William J. Bernstein – Kalabalıkların Hezeyanı (2023)

Yazar William Bernstein, bu ihtimamlı çalışmasında kalabalıkların kapıldığı hezeyanların zaman ve coğrafyadan bağımsız bir insanlık sabitesi olduğunu çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor.

İnsan topluluklarının en olmadık fikirlerin peşinden sürüklenmesinin bir ahir zaman acayipliği olmadığını son 500 yıldan devşirdiği vakalarla ortaya koyarak, bu fenomenin kökenindeki biyolojik, evrimsel ve psikososyal mekanizmaları bir bir masaya yatırıyor.

Dünyanın sonunun geleceğine inanan ve kendi şehir devletlerini kurmaya girişen radikal Hristiyanlar, madrabaz bir demiryolu finansörüne milyonlarını kaptıran İngilizler, al renkli bir buzağının kıyamet alameti olduğunu düşünen Yahudiler…

‘Kalabalıkların Hezeyanı’, insanların kendini kandırma ve en olmadık şeylere inanma becerisini hafife almamak gerektiğini bize söyleyen, okuyucusunun hayret vitesini sayfalar boyunca yüksek tutmayı başaran, insana dair, insancıl bir eser.

Bernstein şöyle diyor:

“Hikâye anlatan maymunlarız biz. Yalan ya da yanlış olması fark etmez, yeteri kadar ilginç olan bir hikâye hakikati hemen her zaman sollayabilir.”

  • Künye: William J. Bernstein – Kalabalıkların Hezeyanı: Topluluklar Nasıl ve Niye Delirir?, çeviren: Elif Zeynep Yıldırım, Okuyanus Yayınları, inceleme, 544 sayfa, 2023

Hillary L. McBride – Bedenin Bilgeliği (2023)

‘Bedenin Bilgeliği’ çoğumuzun göz ardı ettiği yahut anlamakta güçlük çektiği bir konuyu, vücudumuzla olan karmaşık ilişkimizi merkezine alıyor.

Daha önce ‘Anneler, Kızları ve Beden Algısı’ ile okuruna seslenen Hillary McBride, bu defa sömürgecilik, ırkçılık, cinsiyetçilik ve ataerkillik gibi yıkıcı sistemlerin vücudumuzla olan ilişkimizi nasıl etkilediğine dair eleştirel bir bakış açısıyla karşımızda.

Bizzat kendi vücuduyla ilgili yaşadığı zorlayıcı deneyimlerden ve terapist olarak tanık olduğu hikayelerden yola çıkarak, vücudumuzun sadece zihnimizin bir aksesuarı olmadığını, aksine maneviyatımızın ve bilgeliğimizin kaynağı olabileceğini öne sürüyor.

Aynı zamanda kapsamlı ve pratik bir rehber niteliğinde olan kitap, her bölümün sonunda sorular ve pratik uygulamalar ile okuyucuların vücutlarıyla daha sağlıklı bir ilişki kurmalarına yardımcı olmayı amaçlıyor.

Vücudumuzla ve dolayısıyla kendimizle olan ilişkimizi anlamak ve iyileştirmek, şüphesiz hepimizin ihtiyacı.

  • Künye: Hillary L. McBride – Bedenin Bilgeliği, çeviren: Elif Kayurtar, Okuyanus Yayınları, inceleme, 288 sayfa, 2023

Ike Lasater, John Kinyon – Şiddetsiz İletişim ile Barışı Seçmek (2023)

Bu kitabı, çatışmayla genel ilişkimiz için çok ihtiyaç duyulan bir “kullanma kılavuzu” olarak görün.

Eğer hayatınızda uğraştığınız zor, korkutucu ya da tatsız herhangi bir durum varsa -hepimizde var!- o zaman bu kitap daha fazla netlik ve daha az pişmanlık için biletiniz olsun.

Her gün karşılaştığınız sürtüşmelere ve aksiliklere açık kalplilikle ve açık bir görüşle nasıl yanıt verebileceğinizi öğrenin.

Yaptığınız her şeyde daha iyi kararlar almanıza -ve daha sağlam ilişkiler kurmanıza- yardımcı olacak şekilde dinlemeyi ve iletişim kurmayı kolaylaştıracak farkındalık tekniklerini deneyin.

