David McNally – Kan ve Para (2023)

Marx, ünlü eseri ‘Kapital’de, paranın, “bir yanağında doğuştan bir kan lekesiyle” dünyaya geldiğini söylemişti.

David McNally, ‘Kan ve Para’da, Marx’ın izinden giderek paranın tarih boyunca kat ettiği kanlı yolculuğu anlatıyor.

İktisat kitapları tarihte üç para biçimi görüldüğünü anlatır: kıymetli metalden üretilen sikkeler, kıymetli metal karşılığı olan temsilî kâğıt para ve karşılığı olmayan yasal kâğıt para.

İktisat kitaplarındaki anlatım bu parasal gelişmelerin insanların hayrına olduğu izlenimini verir.

‘Kan ve Para’, sikke kullanımının Yunanistan’da kölecilikle ilişkisi; altın-gümüş karşılıklı banknot icadının İngiltere’nin sömürgecilikte öne geçme mücadelesinde savaş finansmanıyla ve köle ticaretiyle ilişkisi üzerinde duruyor.

Aynı şekilde, Amerika Birleşik Devletleri’nde 19. yüzyılda üretilen çeşitli banknotların yerli halkların katledilerek topraklarının gaspıyla ilişkisini; günümüzde karşılıksız banknot sisteminin de işçi sınıfını hizada tutmakta nasıl kullanıldığını ortaya koyuyor.

Eser, ayrıca, İngiltere’de tarımda sermayedar sınıfın ortaya çıkışını; İngiliz egemen sınıfın İrlanda’da ilk sömürgecilik deneyini; Kuzey Amerika’da kolonilerin kurulmasıyla Atlas Okyanusu üzerinde yürütülen insan ticaretini çarpıcı verilerle ve ilginç olaylarla betimliyor.

‘Kan ve Para’, para ekseninde toplumsal dönüşümlerin ideolojik yönünü de ele alıyor; toplumsal ilişkilerde parasallaşmanın felsefeye ve edebiyata yansımalarından örnekler veriyor.

  • Künye: David McNally – Kan ve Para: Savaş, Kölelik ve Devlet, çeviren: Cem Somel, Yordam Kitap, siyaset, 384 sayfa, 2023

Deirdre N. McCloskey – İktisadın Gizli Günahları (2023)

Deirdre McCloskey, bu kısa çalışmasında, politik ekonomiyi bir kenara bırakan iktisattaki bilimsel teşebbüsü sekteye uğratan iki gizli günah olduğunu iddia eder.

Bu iddiasını temellendirirken iktisada ilişkin genel kanıyı gözden geçirir, küçük günahlardan bahseder, iktisada özgü olmayan büyük günahları belirtir, “içeridekilerin” ve “dışarıdakilerin” iktisada dair hatalı kavrayışlarını net bir şekilde ortaya koyar.

Hacim olarak küçük sayılabilecek bir çalışmada, muazzam bir bilgi birikiminden süzülerek ortaya konan kapsamlı bir sorgulama yapar.

Peki nedir bu iki gizli günah?

Öncelikle şunu belirtir McCloskey; “Dünyaya ilişkin bir araştırma düşünmeli ve bakmalıdır. Teorileştirmeli ve gözlemlemelidir. Biçimlendirmeli ve kaydetmelidir. Her ikisini de.”

Ve iktisat, saf bir düşünme pratiği, sadece bir teori değil, dünyaya dair bir araştırma pratiğidir:

“… iktisadın saf düşünme değil, dünya üzerine bir araştırma olması gerekiyor.”

Dolayısıyla iktisat ne sadece ampirik ne de sadece teorik olabilir.

İkisini de kullanmalıdır.

Ne var ki iki gizli günah tam da burada işlenir: “İktisat, ‘teoride’ nitel ‘sonuçlara’ ve ‘ampirik çalışmada’ anlamlı/anlamsız ‘sonuçlara’ indirgenmiştir.”

McCloskey’e göre bu çalışma tarzında işlenen günahlar, niceliksel gücü olmayan “niteliksel teoremler” ve niceliksel gücü olmayan “istatistiksel anlamlılık”tır.

