Michel Foucault ve Oğuz İnel – Foucault ve Şeyler (2022)

Yirminci yüzyılın en önemli düşünürlerinden olan Michel Foucault’nun oldukça kapsamlı ve girift düşünce bütünü için kısa ve anlaşılır bir kılavuz.

Oğuz İnel bu kurmaca söyleşide Foucault’nun metinleriyle diyaloğa giriyor.

Başka bir deyişle bu kurmaca söyleşi aracılığıyla Foucault’yu Foucault’nun kendisi yorumlamış oluyor.

‘Deliliğin Tarihi’, ‘Hapishanenin Doğuşu’, ‘Kelimeler ve Şeyler’, ‘Cinselliğin Tarihi’ gibi kitaplardan yola çıkılarak ele alınan bir düşünce, filozofun başka metinlerde dile getirdiği düşünceleriyle açıklanıp geliştiriliyor.

Aynı şekilde Foucault kendisine yöneltilen eleştirilerle de karşılaşıyor ve bunları yanıtlıyor.

Filozofun devasa yapıtına kendine özgü bir giriş olarak okunabilir bu çalışma.

  • Künye: Michel Foucault ve Oğuz İnel – Foucault ve Şeyler: Kurmaca Bir Söyleşi, Metis Yayınları, felsefe, 104 sayfa, 2022

Costas Douzinas – Yasanın Arzusu (2022)

Eleştirel hukuk teorisi literatürüne yaptığı katkı bakımından temel kaynak niteliğinde bir kitap.

Pozitivist bilimin ve hukuk felsefesinin ruhsuz soğuk bir kurallar dizisi olarak sunduğu yasanın estetik boyutunu yeniden açığa çıkaran Costas Douzinas, yasayı edebiyat olarak ve sanat olarak okuyor.

Klasik Atina ve Roma’da ve 17. Yüzyılın sonuna kadar Ortaçağ’da hukuk çalışması klasik triviumun (gramer, mantık, retorik) ve özellikle retoriğin parçasıydı.

Antik dönemin hatipleri yasanın ruha ilham vermesi ve toplumsal bağı desteklemesi için, onun sadece bir iktidar ve baskı dili olarak değil aynı zamanda adaleti teşvik eden estetik ve ahlaki bir bütün olarak tezahür etmek zorunda olduğunu bilirdi.

Yasanın bu estetik boyutu Homeros’tan erken modern döneme kadar hukuk kaynaklarında aşikardır.

Gelgelelim, bu durum pozitivist hukuk tarafından gizlenmiştir.

Kafka bir arkadaşına mektubunda “hukuk kitapları okumak insana talaş tadı verir” diye yazmıştı.

Hukukla bu kitaplar üzerinden ilişkilenen herkes bu odunsu tadı hissetmiştir.

Elinizdeki kitap hukukun felsefesini ve nomos’u “kalın kafalı” hukuk ders kitaplarının sunumundan kurtarıyor.

Pozitivist bilimin ve hukuk felsefesinin ruhsuz soğuk bir kurallar dizisi olarak sunduğu yasanın estetik boyutunu yeniden açığa çıkarıyor.

Yasayı edebiyat olarak ve sanat olarak okuyarak yapıyor bunu.

Adalet ve güzellik arasındaki ilişkiyi vurguluyor; nizamın ve sosyal yeniden üretimin esaslarını taşıyan hukuk dilinin hem aklı ikna etme hem de duygular üzerinde tesir gösterme ödevine dikkat çekiyor.

Adaletin güzel bir dil ve tutkulu bir pratik olabileceğini gösteriyor.

Tüm bunları psikanalitik yaklaşımın verimini katarak bina ediyor.

  • Künye: Costas Douzinas – Yasanın Arzusu: Estetik Etik Piskanaliz, çeviren: Ezgi Duman ve İbrahim Şahin Ateş, Dipnot Yayınları, hukuk, 158 sayfa, 2022

Karin A. Fry – Kafası Karışmışlar İçin Arendt (2022)

Hannah Arendt, yirminci yüzyılın en etkili siyaset kuramcılarından biri olarak kabul ediliyor.

Yazıları bir dereceye kadar anlaşılır olsa da, çalışmalarının muazzam genişliği, onun düşüncesiyle ilk kez karşılaşan okurların özel bir çaba göstermesini gerekli kılar.

‘Kafası Karışmışlar İçin Arendt’, bu son derece önemli siyaset düşünürüne açık, özlü ve anlaşılır bir giriş sunuyor.

