Roger Cotterrell – Hukuk Sosyolojisi (2020)

Hukuk sosyolojisi alanına geniş bir giriş yapmak isteyenler, bu kitabı kaçırmasın.

Roger Cotterrell’in, hukukun sosyolojik bakımdan çalışılmasına genel bir giriş olarak tasarladığı kitabı, sadece günümüzde Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’da bulunan sanayileşmiş toplumlardaki, yani klasik sosyal teorisyenlerin on dokuzuncu yüzyıl sonu ve yirminci yüzyıl başında ‘modern toplum’ diye adlandırdıklarının ardılı olan toplumlardaki hukukla ilgili teorik ve ampirik araştırmalar oluşturuyor.

Kitap böylece, Batı toplumlarındaki çağdaş hukuka farklı bir bakış açısı sunarken, bu alanla ilgili literatürün incelenebileceği geniş bir analitik çerçeve de sağlıyor.

Cotterrell’in çalışması, hukuk üzerine ampirik çalışmaların yoğunlaşmaya başladığı yirminci yüzyılın sonunda hazırlanmakla birlikte, hukuk sosyolojisi’nin yirmi birinci yüzyıldaki yol haritasına ilişkin sağlam bir temel sunmasıyla çok önemli.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Yasalar yoksulu öğütür, zenginler yasayı buyurur”

“Devlet hiçbir biçimde cebir uygulamayacak olsa bile, toplumun parçalanmayacağından makul biçimde emin olunabilir.”

“Yasalar sıklıkla etkisizdirler, neredeyse doğar doğmaz lüzumsuzluğa mahkûmdurlar; yasakoyucunun ihtirasları ve uygun hazırlık araştırması, iletişim, rıza ve icra mekanizması gibi etkin bir yasa için gerekli hususların yetersizliği onları buna yazgılı kılar.”

  • Künye: Roger Cotterrell – Hukuk Sosyolojisi, çeviren: Saim Üye, Pinhan Yayıncılık, hukuk, 496 sayfa, 2020

Kolektif – Düşmanı Yargılamak (2020)

Yaşadığımız çağda savaş tekrar kutsanan bir değer haline gelmeye başladı ve olağanüstü hal olağanlaştırıldı.

Keyfilik, belirsizlik, kontrolsüzlük, tutarsızlık ve tekinsizlik, hem içe hem dışa yönelik diktatörce uygulamaların hız kazandığı bu dönemin öne çıkan kavramları haline geldi.

Bu kitap ise, şiddet ile yasa, kural ile istisna, savaş, güvenlik ve özgürlük gibi kavramlar üzerine yeniden düşünen makaleler sunuyor.

Bütün canlıları kapsayacak bir politikanın imkânlarını sorgulayan kitapta,

  • İyi ve kötünün yaratılışı olarak istisna halinin sürekliliği,
  • Özgürlük ve egemenliğe dair yanılsamalar,
  • Düşman ceza hukuku,
  • Karanlığa aralanan bir kapı olarak Weimar Cumhuriyeti yargısı,
  • Toplumsal gerçekçi bir diktatörlük tahlili olarak Ernst Fraenkel’in ‘İkili Devlet’ yapıtı,
  • İslami söylemde “Yasa”nın imkânsızlığı,
  • Türkiye’de hukukun şiddetinin etnografik analizi,
  • Olağanüstü muhakemenin anayasallığı,
  • Ve Barbarlık mitosu bağlamında düşmanı yargılamak gibi konular tartışılıyor.

Çalışmaya katkıda bulunan isimler ise şöyle: Abdurrahman Aydın, Boran Ali Mercan, Cansu Muratoğlu, Cemal Bâli Akal, Deniz Yonucu, Fehmiye Ceren Akçabay, Işıl Kurnaz, Mehmet Cemil Ozansü, Ozan Değer, Serdar Tekin ve Zehra Çiğdem Özcan.

  • Künye: Kolektif – Düşmanı Yargılamak, hazırlayan: Ozan Değer, Zoe Kitap, hukuk, 320 sayfa, 2020

Kolektif – İnsan Hakları, İnsan Haysiyeti ve Kozmopolit İdealler (2016)

İnsan haklarını, insan haysiyeti ve kozmopolitlik kavramlarıyla ilişkilendirerek tartışan makaleler.

Etik normlarla ilişkili bir insan hakları anlayışının imkânları, devlet merkezli insan hakları yaklaşımının sıkıntıları, yeni bir insan hakları savunma hattı kurma ve daha fazlası, burada.

