John Berger ve Jean Mohr – Yedinci Adam (2018)

İlk olarak 1975’te yayınlanan ‘Yedinci Adam’, Avrupa’daki göçmen işçinin yaşantısını ana çizgileriyle veriyor, bu yaşantı ile göçmen işçinin fiziksel ve tarihsel çevresi arasındaki ilişkiyi gösteriyor ve buradan yola çıkarak dünyanın şu andaki siyasal gerçekliğin güvenilir bir fotoğrafını çekiyor.

Jean Mohr’un birkaç yıllık emeği sonucu çekilen fotoğraflarla John Berger’in sözcüklerinden oluşan kitap, sosyoloji, ekonomi, röportaj, felsefe ve şiir gibi zengin alanda geziniyor.

‘Yedinci Adam’, 1973 yılı ile 1974 yılının ilk yarısında yazıldığı halde, yıllar geçtikçe gençleşen bir kitap.

Zira göçmen işçi sorunu bugün çok daha yakıcı bir olgu haline gelmiş durumda.

Kitabın yazıldığı dönemde Sovyetler Birliği henüz dağılmamıştı.

Bunun yanı sıra, Berger’in “ekonomik faşizm” olarak tanımladığı neoliberalizm denen küresel ekonomik düzen ortaya çıkmamış, fabrikalar da işçiler gibi göçmen olmaya başlamamıştı.

Bütün bunlar göz önünde bulundurulduğunda, ‘Yedinci Adam’ın güncelliğini hâlâ koruyan önemli bir kitap olduğunu söylemeliyiz.

  • Künye: John Berger ve Jean Mohr – Yedinci Adam: Avrupa’da Bir Göçmen İşçinin Hikâyesi, çeviren: Cevat Çapan, Metis Yayınları, siyaset, 248 sayfa, 2018

Metin Berk – Zoraki Bankacı Zorda (2015)

Birçok bankada üst düzey görevlerde bulunan Metin Berk, döneme damgasını vuran Sümerbank olayına da şahit olmuş bir isim.

Berk ayrıca, bu dönemde cezaevinde de yatmış, ardından kendisine açılan davalardan beraat kararı almış.

İşte Berk de bu kitabında, hayatını alt üst ettiği gibi, Türkiye ekonomisine de büyük darbe vuran o sürece dair anılarını okurlarıyla paylaşıyor.

  • Künye: Metin Berk – Zoraki Bankacı Zorda, Acar Bilgi Merkezi Yayınları

Osman Şenkul – Parahistoria (2015)

Günümüz ekonomisinde halen geçerliliğini koruyan pek çok uygulamanın kökeni nereye dayanır? Osman Şenkul’un Parahistoria‘sı, ekonomi tarihinin arka planını öyküleştirerek anlatıyor.

Paranın doğumu, devlet ve para ilişkisi, ilk gümrüklü alanlar, köle borsası, tarihteki ilk grev, tarihteki ilk ihale yolsuzluğu ve daha pek çok ilginç ayrıntı, bu öykülerde.

  • Künye: Osman Şenkul – Parahistoria, Scala Yayıncılık

Nurhan Yüksek – Türkiye’nin Kamu Harcamaları (2018)

Profesör Nurhan Yüksek, 2009 yılından bu yana sivil toplum kuruluşlarının kamu harcamalarını izlemelerini kolaylaştırmak konusunda çalışmalar yapıyor ve eğitim programları düzenliyor.

Yüksek’in bu çalışması da, sosyal koruma, güvenlik ve yerel yönetim harcamalarını, akademik bir bakışla irdeliyor ve kamunun harcama boyutunu çok yönlü bir şekilde ortaya koyuyor.

Burada sosyal koruma harcamalarının ESSPROS yöntemi, askeri harcamaların ise SIPRI yöntemi kullanılarak hesaplandığını ayrıca belirtelim.

Kitapta,

  • Türkiye’de sosyal politika alanının dönüşümü,
  • Türkiye’de sosyal harcamaların kimleri koruduğu,
  • Yoksullara yönelik harcamalarda ön plana çıkan ayrıntılar,
  • Türkiye’de kamusal sağlık harcamalarının tarihsel seyri,
  • Türkiye’de engellilere yönelik kamu harcamalarının on yıllık seyri,
  • Türkiye’de askeri harcamalar,
  • Türkiye’de iç güvenlik harcamaları,
  • Yerel yönetim harcamaları,
  • Merkezi yönetim ve mahalli idarelerin harcamalarının karşılaştırılması,
  • Ve bunun gibi pek çok konu ayrıntılı bir şekilde ele alınıyor.

Künye: Nurhan Yüksek – Sosyal Yardımlardan Güvenliğe Türkiye’nin Kamu Harcamaları (2006-2017), İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, 260 sayfa, 2018

 

John Ralston Saul – Küreselleşmenin Çöküşü (2018)

Kapitalizmin içinde bulunduğu bugünkü kriz, kolay kolay aşılacakmış gibi görünmüyor.