Arendt’le ilk kez karşılaşan okurlar için hazırlanan bu kitap, onun kuramı ve en önemli çalışmalarıyla birlikte, düşünceleri hakkındaki başlıca eleştirileri ve tartışmaları da tematik bir düzen ve sistematik bir akış içinde sergileyerek, Arendt’in siyaseti yeni bir biçimde tasavvur etmeye dönük tutarlı bir çerçeve arayışını ortaya koyuyor.

  • Künye: Karin A. Fry – Kafası Karışmışlar İçin Arendt, çeviren: Arif Geniş, Dipnot Yayınları, siyaset, 228 sayfa, 2022

David Benatar – İnsanın Çaresizliği (2022)

  • Hayatımızın sahiden bir anlamı var mı yoksa –dostlar arasındaki avutucu söz ve küçük yaşam bilgeliklerini saymazsak– tamamen anlamdan mahrum bir sürecin içinde miyiz?
  • Çaresizliğimizin ne kadar farkındayız?
  • Ölüm denilen kaçınılmaz son bizim için kötü bir şey midir?
  • Ölümsüzlük hayalleri insanlık adına bir ilerleme sayılabilir mi?
  • Her türlü içinden çıkılmaz durum göz önüne getirildiğinde, ölümleri intiharla hızlandırmak daha mı iyi olur?

İnsanın dünyaya gelişindeki temel çaresizlik durumunu gizleyen felsefe gelenekleri ve hattâ “açıklık ve netlik” konusunda övünen kimi analitik filozoflar hayatın anlamına dair bu temel sorular karşısında suskun kaldılar.

Ağır sorular önlerine geldiğinde ya kaçamak yollara başvurdular ya da popüler ve kişisel gelişim yazarları gibi rahatlatıcı, iyimser cevaplar üretme eğiliminde oldular.

‘İnsanın Çaresizliği’, okuyucularını daha açık ve net bir şekilde düşünmeye davet ediyor.

Benatar, hayatlarımızın bir anlamı olsa da ne kadar önemsiz varlıklar olduğumuzu hatırlatıyor.

Karamsarlık olarak adlandırılan süreç esasında gerçeğin bütününü görebilmektir.

Benatar yaşamın geçiciliğini, mutlu görünen yaşamların kalitesinin fazlasıyla düşük olduğunu, insanın büyük acı ve hastalıkları karşısında evrenin kayıtsız tutumunu çözümlerken diğer taraftan aşama aşama ilerleyen kendi mantıksal ve özgün perspektifini okura sunuyor.

  • Künye: David Benatar – İnsanın Çaresizliği, çeviren: Cansu Özge Özmen, Doğu Batı Yayınları, felsefe, 247 sayfa, 2022

Christopher Shields – Aristoteles (2022)

Aristoteles felsefesi üzerine bütünlüklü ve çok yönlü kaynak arayanlara bu kitabı öneriyoruz.

Christopher Shields, hem Aristoteles’in felsefi fikirlerini ve metodolojisini açıklıyor hem de Aristoteles’in mirasının genişçe bir değerlendirmesini yapıyor.

Aristoteles’i antikçağın en önemli filozoflarından biri kılan özellik, geniş bir yelpazeye yayılı farklı konuları sistematik bir bütünlük haline getirebilmiş olmasıdır.

Christopher Shields tam da bu doğrultuda, her birine ayrı bir bölüm ayırarak, Aristoteles’in metafiziğinin, ruh-beden anlayışının, etik ile politika arasındaki ilişkinin, retoriğin ve sanat kuramının hem kendine özgü yanlarını hem de nasıl bir bütünlük inşa ettiklerini yetkin bir biçimde ortaya koyuyor.

Bunu yaparken Aristoteles’in açıklayıcı çerçevesini ve felsefi metodolojisini ihmal etmemesi ise, nasıl bir bakış açısı ve yaklaşımla hareket ettiğini göstermesi bakımından önem taşıyor.

Shields bu kitabında ayrıca, Aristoteles’in mirasının genişçe bir değerlendirmesine yer vererek günümüzde ortaya çıkan yeni Aristotelesçi hareketlerin ana hatlarını da çiziyor.

  • Künye: Christopher Shields – Aristoteles, çeviren: M. Masum Gökyüz, Alfa Yayınları, felsefe, 608 sayfa, 2022

John Gray – Kedi Felsefesi (2022)

Kediler insanı evcilleştirdi desek abartmış olmayız.

John Gray, kedi etiğinden iyi yaşama, bencil olmayan egoizmden Spinozacı anlamda doğamıza uygun yaşamaya pek çok ilgi çekici başlık üzerinden bizi kedi felsefesi üzerine düşünmeye çağırıyor.

En zeki ve yaratıcı zihne sahip tür biziz.

Sadece biz, türünün huzursuzluğuna deva bulmak için bir düşünce disiplinini –felsefeyi– yarattık.

