Luc Ferry – Mitoloji ve Felsefe (2025)

‘Mitoloji ve Felsefe’ (‘The Wisdom of the Myths: How Greek Mythology Can Change Your Life’), Yunan mitolojisinin zengin dünyasına bir yolculuk yaparak, mitosların günümüz insanına sunabileceği derin anlamları ve yaşam derslerini keşfetmeyi amaçlıyor. Luc Ferry, mitolojik hikâyeleri sadece eğlenceli anlatılar olarak değil, aynı zamanda insan doğasına, varoluşsal sorulara ve ahlaki değerlere dair önemli içgörüler sunan kaynaklar olarak görüyor.

Kitapta, Yunan mitolojisinin temel figürleri olan tanrılar, tanrıçalar ve kahramanların hikâyeleri, onların kişilikleri, tutkuları, zaafları ve erdemleri detaylı bir şekilde ele alınıyor. Ferry, bu mitolojik karakterlerin deneyimlerinden yola çıkarak, günümüz insanının kendi hayatında karşılaştığı sorunlara ve zorluklara ışık tutuyor. Aşk, nefret, kıskançlık, öfke, intikam, bağışlama, cesaret, bilgelik gibi temel insan duyguları ve deneyimleri, mitolojik hikâyeler aracılığıyla derinlemesine inceleniyor.

‘Mitoloji ve Felsefe’, mitolojik hikâyelerin evrensel temalarını ve insan doğasına dair derin anlamlarını ortaya çıkararak, okuyuculara kendi hayatlarına dair yeni bir bakış açısı kazanma fırsatı sunuyor. Kitap, mitosların sadece geçmişe ait hikâyeler olmadığını, aynı zamanda günümüz insanının kendi kimliğini, değerlerini ve yaşam amacını keşfetme yolculuğunda da rehberlik edebileceğini gösteriyor. Ferry, mitolojik hikâyelerdeki karakterlerin hatalarından ve başarılarından dersler çıkararak, kendi hayatımıza nasıl yön verebileceğimizi ve daha anlamlı bir yaşam sürebileceğimizi anlatıyor.

  • Künye: Luc Ferry – Mitoloji ve Felsefe: Büyük Yunan Mitlerinin Anlamı, çeviren: Pınar Çatalpınar, Alfa Yayınları, felsefe, 680 sayfa, 2025

Martin J. Dougherty – Yunan Mitolojisi (2025)

‘Yunan Mitleri’, Yunan mitolojisinin zengin dünyasına kapsamlı bir bakış sunuyor. Kitap, Titanların doğuşu ve tanrıların egemenliği için yaptıkları mücadele ile başlıyor. Ardından, Olimpos tanrılarının öyküleri, onların aşkları, kavgaları, kahramanlarla olan ilişkileri detaylı bir şekilde anlatılıyor. Zeus’un tanrıların kralı olarak yükselişi, Poseidon’un denizlere hükmetmesi ve Hades’in ölüler diyarına hükmetmesi gibi önemli mitolojik olaylar canlı bir dille aktarılıyor.

Kitapta, Herakles’in 12 görevinden İason’un Altın Post’u arayışına, Perseus’un Medusa’yı öldürmesinden Theseus’un Minotaur’u yenmesine kadar birçok ünlü kahramanlık öyküsü yer alıyor. Yazar, bu kahramanların cesaretini, zekasını ve karşılaştıkları zorlukları okuyuculara aktarırken, Yunan kültürünün değerlerini ve inançlarını da yansıtıyor.

‘Yunan Mitolojisi’, sadece tanrıların ve kahramanların öykülerini anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda Yunan mitolojisinin sembolik anlamlarını ve kültürel önemini de açıklıyor. Yazar, mitlerin Yunan toplumunun yaşam biçimini, ahlaki değerlerini ve evren anlayışını nasıl şekillendirdiğini okuyuculara gösteriyor. Kitap, mitolojiye ilgi duyan herkes için keyifli ve bilgilendirici bir okuma deneyimi sunuyor.