Umuyoruz ki bu çalışmanın ilhamıyla bir gün, kendinizle ve çevrenizdekilerle daha derin bir bağ kurmak için artık ne yapacağınızı veya ne söyleyeceğinizi düşünmeye ihtiyaç duymadığınızı fark edersiniz.

  • Künye: Ike Lasater, John Kinyon – Şiddetsiz İletişim ile Barışı Seçmek, çeviren: Gizem Alav Şapcı, Tuğba Elçin, Yeni İnsan Yayınevi, inceleme, 200 sayfa, 2023

Kolektif – Yüzüncü Yılında Türkiye (2023)

Alanında uzman birçok ismin emeğiyle meydana gelen bu kitap, yüzüncü yılına gelen Türkiye Cumhuriyeti’nin hem geçmişine hem bugününe odaklanıyor.

Bu doğrultuda Levent Ürer ve Davut Taş, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Cumhuriyete vatandaşlık kavramını çözümlerken Anıl Mühürdaroğlu, Türkiye’de disiplin olarak sosyolojinin modernleşme perspektifiyle geçirdiği safhaları inceliyor.

Mustafa Budak, Erken Cumhuriyet dönemi tarih ders kitaplarında Osmanlı ve İslam algısının seyri üzerinde duruyor.

Namık Sinan Turan ve Bilen Işıktaş, müziğin ulusal inşa sürecindeki önemini vurguluyor.

Can Kakışım, sol siyasal düşünce geleneğinin Türkiye’deki seyrini sorgularken Serap Yolcu Yavuz ve Miraçhan Yılmaz da Atatürkçülüğün dönem içindeki seyrini Gramsciyen teori çerçevesinde sorguluyor.

Sedef Zeyrekli Yaş, 1960-2019 arası yapılan seçimleri analitik bir bakış açısıyla değerlendiriyor.

Göktürk Tüysüzoğlu, Türkiye’de Avrasyacı düşüncenin dış politikadan iç siyasete uzanan tarihsel seyrine odaklanırken Cenk Özgen ise 15 Temmuz askeri darbe girişiminin Türk Silahlı Kuvvetleri üzerinde kurumsal dönüşüm noktasında yarattığı etkilerine odaklanıyor.

Yeliz Yazan Koç, Türkiye’de son zamanların en tartışmalı konularından biri olan kadın cinayetlerinin hukuksal olarak geçirdiği süreci toplu bir bakış açısıyla ortaya koyuyor.

Son olarak Gizem Bilgin Aytaç, Türkiye’de hala gelişmekte olan kadın hareketini feminist bakış açısıyla tartışıyor.

  • Künye: Kolektif – Yüzüncü Yılında Türkiye: Tarih, Toplum, Siyaset, editör: Serap Yolcu Yavuz, Ünsal Yavuz, Paradigma Akademi Yayınları, inceleme, 368 sayfa, 2023

Kolektif – Mülkiyet ve Müşterekler (2023)

Bugün hayatlarımıza yön veren can alıcı meseleler, ilk bakışta göründüğünden çok daha dolaysız biçimde mülkiyet kavramıyla ilişkili.

Derinleşen eşitsizlikler, insanlığın kolektif birikiminin ve doğanın metalaşması, konvansiyonel demokratik kurumların işlevsizleşmesi ve nihayetinde toplumsal alana rengini veren kesif belirsizlik durumu, mülkiyet etrafında açığa çıkan çatışma ve çelişkiler dikkate alınmaksızın layıkıyla anlaşılamaz.

Son yıllarda ortaya çıkan kriz ve isyanların da önümüze koyduğu gibi, bir kurum, mefhum ve ideal olarak mülkiyet, hayatlarımız üzerinde hükmünü sürmeye devam ediyor.

‘Mülkiyet ve Müşterekler’, antropolojiden iktisat tarihine farklı disiplinlerin kavramsal ve ampirik birikimini mülkiyet meselesi etrafında bir araya getiren bir çalışma.

Kitapta yer alan incelemeler devlet, sınıf, kimlik ya da şiddet gibi sosyal bilimlerin kadim temalarını mülkiyeti odağa alarak sorunsallaştırıyor.

Bunları birbirine teyelleyen temel soru ise şu: Özel mülkiyeti mümkün kılan nedir?

