Jeff Sharlet – The Family (2023)

Amerikan Hıristiyanlığının bir kesiminin nasıl tehlikeli bir yola girdiğini gözler önüne seren çok iyi bir çalışma.

Aynı isimli Netflix belgeseline kaynaklık eden Jeff Sharlet’in ‘The Family’ kitabı, Hıristiyan köktendinci, gizli bir topluluğun izini sürüyor.

Amerikan iktidarının kalbinde ve dünyanın pek çok noktasında ruhani bir savaş sürdüren söz konusu Aile’yi ifşa eden Sharlet, kongre üyelerinden generallere, seçilmişlerden bürokratlara büyük bir ağın varlığını ispatlıyor.

Gizli hücrelerde bir araya gelerek “Tanrı önderliğindeki liderlik” için dua eden ve “sessiz diplomasi” ile kazanılacak stratejiler geliştiren Aile, “Mesih” harici tüm toplumsal tesirleri yok etmeyi amaçlıyor.

Jeff Sharlet ise Arlington, Virginia’da Potomac Nehri’ne bakan bir malikânenin içinden Aile’nin faaliyetlerini gazeteci gözüyle aktarıyor.

Basit bir arkadaş grubu olduklarını iddia etse de, bu grup vergiden muaf şirketler aracılığıyla milyonlarca doları yönetiyor.

Siyaseti küçümsemelerine rağmen Cumhuriyetçiler ve Demokratlar’a mensup kongre üyeleri tarafından Washington’daki en etkili dini topluluk olarak tanınıyor.

Sharlet, Aile’nin izini, 1935 yılında Avrupa faşizmine sempati duyan bir iş adamı grubunu örgütleyen göçmen bir vaiz olan Abraham Vereide’ye kadar sürdürüyor.

“İncil kapitalizmi”ni, askerî gücü ve Amerikan imparatorluğunu müjdeleyen bu topluluk, Hitler, Lenin ve Mao’nun liderlik modelini örnek alıyor.

Sharlet “Fundamentalistler ne istiyor?” sorusunun değil, “Fundamentalistler şu ana kadar neler yaptı?” sorusunun sorulması gerektiğini savunuyor.

Bu sorudan hareketle, Amerikan köktendinciliğinin Amerikan gücüyle nasıl iç içe geçtiğini inceliyor.

Daha önce hiçbir araştırma Aile’nin gerçek yüzünü ve faaliyetlerinin kapsamını böyle bir çalışmayla ortaya koymadı.

Amerikan Anayasa Mahkemesi’nin dokuz üyesinden altısının nasıl olup da muhafazakâr Katolik olduğunu merak ediyorsanız cevap bu kitapta.

  • Künye: Jeff Sharlet – The Family: Amerikan İktidarının Kalbindeki Gizli Fundamentalizm, çeviren: Zeynep Şüheda Başaran, Runik Kitap, inceleme, 444 sayfa, 2023

Kolektif – Bu Çağda Aile? (2023)

Aile, son yıllarda küresel-yerel düzeylerde gündemde yer alan ve çok tartışılan bir konu olarak öne çıkıyor.

Feminist aktivist ve araştırmacılar, aile kurumuna toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinden köklü eleştiriler yöneltirken LGBTİ+ hareketi de “seçilmiş aile” benzeri kavramlaştırmalarla yaygın, geleneksel ve dayatılan aile model ve anlayışlarına alternatifler geliştirmeye çalışıyor.

Birçok gelişmiş ülkede de çekirdek aile dahi artık kendini sürdürmekte zorlanırken boşanma oranları yükseliyor; tek başına yaşayanlar, tekil ebeveynler giderek artıyor.

Aile son derece değişik ve karmaşık biçimler alabiliyor.

Öte yandan, bu gelişmelerle eş zamanlı olarak günümüzde yükselen sağ, muhafazakâr, otoriter dalga ile birlikte aile çok daha önemli bir yere oturtuluyor.

Türkiye ve Macaristan’ın tipik iki örneğini oluşturduğu popülist ve sağ iktidarların söylem ve uygulamalarında, bir kurum olarak aileyi yücelten ve kadını aile içine hapseden yeni-muhafazakâr görüşlerin yükseldiğine de tanıklık ediyoruz.

