Kecia Ali – Cinsel Ahlâk ve İslam (2015)

İslamiyetin verili uygulanışında “hasas konu” kabul edilen cinselliği, İslam ile cinsel ahlâk çerçevesinde tartışan bir çalışma.

Eşitlikçi bir cinsel ahlâkın imkânlarını irdeleyen Müslüman feminist Kecia Ali’nin tüm Müslümanlara çağrısı da, İslam’da ve Müslüman toplumlarında kadınların konumunun yeniden gözden geçirilmesi.

İslam’da kadının konumunu kapsamlı bir şekilde ortaya koyan Ali, çalışmasının devamında da, İslam ahlâkında boşanma, İslam kaynaklarında ve söylemlerinde cariyelik, İslam hukukunda gayrimeşru cinsel ilişki, İslam kaynaklarında “Kadın Sünneti”, Müslüman düşüncesinde eşcinsel yakınlaşma ve Kur’an’da kadın bedenleri ve erkek failliği gibi önemli konuları tartışıyor.

  • Künye: Kecia Ali – Cinsel Ahlâk ve İslam, çeviren: Adnan Bülent Baloğlu, İletişim Yayınları

Bell Hooks – Değişme İsteği (2018)

Erkekler değişmekten ölesiye korkar.

Çünkü ataerki, onların en küçük hücrelerine dahi sinmiştir.

Çünkü hükmetme hırsı, onların bütün duyularını adeta felce uğratmıştır.

Fakat ataerkinin erkeği nasıl şekillendirdiğini ve erkeğin hayatı aracılığıyla iktidarını nasıl inşa ettiğini kavradığımız an, bunu aşabilmek konusunda ilk adımı attığımız andır.

İşte feminizm alanında önemli çalışmalar yapmış olan Bell Hooks’un bu kitabı, ataerkinin erkek üzerindeki etkilerini kapsamlı bir şekilde ortaya koyması ve bunu aşmanın yollarını duru bir şekilde anlatmasıyla çok önemli.

“Kültürümüz, erkekleri savaşı kucaklamaya hazırlarken öldürmenin ve öldürmeyi sevmenin erkeklerin doğalarında olduğunu söyleyen ataerkil düşüncenin de daha fazla aşılanması gerekir. Eril şiddet haberleri bombardımanı altındayken erkekler ve sevgi hakkında hiç haber duymayız.” diyen Hooks, erkeklerin sevmeyi nasıl öğrenebileceğini ve gerçek anlamda özgürleşmek için ataerkiye karşı nasıl mücadele edeceğini tartışıyor.

  • Künye: Bell Hooks – Değişme İsteği: Erkekler, Erkeklik ve Sevgi, çeviren: Zeynep Kutluata, Bgst Yayınları, feminizm, 194 sayfa, 2018

 

Zeynep Direk – Cinsel Farkın İnşası (2018)

Zeynep Direk’in elimizdeki ufuk açıcı çalışması, cinsiyet konusunu geniş bir felsefi ve siyasi çerçevede irdelemesiyle alan için çok değerli bir çalışma.

Simone de Beauvoir, Hegel, Platon, Georges Bataille, Julia Kristeva, Elizabeth Grosz, Luce Irigaray, Jean-Luc Nancy ve Paul Ricoeur gibi isimlerin düşüncelerini irdeleyen Direk hem iktidarın veya siyasi egemenliğin kadına bakışının düşünsel dayanaklarını hem de felsefenin buna verdiği yanıt üzerinden toplumsal cinsiyet, cinsiyet farklılığı, arzu, erotik deneyim, erotik ilişki, eros etiği, ezilme, şiddet, egemenlik, öznelik ve özerklik gibi pek çok kavramı tartışıyor.

Kitapta,

  • Simone de Beauvoir’da içkinlik,
  • Kristeva ve Battaile’ın dine bakışları,
  • Erotik deneyim ve cinsiyet farklılıkları,
  • Hegel’in birer feminist okuru olarak Irigaray ve Buttler,
  • Egemenlik ve toplumsal cinsiyet,
  • Jean-Luc Nancy’de cinsel ilişki, arzu ve keyif,
  • Ve Paul Ricoeur’de kırılganlık ve özerklik gibi konular ele alınıyor.

