Penelope Balogh – Freud Üzerine (2023)

Dünyanın dört bir yanındaki doktorları, yazarları ve araştırmacıları Freud’un doktrininin içgörüsü ve bilgeliği konusunda ikna etmek sadece çeyrek yüzyıl sürdü.

Ancak bugün, Freud’un psikanalitik düşüncenin karmaşık yapısıyla olan ilişkisi tartışmaya açık hale geldi: Bir yandan birçok bilim insanı Freudyen teorinin etkisinin azaldığını iddia ederken, diğer yandan Freud’un insan zihninin yapısını ve gelişimini gösteren bir model ortaya koyan tek kişi olduğu düşüncesi hâkimiyetini koruyor.

Ancak bu tartışmaya Freud’un yaşantısı, ailesi ve çalışmaları hakkında temel bilgilere sahip olmadan katılmak mümkün değil.

Kendisi de bir psikoterapist olan Penelope Balogh, Freud’un dopdolu yaşamındaki her deneyimin onun bilgi arayışına nasıl katkı sağladığını yalın bir anlatımla gözler önüne seriyor.

  • Künye: Penelope Balogh – Freud Üzerine, çeviren: Mehmet Sağman Kayatekin, Say Yayınları, psikanaliz, 176 sayfa, 2023

Laurie Laufer – Psikanalizin Kurtuluşuna Doğru (2023)

Psikanaliz, insanları en derin korkularından, kederlerinden, takıntılarından kurtarmayı, anlam veremedikleri, “akıldışı” davranışlarını anlamlandırmayı, insan ruhunu ve kültürünü anlamayı vaat etti.

Fakat Freud’un psikanalizi “icat” edişinin üzerinden yaklaşık yüz elli yıl, Lacan’ın gözden geçirişinin üzerindense yetmiş yıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen sosyal bilimler ve psikoloji gibi alanlarda bu disiplinin varsayımları, işlevi ve yararı hakkındaki tartışmalar azalmak şöyle dursun, artarak devam ediyor.

Kimilerine göre psikanaliz, kanaat önderlerine sahip hantal bir gelenek hâline geldi.

Toplumda ve kültürde meydana gelen değişikliklerle, bu değişikliklerin insan ruhunda bıraktığı yeni izlerle temasını kaybetti.

Bu şartlar altında psikanaliz bize hâlâ bir şeyler söyleyebilir mi?

Cinsiyet ve kültür çalışmalarının, LGBTQI+ hareketlerinin, toplumun kıyısına itilen azınlıkların, modern dünyanın keşmekeşine kapılmış sıradan insanların yeni ve sarsıcı deneyimlerinin dünya ve kültürle bambaşka biçimde temas kurmaya izin verdiği şu günlerde Oidipus Kompleksi’nden ve cinsiyet farklılığından söz etmenin bir anlamı var mı?

Psikanalizi özünü kaybetmeden kendinden kurtarmak mümkün mü ve gerekli mi?

Bu kitapta, psikanalizin aykırı isimlerinden Laurie Laufer, bu ve benzeri sorulara bir yanıt arıyor.

Psikanalizi ataletinden kurtarabilecek, kendini yeniden keşfetmesini, isyankâr köklerine geri dönmesini sağlayabilecek bir yol haritası sunuyor.

Yazara göre bu sayede psikanaliz temel eleştirel duruşuna dönerek kendini kurtaracak, bu şekilde kurucularının hayal ettiği gibi özgürleştirici (kurtarıcı) bir pratik olabilecektir.

  • Künye: Laurie Laufer – Psikanalizin Kurtuluşuna Doğru: Altüst Edicilikle Yeniden Buluşmak, çeviren: Kıvılcım İlbaşı, Fol Kitap, psikanaliz, 192 sayfa, 2023

J. M. Coetzee – İyi Hikâye (2023)

‘İyi Hikâye’, Nobel Ödüllü yazar J. M. Coetzee ile klinik psikolog Arabella Kurtz arasında geçen, psikoterapi ve hikâye anlatma sanatı üzerine büyüleyici bir diyalog.

Coetzee ve Kurtz, psikanalitik kuramları ve terapi yöntemlerini edebiyat eserleriyle yan yana getirerek psikoterapiyi, psikoterapideki gelişim idealini, toplumsal bağlamı ve kurmacayı farklı açılardan ele alıyor.