  • Künye: Martin J. Dougherty – Yunan Mitolojisi, çeviren: Bahar Çetiner, Kronik Kitap, mitoloji, 256 sayfa, 2025

Carlo Diano – Form ve Olay (2024)

Carlo Diano’nun bu önemli çalışması, Yunan dünyasının derinliklerine inerek, antik Yunan kültürünü ve düşünce yapısını daha iyi anlamamızı sağlıyor.

Kitap, Yunan mitolojisi, felsefesi ve tarihine özgü temel kavramları ele alarak, bu zengin ve karmaşık dünyayı daha bütüncül bir şekilde yorumlamamızı sağlar.

Diano, Yunan dünyasını anlamak için iki temel kavrama odaklanır:

Form: Bu kavram, belirli bir şekil, düzen ve kalıcılık fikrini ifade eder. Yunan heykelleri, mimarisi ve düşünce sistemi bu “Form” kavramı ile yakından ilişkilidir.

Olay ise, değişken, sürekli akan ve belirsiz olanı temsil eder. Yunan mitolojisindeki kahramanların maceraları, tarihi olaylar ve günlük yaşamın akışı, bu kavram altında incelenebilir.

Diano, Achilleus ve Odysseus’u sırasıyla “Form” ve “Olay” kavramlarının temsilcileri olarak görür. Achilleus, onur ve şeref gibi sabit değerlere bağlı kalan, güçlü ve kahramanca bir figürken, Odysseus ise daha esnek, akıllı ve olaylara göre şekillenen bir karakterdir.

Kitapta, Yunan mitolojisindeki hikâyelerin felsefi boyutları incelenir.

Diano, mitlerin sadece eğlence amaçlı değil, aynı zamanda insan doğası, evren ve tanrılar hakkında derin düşünceleri yansıttığını savunur.

Diano, Yunan tarihini ve kültürünü anlamak için sadece mitolojiye değil, aynı zamanda felsefe, tarih ve diğer beşerî bilimlere de başvurur. Bu disiplinler arası yaklaşım, Yunan dünyasının karmaşık yapısını daha iyi kavramamızı sağlar.

  • Künye: Carlo Diano – Form ve Olay: Yunan Dünyasının Yorumlanması İçin İlkeler, çeviren: Murat Demir, Telemak Kitap, felsefe, 88 sayfa, 2024

Joseph Nigg – Zümrüdüanka (2024)

Küllerinden doğan bir efsane: Feniks.

Bizdeki adıyla Zümrüdüanka.

Anka Kuşu.

Bu kitap, mitolojinin en ilgi çekici figürlerinden biri olan Anka Kuşunu derinlemesine inceliyor.

Yazar, Anka Kuşunun farklı kültürlerdeki mitolojilerdeki yerini, sembolik anlamlarını ve zaman içindeki dönüşümünü detaylı bir şekilde ele alıyor.

Nigg, anka efsanesinin kökenlerini Antik Mısır, Yunan ve Çin mitolojilerine kadar takip ediyor.

Farklı kültürlerde Anka Kuşunun nasıl farklı özelliklere ve anlamlara sahip olduğunu gösteriyor.

Kitap, Anka Kuşunun ölümsüzlük, yeniden doğuş, güneş, ateş ve dönüşüm gibi kavramlarla nasıl ilişkilendirildiğini açıklıyor.

Anka Kuşunun, insanın yaşam döngüsü ve ruhun ölümsüzlüğü hakkında verdiği mesajları deşifre ediyor.

Anka Kuşunun sanat eserlerinde, edebiyatta ve diğer kültürel ürünlerdeki yansımalarını inceliyor.

Anka Kuşunun görsel ve edebi temsillerinin nasıl zaman içinde değiştiğini ve farklı anlamlar kazandığını gösteriyor.