Son kırk yılın politikalarının bizi nereye götüreceğine dair uzun yıllardır ikazlarda bulunan bir grup insan neredeyse hiç dikkate alınmazken, bu başarısızlığı yaratan insanlar, konumlarında ısrarcı olmaya devam ediyor.

İşte Kanadalı yazar John Ralston Saul de bu kitabında, küreselleşmenin yaşadığı güncel krizin ülke ülke izini sürüyor.

Birçok ülkede siyasi ve ekonomik düşünce düzeninde önemli etkileri bulunan ve kimilerinin “kahin” olarak tanımladığı Saul, kitabında Türkiye’nin ekonomik ve siyasi yapısını da irdeliyor.

Ekonominin bir din haline gelmesinin bizi kıyısına getirdiği uçurum, küreselleşme taraftarlarının gerçekleşmeyen vaatleri, ilerleme ideolojisinin çarpıklıkları, gelecekte bizi nelerin beklediği ve daha fazlası, burada.

Kitaptan Türkiye ile ilgili birkaç alıntı:

“Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) 2002 senesinde iktidara gelip ekonomik reformlarına başladığında, ulusal gelirin % 36’sına %1’lik bir dilim hükmediyordu. 2016 senesine geldiğimizde, bu % 1’lik dilim, ulusal gelirin % 55’ine sahip oldu.”

“Bunların hiçbiri başka seçenekleri araştırma yoluna gitmediler. Araştırılmaz; çünkü hükümetler, devletin şirketlerini siyasî ya da kişisel olsun eşe dosta satmakla meşguldürler.”

“Sahip olduğu karmaşıklık ve dinamizmle Türkiye Avrupa’nın pek çok sorunundan paçayı kurtarmayı başardı. Lâkin, bu süreçte kendisine zarar da verdi. Ekonomilerin zenginleşebilmesi, herkesin güven duyduğu yasal bir sistemin başat rol oynadığı istikrarlı, açık ve şeffaf toplumlara bağlıdır.”

“Hükümetlerin istikrar ve dahil ediciliğin egemen olduğu bir atmosferi sağladığı durumda bölgesel, kültürel ve hatta siyasî farklılıklar canlı bir ekonomi için önemlidir. Sakin dahil edişler, her yerde tüm hükümetlerin birincil sorumluluğudur. Yirminci yüzyılda yeniden öğrendik ki, merkezî ya da yukarıdan aşağı bir iktidarı veyahut da belirli bir etnik ya da siyasî grubun egemenliğini vurgulayarak herhangi bir ekonomik avantaj sağlayamayız.”

  • Künye: John Ralston Saul – Küreselleşmenin Çöküşü: Dünyanın Yeniden Keşfi, çeviren: Erdem İlgi Akter, Ayrıntı Yayınları, iktisat, 416 sayfa, 2018

Kolektif – İktisat Sosyolojisi (2018)

Neoklasik iktisat, tarihselliği dikkate almayışı, toplumsal alandan yalıtılmış homo æconomicus bireyi merkeze alması ve marjinalist temeller üzerine kurulmasıyla sıklıkla eleştirilir.

İktisat sosyolojisi ise, politik ekonomi yaklaşımıyla neoklasik iktisadın birbirini beslemesini sağlayacak bir perspektif kurmayı amaçlar.

Elimizdeki kitap ise, iktisat sosyolojisi alalında çalışanlar için önemli bir kaynak olmaya aday.

Farklı yazarların kurucu düşünürler ve iktisat okulları üzerine kaleme aldıkları yazıları bir araya getiren kitap, Richard Swedberg’in iktisat sosyolojisini kapsamlı bir bakışla irdeleyen bir giriş yazısıyla açılıyor.

Çalışmanın devamında ise,

  • İbn Haldun düşüncesinin iktisat sosyolojisine katkıları,
  • Klasik politik ekonomi,
  • Karl Marx ve iktisat sosyolojisi,
  • Neoklasik iktisat,
  • Max Weber’in iktisat sosyolojisi yaklaşımı,
  • Avusturya İktisat Okulu,
  • Karl Polanyi’nin katkıları,
  • A. Schumpeter’in iktisat sosyolojisi,
  • Ve davranışsal iktisat gibi konular ele alınıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Richard Swedberg, Heinz D. Kurz, Deniz T. Kılınçoğlu, Eren Kırmızıaltın, Gülenay Baş Dinar, Feridun Yılmaz, Mine Kara, Hüseyin Özel, Derya Güler Aydın ve Hüsnü Bilir.

  • Künye: Kolektif – İktisat Sosyolojisi, editör: A. Arif Eren ve Eren Kırmızıaltın, Heretik Yayıncılık, sosyoloji, 419 sayfa, 2018

Bülent Ecevit – Mithat Paşa ve Türk Ekonomisinin Tarihsel Süreci (2009)

Bülent Ecevit’in kaleme aldığı ‘Mithat Paşa ve Türk Ekonomisinin Tarihsel Süreci’, 19. yüzyılda Osmanlı toplumundaki yenilikçi hareketlere öncülük eden önde gelen bir aktörü ve onun çalışmalarını, dönemin siyasi ve ekonomik bağlamı ekseninde irdeliyor.