  • Künye: Deirdre N. McCloskey – İktisadın Gizli Günahları, çeviren: Eren Kırmızıaltın, Heretik Yayıncılık, iktisat, 80 sayfa, 2023

Max Weber – Mektuplar (2023)

Max Weber’in hayat, siyaset ve bilime dair mektupları, onun entelektüel evrenine yeni bir bakış sunuyor.

Sosyoloji, ekonomi ve siyaset bilimi alanlarına yaptığı derin katkılarla tanınan Weber’in akademik yazışmaları, onun entelektüel gücüne ve akademik yolculuğuna dair bir kanıt oluşturuyor.

Bu eşsiz yazışma koleksiyonu, Weber’in ailesi, dostları, meslektaşları, öğrencileri ve çağdaşlarıyla olan derin etkileşimlerini ortaya çıkararak sosyal bilimler tarihinin en dönüştürücü dönemlerinden birinin zengin dokusunu gösteriyor.

Weber’in öğrencilerine ve meslektaşlarına yazdığı mektuplar sadece onun olağanüstü zekâsını ve anlatım kabiliyetini değil, aynı zamanda etrafındaki zihinleri besleyen ve onlara meydan okuyan cömert ruhunu da ortaya koyuyor.

Her sosyal bilim öğrencisi için bir hazine olan bu mektuplar Weber’in bilimsel yolculuğunun inceliklerine dair derin bir kavrayış sağlıyor.

  • Künye: Max Weber – Mektuplar: Hayat, Siyaset ve Bilim, çeviren: Lütfi Sunar ve Ahmed Faruk Ergün, Albaraka Yayınları, mektup, 356 sayfa, 2023

Thomas Piketty – Kapital ve İdeoloji (2023)

‘Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital’ adlı kitabıyla dünyada büyük yankı uyandıran ve “eşitsizlikler” tartışmasına yepyeni bir boyut getiren Thomas Piketty, bu kitabın devamı niteliğindeki yeni eseri ‘Kapital ve İdeoloji’de eşitsizliği çok daha geniş bir tarihsel bağlamda ele alıyor.

Her toplum eşitsizliklerini meşrulaştırmak zorundadır: Buna gerekçeler bulmak gerekir, yoksa bütün politik ve sosyal yapı çökme tehdidiyle karşı karşıya kalır.

Geçmişin ideolojileri bu perspektiften incelendiklerinde bambaşka bir anlam kazanırlar, deyim yerindeyse taşlar yerine oturur.

Hiç kuşkusuz son dönemin en önemli “eşitsizlik düşünürü” olan Piketty, ‘Kapital ve İdeoloji’de, çok geniş çaplı bir karşılaştırmalı veri tabanından hareketle, eşitsizlikçi toplum yapılarının tarihini ve geleceğini ekonomik, sosyal, entelektüel ve politik perspektiflerden ele alıyor.

Kadim “üç işlev” toplumlarından köleci toplumlara, sömürge toplumlarından komünist toplumlara, “mülk sahipleri toplumları”ndan günümüzün “hiper-kapitalist” toplumlarına kadar eşitsizlik hakkında tarihsel bir fresk çizerken, günümüz ve yarınımız için de yakıcı meseleleri gündeme taşıyor, öneriler getiriyor.

1980’lerden itibaren tüm dünyada ağır basmaya başlayan aşırı eşitsizlikçi neoliberal anlatının aksine, ekonomik kalkınmayı ve insanlığın ilerlemesini sağlayan olgunun eşitlik ve eğitim mücadelesi olduğunu tarihten, edebiyattan, sinemadan örneklerle olduğu kadar, istatistiklere ve rakamlara da dayanarak gösteriyor.

Eşitsizliğin tarihini, bugününü ve geleceğini, daha adil bir dünyanın mümkün olup olmadığını merak eden herkes için önemli bir başvuru kaynağı.

  • Künye: Thomas Piketty – Kapital ve İdeoloji, çeviren: Hande Koçak, İş Kültür Yayınları, siyaset, 976 sayfa, 2023

Kolektif – Sonrası Kalır (2023)

ODTÜ İktisat Bölümü emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Eyüp Özveren’in onuruna bir araya gelen 14 sosyal bilimci bu kitaba onun kariyeri boyunca üzerine çalıştığı iktisat tarihi, iktisadi düşünce tarihi ve kurumsal iktisat alanlarında katkı sağladı.