Nigg, Anka Kuşu efsanesinin modern dönemdeki yankılarını ve psikoloji, felsefe gibi alanlardaki etkilerini değerlendiriyor.

Anka Kuşunun, insanın içsel dönüşümü ve kişisel gelişimle olan ilişkisini araştırıyor.

Anka Kuşunun yeniden doğuş ve dönüşüm temaları, kişisel gelişim yolculuğunda size ilham verebilir.

Mitolojiye ve sembolizme ilgi duyan herkes için keyifli ve bilgilendirici bir okuma deneyimi sunuyor.

Kitap, Anka Kuşu efsanesinin sadece bir mitolojik figürün ötesinde, insanlık tarihi boyunca tekrarlanan evrensel temaları yansıttığını gösteriyor.

  • Künye: Joseph Nigg – Zümrüdüanka: Feniks Efsanevî Yaratığın Sıradışı Yaşam Öyküsü, çeviren: Kenan Çelik, Kabalcı Yayınları, mitoloji, 480 sayfa, 2024

Hakim Zeyrek – Botan Mitolojisi ve Halk İnançları (2024)

Mitler, halk inançları ve uygulamaları, insanlık tarihine kadim zamanlardan beri eşlik eden fenomenlerdir.

İnanç ve mitoloji birbirini beslemekte, birbirine veya dine dönüşebilmektedir.

Mit, çağdaş insanın da gelişim skalasında önemli bir yer işgal edip harekete geçirme özelliği ile günlük hayatı etkilemeye devam etmekte ve modern insan, tarih yolculuğunda hayal gücünün matrislerini kıramayıp arkaik tepkiler vermeyi sürdürmektedir.

Bu kitap, halk inanışlarının yerel ve evrensel dokusunu, günümüz insanının bilinçaltına nasıl işlediğini ve günümüze yansımalarını Botan bölgesi üzerinden gözler önüne seriyor.

Bu kapsamlı çalışma halkbilim, antropoloji, teoloji ve tarih gibi farklı disiplinler ışığında bölge insanının kültür ve inanç dünyasına dair zengin bir perspektif sunup bu rit ve inanışların arkaik izlerine ışık tutuyor.

Mitlerin zamansız dokusu sizi de saracak.

Bu gizemli hikâye, hepimizin hikâyesi!

  • Künye: Hakim Zeyrek – Botan Mitolojisi ve Halk İnançları, Avesta Yayınları, mitoloji, 360 sayfa, 2024

Jean-Paul Roux – Kutsal ve Mitik Dağlar (2024)

İnsanlık tarihi boyunca dağlar göklerle ve metafizikle ilişkide bazen aracı bazen de bizatihi bu ilişkinin tecessümü oldu: Tanrıların meskeni olan Olympus; Şiva’nın yogi pozisyonunda oturduğu Kailasa Dağı; Çin’de göksel imparatorun ikamet ettiği en ünlü efsanevi dağ Kunlun; Türklerin çıktığı Ötüken; İbrahimî dinlerin dağları…

Doğu’da olduğu gibi Batı’da da insanlar dağları tanrılar ve şeytanlarla doldurmuşlardır.

Zamanın başlangıcından beri dağlar saygı görmüş, mukaddes bilinmiş, kutsalın sınırında durmuştur.

Kimi halklar dağları dünyanın merkezi, diğerleri ise Cennet ve Dünya arasındaki iletişim noktası olarak görmüştür.

Kimileri cenneti orada bulmuş, kimileri canavarlar ve muhteşem hayvanların doğaüstü diyarlar olarak düşlemiştir.

Dağlar büyük tek tanrılı dinlerin kalbinde yer alır: Tanrı Hz. Musa’ya Yasa tabletlerini Sina’da vermiştir, Hz. İsa Golgota’da ölmüş ve dirilmiştir ve Baş Melek Cebrail Hz. Muhammed’e Cebel-i Nur’da görünmüş ve ondan ilahi sözü yaymasını istemiştir.