Öyleyse nasıl oluyor da kediler bir şekilde hep memnun ama biz hep dertliyiz?

Belki de büyük filozoflarımızdan çok, kedilerden öğreneceklerimiz vardır.

Çağdaş düşünür Gray insanın felsefeyle, inanışlarla ve modern araçlarla kurduğu dünyasının kırılganlığını bir kedinin patisiyle yoklayıp test ediyor; sevgi, bağlılık, ölümlülük, ahlak, kıskançlık ve benlik gibi belalı konuların kediler için neden meseleye dönüşmediğini anlamaya çalışıyor.

Montaigne’in meşhur kedisinden, Vietnam Savaşı’nı cesaret ve neşesini kaybetmeden atlatmış kedi Mèo’ya, oradan da kedilerle ilgili kendi gözlemlerine uzanarak bir canlının “doğasına sadık olmasının” iyi yaşamak için kilit önemini vurguluyor.

Bebeklikten itibaren toplumsal kabullere göre inşa ettiğimiz kendimize dair imgelerin çoğu zaman bedenimiz ya da yaşamımızın gerçekliğiyle uyuşmadığını, dolayısıyla onların peşinden koşmanın mutluluktan çok hayal kırıklığı getireceğinin altını çizerek, hayatlarımızın her türlü mükemmellik fikrinden daha zengin ve daha anlamlı olduğunu gösteriyor.

‘Kedi Felsefesi’, kışkırtıcı fikirleriyle okurlarını silkeleyen, yün yumağına dolanmanın kedilere özgü olmadığını gösteren küçük ama tesirli bir kitap.

  • Künye: John Gray – Kedi Felsefesi: Kediler ve Hayatın Anlamı, çeviren: Ayşegül Yurdaçalış, Domingo Kitap, felsefe, 144 sayfa, 2022

Barbara Bleisch – Ebeveynlerimize Neden Borçlu Değiliz? (2022)

  • Ailemize neler borçluyuz?
  • Onları ne sıklıkla aramalı ve ziyaret etmeliyiz?
  • Yoksa bizler ihmalkâr bir oğul veya işe yaramaz bir kız evlat mıyız?
  • Annelerimizin ve babalarımızın hoşuna gitmeyen özgür alanlar oluşturduğumuzda, kendimizi sert bir şekilde yargılamalı mıyız?
  • Peki ya iyi çocuk kimdir?
  • Anne babasının her türlü sorumluluğunu üstlenen mi yoksa kendi özgür macerasına atılıp bir yandan da ailesini sevgiyle gözeten mi?

Barbara Bleisch, bu kitapla varoluşsal ve karmaşık aile ilişkilerini cesurca ele alıyor.

Çocukları ebeveynlerine bağlayan tüm unsurları açıkça ortaya koyarak, herkesi ilgilendiren ama pek az kişinin sormaya cesaret ettiği soruları soruyor ve aile ilişkilerinin özünde olanları görme çağrısında bulunuyor.

Sınırların belirsizleştiği, istismarcı ve güvenin kötüye kullanıldığı bir ailede nasıl özgürleşebileceğinizin felsefi bir araştırması olan bu kitap, önyargıları körü körüne kabul etmemeye, onları sorgulamaya ve suçluluk duygusundan kurtulmaya teşvik ediyor.

“Çocuklar bir ailenin barındırdığı zenginliği, ancak ebeveynlerine karşı borçluluk hissetmediklerinde keşfedebilirler” diyen yazar, dikte edilmiş olanın değil, gönülden gelen sevgi ve ilginin paha biçilmez değerini hatırlatıyor.

  • Künye: Barbara Bleisch – Ebeveynlerimize Neden Borçlu Değiliz?, çeviren: Yonca Kocadağ, Beyaz Baykuş Yayınları, felsefe, 144 sayfa, 2022

Cengiz İskender Özkan – Mantığa Giriş (2022)

‘Mantığa Giriş’, hem bir ders kitabı hem de mantık disiplinine ilgi duyan herkes için giriş niteliğinde bir çalışma.

Bu amaçla her bölümün sonuna ilgili konuyu pekiştirmek için bölüm sonu alıştırmaları eklenmiş.

Kitap mantığın kısa bir tarihçesi ve tanımıyla birlikte argüman, çıkarım, önerme, geçerlilik ve tutarlılık gibi mantığın temel kavramlarının açıklamasıyla başlıyor.

Mantık disiplininin tarihsel süreci içinde geliştirilen ve argümanlarda geçerlilik denetleme tekniklerini iki ana kısımda, Klasik Mantık ve Modern Mantık sistemleri bağlamı içinde sunuyor.

Böylece okura mantığın geleneksel yorumuyla birlikte modern yorumu aktarılıyor.