Çalışmaların içerik ve yöntem açısından çeşitliliği bir yandan akademik hayatı boyunca ilgilendiği konuların geniş yelpazesine işaret ederken, bir yandan da düşünsel kaynaklarının temel yapıtaşları ve onlar arasında kurduğu benzersiz ve aydınlatıcı bağlantıların izlerini taşıyor.

Bu kitabın içindeki çalışmaları üç başlık altında sınıflandırmak mümkün.

Birinci grupta Milli İktisat üzerine, Osmanlı-Türk iktisadi düşünce yazınını “ulusal yaklaşım” diyebileceğimiz bir perspektif içinde değerlendiren, kimi göz ardı edilmiş özgünlük ve devamlılıklara ışık tutan çalışmalar yer alıyor.

İkinci grupta düz iktisadi düşünce incelemelerinden farklılaşarak Eyüp Hoca’nın çalışmalarında olduğu gibi çok kaynaklı ve ‘bağlantılı’ zenginlikten beslenen iktisadi düşünce tarihi çalışmaları yer alıyor.

Üçüncü grup çalışmalar da Eyüp Hoca’nın çalışmalarının kapsadığı tarihsel ve coğrafi uzamı yansıtacak şekilde iktisat tarihi çalışmalarından oluşuyor.

  • Künye: Kolektif – Sonrası Kalır: Milli İktisat, İktisadi Düşünce ve İktisat Tarihi, editör: Seven Ağır ve Alp Yücel Kaya, İmge Kitabevi, iktisat, 492 sayfa, 2023

Greta R. Krippner – Neoliberal Finansallaşmanın Politik Kökenleri (2023)

Başta Amerikan ekonomisi olmak üzere tüm dünyada yaşanan finansal çılgınlık, panik ve çöküşler çağının tarihsel ve politik kökenleri bu kitabın konusu.

Son otuz yılda ABD ekonomisinde finansın yükselişinin politik sosyolojisini sunan Krippner’ın argümanı, birbiri ardına gelen ABD yönetimlerinin piyasada finansallaşmayı artıran politika tercihlerini, kendi başına bir politika hedefi olarak değil, 1960’ların sonunda ortaya çıkan mali kriz ve meşruiyet krizi gibi acil sorunlarla doğrudan yüzleşmekten kaçmanın bir yolu olarak benimsediğidir.

Bu, ABD siyasetinin ve toplumsal gelişiminin son kırk yılını anlamak için son derece önemli bir argümandır ve ekonomi sosyolojisini siyaset sosyolojisine yeniden bağlamaya yardımcı olan bir yaklaşımdır.

Michigan Üniversitesi Sosyoloji Bölümü hocalarından Greta R. Krippner, finansallaşmaya elverişli bir makro ortamın yaratılmasında hayati önem taşıyan devlet eylemlerine odaklanıyor: (1) 1970’ler ve 1980’ler boyunca finansal piyasaların serbestleştirilmesi; (2) 1980’lerin başındaki büyük mali dengesizlikler bağlamında ABD ekonomisine yabancı sermaye girişini teşvik eden politikalar ve (3) 1979’da sıkı para politikalarına geçişin ardından para politikasının yürütülmesindeki zorluklar.

Kitap, günümüz iktisadi hayatının bu önemli kavramı, finansallaşma’yı tarihsel sosyolojinin perspektifinden anlatıyor.

  • Künye: Greta R. Krippner – Neoliberal Finansallaşmanın Politik Kökenleri, çeviren: Ahen Yağan, Vakıfbank Kültür Yayınları, tarih, 328 sayfa, 2023

Oğuz Oyan – Vergi-Ordu Sistemleri ve Geçiş Tartışmaları (2023)

Bu kitapta önemli olduğu kadar zor ve karmaşık sorulara yanıt aranıyor.