Cervantes ile Dostoyevski gibi büyük yazarlardan ve Freud ile Melanie Klein gibi psikanalistlerin fikirlerinden yararlanan Coetzee ve Kurtz, psikanalitik psikoterapinin çok daha geniş toplumsal biçimlerinde yeni bir perspektif açılabileceği umuduyla kişinin kendini inceleme kapasitesi, kendi yaşam hikâyesinin yazarı olması, kurduğu kişisel anlatılarda hakikatin payı, belleğin işlenebilirliği, bastırma mekanizmasının çıkmazları, grup psikolojisi ve milliyetçilik ilişkisi gibi meseleleri yalın bir dille keşfe çıkıyor.

‘İyi Hikâye’, psikoterapinin her geçen gün daha çok ön plana çıktığı çağımızda terapiye ilgi duyan edebiyatseverlere keyifli bir okuma vaat ederken aynı zamanda kendi hayat hikâyeleri üzerine düşünme fırsatı sunuyor.

  • Künye: J. M. Coetzee – İyi Hikâye: Hakikat, Kurmaca ve Psikoterapi Üzerine Yazışmalar, çeviren: Elif Ersavcı, Can Yayınları, mektup, 184 sayfa, 2023

Sigmund Freud – Sanat ve Sanatçılar Üzerine (2023)

Kopernik dünyamızın altından halıyı çekmişti, Freud ise gözlerimizin ardını kapatan perdeyi çekti.

Yirminci yüzyılın en etkili düşünürlerinden Sigmund Freud, “bilinçdışına giden kraliyet yolu”nu bir arkeolog gibi kazmış, el yordamıyla yepyeni bir yöntembilim vücuda getirmiştir.

Freud keşfini basit bir tedaviden çok daha fazlası olması için en başından kurgulamaya başlamıştı.

Bu derleme bir edebiyat eserine ilişkin yayımlanmış ilk analizi olan 1907 tarihli “Jensen’in Gradiva’sında Hezeyan ve Düşler” ile başlayıp, 1930 Goethe Ödülü Konuşması’yla biten on makaleyi hâvi.

  • Sanatsal yaratıcılığı nasıl anlamlandırabiliriz?
  • Sanatçının, yapıtı aracılığıyla estetik bir haz duyumsamamızı sağlamasının sırrı ne olabilir?
  • Sanatsal yaratıcılık, oyun ve düşlem arasında nasıl bir ilişki bulunmaktadır?
  • Roman kahramanı ve romandaki diğer karakterler arasında nasıl bir ilişki ağı yatmaktadır ve bütün bunlar neyi temsil etmektedir?
  • Sanat yapıtıyla sanatçının yaşamı ve kişilik yapısı arasında bağlantılar kurulabilir mi?

Freud’un sanata dair yazılarından oluşan ‘Sanat ve Sanatçılar Üzerine’, yaratıcılık, psikanalitik estetik, sanat yapıtıyla sanatçının kişiliği arasındaki ilişki gibi konuları merak eden okuyucular için temel bir eser niteliğinde.

  • Künye: Sigmund Freud – Sanat ve Sanatçılar Üzerine, çeviren: Kâmuran Şipal, Telemak Kitap, psikanaliz, 384 sayfa, 2023

Alfie Bown – Keyif Almak (2023)

Dijital kültür ve psikanaliz üzerine birçok kitabın yazarı olan Alfie Bown, tam anlamıyla bir şen bilimci.

‘Keyif Almak: Candy Crush ve Kapitalizm’, bizi harekete geçiren temel parçamız olan keyif üzerine Pierre Bourdieu, Guattari, Žižek ve Benjamin gibi isimlerle eğlenceli tartışmalara girerken derinlikli çözümlemeler sunarak, kapitalizm ve onun aygıtlarıyla alay ediyor.

Tabii ki öncesinde bizimle. Bown neşesiyle keyif almak üzerine olan bütün düşüncelerimizi yerinden sarsacak güce sahip.

‘Keyif Almak’, Eleştirel Teori’den Candy Crush’a, Gangnam Style’dan Game of Thrones’a ve Football Manager’dan Hieronymus Bosch’a, hepsini bir dizi psikanalitik vaka olarak ele alıyor.

Manchester Üniversitesi’nde İngiliz Edebiyatı dersleri vermenin yanı sıra eleştirel teori ve komedi üzerine yazan Guardian’ın da silahşörlerinden Bown, modern kapitalizmin özneleri olarak, keyfimizi kendimiz değil keyfimizin bizi seçtiğini bağıra çağıra anlatıyor.

Birer özne olarak inşa edilmemizde kilit rol oynadığını göstermek üzere Lacan’ın fikirlerinden ilham alarak bizi keyif üzerine yeniden düşündürtüyor, ‘Keyif almak: Candy Crush ve Kapitalizm’de.