Ecevit, Mithat Paşa’nın, Türkiye toplumunda ekonomik yapı değişikliğini ve demokratikleşme sürecini başlatanlardan biri olduğunu ve kendisinin Osmanlı yenilikçileri arasında ekonomiye ve halk örgütlenmesine gereken önemi veren tek devlet adamı olduğunu söylüyor.

Ecevit, ilk kez 1988 yılında yayımlanan bu incelemesinde, Türkiye tarihinin dikkat çeken yenilikçi aktörlerinden Mithat Paşa’yı ve çalışmalarını kapsamlı bir biçimde inceliyor.

  • Künye: Bülent Ecevit – Mithat Paşa ve Türk Ekonomisinin Tarihsel Süreci, İş Kültür Yayınları, inceleme, 138 sayfa

Andrew Ross – Krediokrasi ve Borç Reddi Davası (2015)

Kredi ve borçlanma yoluyla, devletin halk üzerindeki sömürü faaliyetlerinin ibretlik öyküsü, bu kitapta.

ABD bankaları, 2013’ün yalnızca üç ayında 42,2 milyar dolar kâr ederek rekor kırdı.

Böylece bankalar bir çeyrekte elde edilen en yüksek kâra ulaştılar.

Bu kârın aslan payı altı bankaya gitti (Bank of America, Citigroup, Wells Fargo, JPMorgan Chase, Goldman Sachs ve Morgan Stanley).

Hâlbuki bu bankalar, kurumsal açgözlülükleri nedeniyle 2008’de küresel ekonominin mahvolmasına neden olmuştu ve bu olağanüstü kâr oranı, söz konusu bankaların krizden önceki hallerine göre daha büyük ve güçlü hale geldiklerini açıkça ortaya koyuyor.

İşte bu ve bunun gibi çarpıcı örnekler üzerinden ilerleyen Andrew Ross, borç sorunu bahanesiyle halkın sağlık, ulaşım ve kent haklarının nasıl daha yoğun sömürüldüğünü açıklıyor.

  • Künye: Andrew Ross – Krediokrasi ve Borç Reddi Davası, çeviren: Emrullah Ataseven, Ayrıntı Yayınları

Bob Jessop – Kapitalist Devletin Geleceği (2009)

Bob Jessop ‘Kapitalist Devletin Geleceği’nde, kapitalizmi ve kapitalist devlet yönetimini ayrıntılı bir analize tabi tutuyor.

Çağdaş kapitalizmin ekonomik kategorilerini tahlil eden Jessop, devletin biçim ve işlevlerinin farklı boyutlarına odaklanıyor.

Savaş sonrası devlet biçimi, Atlantik Fordizminin düzenlenmesinde anahtar bir rolü olan Keynesci ulusal refah devleti anlayışı, post-Fordist birikim rejiminin doğası, refah devletinin yeniden tasarlanması, krizlere tepki olarak kapitalist devlet tipinin yeniden ölçeklendirilmesi, yeni rekabet biçimleri ve kapitalist sistemi başarısızlığa götüren süreçler, Jessop’un irdelediği konulardan birkaçı.

  • Künye: Bob Jessop – Kapitalist Devletin Geleceği, çeviren: Ahmet Özcan, Epos Yayınları, siyaset, 462 sayfa

Samir Amin – Küreselleşmiş Değer Yasası (2018)

Yakın zamanda aramızdan ayrılan, önde gelen Marksist düşünürlerden Samir Amin, sosyal adalete Marksist iktisadın penceresinden bakıyor ve Marksizmin bu alandaki güncel ve tarihsel sorunlara getirebileceği çözümler üzerine derinlemesine düşünüyor.

Karl Marx’ın tanımladığı şekliyle “değer yasası”nı, “küreselleşmiş değer yasası” olarak yeniden yorumlayan Amin, bunu, siyasi iktidar ile kapitalist ve kapitalizm öncesi ekonominin sistematik eklemlenme sorununun tahlili bağlamında yapıyor.

Kitapta,

  • Kapitalist üretim tarzında sermaye birikimi,
  • Parasal denge ve faiz oranı teorisi,
  • Artık ürünün kapitalistler ve toprak sahipleri arasında bölüşülmesi ve toprak rantı teorisi,
  • Emperyalist sistemde dünya ölçeğinde birikim, emek gücü fiyatı hiyerarşisi ve emperyalist rant,
  • Ve bunun gibi pek çok ilgi çekici konu tartışılıyor.

Künye: Samir Amin – Küreselleşmiş Değer Yasası: Kıyısı Olmayan Marx, çeviren: Fikret Başkaya, Yordam Kitap, iktisat, 143 sayfa, 2018