David Eagleman ve Anthony Brandt – Yaratıcı Tür (2019)

İnsanın yaratma becerisi nasıl işler?

Öte yandan NASA’nın projeleriyle Picasso’nun resimlerini benzer kılan yönler nelerdir?

Sinirbilimci David Eagleman ile besteci Anthony Brandt’in eldeki aydınlatıcı kitabı, bu soruların peşine düşüyor ve insan zihnindeki yaratıcılığın dinamikleri üzerine derinlemesine düşünüyor.

İnsan toplumunun icatlarını, fosil kayıtların altını üstüne getiren bir paleontoloğu aratmayacak biçimde irdeleyen ikili, hem insan yaratıcılığının sınır tanımazlığını hem de yaratıcılığın varlığımızın nasıl önemli, vazgeçilmez bir boyutu olduğunu gözler önüne seriyor.

Pek çok görselle de zenginleşen kitabın ilk bölümü, yaratıcılığa duyduğumuz gereksinim, yeni fikirleri nasıl ortaya çıkardığımız ve ürettiğimiz yeniliklerin yaşadığımız yer ve zamanla nasıl biçimlendiğini ele alıyor.

İkinci bölüm, yaratıcı düşünme biçiminin ana öğelerini, seçeneklerin çoğalmasından riskin göze alınmasına kadar değişen bir yelpaze içinde inceliyor.

Üçüncü ve son bölümde ise, yazarların bir nevi geleceği hazırlayan kuluçka makineleri olarak baktığı şirket ve okullarda yaratıcılığın nasıl teşvik edilebileceği konusundaki önerileri yer alıyor.

  • Künye: David Eagleman ve Anthony Brandt – Yaratıcı Tür: Fikirler Dünyayı Nasıl Yeniden Yaratıyor?, çeviren: Zeynep Arık Tozar, Domingo Kitap, psikoloji, 304 sayfa, 2019

Tanya Byron – Dolaptaki İskeletler (2015)

Gerçek kişilerin yaşadıklarından yola çıkan, insan ruhunun tuhaf, yürek burkan yanlarını kara mizahla işleyen bir kitap.

Klinik psikolog Tanya Byron, meslek hayatında tanık olduğu, ölen kardeşinin yasını tutan çocukları, Yahudi soykırımından kurtulmuş olanları, AIDS ve anoreksi hastalarını anlatıyor.

  • Künye: Tanya Byron – Dolaptaki İskeletler, çeviren: Omca Korugan, Doğan Kitap

Haluk Yavuzer – Gençleri Anlamak (2015)

Anne-babalar ile eğitimcilerin, gençlerin kritik dönemlerinden olan ergenliğe dair meraklarını gideren, bu konuda yapılmış üç önemli araştırmadan güç alan bir inceleme.

Ergenlik dönemindeki ruhsal değişimler ve bu süreçte gözlemlenmiş ruhsal bozukluklar, gençlerin bu dönemde ailesi ve arkadaşlarıyla kurdukları ilişki konularında iyi bir rehber.

  • Künye: Haluk Yavuzer – Gençleri Anlamak, Remzi Kitabevi

Holger Feindel – İnternet Bağımlılığı (2019)

İnternet bağımlılığı korkunçtur.

Bunun en önemli nedeni de, ne zamandan itibaren “çok fazla” olduğuna dair bir sınır belirlemenin çok zor; hayır, zor da değil, imkânsız oluşudur.

Uzmanlar, haftada 30 ila 35 saat arası bilgisayar kullanımını artık “normal bir yaşamla” bağdaştırılamaz buluyorlar.

Okulla veya meslekle ilgisi olmayan 30 ila 35 saat. Yani boş vakitlerde internette geçirilen 30 ila 35 saat.

Meslek icabı internette geçirilen zaman, elbette bu süreye dahil değil.

İşte psikosomatik rahatsızlıklar uzmanı ve psikoterapist Holger Feindel, internet kullanımı ve internet bağımlılığı konusunda bu rehber kitabıyla karşımızda.

Yirmi yılı aşkın süredir bilgisayar ve internet bağımlılığından mustarip kişileri tedavi eden ve çeşitli medya organlarında konuyla ilgili eğitici yayınlara katılan Feindel, internet bağımlılığının ne olduğunu ayrıntılı bir şekilde açıklayarak kitabına başlıyor.