Keyfinizin hangi ideolojik amaca hizmet ettiğini veya Deleuze okumanızın Candy Crush oynamaktan ne farkı olduğunu merak ediyorsanız bu kitaptan keyif alacaksınız.

  • Künye: Alfie Bown – Keyif Almak: Candy Crush ve Kapitalizm, çeviren: Emine Ayhan, Epona Yayınları, inceleme, 119 sayfa, 2023

Adam Phillips – Değişmeyi İstemek Üzerine (2023)

Psikanalitik teorinin önemli isimlerinden Adam Phillips’in ‘Değişmeyi İstemek Üzerine’ adlı kitabı, hayatlarımızı değiştirmeye yönelik evrensel dürtüyü odağına alıyor.

Değişimle ilgili eğilimlerimizi, değişmeyi isterken gerçekte ne yönde değiştiğimizi, ne ölçüde istediğimiz yönde değişebileceğimizi keşfe çıkan iyi bir çalışma.

Kitaptan bir alıntı:

“Daima değişiyoruz ve değişme şeklimizi seçmek, hatta tasarlamak istiyoruz. Değişim, siyaset veya terapi yoluyla, din veya spor yoluyla, üretkenlik veya büyüme yoluyla, ilişkiler veya ilişkilerden uzak durma yoluyla, sanat veya bilim yoluyla aranabilir. Değişimin bir arzu nesnesi olduğu aşikârdır, gerçi asıl istenen değişim, tercih edilen yönde gerçekleşecek bir değişimdir. Hayatlarımızın sürekli ileriye doğru giden bir hikâye olmasını istiyoruz. Ancak değişim, belirsiz bir arzu nesnesi olarak büyüleyici olduğu kadar dehşet verici de olabilir.

Kendimiz için isteyebileceğimiz değişim türlerini nasıl keşfedeceğiz? Ve eğer mümkünse, bu mevcut değişim biçimlerini diğer insanların bizi ikna etmeye hevesli olduğu değişimlerden nasıl ayırabiliriz?”

  • Künye: Adam Phillips – Değişmeyi İstemek Üzerine, çeviren: Aydın Çavdar, Ayrıntı Yayınları, psikanaliz, 144 sayfa, 2023

Christopher Bollas – Histeri (2023)

Sigmund Freud’dan hareket eden, Melanie Klein ve Donald Winnicott ekollerine uğrayan, Fransız psikanalitik düşüncesinden Jacques Lacan’ı da ihmal etmeyen bu eserinde Christopher Bollas, histeri hususunda uzun süredir var olan fikirlere yeni bakış açıları getirerek psikanaliz ve psikoterapiyle ilgilenen öğrenciler ve profesyonellerin yanı sıra Batı kültüründe kişiliğin oluşumuyla ilgilenen sıradan okurlar için de aydınlatıcı bir metin sunuyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Histeri ile ilgili her deneme, onun meşhur özelliklerini anmak zorunda. Histeri dendiğinde, bedenlerinin cinsel istekleri altında bunalmış, cinsel düşüncelerini bastıran, konversiyonlarına kayıtsız, ötekiyle had safhada özdeşleşen, kendini teatral tarzda ifade eden, kendini varoluşuna adayacağı yerde onu gündüz düşlerinde hayal eden, çocuksu bir masumiyeti erişkin dünyeviliğine yeğleyen insanlar akla gelir. Telkinden mustariptirler; ya ötekinden kolayca etkilenir, ya da düşüncelerini kendilerine refakat eden diğer histeriklere aktarırlar. Her ne kadar karakter bozuklukları âleminde ikamet eden başkaları da yukarıdaki özelliklerden bir veya birkaçını paylaşsa da bunların tümü yalnızca histerikte tek ve dinamik bir biçim altında bir araya gelir.

Kendime biçtiğim vazife, bütün bu özellikleri histerik biçimin kalıbına dökecek bir teori temin etmek.”

  • Künye: Christopher Bollas – Histeri, çeviren: Evren Asena, Kolektif Kitap, psikanaliz, 344 sayfa, 2023

Kolektif – Lacancı Psikanalizin 8 Temel Kavramı (2023)

Lacan’ın kavramlarını öğrenmeye başlamak için eşsiz bir başlangıç noktası sunan ‘Lacancı Psikanalizin 8 Temel Kavramı’, okuru şu sekiz kavramı çalışmaya ve onlar üzerine düşünmeye davet ediyor: jouissance, Lacancı dört söylem, men etme, analistin arzusu, ayna evresi, Borromean düğüm, Lacancı özne ve son olarak fantazi.