  • Örneğin kapitalizm öncesinin sınıflı toplumlarında ordu oluşturma sistemleri ile vergi sistemleri arasında karşılıklı belirlenme ilişkisi var mıdır?
  • Varsa, bu ilişki farklı tarihsel dönemlerde, farklı üretim tarzlarında ve bunların farklı aşamalarında hangi biçimleri almıştır?
  • Hititlerden Eski Yunan’a ve Roma’ya, oradan Franklara, Bizans’a ve Osmanlı’ya kadar evrimin doğrultusu ne yöndedir?
  • Meiji Dönemi Japonya’sı, tarımsal artığın sanayileşmenin finansmanına aktarılması bakımından tipik bir iktisadi kalkınma örneği iken aynı dönemin Osmanlı Devleti bunun tam zıttında yer aldı.
  • Bunun tarihsel/sınıfsal nedenleri nelerdir?
  • Cumhuriyet Türkiye’si bunu telafi edebilmiş midir?
  • Osmanlı’da büyük çiftlikler ile kapitalizme geçiş arasında farklı dönemlerde ve farklı bölgelerde ne gibi bağlantılar oluştu?
  • Osmanlı tarımında kapitalizme geçiş tartışmaları hangi noktadadır?
  • Balkan ülkelerinde köklü toprak reformlarına gidilirken Cumhuriyet’te 1950’lere kadar çiftliklerin nüfuzu neden kırılamadı?

Kitapta, ayrıca, önde gelen iktisat tarihçilerimizden İşaya Üşür’ün kapitalizme geçiş tartışmalarına yaptığı katkı üzerinde duruluyor.

Maurice Dobb, Henri Pirenne, Werner Sombart ve Max Weber de tartışmaya dâhil edilerek İşaya Üşür’ün görüşlerinin eleştirel bir değerlendirmesi yapılıyor.

İktisat ve maliye tarihi alanında çok önemli bir çalışma olan bu kitap, Antik ve Orta Çağ toplumlarının askeri-tarımsal-vergisel sistemlerini derinlemesine irdeliyor.

  • Künye: Oğuz Oyan – Vergi-Ordu Sistemleri ve Geçiş Tartışmaları, Yordam Kitap, iktisat, 224 sayfa, 2023

Alfredo Saad-Filho – Kriz Çağı (2023)

Gittikçe otoriterleşen neoliberalizm, demokrasiyi tehdit eder hale geldi.

Alfredo Saad-Filho, süregelen küresel ekonomik kriz, siyasi kriz ve pandemi gibi yürürlükteki neoliberalizm çağındaki üç krizi Marksist ekonomi politik bakış açısından tartışıyor.

Kitap, pandemi sonrası siyasal-iktisadi bağlamın nasıl bir manzara gösterebileceği ve mevcut siyasete karşı siyasal alternatifler izlememizi tartışmasıyla çok önemli.

‘Kriz Çağı’, yürürlükteki “neoliberalizm çağı”nda üst üste gelen üç krizi, Marksist ekonomi politik bakış açısından irdeliyor: Küresel ekonomideki kriz (süregiden durgunluk, finans kaynaklı oynaklık, dönemsel çöküşler); çağdaş siyasetteki kriz (demokrasinin gerileyişi, otoriterliğin ve yeni faşizm biçimlerinin yükselişi) ve insan sağlığı alanındaki (COVID-19 pandemisiyle öne çıkan) kriz.

Kitap, Covid-19 pandemisinin, ekonomide ve siyasette derin eşitsizliklerle ve bunalımlarla dikkat çeken bir bağlamda ortaya çıktığını, neoliberalizmin dışlayıcı eğilimlerini büyük olasılıkla pekiştireceğini ve hem ekonomik refaha hem de demokrasiye zarar veren sonuçlar doğuracağını savunuyor.

Öte yandan, pandemi, neoliberalizmin yetersizliklerini daha önce hiç olmadığı biçimde ortaya çıkardı, böylece bizatihi kapitalizmin meşruiyetine ilişkin soru işaretlerini çoğaltarak, sol için benzeri görülmemiş alanlar açtı.

Bu kitap, iktisat, uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi, ekonomik politik ve sosyolojiye ilgi duyanlar için önemli bir kaynak niteliğinde.

