Hikmet Birand – Alıç Ağacı ile Sohbet (2014)

Türkiye’de bitki sosyolojisi alanının kurucusu olarak kabul edilen Birand’tan, Anadolu’nun muazzam ağaç ve bitki zenginliğine methiye niteliğinde bir anlatı.

Ağırlıklı olarak alıç ağacının gözünden sunulan anlatım, bitkilerin göçünü, toplumsal yaşamını ve Kuzey, Batı, Doğu ve Güney Anadolu ormanlarının niteliklerini aydınlatıyor.

  • Künye: Hikmet Birand – Alıç Ağacı ile Sohbet, İş Kültür Yayınları

Fritjof Capra ve Ugo Mattei – Hukukun Ekolojisi: Doğa ve Toplumla Uyumlu Bir Hukuk Sistemi (2017)

Ekolojik yıkımı telafi etmek için, özel mülkiyetin tümüyle aşıldığı yepyeni bir hukuk sistemi inşa etmemiz mi gerekiyor?

Fizikçi Fritjof Capra ile hukukçu Ugo Mattei, modernist yaklaşımın doğaya ve insana mekanikçi bir gözle yaklaştığını, şimdiye kadarki bütün tasarılarını böyle inşa ettiğini ve doğaya saygılı bir ilkeler bütününün, ancak bu mekanikçi görüşün aşılmasıyla mümkün olabileceğini düşünüyor.

Yazarlar,

  • Doğa kanunları ile hukukun antikçağdan bu yana süren birlikteliğinin bize ne gibi açılımlar sunabileceği,
  • Bilim ve hukuk arasındaki ilişkilerin nasıl yeniden tanzim edilebileceği,
  • Modernitenin mekanikçi mirasının nasıl mekanikçi bir bilim ve mekanikçi bir hukuk inşa ettiği,
  • Ve bütün bu olumsuzluklara karşı nasıl bir eko-hukuksal devrim yaratılabileceği gibi konuları tartışıyor.

Kitap, okurunu, toplumun gücünü artıracak, aynı zamanda devletler ile şirketlerin bugünkü sınır tanımaz güçlerini kısıtlayacak, ekolojik ilkeler ışığında yeniden oluşturulmuş bir düzen üzerine düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: Fritjof Capra ve Ugo Mattei – Hukukun Ekolojisi: Doğa ve Toplumla Uyumlu Bir Hukuk Sistemi, çeviren: Ebru Kılıç, Koç Üniversitesi Yayınları, ekoloji, 251 sayfa

Otto von Busch – Moda Praksisi (2017)

Bu kitap her şeyden önce, Hannah Arendt’in siyaset, iktidar, şiddet, yargı ve sorumluluk üzerine fikirlerini modanın politik gerçekliğine uygulamasıyla dikkat çekiyor.

Arendt’e göre, fikirlerle meşgul olma kapasitemiz, bizi insan yapan yönümüzdür. O halde praksis, işbirliği, katılım ve toplumsal refahın sağlanması idealini de beraberinde getiren bir çeşit “toplumsal birliktelik” şeklidir.

Arendt, katılımcı demokrasinin, kapsayıcı katılım mekanizmalarıyla, modern çağın büyük bir kısmına yayılmış olan ve moda sistemlerinde de sıklıkla gördüğümüz elitist ve bürokratik politik formların aksine hareket ettiğini belirtir.

Bu kitap da, modanın çoksesli bir toplumsal birliktelik biçimi olduğundan hareketle, modayı Arendt’in “praksis” kavramıyla paralel olarak inceliyor.

Kitap, insanın ortak katılımcı gerçekliklerini vurgulayan, kapitalizmin ve toplumun akışına yön veren moda endüstrisinin yönettiği rekabetçi, dışlayıcı ve elitist moda anlayışını dengeleyen araçlar sunmayı amaçlıyor.

Kitabın asıl üzerinde durduğu nokta da, küreselleşme ve emek meseleleri gibi modanın daha yaygın siyasi yönleri değil, sevgi ve insan ilişkileri gibi, modanın daha temel unsurları ve bu unsurların siyasi içerikleri.

Kitap,

  • Günümüzde modanın neden bu kadar güçlü olduğu,
  • Modayı kimin yaptığı,
  • Modanın nerelerde yapıldığı,
  • Modayı politikleştiren unsurların neler olduğu,
  • Modanın gücünün kişisel deneyimlenmesinin nasıl gerçekleştiği,
  • Ve modanın neler yapabildiği hakkında kapsamlı bir kaynak.

