterdi.

Peki, hastayı kaybediyor muyuz?

Marmara Denizi’ni kurtaramaz mıyız?

Artüz, karanlık bir tablo çizmek yerine, akılla, bilimle, uzun vadeli projelerle, kamucu anlayışla ve denizci yaklaşımla Marmara’nın yaşadığı bu felaketi nasıl aşabileceğimizi anlatıyor.

Artüz, Marmara Denizi’ni bu noktaya getiren anlayış ve projelerle hesaplaştığı gibi, denizlerimizin nasıl kurtarılacağını da anlatıyor.

  • Künye: M. Levent Artüz – Marmara Denizi’nin Kirletilmesinin Yakın Tarihi, Kırmızı Kedi Yayınevi, ekoloji, 384 sayfa, 2021

Kolektif – Ekoloji Kitabı (2021)

Ekoloji üzerine sağlam bir giriş arayanlara, bu kitabı öneririz.

Kitapta, ekoloji konusunda 90’dan fazla önemli düşünceye ait kısa ve öz açıklamalar yer alıyor.

Kitapta, şu ilgi çekici soruların yanıtları açıklanıyor:

  • Neden daha büyük biyolojik çeşitlilik istenir?
  • Ozon tabakasındaki delikler nasıl keşfedildi?
  • Soyu tükenen başka türler olacak mı?

İnsanlar tarih boyunca canlı dünyayı düzene koymaya ve işlerin nasıl yürüdüğünü anlamaya çalışıyor.

Gezegen üzerindeki etkimiz gün geçtikçe artarken bu derin soruları yanıtlamak daha da önem kazanıyor.

Sade bir dille yazılan ‘Ekoloji Kitabı’ ise, karmaşık teoriler, grafiklerle adım adım çözüme ulaşıyor; açıklayıcı alıntılar fikirleri ve keşifleri anlatıyor ve çizimler aracılığıyla bunu zihnimizde daha bir belirginleştiriyor.

Ekolojiye yabancı olanların, yaşayan dünyaya dair hevesli öğrencilerin ya da gezegenimize neler yaptığımız konusunda endişelenenlerin ‘Ekoloji Kitabı’ndan öğreneceği çok şey var.
Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Julia Schroder, Celia Coyne, John Farndon, Tim Harris, Derek Harvey, Tom Jackson ve Alison Singer.

  • Künye: Kolektif – Ekoloji Kitabı, çeviren: Ahmet Fethi Yıldırım, Alfa Yayınları, ekoloji, 355 sayfa, 2021

Ceren Özcan Tatar – Atıksız Yaşam (2021)

Atık biriktirmeden, dünyaya daha fazla yük olmadan yaşamamız mümkün.

Ceren Özcan Tatar, bizzat kendi deneyimlerinden yola çıkarak yeniden kullanarak, tüketimi azaltarak, ayrıştırarak ve dönüştürerek atıksız yaşamı nasıl mümkün kılacağımızı anlatıyor.

“Yedi milyar insanın içinden bir milyarı bile atıksızlığı benimsese çok büyük değişim olur.” diyen Tatar, tüketim alışkanlıklarımızı değiştirerek, kullan-at kültürünü terk ederek atıksız yaşama geçişte ilk adımlarımızı nasıl atabileceğimizi açıklıyor.

Kişisel bakım ürünlerinden mutfak alışverişine, kompost yapımından plastik tüketimine kadar olan meseleler, açıklayıcı ve detaylı bir anlatımla “atıksız yaşama rehberine” dönüşüyor.

Çalışma, “Bir kişi tek başına neyi değiştirebilir ki?” diyenler için gerçek bir yol gösterici.

  • Künye: Ceren Özcan Tatar – Atıksız Yaşam: Değerlerini Yaşamanın Yolu, Yeni İnsan Yayınevi, ekoloji, 112 sayfa, 2021

Ferhat Hançer – Direniş Günlüğü (2021)

Bir avuç insanın 2010’da başlattığı Gerze Termik Santral direnişi, kısa süre içinde Türkiye tarihinin en güçlü direniş hareketlerinden biri haline geldi.