  • Künye: Kolektif – İnsan Hakları, İnsan Haysiyeti ve Kozmopolit İdealler, derleyen: Matthias Lutz-Bachmann ve Amos Nascimento, çeviren: Akın Emre Pilgir, Koç Üniversitesi Yayınları

Uluslararası Af Örgütü – Adil Yargılanma Kılavuzu (2020)

Adil yargılanma hakkı, insan hakları savunucularının hem Türkiye’de hem de dünyada en zorlu çalışma alanlarından biridir.

Günümüzde, özellikle siyasi nitelikteki duruşmaların, hak ihlallerine zemin hazırlamasının bu kadar yaygınlaştığı, bunun tüm dünyada görülen bir sorun olmaya başladığı bir ortamda, bu hakkın detaylarıyla bilinmesi ve bu yolla gerçekleştirilen savunuculuk faaliyeti insan hakları mücadelesinin en önemli ayaklarından birini oluşturuyor.

Uluslararası adil yargılanma ölçütleri uluslararası toplumda, hükümetlerin en ağır suçlardan en hafif suçlara kadar şüpheli, sanık ve hükümlülere nasıl davranılması gerektiğine ilişkin ortak bir anlayış geliştirmiştir.

İşte Uluslararası Af Örgütü tarafından hazırlanan bu el kitabı da, söz konusu ölçütler için rehber niteliği taşımasıyla çok önemli.

Kitap, bir ceza yargılamasının veya hukuk sisteminin adil yargılanma ilkelerine nasıl en iyi şekilde karşılayabileceğini araştıran herkese ilgili insan hakları standartlarını anlatmak üzere pratik bir rehber olmayı amaçlıyor.

Bir davanın adil olup olmadığını inceleyen dava gözlemcilerinin ve diğer kimselerin ve yine bir ülkenin ceza adaleti sistemindeki güvencelerin uluslararası adil yargılanma ölçütlerine uygunluğunu değerlendirmeye çalışan herkesin kullanımını amaçlayan çalışma, aynı zamanda yasa yapıcılar, hâkimler, savcılar ve ceza avukatları için bir kılavuz veya eğitim aracı olarak da işlev görecektir.

  • Künye: Uluslararası Af Örgütü – Adil Yargılanma Kılavuzu, çeviren: Evrim Durmaz, Ayrıntı Yayınları, hukuk, 272 sayfa, 2020

Ertuğrul Uzun – Hukuk Metodolojisinin Sorunları (2016)

Bir yargı kararının doğru olması için hangi özellikleri taşıması gerekir?

Ertuğrul Uzun, bu kitabında, en genel anlamıyla hukuki yargıların doğruluğu sorununu konu ediniyor.

Yazar, mahkeme kararlarını inceleyerek mantık ve hukuki muhakeme, rasyonel pratik tartışma, hukuki muhakemenin normları ve hukuki argümantasyonun nedenleri gibi konuları tartışıyor.

  • Künye: Ertuğrul Uzun – Hukuk Metodolojisinin Sorunları, Nora Kitap

Michael E. Tigar ve Madeleine R. Levy – Kapitalizmin Yükselişi ve Hukuk (2016)

Hukukun egemen sınıf çıkarlarını gözetmede nasıl bir silah gibi kullanıldığını geçmişten bugüne uzanarak irdeleyen bir kitap.

Feodalite çağı, kraliyet iktidarı ve burjuvazinin yükselişi dönemlerinde hukuksal ideolojinin ne gibi işlevler üstlendiğini açıklıkla kavrayabilmek için iyi bir fırsat.

  • Künye: Michael E. Tigar ve Madeleine R. Levy – Kapitalizmin Yükselişi ve Hukuk, çeviren: Onur Karahanoğulları, Epos Yayınları

Kolektif – Türkiye’nin Anayasa Gündemi (2016)

27 uzmanın 66 soruya verdiği yanıtlar ekseninde, okurunu anayasanın ne olduğu konusunda gerçek bilgilerle aydınlatan bir rehber.

İbrahim Kaboğlu’nun derlediği kitap, anayasalar ve anayasal değişimler; parlamenter, başkanlık ve yarı başkanlık rejimleri; yargı bağımsızlığı, Türkiye’de anayasal ve siyasal düzenin geleceği gibi pek çok önemli konuyu tartışmaya açıyor.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’nin Anayasa Gündemi, derleyen: İbrahim Ö. Kaboğlu, İletişim Yayınları

Reşit Canbeyli – Gece Neden Karanlık? (2016)

Genç okurlar için, bilimin farklı konularını irdeleyen iyi bir rehber.