Bu sorudan hareketle çalışma, başka türden mülkiyet biçimlerinden ve iddialarından farklı olarak özel mülkiyeti ortaya çıkartan, şekillendiren ve yeniden tanımlayan politik ve iktisadi koşulları, kültürel anlam dünyalarını, duygu yapılarını, pratik ve temsilleri tartışıyor.

Yazarlar, özel mülkiyetin hangi biçimlerde inşa, icra ve ihlal edildiğini anlayabilmek için tarihsel ve güncel boyutlarıyla Türkiye bağlamına odaklanıyor.

  • Künye: Kolektif – Mülkiyet ve Müşterekler: Türkiye’de Mülkiyetin İnşası, İcrası ve İhlali, hazırlayan: Begüm Özden Fırat, Fırat Genç, Metis Yayınları, inceleme, 528 sayfa, 2023

Kolektif – Büyü, Cadılık ve Okültizm Tarihi (2023)

Büyü binlerce yıldır ilgimizi çekiyor.

Tarih öncesi çağlardan beri insanlar, evrenin harikalarını açıklamak için başka âlemlere baktı ve maddi dünyayı etkilemek için maddi olmayan güçleri kullanabileceklerine inandı.

Bu büyüleyici kitap, tarih boyunca büyülü ve mistik bir tura çıkıyor: Simya, kehanet, paganizm, Şamanizm, büyücülük ve daha fazlasına uğrayarak günümüzün wicca, tarot ve 21. yüzyıl büyülerini anlatıyor.

İster inanan ister şüpheci olun, bu büyü tarihi sizi büyüleyecek.

Çalışma, büyünün kadim köklerinden büyücülük törenlerine oradan modern büyüye konuyu geniş bir çerçeveden ele alıyor.

  • Künye: Kolektif – Büyü, Cadılık ve Okültizm Tarihi, çeviren: Ahmet Fethi Yıldırım, Alfa Yayınları, inceleme, 320 sayfa, 2023

Matt Brown – Dünya Hakkında Doğru Bildiğiniz Yanlışlar (2023)

İnsanlık dünyadaki yaşamın sırrını çözme yolunda epeyce yol almış gibi görünüyor.

Acaba gerçekten de öyle mi?

Aslında, sürekli değişen gezegenimizde keşfedilecek ve açıklanamayan hâlâ çok şey var.

‘Doğru Bildiğimiz Yanlışlar’ serisinden olan bu kitap, dünyanın fiziksel ve sosyal yapısına dair inançlarınızı alt üst edecek ve gezegenimizin coğrafyası, doğası, ülke ve şehirleri hakkındaki şaşırtıcı gerçekler karşısında sizleri hayrete düşürecek…

Dünyanın yuvarlak olduğunu mu düşünüyorsunuz?

Tekrar düşünün!

Aslında kutuplarda daha basıktır.

Sahra’yı dünyanın en büyük çölü olarak mı biliyorsunuz?

Değil, sorunun cevabı Antarktika’dır.

Google Maps yardımıyla keşfedilen kayıp yağmur ormanlarından, yılın sadece altı ayı Fransa’ya ait olan adaya kadar Dünya gezegenine dair birçok şey içeren bu neşeli rehber, Orta Doğu’nun ortasında ne olduğunu merak edenler için vazgeçilmez bir okuma serüveni…

Kitap, Dünya hakkında hep inandığımız şaşırtıcı efsaneleri çürütüyor.

  • Künye: Matt Brown – Dünya Hakkında Doğru Bildiğiniz Yanlışlar, çeviren: Sinan Akbaytürk, Orenda Kitap, inceleme, 160 sayfa, 2023

Jeanne-Pierre Laurant, Thierry Zarcone – Geyik (2023)

Sibirya Şamanlarıyla pagan Kelt tanrılarının, büyücü Merlin’le Anadolulu veli Geyikli Baba’nın ortak noktası olan, Pagan dünyadan Hıristiyan ve Müslüman dünyaya, kutsallığından ve gizeminden hiçbir şey kaybetmeyen geyik, Orta Asya bozkırlarından Atlas Okyanusu’nun ötesine kadar belki de hayvanlar âleminin en sembol yüklü üyesidir.