Bu bağlam içinde çalışmanın birinci ana kısmında Klasik Aristoteles Mantığı’nda tasımlar ve geçerlilik denetlemeleri ele alınıyor.

İkinci ana kısım Modern Önerme Mantığı’yla sınırlı tutularak, doğruluk çizelgeleri, dedüksiyon sistemi ve doğruluk ağaçları yoluyla argümanların geçerliliği ve önerme kümelerinin tutarlığı gibi denetleme tekniklerine ayrılmıştır.

  • Künye: Cengiz İskender Özkan – Mantığa Giriş: Klasik Mantık ve Modern Mantık, Say Yayınları, felsefe, 296 sayfa, 2022

Joseph Addison – Hayal Gücünün Zevkleri (2022)

Yüce, yeni, güzel veya bilinmez olandan neden zevk alırız?

Joseph Addison burada, bize zevk verdiği kadar acı da veren hayal gücü üzerine derinlemesine düşünüyor.

Metaller, mineraller, bitkiler ve meteorların incelenmesinde aklımız için olduğu gibi düşlem için de oldukça merak uyandıran bir şey vardır.

Fakat tüm dünyayı ve civarındaki gezegenleri bir çırpıda gözden geçirdiğimizde çok sayıda dünyayı birbiri üstünde asılı hâlde görmek ve şaşırtıcı bir azamet ve ihtişamla kendi eksenleri etrafında döndüklerini izlemek bizde keyifli bir hayrete neden olur.

Bundan sonra ta Satürn’den duran yıldızlara dek uzanan ve neredeyse sonsuza doğru yol alan geniş̧ eter alanlarını seyredersek hayal gücümüz böylesine muazzam bir manzarayla kapasitesini doldurur ve onu kavramak için sınırlarını zorlar.

Yine de daha öteye gidip duran yıldızları çok sayıda engin alevden okyanuslar olarak kabul edersek, her birine farklı bir gezegen dizisinin eşlik ettiğini fark edip eterin dipsiz derinliklerinde teleskoplarımızın en güçlüsüyle bile görünmemek adına daha da dibe batan yeni semalar ve yeni ışıklar keşfetmeye devam edersek güneşler ve dünyaların bu labirentinde kaybolup gider, Doğanın uçsuz bucaksızlığı ve ihtişamıyla suskuna döneriz.

Joseph Addison 1712’de yayımlanan bu kitabında, hayal gücüne yakından bakıyor.

Yazara göre, doğru bir şekilde kullanılırsa, hayal gücü, kişinin tembel veya yasadışı yollara düşmekten kaçınması için bir araç bile olabilir.

Kitapta,

  • Genel olarak güzel olanın hayal gücüne nasıl zevk verdiği,
  • Yüce, yeni, güzel veya bilinmez olandan neden zevk aldığımız,
  • Hayal gücünü etkileyen bir unsur olarak mimari,
  • Kelimelerin hayal gücü̈ üzerindeki gücü,
  • Homeros’un yüce olanı hayal etmede, Vergilius’un güzel olanı hayal etmede ve Ovidius’un ise yeni olanı hayal etmede diğerlerini nasıl gölgede bıraktığı,
  • Tarihin hayal gücüne nasıl zevk verdiği,
  • Ve hayal gücünün zevk verdiği gibi acı da verebildiği gibi ilginç konular ele alınıyor.

Künye: Joseph Addison – Hayal Gücünün Zevkleri, çeviren: Atakan Karaduman, Ganzer Kitap, felsefe, 80 sayfa, 2022

George Herbert Mead – Sosyal Davranışçılık Üzerine (2022)

Amerikan pragmatizminin, sembolik etkileşim teorisinin öncüsü ve sosyal psikolojinin ve psikolojik davranışçılığın güçlü bir eleştirmeni olan George Herbert Mead, çalışmalarında en çok zihnin ve benliğin sosyal etkileşim ve deneyimlerden nasıl ortaya çıktığını kuramlaştırmakla uğraştı.

Konuşmalarımızın aynı zamanda önemli semboller içerdiğini savunan Mead için jestler ve dil, insanların tepkilerini ve düşüncelerini ölçmek, dolayısıyla sosyal etkileşimi ve iletişimi anlamak için çok önemli unsurlar olageldi.

İletişim yoluyla benliğin gelişimine dair özgün bir kurama katkıda bulunan Mead’in kaleminden çıkan çok değerli on altı makalenin çevirileriyle derlenen bu kitap, sosyal bilimler alanına büyük katkıda bulunacak türden.

  • Künye: George Herbert Mead – Sosyal Davranışçılık Üzerine (Seçilmiş Eserler: 1896-1929), çeviren: Huri Güven, Kabalcı Yayınları, felsefe, 208 sayfa, 2022