Bu mücadelenin öznelerinden biri olan Ferhat Hançer de, sürecin dört dörtlük bir fotoğrafını çekiyor.

Gerze Termik Santrali direnişi, Yaykıl köyünde Anadolu Grubu’nun kurmak istediği termik santrale karşı başlamıştı.

O mücadelenin öznelerinden biri olan Hançer, 2020 yılında direnişin hikâyesini tüm yönleriyle yazmaya karar verir.

Çalışma, salt bir anlatı veya anı kitabı değil, mücadele eden tüm insanların sesini duyduğumuz, direnişin bütün yönleriyle canlandırıldığı dramatik anlatımıyla dikkat çekiyor.

Kitap, sadece Gerze’de değil, doğayı sömürenlere karşı duranlara çok şey öğretecek harika bir deneyim aktarıyor.

  • Künye: Ferhat Hançer – Direniş Günlüğü: Gerze’de Bir Doğa Mücadelesi, Nota Bene Yayınları, siyaset, 328 sayfa, 2021

Sevinç Türkmen – Ekopraksisin Ontolojisi (2021)

İlk bakışta birbirinden farklı gibi görünen Spinoza ile Karl Marx’ı, ekolojik bir varoluş tarzı bağlamında bir araya getiren özgün bir çalışma.

Sevinç Türkmen, iki büyük filozofun düşüncelerini insan, doğa ve etik bağlamında irdeleyerek bunun çağdaş sorunlarımıza nasıl yanıt verebileceğini tartışıyor.

Türkmen bunu yaparken de iki filozofun doğa felsefelerini merkeze alıyor, zira kendisine göre, ekolojik bir araştırmanın nesnelliğini temin edecek birincil disiplin doğa felsefesi, yani esasen ontolojidir.

Kitabın ikinci önemli katkısı ise, toplumların kuruluşunun mantığına dair tarihsel bir okumaya girişmesi.

  • Künye: Sevinç Türkmen – Ekopraksisin Ontolojisi: Spinoza ve Marx, İthaki Yayınları, felsefe, 360 sayfa, 2021

Armenag K. Bedevian – Resimli Çokdilli Bitki Adları Sözlüğü (2021)

‘Resimli Çokdilli Bitki Adları Sözlüğü’, 85 yıl önce bize miras kalan bir hazine.

Botanikçi Armenag K. Bedevian’ın bu şaheseri, günümüz botanik tarihi ve sözlük yayıncılığı açısından hâlâ biricikliğini koruyor.

Eserin elimizdeki Türkçe baskısı ise, ilk baskısı 1936 yılında Kahire’de yapılan sözlüğünün tıpkıbasımından oluşuyor.

Sözlükte 3657 adet bitki Latince, İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca, Türkçe, Ermenice ve Arapçadaki adlarıyla tanıtılıyor ve bu sözlük için çizilmiş 1711 adet özgün desenle canlandırılıyor.

Tıpkıbasımı hazırlarken içeriğinin yanı sıra fiziki özelliklerinin de korunmasına gayret edilmiş.

Sözlüğün ikinci bölümünde, yedi dilde hazırlanan bitki adları dizini, yedi farklı renkle temsil ediliyor: İngilizce pembe, Fransızca sarı, Almanca turuncu, İtalyanca beyaz, Türkçe gök mavisi, Ermenice zeytin ve Arapça yeşil.

Bedevian, sözlüğünün giriş yazısında, bu sözlüğü kimler için hazırladığını şöyle anlatmış:

“Her ne kadar bu sözlük, başlangıçta, ziraat ve tıp talebesinin ihtiyaçlarını karşılamak üzere yazılmışsa da aynı derecede eczacıların, çiçekçilerin, bahçecilerin, haşerat uzmanlarının ve dilcilerin ihtiyaçlarına da cevap verebileceği gibi evlerde de kullanılabilecektir. Bu kitap, etrafımızda gördüğümüz veya işittiğimiz bütün ağaçların, ağaççıkların [çalıların] veya otların isimlerini içeremezse de yetiştirilen bütün mahsulatı, meyve ağaçlarını ve sebzeleri, sınai, tıbbi ve zehirli bütün bitkileri, umumi bahçelerin en önemli ve en çekici süs bitkilerini, çiçekçiliğin sevimli ve beğenilen çiçeklerini ve çiftliklerin en yaygın kendiliğinden bitme otlarını içerir. Kitabın hacmini lüzumsuz yere büyültmekten sakınmak için belli bir bitkinin en çok bilinen ve halk arasında en çok kullanılan ismini veya isimlerini yazarak daha az öneme sahip aynı cins türlerini bıraktım. Bitkilerin isimleri, Latince isimlerine göre, alfabetik olarak sıralanmışsa da eser öyle bir tarzda düzenlenmiştir ki bir bitkinin söz konusu yedi dilin birinde kullanılan ismini bilen herhangi bir kimse diğer dillerdeki karşılıklarını bulabilecektir. Bunu mümkün ve kolay bir hale koymak için sözlüğün ikinci bölümüne ayrı ayrı yedi fihrist koyarak bitkilerin seçilen dillerde bilinen isimlerini ve müracaat numaralarını belirttim.”

  • Künye: Armenag K. Bedevian – Resimli Çokdilli Bitki Adları Sözlüğü, İş Kültür Yayınları, sözlük, 1132 sayfa, 2021

Robin Leichenko ve Karen O’Brien – İklim ve Toplum (2021)

İklim değişikliği, bütün bir toplumu kökten dönüştürecek büyük bir sorundur.

Robin Leichenko ve Karen O’Brien’ın bu çarpıcı çalışması da, iklim ve toplum arasındaki çok yönlü bağlantıları gözler önüne seriyor.

Konuya dair temel kavramları ortaya koyan çalışma, iklim değişikliğini, araştırma, politika ve eyleme yönelik birleştirici yaklaşımları gerektiren toplumsal bir mesele olarak çerçeveliyor.

İklimin zorluklarına verilen karşılıkları biçimlendirmede dünya görüşlerinin ve inançların oynadığı önemli rollerin altını çizen, daha da önemlisi iklim değişikliğinin toplumsal yönlendiricileri ve etkileri üzerine hem egemen söylemi hem de diğer söylemleri irdeleyen çalışma, iklim değişikliğini hızla değişen bir dünya bağlamına yerleştirmesiyle önemli.

Kitapta, dinamik siyasi, ekonomik ve çevresel bağlamların riskleri nasıl arttırdığı, fakat aynı zamanda, dönüştürücü karşılıklar için nasıl fırsatlar sunduğu da gösteriliyor.

Hem iklim değişikliği ve buna karşı yapılabilecekler hakkında bir giriş kitabı arayanların, hem de bu konulardaki son bilimsel gelişmelerin derli toplu bir sunuşuna ihtiyaç duyanların muhakkak okuması gereken bir kitap.

  • Künye: Robin Leichenko ve Karen O’Brien – İklim ve Toplum: Geleceği Dönüştürmek, çeviren: Onur Orhangazi, Ütopya Yayınları, ekoloji, 368 sayfa, 2021

Kolektif – Önce Mekân Vardı (2019)

Rize İkizdere’de son dönemde yaşananlardan da gördüğümüz gibi, devlet yaşam alanlarımız üzerindeki en büyük tehdit.

Bu derleme ise, devlet ve şirketlerin mekâna yönelik topyekûn saldırılarını kayıt altına aldığı gibi, buna karşı ne gibi direniş pratikleri geliştirebileceğimiz üzerine de düşünüyor.

Burada mekânın siyaset, bellek, praksis felsefesi, işgal ve biyopolitika ile olan bağları üzerine düşünen yazarlar, aynı zamanda dünyanın dört bir yanında mekânları, yaşam alanları için direnenlerin görkemli mücadelesini kayıt altına alıyor.