Künye: Otto von Busch – Moda Praksisi, çeviren: Dilara Kılıç, Yeni İnsan Yayınevi, moda, 144 sayfa

André Gorz – Ekolojinin Kızıl Hattı (2017)

Bireysel özerklik, devrim, gündelik hayatın ve boş zamanın iktisat alanından kurtulması üzerine görüşleri ve iktisat-üretim-yararcılık karşıtı fikirleriyle bildiğimiz André Gorz ile yapılmış ufuk açıcı söyleşiler…

Gorz’un düşünsel kaynaklarını açığa çıkaran söyleşiler, düşünürün Marksizm, fenomenoloji, varoluşçuluk, eleştirel düşünce, ekoloji, hayat, teknik, bilgi, değer ve sermaye gibi konulara dair fikirleri üzerinden ilerliyor.

Kişinin kendi özerkliğini kurmasının ekonomik, toplumsal ve politik yönleri üzerine düşünen Gorz, neoliberal kuşatmanın sınır tanımadığı günümüzde yeni mücadele yolları yaratmanın imkânları üzerine düşünüyor.

André Gorz ile söyleşi yapan isimler ise şöyle: Erich Hörl, Thomas Schaffroth ve Vladimir Safatle.

  • Künye: André Gorz – Ekolojinin Kızıl Hattı, çeviren: Nihan Özyıldırım, Sel Yayıncılık, ekoloji, 101 sayfa

Stefano Mancuso ve Alessandra Viola – Bitki Zekası (2017)

Yaşadığımız Dünya öylesine insan merkezli ki, kendimiz dışında başka hiçbir türe saygımız yok.

İnsanın bu konudaki cahilliği ve pervasızlığı öylesine büyük ve tarihsel ki, sayemizde dünyada birçok hayvan ve bitkinin soyu, bugün tamamıyla tükenmiş durumda.

İşte Bitki nörobiyolojisi ve bitki davranışları profesörü Stefano Mancuso ile gazeteci ve belgeselci Alessandra Viola’nın bu şahane çalışması, bitkilerin kendi dünyaları, davranışları ve zekâlarıyla ne denli olağanüstü birer organizma olduğunu gözler önüne seriyor.

Bizim bitkiler hakkındaki bilgilerimizin ne denli kısıtlı olduğu düşünüldüğünde, bu kitabın önümüze yepyeni ve heyecanlı bir dünya açtığını söylememiz gerek.

Bitkilerin semavi dinlerdeki yerini irdeleyerek açılan kitap,

  • Botaniğin babaları olan Linnaeus ve Darwin’in katkılarını,
  • Bitkiler olmasaydı hayatın neden olamayacağını,
  • Görme, koku alma, tat alma, dokunma, işitme ve on beş başka duyu gibi bitki duyularını,
  • Bitkiler arası iletişimi,
  • Charles Darwin’in ve ardından yapılan bitki zekasına dair çalışmaların ne aşamada olduğunu,
  • Dünya dışı zekayı anlamak için bir model olarak bitkilerin zekasının bize neler söylediğini,
  • Ve bunun gibi pek çok heyecan verici bilgiyi barındırıyor.

Bitkiler, dünya üzerindeki biyokitlenin yüzde doksan dokuzunu oluştururlar.

Bu kitap da, insana ve başka canlılara göre çok daha yavaş bir zaman boyutunda hayatlarını sürdüren bitkilerin eşi benzeri olmayan başarılarının, bizim başarımızı gölgede bıraktığını göstermesiyle önemli.

Doğa tutkunları her şekilde hitap edecek çalışmayı, beton sevdalılarının da muhakkak okuması gerek.

  • Künye: Stefano Mancuso ve Alessandra Viola – Bitki Zekası, çeviren: Almıla Çiftçi, Yeni İnsan Yayınevi, ekoloji, 144 sayfa

Kolektif – Başka Bir Hayvancılık Mümkün (2014)

Artık meralarda otlatılmayan hayvanlar, güneş görmeyen barınaklarda, ithal GDO’lu kesif yemlerle besleniyor.

Bu şekilde üretilen ürünlerin, insan sağlığına ne denli zararlı olduğu, son zamanlarda sıklıkla vurgulanıyor.

Ziraat, tıp, gıda, veterinerlik, ekonomi gibi alanlardan gelen uzman isimlerin kaleme aldığı makalelerden oluşan bu kitap, kesif yemlerle beslenen hayvanların ve yeni hayvan besleme işletmelerinin çevreye ve insan sağlığına olumsuz etkileri; kâr ve verimlilik odaklı tarım politikalarının yarattığı tahribat konularında uyarıyor ve hayvancılıkta kapitalist paradigmanın aşılması üzerine düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: Kolektif – Başka Bir Hayvancılık Mümkün, editör: Tayfun Özkaya ve Fatih Özden, Yeni İnsan Yayınevi, ekoloji, 126 sayfa

David Sobel – Ekofobiyi Aşmak (2014)

David Sobel’in ‘Ekofobiyi Aşmak’taki amacı, modern kent yaşamının gün geçtikte doğadan kopardığı çocukları, doğal yatkınlıklarının bulunduğu çevreyle buluşturacak eğitim stratejileri sunmak.