Her yıl boynuzlarını yeniden yapan bu ehlileştirilemez hayvan, bir ruh rehberi, iki dünya arasında bir aracıdır.

Bu özgün kitap, işte geyiğin bu simgesel anlamını çok yönlü bir bakışla ele alıyor.

Çalışma, geyiği, Hıristiyanlaşmış Avrupalılar ile Orta Asya’nın kademeli olarak İslamı benimsemiş Zerdüşt, Şaman veya Nasturi inançlarına mensup Türkçe konuşan toplumları gibi birbirinden farklı halkların hayal gücünün büyük besleyicisi kılan bu şaşırtıcı kültürel melezliği gözler önüne sermesiyle çok önemli.

Kitaptan bir alıntı:

“Geniş bir alana yayılan geyik, tarih öncesi dönemlerden bu yana zamanın ilerleyişine eşlik eder. Antik Hint-Avrupa mitolojilerini işgal etmeden önce paleolitik Avrupa’nın mağara duvarlarını doldurur; Sibirya Şaman ibadetlerinin merkezinde yer alır, Doğu Hıristiyanlığının ikonalarını süsler ve aynı zamanda Japonya’da Miyazaki’nin çağdaş animasyon sinemasına ilham olur.”

  • Künye: Jeanne-Pierre Laurant, Thierry Zarcone – Geyik: Bir Hıristiyan ve Müslüman Simgesi, çeviren: Goncagül Artam, Kırmızı Kedi Yayınevi, inceleme, 232 sayfa, 2023

Jeremy Rifkin – Dayanıklılık Çağı (2023)

Medeniyet tarihinin benzersiz bir yorumu ve türümüzün nasıl hayatta kalacağına dair bir öngörü.

‘Dayanıklılık Çağı’nda Jeremy Rifkin bizi geçmişte, günümüzde ve gelecekte bir yolculuğa çıkarıyor.

Sanayi Devrimi sonrasındaki İlerleme Çağı’nda zamanı verimli kullanmaktan daha önemli bir şey yoktu.

Elimizin altındaki tüm kaynakları işlemek ve tüketmek için hızla çalışıyor, servetimizi artırırken doğayı sömürüyorduk.

Jeremy Rifkin, içinde bulunduğumuz yeni çağda verimli ekonominin yerini uyumlu ekonomiye bırakacağını iddia ediyor.

Yeni nesil büyümedense gelişmeye, finans merkezlerindense ekoloji merkezlerine, üretkenliktense yenilenebilirliğe, küreselleşmedense globalleşmeye, jeopolitiktense ekoloji politikalarına, temsili demokrasidense vatandaş meclislerine önem veriyor.

İnsanlık olarak gelecekten gittikçe daha çok tedirgin olmaya başladığımız bir dönemde Rifkin bize doğayla uyumlu bambaşka bir dünyanın mümkün olduğunu ve ikinci bir şansımızın olabileceğini gösteriyor.

İlerleme Çağı bitiyor, Dayanıklılık Çağı’na hazır olun.

  • Künye: Jeremy Rifkin – Dayanıklılık Çağı: Yabanlaşan Dünyadaki Varoluşumuz, çeviren: Solina Silahlı, Doğan Kitap, inceleme, 368 sayfa, 2023

David Howe – Empati (2023)

Çoksatar kitapların yazarı David Howe, bu çalışmayla otuz yılı aşkın klinik ve araştırma deneyimini okura sunuyor.

Konuya bütünsel bir bakış açısıyla yaklaşan ve “estetik” bir kavramın nasıl olup da ruh sağlığının esas kavramı haline geldiğini ortaya koyan yazar, kitabın akışını nörolojik, evrimsel, sosyal ve gelişimsel bir arka plana oturtup empatinin yaşa, cinsiyete, kişiliğe ve duruma göre değişen doğasını irdeliyor.

Howe’un rehberliğinde, zihnimizin derinliklerinde boğulmamak için ilkin başka zihinlerde yüzmemiz gerektiğini, anlaşılmak için ilkin anlamak zorunda olduğumuzu bir kez daha keşfediyoruz.

  • Künye: David Howe – Empati, çeviren: Kardelen Damla Başaran, Alfa Yayınları, inceleme, 304 sayfa, 2023