Zygmunt Bauman ve Keith Tester – Zygmunt Bauman ile Söyleşiler (2017)

Yirminci yüzyılın en önemli sosyolog ve düşünürlerinden Zygmunt Bauman ile yapılmış aydınlatıcı bir söyleşi.

Söyleşinin en büyük katkısı, Bauman’ın hem bir insan hem de düşünür olarak nitelikli bir portresini sunması.

Burada, Bauman entelektüel rehberliği eşliğinde, edebiyattan sosyolojiye ve felsefeye uzanan farklı disiplinlerle, ayrıca Gramsci’den Borges’e, Calvino’dan Marx’a, Castoriadis’ten Levinas’a pek çok yazar ve düşünürle karşılaşıyoruz.

Bauman söyleşisinde, modernlik, postmodern durum, akışkan dünya, öteki, ahlak, antisemitizm ve allosemitizm gibi pek çok kavram üzerine yeniden düşünüyor.

Kitap, Bauman’ın kişiliğine ve düşünce sistemine dair bizi aydınlatmakla kalmıyor, aynı zamanda çağdaş düşüncenin 20. yüzyıldan 21. yüzyıla kat ettiği seyrin derli toplu bir sunumunu da izleyebiliyoruz.

  • Künye: Zygmunt Bauman ve Keith Tester – Zygmunt Bauman ile Söyleşiler, çeviren: Mesut Hazır, Heretik Yayıncılık, söyleşi, 192 Sayfa

Kolektif – Dünyanın Teni: Merleau-Ponty Felsefesi Üzerine İncelemeler (2017)

Maurice Merleau-Ponty, Kıta Avrupası felsefesinin en zengin alanlarından estetik, ontoloji, çevre etiği ve feminist felsefeye özgün ve eleştirel katkılar sunmuş bir düşünür.

İlk baskısı 2001’de yapılan, şimdi de güncellenmiş basımıyla yeniden yayımlanan bu çalışma da, Türkiyeli okur için Merleau-Ponty’nin düşüncesinin serimleyen, düşünür hakkında kapsamlı bir çalışma.

Kitap ilk yayımlandığında hem akademide Merleau-Ponty’ye ilgiyi artırmış hem de sanat çevrelerinde yeniden yorumlanmıştı.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar, Merleau-Ponty’nin ‘Algının Fenomenolojisi’ ve ‘Görünür ve Görünmez’ gibi iki temel metninden yola çıkarak:

  • Algı sorunsalı,
  • Kuramsal bilgi,
  • Algısal deneyim,
  • Başkası ve aşkınlık,
  • Cogito,
  • Algısal inanç,
  • Zamansallık düşüncesi ve düşüncenin zamansallığı,
  • İkilik,
  • Ten,
  • Tepegöz
  • Ve Tin gibi, Merleau-Ponty düşüncesinin öne çıkan konu ve kavramlarını yoğunlaşıyor.

Kitapta yazıları bulunan isimler ise şöyle:

Erdem Gökyaran, Ömer Aygün, Merve Rümeysa Tapınç, Gülcevahir Şahin Granade, Zeynep Savaşçın ve Emre Şan.

  • Künye: Kolektif – Dünyanın Teni: Merleau-Ponty Felsefesi Üzerine İncelemeler, hazırlayan: Zeynep Direk, Metis Yayınları, felsefe, 264 sayfa

Roy Bhaskar – İnsan Bilimlerinin Felsefi Eleştirisi: Natüralizmin Olanaklılığı (2017)

Yayımlanmasının üzerinden geçen kırk yılın ardından sosyal bilim alanında kült hale gelmiş bir kitap.

Kitabın asıl özgünlüğü, pozitivist olmayan bir natüralizm arayışını ortaya koyarak sağlam bir düşünsel alt yapı inşa etmesi ve böylece sosyal bilim yapmak isteyenler için alternatif bir yol ortaya koymasıydı.

Pozitivizm-hermenutik ikilemine düşmeden yönünü tayin etmek isteyen, farklı disiplinlerle kurduğu ilişkilerle zengin bir perspektif kazanan kitap, sosyal teoride önemli yer tutan yapı-fail meselesini de tartışıyor.

Türkiye’de de, bilhassa ilişkisel sosyal bilim alanında çalışanlar için bir başucu çalışması olmaya aday.