Bunun kadın ve toplum üzerinde yıkıcı etkileri her geçen gün daha fazla görülüyor.

Ataerki yükseldikçe kadına yönelik şiddet tırmanıyor, cinsel ayrımcılık artıyor. Bunun sonuçlarından bir tanesi de son 3 yıldır bütün dünyayı kasıp kavuran Covid 19 pandemisi sürecinde ortaya çıktı.

“Bakım” meselesi, devletin sosyal sorumluluk alanından alınıp aileye yüklendi ve bu sorun pek çok insanın gündelik yaşamına yakıcı bir biçimde girmiş oldu.

Kitap böylesi zorlu, çetrefil ve çok boyutlu bir konuya el atarken birbirine karşıt bütün bu gelişmelerin iç içe yaşandığı bir dönemde, aileyi çeşitli boyutlarıyla ve disiplinlerarası bir perspektifle ele alarak sorunun içeriği, neden ve sonuçları ile olası çözüm önerilerini tartışmayı hedefliyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Neşe Şahin Taşğın, Yasemin Ahi, Sevgi Usta, Gülriz Uygur, Taylan Acar, Umut Güner, Ece Öztan, Hülya Osmanağaoğlu, Nüket Örnek Büken, Kıvılcım Ceren Büken ve Feyza Akınerdem.

  • Künye: Kolektif – Bu Çağda Aile?: Güncel Tartışmalardan Bir Kesit, derleyen: Yasemin Ahi ve Neşe Şahin Taşğın, NotaBene Yayınları, inceleme, 192 sayfa, 2023

Mona Chollet – Aşkı Yeniden İcat Etmek (2023)

Aşkı bize sunulandan farklı bir biçimde tasavvur edebilir miyiz?

Daha güçlü, daha tatmin edici, daha eşit bir aşk…

Televizyon dizileri, filmler, romanlar, gündelik hayatın görünmez kodları kadınların susmasını ve aşkta mutluluğu yakalamak için kendileri ile sevgilileri arasında bir seçim yapmaları gerektiğini öğütlüyor.

Erkek her şeye hakkı olan, kadın ise fedakârca kendini adaması gereken taraf olarak kabul ediliyor.

Sadakat ve tekeşliliğe değer yükleyen toplumsal kaideler bazen kadın kırımının yolunu açabiliyor; bu olmadığında bile kadın için yıkıcı, yıpratıcı ve tüketici oluyor.

Tahakkümün görünür ve görünmez bin bir çeşidi hayatımızı esir almaya devam ediyor.

Mona Chollet, ‘Aşkı Yeniden İcat Etmek’te patriyarkanın heteroseksüel ilişkileri nasıl manipüle ettiğini, hem kadınları hem de erkekleri koşullandırdığını, aşkı ve arzuyu yaşamamıza engel olduğunu anlatıyor.

Kadın-erkek ilişkisinin hakiki ve eşit bir ilişkiye dönüşebilmesi için öncelikle kadınların kendi seslerini bulması gerektiğini söylüyor.

‘Aşkı Yeniden İcat Etmek’, hem eleştirel üslubuyla hem de yüreklendirici bakış açısıyla aşkın gücüne duyulan inancın manifestosu âdeta.

“Kadınların kimliklerine, kıymetlerine dair çok güçlü ve sağlam hisleri olması, her alandaki egemenliklerinden emin olmaları gerekir. İşte tüm bu ögeler kadınların sahip olmakta çok az şanslı oldukları noktalar; ama onları beslemeye kararlı olmak da bizim elimizde.”

  • Künye: Mona Chollet – Aşkı Yeniden İcat Etmek: Patriyarka Heteroseksüel İlişkileri Nasıl Sabote Ediyor?, çeviren: Z. Hazal Louze, İletişim Yayınları, inceleme, 256 sayfa, 2023

Nigel Barber – Acımasız Bir Dünyada Merhamet (2023)

İnsan toplulukları ve doğadaki diğer bireyler, gerek kendi tabiatları gerekse de hayatlarını güven içinde sürdürmelerini sağlayacak ortak çıkarlar nedeniyle bir araya gelirler.