Dağ her zaman büyülemiş ama aynı zamanda korkutmuştur ve kutsal olan her şeyde bulunan bu kararsızlık, içinde şaşırtıcı arketipler keşfettiğimiz sayısız mitolojiyi beslemiştir.

Bu kitap bizi dağlarla ilgili asırlık inançları, mitleri, halk geleneklerini ve batıl inançları keşfetmeye davet ediyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Dağın karanlık, olumsuz, korkutucu bir görünüşü var. Tezahürleri kimi zaman bizi dehşete düşürür… Dağ istikrardır, güçtür, erktir… Dikeylik idealinin canlı tezahürüdür… Dağın verdiği en önemli ders, ölümün bir başlangıç olduğudur.”

  • Künye: Jean-Paul Roux – Kutsal ve Mitik Dağlar, çeviren: Lale Özcan, Dergah Yayınları, tarih, 384 sayfa, 2024

Ramil Aliyev – Matematiksel Mitoloji ve Folklor (2024)

 

‘Matematiksel Mitoloji ve Folklor’, dünyada bu konuda yazılmış ilk eserdir.

Bu nedenle ilk defa böyle bir kitap okuyacaksınız.

Bilimler arası entegrasyona adanan bu çalışmada, mitolojinin öğrenilmesi sırasında matematiksel bilgiyi mitolojik dünya görüşü ve folklor metinlerine uygulama sorunları incelendi.

Ramil Aliyev bu kitabında, atalarımızın matematiksel-mitolojik dünya görüşünü, modern algoritmalara dayanan erken bir dijital matematiksel-geometrik dünya görüşü sistemi şeklinde ortaya çıkarmak gibi çetin bir işe girişti.

Matematiksel folklor metinlerine dayanarak matematiksel mitolojiyi bir bilim olarak düşündü ve muhteşem bir yapıya sahip bu monografiyi ortaya çıkardı.

Kitap, aynı zamanda Azeri halk bilimcilerimizin matematiksel düşüncelerini eserlerine göre analiz etmekte ve Azeri bilim insanlarının matematiksel düşünceleri ve matematiksel folklor çalışmalarının gelişimine dayalı olarak folklor metinlerindeki matematiksel modellerin bilimsel bir açıklamasını sunmaktadır.

  • Künye: Ramil Aliyev – Matematiksel Mitoloji ve Folklor, Doruk Yayınları, mitoloji, 216 sayfa, 2024

Erich Neumann – Büyük Ana (2024)

Jung psikolojisinin temel kavramlarından olan arketip her bireyin bilinçdışında var olan evrensel, kolektif imge ve örüntülerdir.

Jung’un en ünlü öğrencilerinden Erich Neumann bu kitabında “Büyük Ana” arketipinin yapısını çok sayıda görsel temsilden yola çıkarak tarif etmeye çalışırken dinler tarihi, arkeoloji, etnoloji gibi alanlardan müthiş zengin bir malzemeyi yorumluyor.

‘Büyük Ana’ arketipi zaman ve mekânda var olan somut bir imge değil insan ruhsallığında faaliyet gösteren içsel bir imgedir.

Hem bireyde ve grupta hem de kadında ve erkekte yaşar.

Bu sebeple de Neumann’ın bu eserini bir arkeoloji, sanat tarihi veya mitoloji kitabı olarak düşünmemek gerekir.

Yazarın amacı ruhsallıkta temel bir yeri olan Dişil arketipinin insanlığın eserlerinde ve mitlerdeki simgesel dışavurumunu anlaşılır kılmak ve modern insan için de geçerli olan bilinçdışı sembolizminin bir tahlilini yapmak.

  • Künye: Erich Neumann – Büyük Ana: Dişilin İmge ve Simgeleri, çeviren: Zehra Aksu Yılmazer, İş Kültür Yayınları, psikoloji, 512 sayfa, 2024

Joseph Campbell – Yaşanılası Mitler (2024)

Düzgün işleyen bir mitoloji nedir ve işlevleri nelerdir?