Çalışmanın devamında ise, internet bağımlısının karakteristik davranışları ele alınıyor; ebeveynler ile eğitmenlerin bir internet bağımlısına nasıl yardım edebileceği adım adım açıklanıyor.

  • Künye: Holger Feindel – İnternet Bağımlılığı: Bağımlılar ve Aileleri İçin El Kitabı, çeviren: Atilla Dirim, İletişim Yayınları, psikoloji, 187 sayfa, 2019

Adam Gazzaley ve Larry D. Rosen – Dağınık Zihin (2019)

Teknoloji olağanüstü dönüşümler geçiriyor, fakat aynı zamanda bireyde aşırı dikkat dağıtıcı sonuçlara yol açıyor.

Peki, bu durum, gündelik yaşamımıza nasıl yansıyor?

İşte bu kitap, tam da bu sorunun yanıtını arıyor.

Sinirbilimci Adam Gazalley ve psikolog Larry Rosen, ileri teknoloji dünyasında karşılaştığımız gündelik sorunları kendi bakış açılarıyla ele alarak bu alanda özgün bir çalışmaya imza atmış.

Yazarlar burada, zihin dağınıklığı yaşayan ve bu soruna eğilen insanlara dair hem gerçek hayattan örnekler veriyor hem de meselenin bilimsel temellerini ortaya koyuyor.

Kitap, özellikle maruz kaldığımız bilgi/enformasyon miktarının giderek artmasının ve her an erişilir olma durumunun beyinlerimize nasıl aşırı yük bindirdiğini gözler önüne sermesiyle bilhassa dikkat çekiyor.

Yazarlar bununla da kalmayıp, hem iç hem de dış dünyasında kaynaklanan dikkat dağılması ve işin yarıda kesilmesi gibi durumlarla nasıl mücadele edeceğimizi, ayrıca davranışlarımızı değiştirmeye ve beyin işlevlerimizi artırmaya yönelik pratiklerle dikkat dağıtıcı etkileri nasıl hafifleteceğimizi de açıklıyor.

Kitabın yazarlarından Gazzaley bilişsel sinirbilimci olarak beynin dikkat dağınıklıklarını ve bölünmeleri nasıl yönettiğini inceleyen çalışmaların öncülerinden.

Rosen ise “teknolojinin psikolojisi” üzerine yürüttüğü çalışmalarla otuz yılı aşkın bir zamandır bu alana öncülük yapan bir isim.

  • Künye: Adam Gazzaley ve Larry D. Rosen – Dağınık Zihin: Yüksek Teknoloji Dünyasında Kadim Beyinler, çeviren: Aysun Babacan, Metis Yayınları, bilim, 336 sayfa, 2019

Kolektif – Modern Yaşamda Kişilik Bozuklukları (2019)

Theodore Millon, kişilik sorunları değerlendirmesinde kullanılan MCMI ölçeğini geliştirmesiyle bilinen, kişilik kuramları alanının en itibarlı isimlerinden.

Millon’ın Seth Grossman, Carrie Millon, Sarah Meagher ve Rowena Ramnath ile birlikte kaleme aldıkları bu kitapları ise, bütün kişilik bozuklukları ve temel kişilik eğilimlerini açıklayan kapsamlı bir rehber.

Uzmanlar kadar konuya ilgi duyan okurların da rahatlıkla okuyabileceği çalışma, ele aldığı her kişilik örüntüsünü vaka öyküleriyle birlikte ele alıyor, ayrıca patolojinin gerçek hayatta nasıl somut biçimler aldığını ayrıntılı şekilde açıklıyor.

Sıradan kişilik özelliklerini patolojik olanlardan nasıl ayırabileceğimiz konusunda ipuçları da sunun çalışma, dışarıdan bakıldığında yekpareymiş gibi görünen kişiliğin, özellikle modern yaşamda ne denli zengin olduğunu ve farklı görünümlere büründüğünü ortaya koymasıyla dikkat çekiyor.

Kendi kişiliğimiz hakkında da aydınlanabileceğimiz kitap, bu alanda klasik olarak kabul edilmekte.

Kitapta şöyle deniyor: “Kişilikler empresyonist tablolar gibidir. Uzaktan herkes yekpareymiş gibi görünür, yakından bakıldığında ise her birimiz farklı ruh hallerinin, idrak ve güdülerin hayret verici karmaşıklığından ibaretiz.”