Yiyecek içecek kaynaklarına ulaşmak, barınmak, tehlikeler karşısında birbirlerini korumak ve sosyalleşmek başlıca kaygılarını oluşturur.

Bu topluluklardaki ilişkiler yalnızca çıkar odaklı mıdır?

Birlik, aidiyet, utanç, suçluluk hissi de bir çeşit fedakârlık eylemi sayılabilir mi?

Peki, düzenli kan bağışında bulunan, vergilerini ödeyen, zor durumdakilere yardım eden ve vatanını korumak için canından vazgeçen kişilerin olduğu bir toplumda katil doktorlara, pedofil rahiplere, hırsızlara ve beyaz yakalı suçlulara ne demeli?

Sabah erkenden kalkan, kahvaltısını yapan, takım elbisesini giyen ve topluma karışmak üzere sokağa çıkan insanlar bu denli ahlaksız olabiliyorsa kime güveneceğiz?

Nigel Barber ‘Acımasız Bir Dünyada Merhamet: Fedakârlığın Evrimi’nde ilkel toplumlardan günümüze fedakârlık biçimlerini ve evrimini irdeliyor.

Barber, evrimsel psikolojinin açıklayıcı içgörüleri eşliğinde, nezaket konusunda cinsiyet farklılıkları, suçluları ıslah etmede yeni yaklaşımlar, nezaketin sağlıkla bağlantısı ve çevre hareketindeki fedakârlığın siyasi tezahürleri gibi ilgi çekici konuları tartışıyor.

  • Künye: Nigel Barber – Acımasız Bir Dünyada Merhamet: Fedakârlığın Evrimi, çeviren: Orhan Düz, Alfa Yayınları, inceleme, 480 sayfa, 2023

Kolektif – Acayip Merak Ettim! (2023)

Dünyaca ünlü The Economist’ten sıra dışı sorulara sıra dışı cevaplar!

  • Avokadolar ile kriminal olaylar arasında nasıl bir bağ olabilir?
  • Robotlar bütün gün ne yapar?
  • Tenisçiler neden sarf ettikleri eforla haykırır?
  • Çokeşlilik arttıkça iç savaş ihtimali neden artıyor?
  • Niye kurtlar Fransa’ya akın ediyor?
  • Neden kum sıkıntısı yaşanıyor?
  • Hidrolik kırılma doğum oranlarını nasıl sıçratır?
  • Boko Haram gibi terör örgütleri niçin kadın intihar bombacıları kullanıyor?
  • “Beyin-bilgisayar arayüzü” nedir?
  • Amerika çocuk evliliklerine neden hâlâ izin veriyor?

Bilmediğinizin farkında bile olmadığınız konularda, The Economist’in alametifarikası olan nükteli bir dille yazılmış, şaşırtıcı, merak uyandırıcı ve aydınlatıcı cevaplar, bu kitapta.

The Economist’in açıklayıcı metinleri ve günlük grafiklerinin sağladığı verilerden derlenen kitap şaşkınlık veren vakaları bir araya getiriyor.

Kitap, bir dizi eğlenceli örnek kullanarak, mantık ve verilerin, dünyanın bu şekilde işlemesinin altında yatan gizli mekanizmaları nasıl aydınlatabileceğini gösteriyor.

  • Künye: Kolektif – Acayip Merak Ettim!: The Economist Açıklıyor, Dünyamızı Altüst Eden Gerçekler, hazırlayan: Tom Standage, çeviren: Cansu Varol İzmirli, Mundi Kitap, inceleme, 272 sayfa, 2023

Candan Türkkan – İstanbul’u Doyurmak (2023)

İstanbul, yüzlerce yıl Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapmış, günümüzdeyse Türkiye’nin finansal kalbi olan, tarihî, kültürel ve ekonomik açıdan her zaman önemli bir şehir.

Candan Türkkan, ‘İstanbul’u Doyurmak’ta “iaşe”nin, iktidarın kendini var etme araçlarından biri olduğu tespitinden hareket ediyor; söz konusu tespitin yüzyıllar içinde bu toprakların kendine has ekonomi politiğiyle nasıl dönüşüp ne gibi sosyal ve siyasi sonuçlar yarattığını ele alıyor.

