Kolektif – İç Dünya Dış Gerçeklik (2019)

Bireyin iç dünyası, dış gerçeklikle karşılaştığında nasıl tepkiler verir?

Bu derleme, alanında uzman psikanalistlerin iç dünya ve dış gerçeklik arasındaki ilişkiyi farklı yönleriyle irdelediği makalelerini bir araya getiriyor.

Kitapta,

  • İç dünya ve dış gerçeklik bağlamında Freud, Klein ve Winnicot’un yaklaşımları,
  • Dış dünya krizleri karşısında grup yardımıyla anlam bulma çabası,
  • Ruhsallığın temel bir etkinliği olarak öykü oluşturma,
  • Gerçek ile kurmacanın ilişkisi,
  • İç dünya ve güncel, tarihsel, sosyal bir dış gerçeklik olarak Anna O. vakası,
  • İç dünya dış gerçeklik değişkenleri bağlamında “Kurt Adam” öyküsü,
  • Halide Edip romanlarında kayıp, yas ve ideal benlik,
  • Yakup Kadri’de yenilgi, kayıp, yas ve kimlik karmaşası,
  • Ve bunun gibi ilgi çekici konular ele alınıyor.

Kitap, İstanbul Psikanaliz Eğitim, Araştırma ve Geliştirme Derneği (Psike İstanbul) tarafından Boğaziçi Üniversitesi’nde 2018’de düzenlenen 12. Psikanalitik Bakışlar Sempozyumu’nda sunulmuş tebliğlerin gözden geçirilmiş hâllerini sunuyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Esra Mutlu Dedik, Refhan Balkan, Özden Terbaş, Işın Sayın Tamerk, Ayla Yazıcı, Ümit Eren Yurtsever, Pınar Limnili Özeren, Türkay Demir, İsmail Güzelsoy, Yücel Yılmaz, Başak Tokatlıoğlu, Gönül Yıldırım Üretme, Eda Arduman, Burçak Erdal, Serge Frisch, Hülya Akar, Yasemin Cengiz, Özlem Yıldız, Selma Gürbüz, Nilüfer Erdem, Bella Habip, Sevil Kural ve Sanem Tayman Eksin.

  • Künye: Kolektif – İç Dünya Dış Gerçeklik, derleyen: Esra Mutlu Dedik, İthaki Yayınları, psikanaliz, 312 sayfa, 2019

Vamık D. Volkan ve Elizabeth Zintl – Gidenin Ardından (2010)

İki yazarlı ‘Gidenin Ardından’, bireyin kaybettiklerinin, onun çocukluğu, ergenliği ve yetişkinliğini nasıl etkilediğini ortaya koyuyor.

Kitabın ilk bölümünde, bir kişinin ölümünden sonra, geride kalanların geçirdiği psikolojik uzlaşmalar, yani başarılı yas tutma dinamikleri ve sonucunda gerçekleşen değişimler anlatılıyor.

Yazarlar çalışmalarının ikinci bölümünde, çözümlenmemiş yasın bireydeki ve ailedeki etkilerini irdeliyor, son bölümünde ise, kederin terapiyle ve insanoğlunun esnekliğiyle nasıl çözümlenebileceğini ele alıyor.

  • Künye: Vamık D. Volkan ve Elizabeth Zintl – Gidenin Ardından, çeviren: Işıl Vahip ve Müge Kocadere, oa Yayınları, psikoloji, 192 sayfa

Peter L. Rudnytsky – Psikanalizi Okumak (2010)

Peter Rudnytsky ‘Psikanalizi Okumak’ta, çeşitli türlerdeki önde gelen psikanaliz metinlerini çözümlüyor; edebi eleştiri açısından teorik önem taşıyan meselelere odaklanarak edebiyat ve psikanaliz arasındaki ortak yüzeyleri irdeliyor.

Çalışma bunun yanı sıra, Freud ile onun Rank, Ferenczi ve Groddeck gibi en parlak ve özgün üç müridinin görüşlerini geniş bir çerçevede inceliyor.

Psikanalizi disiplinlerarası bir okumaya tabi tutan ve edebiyat ile psikanaliz arasındaki diyalektik ilişkiyi çözümleyen yazar, ayrıca, “ilişkisel gelenek”ten yorumbilime kadar, psikanaliz çalışmalarının temel eksenini oluşturan kavramları da masaya yatırıyor.