  • Künye: Roy Bhaskar – İnsan Bilimlerinin Felsefi Eleştirisi: Natüralizmin Olanaklılığı, çeviren: Vefa Saygın Öğütle, Nika Yayınevi, felsefe, 296 sayfa

Max Stirner – Biricik ve Mülkiyeti (2017)

Asıl adıyla Johann Kaspar Schmidt olan Max Stirner, aralarında Marx, Engels ve Nietzsche’nin de bulunduğu birçok filozofun etkilendiği, fakat eserlerinde kendisinden neredeyse hiç bahsetmedikleri filozoflardan.

Kimilerinin faşist kimilerinin nihilist dediği Stirner, “felsefenin günah keçisi” olarak tanımlanır.

Rahatsız edici ‘Biricik ve Mülkiyeti’ ise, Stirner’in düşünce sistematiğinin en karakteristik hale geldiği, aynı zamanda kendisinin en ünlü eseri.

Nihilizm vurgusuyla öne çıkan kitabında Stirner, hakikati bir insan icadı olarak tanımlayıp onunla ve genel olarak verili din, devlet, toplum ve felsefeyle bir hesaplaşmaya girişiyor.

“Benden yüce her varlık, ister Tanrı olsun ister insan, Biriciklik duygumu zayıflatır ve ancak bu bilincin rüzgârı karşısında sönüp gider.” diyen Stirner, okuruna radikal ve rahatsız edici sorular soruyor.

  • Künye: Max Stirner – Biricik ve Mülkiyeti, çeviren: H. İbrahim Türkdoğan, Norgunk Yayıncılık, felsefe, 240 sayfa

Martin Cohen – Wittgenstein’ın Böceği (2014)

Felsefenin yaramaz çocuğu Martin Cohen ‘Wittgenstein’ın Böceği’nde, büyük düşünürler, filozof ve bilim insanlarına ait gizemini halen koruyan yirmi altı düşünce deneyini okurlarıyla paylaşıyor.

Bunların içinde, kitaba da adını veren, Wittgenstein’ın meşhur böcek ve kibrit kutusu teorisinin yanı sıra,

  • Maxwell’in cini,
  • Galileo’nun topları,
  • Poincare’nin merdiveni,
  • Lukretius’un kargısı,
  • Newton’ın kovası,
  • Ve Parfit’in kişisi de bulunuyor.

Cohen, söz konusu düşünce deneylerini özetledikten sonra, bunları farklı bakış açılarıyla tartışmaya koyuluyor. Kitabın, barındırdığı çok sayıda çizimle de ilgi çekebileceğini söyleyebiliriz.

  • Künye: Martin Cohen – Wittgenstein’ın Böceği, çeviren: Algan Sezgintüredi, Aylak Kitap, bilim, 180 sayfa

Henry David Thoreau – Ekonomik İtaatsizlik (2014)

Sivil itaatsizlik kavramının babası, kalkınmacılık anlayışının azılı karşıtı Henry David Thoreau ‘Ekonomik İtaatsizlik’i yalnız, ormanda ve tüm medeniyetten uzak, Concord Massachussetts’teki neredeyse kendisiyle özdeşleşmiş Walden Gölü kıyısında yazdı. Thoreau metninde, “medeniyet”in insanı doğadan kopardığı gibi, onu nasıl kendi kendine yeten bir varlık durumundan her şeyi başkalarından bekleyen tembel ve pasif bir varlığa indirgediğini anlatıyor.

“Medeniyet”e ve şehir hayatına bizi bağlayan tek şeyin ekonomik gerçekler olduğunu düşünen Thoreau, en başta ekonomik anlamda itaatsiz olmayı öğrenmemiz gerektiğini belirtiyor.

  • Künye: Henry David Thoreau – Ekonomik İtaatsizlik, çeviren: Eylül Desen Kaytancı, Kafe Kültür Yayıncılık, siyaset, 112 sayfa

Hayden White – Metatarih: Ondokuzuncu Yüzyıl Avrupa’sında Tarihsel İmgelem (2008)

Amerikalı tarihçi Hayden White’ın, ‘Metatarih: Ondokuzuncu Yüzyıl Avrupa’sında Tarihsel İmgelem’i, dönem Avrupa’sındaki tarih bilincinin bir “tarihi”ni sunuyor.

Çalışma bunun yanı sıra, günümüzde “tarihsel bilgi sorunu” etrafında dönen tartışmalara bir katkıda bulunmayı amaçlıyor.