“Direniş toplumsal bağlar, ilişkiler kurmaktır; kırılgan öznelerin birlikte güçlenme ve bir toplum inşa etme sürecidir. Bu bakımdan direniş, feda etme veya kurban etmeyi meşrulaştıran bir varoluş biçimi olmamalı, bir oluş, bir yaşam savunusu, bir hayatta kalma mücadelesi olabilmelidir.” diyen Direk, sadece kadınların değil, bütün ezilenlerin bize dayatılan bu hayatla nasıl mücadele edebileceğini, nasıl özerk özneler haline gelebileceğimizi tartışıyor.

  • Künye: Zeynep Direk – Cinsel Farkın İnşası: Felsefi Bir Problem Olarak Cinsiyet, Metis Yayınları, toplumsal cinsiyet çalışmaları, 296 sayfa, 2018

Chandra Talpade Mohanty – Sınır Tanımayan Feminizm (2009)

Yaklaşık yirmi yıldır feminist mücadele içinde yer alan ve halen Syracuse Üniversitesi Kadın Araştırmaları bölümünde profesörlük yapan Chandra Talpade Mohanty ‘Sınır Tanımayan Feminizm’de, sınırları olmayan feminist yaklaşımı tüm dünyaya yayabilecek bir siyasetin imkânlarını araştırıyor.

Mohanty, üç bölümden oluşan kitabının ilk iki bölümünde, feminizmin nasıl sömürgeleştirilmekten kurtarılacağını ve kapitalizmin mistifikasyonundan nasıl arındırılacağını anlatıyor.

Yazar, kitabının ‘Feminizme Yeniden Yön Vermek’ başlıklı son bölümünde de, ulus ötesi bir feminist mücadele düzleminin nasıl derinleştirilebileceğini irdeliyor.

  • Künye: Chandra Talpade Mohanty – Sınır Tanımayan Feminizm, çeviren: Hatice Pınar Şenoğuz, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, feminizm, 393 sayfa

Moira Gatens – İmgesel Bedenler (2018)

Moira Gatens, bu ilgi çekici kitabında, felsefenin ve psikanalizin kadın ve erkek bedenlerine dair yaklaşımları eleştirel bir perspektifle sorguluyor.

Gatens, her iki yaklaşımın da kadın bedenini “eksiklik”, “bağımlılık” ve “tutku”, erkek bedenini ise “tamlık”, “özerklik” ve “zihin” ile ilişkilendirdiğini, bu durumun da, kadınların da erkeklerin de “siyasi bedenle” ilişkilenme koşullarını belirlediğini söylüyor.

Gatens bu aşamada, Spinoza’nın “öteki imgelemler” kavramından yola çıkarak, bedenlerin bu dayatmalardan nasıl özgürleştirilebileceğini tartışıyor.

Yazar bunu yaparken, feminist düşüncenin sıklıkla başvurduğu cinsiyet/toplumsal cinsiyet ayrımıyla da hesaplaşıyor.

  • Künye: Moira Gatens – İmgesel Bedenler: Etik, Güç ve Bedensellik, çeviren: Dilan Eren, Otonom Yayıncılık, feminizm, 256 sayfa, 2018

 

Kolektif – Fetiş İkâme (2014)

Fetişizm, üç farklı anlama sahip: dini fetişizm, meta fetişizmi ve cinsel fetişizm.

Fetişi mesnetsiz çağrışımları dışında düşünmeyi ve böylece fetiş kelimesinde simgelenen olumsuz çağrışımları silmeyi amaçlayan kitap, Marksizm, psikanaliz, feminizm, kültürel araştırmalar, queer teori gibi perspektiflerden konuyu enine boyuna tartışıyor.

  • Künye: Kolektif – Fetiş İkâme, derleyen: Tuna Erdem ve Seda Ergül, Sel Yayıncılık

Aslı Davaz – Eşitsiz Kız Kardeşlik (2014)

Türkiye’deki kadın konulu arşivcilik alanında uzmanlaşmış nadir isimlerden Aslı Davaz, ulusal kadın hareketinin yaklaşık 150 yıllık mücadelesini inceliyor.