  • Künye: Peter L. Rudnytsky – Psikanalizi Okumak, çeviren: Beyza Sumer Aydaş, Dost Kitabevi, psikanaliz, 340 sayfa

Cemal Dindar – Darbeci (2010)

Cemal Dindar ‘Darbeci’de, 12 Eylül 1980 darbesini gerçekleştiren ekibin başındaki Kenan Evren’e ve onun Türkiye’nin siyasî ve toplumsal hayatına bıraktığı mirasa odaklanıyor.

12 Eylül’ün üzerlerine muazzam bir şiddeti boca ettiği 78 Kuşağı’nın kendi deneyimleriyle ilgili anlattıkları, Dindar’ın çalışmasının omurgasını oluşturuyor.

“Kenan Evren’den beri tek başına ‘iktidar olmuş’ her lider, Kenan Evren’in hayaletini de kendisiyle birlikte taşımıştır. Hepsi kendi uğurlu sayısını toplumun bahtı haline getirmeye çalışıyor.” diyen Dindar, o tarihten bu yana Türkiye’de tanık olunan büyük çürümeyi gözler önüne seriyor ve bu dönemin mirası olarak değerlendirdiği Turgut Özal’ı, Recep Tayyip Erdoğan’ı ve “Kenan Evren’in sevgili oğulları” olarak tanımladığı Recep İvedikler’i anlatıyor.

12 darbesini 24 Ocak Kararları ile birlikte düşünmeyi öneren Dindar, bu iki anın toplum ruhsallığındaki belirleyiciliği üzerine de düşünüyor.

Dindar bunu yaparken de, Freud’un toplum üzerine yazdıkları ve Lacancı temel tezlerle Türkiye’nin yakın tarihine bakıyor.

Yeni Türkiye’nin önce cezaevlerinde kurulduğunu söyleyen Dindar, Recep İvedik karakteri ile 12 Eylül zindanlarındaki işkenceci profili arasında dolaysız bağlar olduğunu belirtiyor.

  • Künye: Cemal Dindar – Darbeci, Destek Yayınları, siyaset, 160 sayfa

Nami Başer – Lacan (2010)

Nami Başer’in yazdığı ve yayına hazırladığı ‘Lacan’, psikanalizin en tartışılan isimlerinden biri olan Jacques Lacan’ın hayatına ve eserlerine odaklanıyor.

Lacan’ın yaşamı, yapıtları ve felsefesi, eserlerine dair tahliller, kendisine getirilen eleştiriler kitabın omurgasını oluşturuyor.

Lacan çetrefilli anlatımı nedeniyle genel olarak zor anlaşılan düşünürlerden.

Başer’in buradaki anlatımının, düşünürün teorisini ve argümanlarını daha anlaşılabilir kıldığını belirtmekte fayda var.

Bu derli toplu kitap, farklı Freud okumalarıyla psikanalizi yeniden temellendiren, verdiği seminerlerle psikanalizin mevcut algılarını ve sınırlarını zorlayan Lacan’ı, farklı bir okumaya tabi tutuyor.

  • Künye: Nami Başer – Lacan, Say Yayıncılık, psikanaliz, 208 sayfa

Pascale Gillot – Althusser ve Psikanaliz (2010)

Pascale Gillot ‘Althusser ve Psikanaliz’ başlıklı elimizdeki kitabında, Louis Althusser’in kuramının psikanaliz kuramıyla ilişkisinin boyutlarını ayrıntılı bir bakışla irdeliyor.

Lacan’ın teoriye dönüştürdüğü şekliyle Freud’un keşfinin, Althusser tarafından yeniden ele alınışının 1960’lı yılların başı ile 1970’li yılların sonu arasındaki zamanda Marx’a dönüşü çerçevesi içerisinde yeniden işlenişi, Gillot’nun çalışmasının omurgasını oluşturuyor.

Gillot, Lacan’ın geliştirdiği psikanalitik teoriden yola çıkarak, Althusser’in geliştirdiği “belirtilere dayalı okuma”, “çok nedenlilik” ve “yapısal nedensellik” gibi kavramları da inceliyor.

  • Künye: Pascale Gillot – Althusser ve Psikanaliz, çeviren: Nami Başer, Epos Yayınları, psikanaliz, 119 sayfa

Ana Arzoumanian – İnsan Deposu (2016)

Kitlesel şiddet, halklara ne yapar?