Osmanlı döneminde İstanbul’un iaşesine ilişkin birincil kaynakları, tarihî, antropolojik ve coğrafi çalışmaları kullanarak gıda sisteminin özelliklerini belirleyen Türkkan, bu sistemin 19. yüzyıldaki çözülüşünü takip ederek Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan geniş bir tarihsel süreçte gıda rejiminin son derece etraflı bir analizini yapıyor.

1980’lerden itibaren gündelik hayatta/ ekonomide yaşanan dönüşüm ve değişimlerin, neoliberal politikaların, küreselleşmenin, sermaye piyasalarının, tedarik zincirlerinin izini sürerek İstanbul’un nasıl doyurulduğunun/doyduğunun günümüzdeki dinamiklerine daha yakından bakıyor.

Üstelik hem farklı bir gıda sistemi hem de farklı bir gıda rejimi vaat eden “karşı hareketleri”, alternatif yaklaşımları da ihmal etmeyerek.

İstanbul’un olduğu kadar Türkiye’nin de gerek tarihini gerek iaşe kültürünü, değişen beslenme politikalarını anlamak için çok önemli bir kaynak.

Kitaptan bir alıntı:

“(…) gıdanın nasıl üretildiğinin, hangi gıdaların üretildiğinin, üretim yerlerinden tüketim noktalarına nasıl taşındıklarının, nerede ve nasıl alınıp satıldıklarının, onları kimlerin işleyip tükettiğinin, tüm bunların siyasi sorular olduğunu ve dolayısıyla siyasi bünyenin nasıl tesis edildiğinin, egemenle tebaa arasındaki ilişkinin doğasının –kimin, kimi, nasıl yönettiğinin ve bu yönetimin neyi gerektirdiğinin– göstergeleri olduklarını savunuyorum.”

  • Künye: Candan Türkkan – İstanbul’u Doyurmak: Gıda İaşesinin Politik Ekonomisi, İletişim Yayınları, inceleme, 238 sayfa, 2023

Ece Ataer – Sosyopolitik Şarap (2022)

  • Şarap, basit bir içecek midir yoksa insanlık, tarihi süreç içerisinde üzümü dönüştürürken o da insanı mı dönüştürdü?
  • Mayalı üzüm suyu kültürü, insanlığın derin düşüncesini anlatırken kulağa imkânsız gibi gelse de bir taraftan da uygarlık tarihini mi yazmıştır?
  • Bir içki, haz verme ilkesinin çok ötesinde sosyal dönüşümün, toplumsal örgütlenmenin, inancın katalizörü olabilir mi?
  • Bu soylu ve kadim içecek, kendini dönüştürürken dünyayı mı değiştirmiştir?
  • Bir başka anlatımla ‘’Uygarlığın ölçüsü şaraptır’’ diyebilir miyiz?

Elinizdeki bu kitapta tüm bu delice soruların yanıtları, insanlığın tarihsel yürüyüşü içinde sorgulanıyor.

  • Künye: Ece Ataer – Sosyopolitik Şarap, Librum Kitap, inceleme, 400 sayfa, 2022

Wilhelm Schmid – Hediye Vermek ve Hediye Almak Üzerine (2023)

“Hediye emeği paket yapılmadan çok önce başlar, paket açılınca sona ermez”

Bayramlarda, yılbaşlarında, doğum günlerinde, yıl dönümlerinde sevdiklerine hediye almak âdettendir.

Ama birine hediye vermek için bu vesileleri beklemek gerekmez illa.

Bazen sevdiğine değer verdiğini göstermenin, bazen birinden af dilemenin, bazen de arzu edilen bir şeye ya da konuma ulaşmanın yoludur hediye.

Hediye vermek güzel ama zahmetlidir.

Hayatı güzelleştiren ve zenginleştiren bu sanat bilgi, beceri ve incelik gerektirir.