Davaz, uluslararası feminist kadın hareketi ve Türk Kadın Birliği’ni, Cumhuriyetin ilk feministlerini, Dünya kadınlarının Müslüman bir ülkede 1935 yılında yaptığı ilk kongreyi anlatıyor.

  • Künye: Aslı Davaz – Eşitsiz Kız Kardeşlik, İş Kültür Yayınları

Kolektif – Kadının Görünmeyen Emeği (2008)

Gülnur Acar-Savran ve Nesrin Tura Demiryontan tarafından derlenen ‘Kadının Görünmeyen Emeği’nin ilk baskısı 1992 yılında yapılmıştı.

Yeni bir baskıyla okurun karşısına çıkan çalışma, kadının ezilmişlik tarihini sosyalist feminist bir çerçeveden irdeliyor; erkek egemenliğinin tarihsel kökenlerini araştırıyor; özgül bir üretim tarzı olarak patriyarkanın işlevini inceliyor ve ev emeği, patriyarka ve kapitalizm ilişkisini değerlendiriyor.

Kadınların ezilmişliğinin maddeci bir tahlilini yapmayı ve kadının görünmeyen, yok sayılan emeğini görünür kılmayı amaçlayan çalışma, kadınlarla erkekler arasındaki maddi çatışmalar çerçevesinden bunu analiz ediyor.

Derleme, patriarka ya da erkek egemenliğinin tarihsel kökenleri, patriarka ve kapitalizm, ev emeği ve Marksizmle feminizm arasındaki ilişkiye dair yürütülegelen tartışmalara daha yakından bakmak için çok iyi bir fırsat.

Kitapta, Stephanie Coontz ve Peta Henderson’ın “Sınıflı ve Devletli Toplumların Kökenindeki Mülkiyet Biçimleri, Politik İktidar ve Kadın Emeği”, Christine Delphy’nin “Baş Düşman”, Maxine Molyneux’nun “Ev Emeği Tartışması ve Ötesi” ve Heidi Hartmann’ın “Marksizmle Feminizmin Mutsuz Evliliği” başlıklı yazıları yer alıyor.

Bilenler bilir, feminist tahlilin oluşmasında köşe taşları olarak okunabilecek bu metinler, feminist tahlillere yıllardır önemli katkı sunuyor.

  • Künye: Kolektif – Kadının Görünmeyen Emeği: Maddeci Bir Feminizm Üzerine, hazırlayan: Gülnur Acar-Savran ve Nesrin Demiryontan, Yordam Kitap, feminizm, 206 sayfa, 2008

Jacqueline Godfrind – Kadınlık Kadınlara Nasıl Gelir? (2014)

Toplumun, cinsiyetleri tarifleme yaklaşımının en büyük mağdurları, kadınlar.

Jacqueline Godfrind, psikanalitik bir yaklaşımla, kadınlığın toplumsal ve ruhsal alanlardaki yapılanışının kaynakları üzerine düşünüyor.

Çalışma, şimdiye dek ağırlıklı olarak erkek analistlerin gözünden yorumlanmış kadınsı kimlikle hesaplaşmasıyla önemli.

  • Künye: Jacqueline Godfrind – Kadınlık Kadınlara Nasıl Gelir?, çeviren: Levent Mete, Bağlam Yayınları

Pierre Bourdieu – Eril Tahakküm (2014)

Ünlü düşünür Pierre Bourdieu’den, eril düzenin tarihsel yapıları ile bunun bilinçli ya da bilinçsiz izdüşümlerine dair, daha sonra söz konusu alanda yapılmış birçok çalışmaya öncülük etmiş sıkı bir analiz.

Bourdieu, kendine özgü sosyo-analitik perspektifiyle, eril tahakkümün ürünü olan algılama ve değerlendirme biçimlerini en ince ayrıntısına kadar deşifre ediyor.

  • Künye: Pierre Bourdieu – Eril Tahakküm, çeviren: Bediz Yılmaz, Bağlam Yayınları