Kitapta bu bağlamda Topraksızlar Hareketi’nin, Sitüasyonistlerin, İtalyan Otonomcu Hareketin ve kent yoksullarının mekânı savunma deneyimlerine yer veriliyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Abdurazack Karriem, Bülent Diken, Bob Jessop, Elif Demirkaya, Metin Yeğin, Neil Gray, Stuart Elden, Önder Kulak ve Soner Torlak.

  • Künye: Kolektif – Önce Mekân Vardı, derleyen: Önder Kulak ve Soner Torlak, Edebi Şeyler Yayınları, kent çalışmaları, 224 sayfa, 2019

Noam Chomsky ve Robert Pollin – İklim Krizi ve Küresel Yeşil Yeni Düzen (2021)

Noam Chomsky ve Robert Pollin’den ağırlaşan iklim felaketinin çözümü için ufuk açıcı öneriler.

Yazarlar hem iklim değişikliğinin insanlığı ve dünyayı sürükleyeceği yıkımın boyutlarını kapsamlı bir şekilde ortaya koyuyor hem de bunun olumsuz sonuçlarını telafi edebilecek politik ve ekonomik çözümler sıralıyor.

Dünya’nın büyük kısmı, üstelik çok da uzak olmayan bir gelecekte şiddetli hava şartlarının, kuraklığın, yükselen deniz seviyelerinin ve mahsul kıtlığının altında yaşama elverişsiz hale gelecek.

Chomsky ve Pollin’e göre, yeşil bir ekonomiye geçişin ekonomik felaket ve işsizlik yaratacağına dair korku yersizdir ve tam da bu sahte kaygı iklim inkârcılığını teşvik etmektedir.

İnsanlığın önümüzdeki otuz yıl içinde fosil yakıt yakmaya bir son vermesi ve bunu da özellikle çalışan insanların yaşam standartlarını ve fırsatlarını artıran yollardan yapması gerektiğini belirten yazarlar, “Yeşil Yeni Düzen”in ortaya koyduğu hedeflerin bütünüyle uygulanabilir olduğunu belirtiyorlar.

Kitapla ilgili güzel bir söyleşi için şu linke bakılabilir: https://bit.ly/31zz1F5

  • Künye: Noam Chomsky ve Robert Pollin – İklim Krizi ve Küresel Yeşil Yeni Düzen, çeviren: Onur Orhangazi, Ütopya Yayınları, siyaset, 192 sayfa, 2021

Emanuele Coccia – Bitkilerin Yaşamı (2021)

 

Dünyayı anlamak için merkeze bitkileri yerleştiren çok özgün bir kitap.

Emanuele Coccia, gündelik yaşamdan, felsefeden ve bilimden yola çıkarak yaprakları, kökleri ve çiçekleri birer karakter olarak karşımıza çıkarıyor.

Kitap, bildiğimiz ve içinde yaşadığımız haliyle dünyayı bitkilerin yarattığını, hayal etmekte ve akıl yürütmekte esas ustaların onlar olduğunu ve gezegen üzerindeki tüm yaşamı bir güneş krallığı haline getirdiklerini bize bir kez daha hatırlatmasıyla çok önemli.

Özellikle pandemide de çarpıcı bir biçimde öğrendiğimiz gibi, doğa, salgınlarla ve türlü felaketlerle insanı ayrıcalıklı konumunu sorgulamaya çağırıyor.

Beri yandan düşünürler de, bu davete icabet edip insanı merkezden çıkaracak bakış açıları arıyor.

Coccia’nın şiirsel üslubuyla öne çıkan bu ödüllü kitabı da, dünyayı anlamak için bitkilere kulak vermesiyle bu arayışın en güzel örneklerinden biri.

Bitkilerin yaşam biçimleri ve doğaları, felsefe için bir muamma olmaya devam ediyor.

Bu kitap da, felsefe, doğa bilimleri ve sanattan örnekleri harmanlayarak, bu tekil varlıkların gizemine nüfuz etmeye girişiyor.

  • Künye: Emanuele Coccia – Bitkilerin Yaşamı: Bir Karışım Metafiziği, çeviren: Kağan Kahveci, İş Kültür Yayınları, doğal yaşam, 160 sayfa, 2021