Hız, zaman, gece, uzay ve galaksiler, elektromanyetik dalgalar, ışık hızının ölçümü, karanlık ve evren gibi merak edilen konular ile bunları araştırmış farklı bilim insanlarının kuramlarını sade bir üslupla açıklayan kitap, Dilem Serbest’in özgün resimleriyle de zenginleşiyor.

  • Künye: Reşit Canbeyli – Gece Neden Karanlık?, Destek Yayınları

Brian Z. Tamanaha – Hukukun Üstünlüğü (2020)

Uzun yıllar süren mücadelelerle oluşan, büyük bedeller ödenerek varılmış hukukun üstünlüğü ideali, bütün toplumlar için hayati derecede önemli.

Fakat bugün, Türkiye’nin de içinde bulunduğu dünyanın farklı ülkelerinde hukukun üstünlüğü büyük gerileme yaşadı ve halen yaşıyor.

İşte Amerikalı hukukçu Brian Tamanaha’nın bu kitabı, hukukun üstünlüğü idealinin tarihini, siyasi çerçevesini ve teorik boyutlarını çok yönlü bir bakışla irdeliyor.

Tamanaha, konuyu antik Yunan ve Roma’daki fikirleri ele alarak çalışmasına başlıyor ve devamında da,

  • Hukukun üstünlüğüne Orta Çağ’da yapılan katkıları,
  • Liberal teoride ve liberal siyasi sistemlerde hukukun üstünlüğünün oynadığı rolü,
  • Batılı liberal muhafazakârların hukukun üstünlüğünün zayıflaması konusundaki endişelerini,
  • Radikal Sol’un hukukun üstünlüğü ideali üzerindeki etkileri,
  • Hukukun üstünlüğüne dair temel teorik akımları,
  • Ve hukukun üstünlüğünün küresel ölçekte bugün karşı karşıya bulunduğu çıkmazları kapsamlı bir şekilde ele alıyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Bugünün dünyasında en önde gelen meşrulaştırıcı siyasi ideal hukukun üstünlüğüdür, fakat onun tam olarak ne anlama geldiği konusunda bir fikir birliği yoktur.”

“Devletin hukukla sınırlandırdığı fikrinin ortaya çıkardığı muamma şudur: Hukuku bizzat üretip yürürlüğe koyan bir güç onunla nasıl sınırlandırılır?”

“Hukukun üstünlüğü geleneği asırlardır süren bir oluşum. Tarih boyunca bu sürecin vazgeçilmez unsuru, devlet yetkilileri ve halkın, hukukun üstünlüğünün değerini ve doğruluğunu kabul etmiş olması ve sorgusuz sualsiz benimsemeye başlamasıydı.”

  • Künye: Brian Z. Tamanaha – Hukukun Üstünlüğü: Tarih, Siyaset ve Teori, çeviren: Ali Fahri Doğan, Runik Kitap, hukuk, 244 sayfa, 2020

Ernst Fraenkel – İkili Devlet (2020)

Sosyalist hukukçu Ernst Fraenkel, Nazilerin iktidara geldiği dönemde yeraltı direniş gruplarına katkıda bulunmuştu.

1939’da Amerika’ya iltica eden Fraenkel’in, ilk olarak 1941’de yayımlanmış ‘İkili Devlet’i de, totaliterlik, otoriterlik ve faşizm araştırmaları alanında bugün tam bir klasiktir.

Fraenkel burada, Nazi iktidarını norm devleti ve önlem devleti gibi ikili özellikler arasında gidip gelen bir devlet organizasyonu şeklinde tanımlayarak analiz ediyor.

Buna göre norm devleti, kendi koyduğu yasa ve kurallara uyar yahut en azından uymaya çalışırken önlem devleti de, keyfi kararlarla hareket eden, hatta çoğu zaman kendini herhangi bir normla bağlı saymayan devlet anlamına geliyor.

Nazi iktidarında bu iki devlet yaklaşımı sürekli birbirinin ayağına dolanıyor, birbirleriyle rekabet ediyorlardı.

Fraenkel, bu çifte yapının Naziler iktidarında her zaman önlem devleti lehine geliştiğini ve böylece yurttaş güvencelerini adım adım zayıflatan bir düzene nasıl dönüştüğünü gözler önüne seriyor.

Carl Schmitt’in siyaset ve hukuk felsefesinin derinlemesine bir eleştirisini sunmasıyla da dikkat çeken kitap, nasyonal sosyalist devletin hukuki karakterini çarpıcı bir şekilde betimlemesiyle büyük önem arz ediyor.

  • Künye: Ernst Fraenkel – İkili Devlet: Diktatörlük Teorisine Bir Katkı, çeviren: Tanıl Bora, İletişim Yayınları, siyaset, 320 sayfa, 2020