  • Doğru hediye nasıl seçilir?
  • Maddi ve manevi hediyelerden hangisi daha makbuldür?
  • Hediye almak, kişiye doğrudan karşılık verme yükümlülüğü getirir mi?
  • Hediye beğenilmezse ne olur?
  • Birine sevgi, dostluk, zaman ve dikkat hediye etmek ne anlama gelir?
  • Hediye vermek mi, yoksa hediye almak mı insanı daha mutlu eder?
  • Cömertliğin hediye vermekle ilişkisi nedir?
  • En iyi hediye, en pahalı olan mıdır?
  • Aşk ilişkilerinde hediyenin yeri ve rolü nedir?
  • Arkadaşlık kendi başına bir hediye midir?
  • İnsan kendisine hediye vermeli midir?

Wilhelm Schmid, ‘Hediye Vermek ve Hediye Almak Üzerine’de hediyelerin gündelik hayatımızda ne kadar önemli bir yeri olduğunu gösteriyor.

Yazar hediye seçiminde özenli ve ölçülü olmanın önemini vurgularken, farklı durumlarda uygun hediyeyi bulmak için değerli tüyolar veriyor.

  • Künye: Wilhelm Schmid – Hediye Vermek ve Hediye Almak Üzerine, çeviren: Tanıl Bora, İletişim Yayınları, inceleme, 72 sayfa, 2023

Ben Mezrich – Antisosyal Ağ (2023)

New York Post tarafından Yılın En İyi Kitabı seçilen ‘Antisosyal Ağ’, Wall Street zenginlerinin âdeta bir gecede nasıl battıklarını anlatıyor.

ABD merkezli GameStop şirketi, video oyunları ve elektronik cihazlar satan sıradan bir şirketti.

Fakat pek çok şirket gibi Covid-19 pandemisinden nasibini almış, pek çok şubesini kapatacağını açıklamıştı.

Ayrıca borsadaki hisseleri de tarihin en düşük seviyesine gerilemişti.

Yatırımlarını GameStop’un batacağı tahminine göre şekillendiren Wall Street zenginleri ellerini ovuşturup gün sayıyordu.

Ama sonra Reddit’teki WallStreetBets isimli forumun kullanıcıları hızla organize oldu ve milyonlarca insan, şirket hisselerini 3 dolar seviyesinden 460 dolara yükseltti.

Bu beklenmedik yükseliş sonrasında Wall Street zenginleri 5 milyar dolardan fazla zarar etti ve bu olay finans dünyasının en sıra dışı olaylarından biri olarak kaydedildi.

Çoksatan yazar Ben Mezrich bu kitabında Elon Musk, Steve Cohen, Mark Cuban gibi milyarderlerin hikâyeleri ile ABD finans tarihinin en çalkantılı olaylarından birini büyüleyici bir şekilde ve hiç bilinmeyen detaylarıyla anlatıyor.

  • Künye: Ben Mezrich – Antisosyal Ağ: GameStop Olayı ve Wall Street’i Dize Getiren Bir Grup Amatörün Gerçek Hikâyesi, çeviren: Cumhur Özkaya, Nova Kitap, inceleme, 272 sayfa, 2023

Cenk Koçaş – Neden Tüketiyoruz? (2023)

İhtiyacımız olan veya olmayan birçok şey satın alıyoruz.

Bir markayı değil de öbürünü tercih ediyoruz.

Bir ürünü zevkle tüketirken bir diğerinden uzak durmayı seçiyoruz.

Kadınlar ve erkekler, yaşlılar ve gençler, Türkler ve Amerikalılar…

Farklı tüketim alışkanlıklarına, hatta kodlarına sahibiz.

Peki neden?

Neden tüketim kodlarımız bu kadar tahmin edilebilir?

Alışveriş yaparken gerçekten kontrol bizde mi?

Tüketim alışkanlıklarımızda kültürel olduğu kadar birçok genetik faktör de rol oynuyor.

Binlerce yıl öncesindeki atalarımızın hayatta kalma yöntemleri bizim bugünkü seçimlerimizi etkiliyor.

Neyi, neden tükettiğimiz konusunda genetiğimizin, kültürümüzün ve bilinçaltımızın bizi nasıl yönlendirdiğini öğrenmek isteyenler bu kitabı okumalı.

  • Künye: Cenk Koçaş – Neden Tüketiyoruz?: Neyi, Neden Alıyoruz?, Doğan Kitap, inceleme, 408 sayfa, 2023