Mitleri modern kaygımızı hafifletmek için kullanabilir miyiz yoksa kaygıyı beslemeye yardımcı olurlar mı?

Joseph Campbell, ‘Yaşanılası Mitler’de, günlük hayatımızı etkileyen evrensel mitlerin kalıcı gücünü araştırıyor ve ilkel geçmişten bugüne kadar mit oluşturma sürecini inceliyor, her zaman tüm mitolojinin kaynağı olan yaratıcı hayal gücüne geri dönüyor.

Campbell, Dünya’yı bölen sınırların paramparça olduğunu; mitlerin ve dinlerin her zaman belirli temel arketipleri izlediğini ve artık tek bir halka, bölgeye veya dine özgü olmadığını vurguluyor.

Ortak paydalarını nasıl tanımamız ve bu bilginin her yerde insan potansiyelini gerçekleştirmede kullanılmasına nasıl izin vermemiz gerektiğini gösteriyor.

Kitaptan bir alıntı:

“(…) Bizim mitolojimiz, hem içeride hem dışarıda olan sonsuz uzay ve ışığa ait olmalı. Gece kelebekleri gibi, onun çekici büyüsüne kapılmışız, dışarıya, Ay’a doğru uçuyoruz ve aynı zamanda da içeri doğru uçuyoruz. Bizim kendi gezegenimizde bütün ayırt edici ufuklar dağıldı. Artık sevgimizi eve ait kılarak başkasına saldırganlık besleyemeyiz; çünkü bu ‘Uzaygemisi Dünya’da artık, başka bir yer yok ve başkalarından veya başka bir yerden söz edip bunları öğreten bir mitoloji bu zamanın gereklerini karşılayamaz.

Baştaki sorumuza geri dönelim: yeni mitoloji nedir – veya ne olmalı?

Eski, sonsuz, ebedi, ‘öznel anlamıyla’ ne anımsanan bir geçmiş ne de tasarlanan bir geleceğe ait olmadan şiirsel olarak yenilenen ve insan soyu yaşadıkça hep böyle kalacak olan mitoloji, şimdi, ‘halkların’ dalkavukluğunun değil, kendini bilen insanların, bu güzel gezegende kendilerine bir yer edinmek için kavga eden egoların değil, eşit biçimde Başıboş Zihnin merkezi olan, ufuk olmadan her biri kendi yolunda hep birlikte uyananların mitolojisi olacak.”

  • Künye: Joseph Campbell – Yaşanılası Mitler, çeviren: Kudret Emiroğlu, Islık Yayınları, mitoloji, 368 sayfa, 2024

Georges Dumézil – Mitra Varuna (2024)

Hint-Avrupa Uygarlığı ve mitoloji uzmanı Dumézil, ‘Mitra-Varuna’da yönetici tanrı ve kahramanların nasıl hep ikili sunulduklarına ışık tutuyor.

Tüm Hint-Avrupa din ve sosyal sistemlerinin üç temel üzerine –egemenlik, savaş ve bereket–inşa edildiği teorisini öne süren Dumézil, ‘Mitra-Varuna’nın nasıl dini ve siyasi egemenliği temsil ettiğini okura sunuyor.

Şafak vakti ve Güneş’le ilişkilendirilen Hint tanrısı Mitra ile gökyüzü, okyanus ve suyla ilişkilendirilen Varuna arasındaki ikili ilişkiden yola çıkan Dumézil, Hindistan’dan İrlanda’ya, İran’dan Eski Almanya’ya kadar uzanan bir coğrafyada ikili tanrı ve kahraman motiflerini gösteriyor.

  • Künye: Georges Dumézil – Mitra Varuna: Hükümranlığın İki Hint-Avrupa Temsili Üzerine, çeviren: Ali Berktay, Alfa Yayınları, inceleme, 240 sayfa, 2024