Ekolojinin çocuk için bir fobi olmaktan ziyade, bir tat alma, oyun oynama alanı olduğunu düşünen Sobel, öğretmen ve ebeveynlerin çocukların ekofobisini nasıl analiz edeceklerini ve nasıl çözebileceklerini anlatıyor.

Çevre bilincine sahip güçlü öğrencilerin yetiştirilebileceğini söyleyen Sobel, hayvan dostlar edinmek, peyzajı öğrenmek, su havzalarına dair bilgi edinmek gibi, çocuklarda bu duyguyu uyandıracak bir dizi etkinlik sunuyor.

  • Künye: David Sobel – Ekofobiyi Aşmak, çeviren: İlknur Urkun Kelso, Yeni İnsan Yayınevi, ekoloji, 80 sayfa

Rahmi Aydemir – Sürdürülebilir Yaşam ve Enerji Söyleşileri (2014)

Rahmi Aydemir, alanında uzman isimlerle yaptığı söyleşilere dayanarak, enerji haritası ve enerji dengelerinin yeniden düzenlendiği bir dünyada, bizi sürdürülebilir enerji kaynakları üzerine düşünmeye davet ediyor.

Kitap, sürdürülebilir kalkınma bağlamında, teknolojik değişim ve yeniliğin doğurduğu politik mücadeleleri, enerji piyasasını ve yenilenebilir enerjinin geleceğini irdeliyor ve bunu yaparken, şirketlerin yatırımlarını, Türkiye’deki sorunları, sivil toplum kuruluşlarının rollerini, yeni şehircilik anlayışını ve Avrupa Birliği çevre uyum politikalarının Türkiye politikasına nasıl entegre edilebileceğini tartışıyor.

  • Künye: Rahmi Aydemir – Sürdürülebilir Yaşam ve Enerji Söyleşileri, Sokak Kitapları, ekoloji, 234 sayfa

Jacquie Wines – Gelin Dünyamızı Kurtaralım (2008)

‘Gelin Dünyamızı Kurtaralım’, insanoğlunun, yeryüzünün doğal zenginliği sayılan yabani yaşamın, ormanların, nehirlerin ve denizlerin üçte birine zarar vermesini veya bunu tamamen yok etmesini telafi etmek için çocukları harekete geçmeye davet ediyor.

Kitapta, küresel ısınmayla beraber, dünyayı bekleyen tehlikeler sıralanıyor ve çocukların adım attıkları bu dünya için ne yapabileceklerini irdeliyor.

Enerjinin nasıl daha az kullanılabileceği, israftan nasıl kaçınılabileceği ve bitki yetiştirmenin neden çok gerekli olduğu, kitapta yer alan konulardan birkaçı.

Çocukları, çevrelerine saygılı ve özenli bireyler olmaya özendirmeyi amaçlayan güzel ve anlamlı bir kitap.

  • Künye: Jacquie Wines – Gelin Dünyamızı Kurtaralım, resimleyen: Sarah Home, çeviren: Mehmet Gürsel, İnkılap Kitabevi, çocuk, ekoloji, 144 sayfa

Al Gore – Tükenen Dünya (2008)

Çevreye dair uzun soluklu çalışmaları vesilesiyle, 2007 yılında Nobel Barış Ödülü’nü alan Al Gore bu kitabında, dünyayı bekleyen felaketler karşısında, insanları sorumluluğa ve bilinçlenmeye çağırıyor.

Kitabında,

Küresel iklim değişikliğinin nedenleri ve olası sonuçları,

Tarih boyunca dünyada yaşanmış ekolojik değişiklikler,

Tüketim kültürünün iklim üzerindeki olumsuz etkileri,

Ve küresel ısınma ile iklim değişikliği karşısında tek tek bireyler olarak bizlere düşen görevler gibi konular ele alınıyor.

Al Gore’a göre artık küresel iklim krizinden kaçamayız ve bu sorunla acilen yüzleşmemiz gerekiyor.

Kitap, iklim krizini çok yönlü bir bakışla ortaya koymasıyla önemli.

  • Künye: Al Gore – Tükenen Dünya, çeviren: Nurşan Üstüntaş, Siren Yayınları, ekoloji, 448 sayfa