  • Künye: Alfredo Saad-Filho – Kriz Çağı: Neoliberalizm, Demokrasinin Çöküşü ve Pandemi, çeviren: Şükrü Alpagut, Yordam Kitap, siyaset, 288 sayfa, 2023

Kolektif – Modern Avrupa’nın Ekonomik Tarihi (2023)

Avrupa’ya kimlik kazandıran en başat unsur ekonomidir.

Ekonominin seyri modern Avrupa’nın kökeninde yer bulmuş, demografiden sanata kadar sayısız alanı değiştirerek modernizmin inşaatındaki harç hâline gelmiştir.

Stephen Broadberry ve Kevin H. O’Rourke editörlüğünde hazırlanan ‘Modern Avrupa’nın Ekonomik Tarihi (1700-1780)’ bu bilinçle derlenmiş göz alıcı bir çalışma.

Sanayi Devrimi’nden başlayan kitap, Avrupa’nın ekonomik tarihini topyekûn bir Avrupa üzerinden inceliyor; verileri, ülkelerden ziyade konulara göre tasnif ediyor.

İngiltere’de ortaya çıkan ve 1870’e kadar Batı Avrupa’nın diğer bölgelerine yayılan modern ekonomik büyümenin dünyaya armağan ettiği dönüşüm; Avrupa’daki ekonomik modelleri temayüz ettiren koşullar, ekonominin imparatorluklara ve diğer devletlere etkileri, demografik başkalaşım, yaşam standartlarının şekillenmesi, tarımsal, ticari ve endüstriyel ilişkiler…

Bunlar, elinizdeki kitabı vücuda getiren patikalardan sadece birkaçı.

Kitabı oluşturan her bölüm Avrupa’nın üç ana bölgesini kapsayacak şekilde uluslararası alanda uzman akademisyenlerin elinden çıktı.

Ticaret, kentleşme, toplam ekonomik büyüme, başlıca tarım ve sanayi, hizmet sektörleri, gelir dağılımı ve yaşam standartlarının gelişimi gibi konulara yeni bir bakış geliştiren bu eserde ortaya konan veriler, mümkün olduğunca grafikleştirilmiş ve her kesimden okuyunun anlayabileceği bir görünüme kavuşturulmuş.

Onur İşci ve Barış Tunçtekin’in titiz çevirisiyle Türkçeleştirilen eser, modern Avrupa’yı ekonomi üzerinden okumak için tam bir başucu kitabı.

  • Künye: Kolektif – Modern Avrupa’nın Ekonomik Tarihi (1700-1870), 1. Cilt, editör: Stephen Broadberry ve Kevin H. O’Rourke, çeviren: Onur İşci ve Barış Tunçtekin, Selenge Yayınları, tarih, 392 sayfa, 2023

Saskia Sassen – Sürgünler (2023)

Gelir eşitsizliğinin artmasını, işsizlik rakamlarını, toprak ve su gibi kaynakların tahrip edilmesini ve sosyo-ekonomik temelli saiklere bağlı olarak yerinden edilen insanların durumunu yüzeysel düşüncelerle kavramak mümkün değil.

Özünde bu meselelerin tümü; yaşam alanlarından, hatta yaşamı mümkün kılan biyosferden bir tür kovulma olarak görülmeli ve bu bağlamda değerlendirilmeli.

Finanstan madenciliğe kadar çeşitli alanlarda sahip olunan bilgi birikimi ve teknolojik vasıtalar, günümüzün acımasız dünyasında, insanlar arasında eşitsizliğe sebep olacak şekillerde kullanılıyor.

Böyle bir güç şirketlerin, hükûmetlerin veya bireylerin tekeline geçmekten ziyade giderek sistemleşmekte ve bir düzen hâlini almaktadır.

Saskia Sassen, bu eserde, söz konusu bu sistemleşmenin ve neden olduğu sürgünlerin ardında yatan sebepleri aydınlatmak için ekonomiden finansa, bilgi teknolojilerinden şehirciliğe kadar farklı disiplinlere başvurarak çeşitli öngörüler sunuyor.

  • Künye: Saskia Sassen – Sürgünler: Küresel Ekonominin Acımasız ve Karmaşık Yapısı, çeviren: Nihan Aksoy, Albaraka Yayınları, inceleme, 280 sayfa, 2023