Felaket görmüş, dağılmış, kaybolmuş halkları anlamaya çalışan Ana Arzoumanian, soykırıma uğramış Ermeniler, Boşnaklar ve Yahudiler ile zorla yerlerinden edilmiş mültecilerin sonsuz trajedileri üzerinden kimliklerin inşasını, yıkımı ve yıkımın açtığı yaraların tedavisini tartışıyor.

Arzoumanian, Arjantin’deki Ermeni diasporasının kayıp bedenlerden yola çıkarak semantik olarak yeniden inşa edilişini temel hatları üzerinden takip ediyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Savaş makinesinin başka bir ekonomisi, başka bir vahşeti, başka bir adaleti vardır. Bu makine sivil hayatları da ele geçirip sahiplenirken, günbegün bu makineyle yaşayan insanların elinde bir tek hatırlamak kalır, yeniden tanımlamak ve yeniden işlemek.”

  • Künye: Ana Arzoumanian – İnsan Deposu, çeviren: Bülent Kale, Aras Yayıncılık, psikanaliz, 176 sayfa, 2016

Hasan Alp Karaosmanoğlu – Hepsini İstiyorum Hemen İstiyorum (2019)

Sürekli erteleme, maddenin kötüye kullanımı, internet bağımlılığı, ayrıcalık arama ve büyüklenme gibi pek çok dürtüsel ve büyüklenmeci davranışın kökeninde yatan nedenler nedir?

Hasan Alp Karaosmanoğlu ‘Hepsini Hemen İstiyorum’da, bu tür duyguları ayrıntılı bir şekilde açıkladığı gibi bunların aşılabilmesi konusunda kimi çözümler de sunuyor.

Sürekli kendini haklı görenleri, başkalarının dediklerini yeterince önemsemeyenleri, her konuda en iyi olmak zorunda hissedenleri, bilindiği gibi etrafımızda da hep görürüz.

Karaosmanoğlu, klinikten ve güncel yaşamdan örneklerle bu tip kişilik özelliklerini açıkladığı kitabı, aynı zamanda bu gibi sorunlardan mustarip olanlar için nitelikli bir rehber.

Karaosmanoğlu’nun çarpıcı değerlendirmesine göre, böyle sorunların kökeninde, atalarımızdan bize miras kalan esir veya köle durumuna düşme korkusu yatıyor.

  • Künye: Hasan Alp Karaosmanoğlu – Hepsini İstiyorum Hemen İstiyorum: Dürtüsel ve Büyüklenmeci Davranışlarla Başa Çıkmak, PsikoNet Yayınları, psikoloji, 208 sayfa, 2019

Rollo May – Psikoterapist ve Mitlere Yolculuk (2016)

Batı’da yaşayan modern çağ insanlarının bilinçleri ve bilinçaltlarında yatan mitleri tartışan, önemli bir çalışma.

Rollo May ustalıkla, bireyselliğin ve narsisizmin tümüyle kuşattığı çağımızda, mitlerin kendimizi anlayabilmemiz için nasıl birer araç olarak kullanılabileceği üzerine yoğunlaşıyor.

  • Künye: Rollo May – Psikoterapist ve Mitlere Yolculuk, çeviren: Kerem Işık, Okuyan Us Yayınları

Marcianne Blevis – Kıskançlık (2010)

“Kıskançlık aslında sevginin en gözde tuzağıdır.” diyen psikiyatr ve psikanalist Marcianne Blevis bu kitabında, kıskanma duygusunun oluşum evrelerini, nedenlerini ve sonuçlarını örneklerle inceliyor.

‘Sevginin En Çok Düştüğü Tuzak’ alt başlığını taşıyan çalışma, kıskanma duygusunu anlamak için harika rehber.

“Kimi kıskanıyoruz?”, “Neden kıskanıyoruz?”, “Kıskanmak benliğimizi koruyan bir kalkan mı, yoksa başkalarına yönelttiğimiz bir silah mı?” sorularının yanıtlarını arayan Blevis’nin çalışmasındaki her bölüm, kıskançlığın farklı yüzlerini ve kaynak noktalarını gözler önüne seriyor.

  • Künye: Marcianne Blevis – Kıskançlık, çeviren: Işıl Aydın, Sel Yayıncılık, psikanaliz, 158 sayfa