Dolayısıyla White’in analizi, hem evrimin özgül bir dönemindeki tarih düşüncesinin gelişimine ilişkin bir açıklamayı, hem de “tarihsel” denilen düşünce tarzının yapısına ilişkin genel bir teoriyi temsil ediyor.

White, tarihsel düşünce tarzını, esas unsurlarıyla inceledikten sonra, bu düşünce tarzının analizini, Hegel, Michelet, Ranke, Tocqueville, Marx, Burckhardt, Nietzsche ve Croce’un tarihsel metinleri üzerinden yapıyor.

White’a göre, bu isimlerin metinlerinde, tarihsel “gerçekliğin” farklı görünümleri bulunuyor.

  • Künye: Hayden White – Metatarih: Ondokuzuncu Yüzyıl Avrupa’sında Tarihsel İmgelem, çeviren: Mehmet Küçük, Dost Kitabevi, tarih, 547 sayfa

Aristoteles – Eğitim Üzerine (2008)

‘Eğitim Üzerine’, Aristoteles’in muhtelif kitaplarından derlenmiş konu hakkındaki görüşlerinden oluşuyor.

Bu yazılardan görüleceği gibi, Aristoteles’in sisteminde eğitim sanatı, siyaset biliminin bir parçası olduğundan, teorik ya da spekülatif değil, pratik bir bilimdir.

Aristoteles’e göre, insan ruhu iki katlı veya çift yönlü bir doğaya sahip olduğundan, eğitimin de çift yönlü bir amacı olmalıdır.

Buna göre, eğitim öncelikle devletin refah ve mutluluğunu yükseltecek bir kişiliği yoğurmayı hedefler; ikinci olarak ruha, pratik ihtiyaçlar giderildiğinde mümkün hale gelecek olan serbest zamanı, doğru bir şekilde değerlendirmeyi öğretir.

  • Künye: Aristoteles – Eğitim Üzerine, yayına hazırlayan: John Burnet, çeviren: Ahmet Aydoğan, Say Yayınları, eğitim, 189 sayfa

C. Cengiz Çevik – Cicero’nun Devlet’i: De Re Publica Yazıları (2017)

Latin edebiyatını ve felsefesini derinden etkilemiş düşünür ve siyasetçi Cicero’nun ‘Devlet’i için, Platon’un ‘Devlet’inin tamamlayıcısı demek yanlış olmaz.

Düşünür orijinal adıyla De Re Publica olan kitabında, Platon’un tanımladığı “ideal devlet”i Roma İmparatorluğu bağlamında tartışıyor.

İşte, Latinceden yaptığı nitelikli çevirileriyle bildiğimiz Cengiz Çevik’in elimizdeki çalışması, Cicero’nun siyaset felsefesini ayrıntılı bir bakışla tartışıyor.

Çevik buradaki dört makalesiyle, Cicero’nun De Re Publica’sını merkeze alarak,

  • Cicero’nun Roma İmparatorluğu’nun tarihsel gelişimini nasıl izlediğini,
  • İdeal devlet teorisini,
  • Ve düşünürün devlete dair kavramsallaştırmasının kendisinden sonraki düşünürleri nasıl etkilediğini gözler önüne sermekte.

Çevik bunu yaparken, Cicero’nun yaşadığı dönemin düşünsel atmosferin bir fotoğrafını da çekiyor.

  • Künye: C. Cengiz Çevik – Cicero’nun Devlet’i: De Re Publica Yazıları, Yapı Kredi Yayınları, siyaset felsefesi, 220 sayfa

Lars Iyer – Dogma (2014)

Lars Iyer, kısa süre önce Türkçede yayınlanan ‘Kuşku’da, başkahramanları W. ile Lars’ın felsefenin girift labirentindeki gülünç maceralarını anlatmıştı.

Yazar, yine aynı karakterlerle arz-ı endam ettiği ‘Dogma’da da, felsefeyle giriştiği hesaplaşmayı yeni bir boyuta taşıyor.

Kahramanlarımız şimdi ders vermek üzere, kapitalizmin beşiği “Amerika Birleşik Çöplükleri”ne gelmiştir. İkili burada, yaşayageldikleri hayatın anlamsızlığı duygusunu aşmak amacıyla, “Dogma” teorisini geliştirir.

Fakat bu bile onları kurtaramayacaktır. Zira W. çalıştığı üniversiteden kovulacak, Lars ise evini basan sıçanların gazabına uğrayacaktır.

  • Künye: Lars Iyer – Dogma, çeviren: Elif Ersavcı, Kolektif Kitap, roman, 247 sayfa