Bu klasik eserde, sekiz önemli Lacancı kavram, Lacan’ın bunları ortaya attığı teorik ve/veya pratik bağlamın, eserleri boyunca nasıl geliştiklerinin ve cevaplamak için tasarlandıkları soruların ayrıntılı bir şekilde incelenmesi yoluyla açıklanıyor.

Kitap, okuyucunun Lacancı teoriye aşina olmasını ya da Lacan’ın Écrits veya seminerlerini önceden biliyor olmasını gerektirmiyor.

İlk olarak 1998’de yayımlanan kitabın içerdiği fikirler her zamankinden daha güncel ve yeni baskısı yapılan bu kitap günümüz Lacancı düşünce araştırmacıları için hiç paha biçilmez bir değer taşıyacak türden.

Çalışma, yalnızca Lacan’ın öğretisindeki önemli unsurları açıklığa kavuşturan ve genişleten sağlam bir deneme koleksiyonu oluşturmakla kalmamış, Lacancı teori ve pratiğe açık ve eksiksiz bir giriş oluşturuyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Dylan Evans, Bruce Fink, Russell Grigg, Katrien Libbrecht, Dany Nobus, Luke Thurston, Paul Verhaeghe ve Slavoj Žižek.

  • Künye: Kolektif – Lacancı Psikanalizin 8 Temel Kavramı, editör: Dany Nobus, çeviren: Sinem Acar, Axis Yayınları, psikanaliz, 270 sayfa, 2023

Johannes Hepp – Homo Dijital (2023)

Sigmund Freud tarih boyunca insanlığın üç büyük hakarete uğradığını söylemişti.

Bunlardan ilki Kopernik’in evrenin merkezinde güneşin olduğunu keşfetmesi, ikincisi Darwin’in evrim teorisi, üçüncüsüyse Freud’un kendisinin ortaya attığı bilinçaltı kavramıydı.

Öyle ki Freud “İnsan kendi evinde bile patron değildir” diyerek insanın kibirli tahtını sarsmıştı.

Bugünse insanlık en büyük ve en kapsamlı dördüncü büyük hakarete maruz kalıyor, insanın bilinçdışının, gizli arzularının, isteklerinin ve duygularının kontrolünü ele geçirdiği dijital devrim yapıyor bunu.

Artık akıllı telefonlarımız ve algoritmalar bizim ne istediğimizi bizden çok daha iyi biliyor üstelik böyle bir çağda nevrozların şekli ve adı da değişiyor…

Bu sarsıcı kitapta psikolog ve psikoterapist Johannes Hepp, hızla ilerleyen dijitalleşme sürecinde 21. yüzyılın 21 nevrozunu tanımlıyor.

Çevrimiçi seks bağımlılığı, ilişki korkusu, artan iletişime rağmen yalnızlık, ahlak nevrozu, kusursuzluk peşinde koşma, patolojik yalan, değer görme bağımlığı, flört nevrozu, kendini sömürme ve deneyim doyumsuzluğuna kadar bugünün endüstri dünyasının yarattığı yeni sorunları ortaya koyuyor.

Hepp, somut ipuçları, kişisel deneyimler ve psikoterapötik uygulamalardan örneklerle zihinsel dayanıklılığımızı güçlendirmeye ve bu karanlık dijital ormanda güvenli bir şekilde yolumuzu bulmaya yardımcı oluyor.

  • Künye: Johannes Hepp – Homo Dijital: 21. Yüzyılda Bizi Zorlayan 21 Nevroz, çeviren: Gonca Gül Kurtulmuş, Serenad Yayınları, psikanaliz, 408 sayfa, 2023

Jean Cournut – Erkekler Kadınlardan Neden Korkar? (2023)

Erkekler kadınlardan korkarlar, çünkü onları tatmin edememekten (ve kadınların kendilerinden intikam almalarından) çekinirler.

Erkekler kadınlardan korkarlar, çünkü onların sadık olmamalarından korkarlar.

Erkekler kadınlardan korkarlar, çünkü babalıklarından hiçbir zaman tam olarak emin değildirler.

Erkekler kadınlardan korkarlar, çünkü kadınların sırları ve tılsımları vardır.

Fransız psikiyatr Jean Cournut, Freudcu düşünceden yola çıkarak ve literatürden epey beslenerek tamamladığı bu analizinde, kadınlığın “ötekiliğini”, iğdiş edilme kompleksini, tahakkümü, dişil olanın reddini inceliyor ve o azametli soruda ısrar ediyor: Erkekler kadınlardan neden korkar?

  • Künye: Jean Cournut – Erkekler Kadınlardan Neden Korkar?, çeviren: Bülent Arıbaş, Okuyanus Yayınları, psikanaliz, 336 sayfa, 2023