  • Künye: Kolektif – Modern Yaşamda Kişilik Bozuklukları, çeviren: Elif Okan Gezmiş, İş Kültür Yayınları, psikoloji, 704 sayfa, 2019

Pattrice Jones – Artçı Şok (2019)

Şiddetin yarattığı travmalarla nasıl başa çıkabiliriz?

Pattrice Jones’un bu kapsamlı çalışması, bu travmalarla nasıl yüzleşileceğini, bunların etkilerini nasıl azaltabileceğimizi anlatıyor.

Bu travmalarla yüzleşme sürecinde, kişilere “Bir nesne değil de süreç, bir isim değil de bir fiil” olarak yaklaşmanın çok önemli olduğunu belirten Jones’un çalışması, travmatik deneyimler yaşayanlar kadar bu deneyimleri yaşayanlara el uzatanlara, kendi cephesinden bu dünyada insanlara da hayvanlara da yönelen dehşeti en aza indirmek için mücadele eden herkese hitap ediyor.

Jones, okurunu, travmalardan kaçmak, onları ötelemek yerine, en başta onlarla yüzleşmeye davet ediyor.

  • Künye: Pattrice Jones – Artçı Şok: Şiddet Dolu Bir Dünyada Travmayla Baş Edebilmek, çeviren: Mehmet Emin Boyacıoğlu, Dipnot Yayınları, psikoloji, 283 sayfa, 2019

Barbara H. Rosenwein ve Riccardo Cristiani – Duyguların Tarihi Nedir? (2019)

Duyguların “gizli yaşamı” nedir ve tarih boyunca duygularımız nasıl dönüştü?

Barbara H. Rosenwein ve Riccardo Cristiani imzalı bu ilginç çalışma, duygu meselesini tarih, biyoloji, sosyoloji ve siyasete uzanan geniş bir alanda izliyor.

Özellikle duygular fenomeni hakkındaki verili anlayışları eleştirel bir perspektifle tartışmasıyla dikkat çeken çalışma, konuyu sadece tarihçilik alanıyla değil neredeyse tüm disiplinlerin bakışıyla büyük öneme haiz.

Rosenwein ve Cristiani, duygunun çoğul anlamlarını tartışıyor, aynı zamanda “duygu standartları”, “duygu rejimleri”, “duygu toplulukları” ve “duygusal performans” gibi duygu araştırmalarında ağırlıklı yer tutan kavramları eleştirel bir gözle irdeliyor.

  • Künye: Barbara H. Rosenwein ve Riccardo Cristiani – Duyguların Tarihi Nedir?, çeviren: Kemal Özdil, Islık Yayınları, kültür, 212 sayfa, 2019

Demet Taşdan – Çocuk ve Şiddet (2009)

Demet Taşdan ‘Çocuk ve Şiddet’te, okulda, ailede ve toplumsal alanda, çocukları hedef alan şiddeti ele alıyor ve bunun önüne geçmek için yapılması gerekenler konusunda önerilerde bulunuyor.

Her geçen günle birlikte, şiddet günlük yaşantımıza daha çok yer tutmaya başlıyor.

Bu şiddetin daha çok mağdur ettiği, etkilediği kesimlerin başında çocuklar geliyor.

Taşdan, psikolojik ve fiziksel şiddetin ne olduğundan başlayarak, her türü çocukta ciddi tahribatlara yol açan şiddet konusunda ailelere tavsiyelerde bulunuyor.

Çocukluğunda şiddetle karşılaşanların, büyüdüklerinde şiddet uyguladıklarını hatırlatan yazar, bu yüzden meselenin bireysel değil, toplumsal olduğunu vurguluyor.

  • Künye: Demet Taşdan – Çocuk ve Şiddet, Babıali Kültür Yayınları, eğitim, 80 sayfa

Petra Bock – Mind Fuck Koçluk (2015)

Kendi kendimizi niçin sabote ederiz?

Peki, buna karşı ne yapabiliriz?

Kendi kendimizi kandırmamıza neden olan kimi düşünce kalıplarının gündelik hayatta ne denli yoğun bir şekilde karşımıza çıktığını ortaya koyan Petra Bock, kimi pratik yöntemlerle bu engellerin nasıl aşılacağını, zihnin nasıl özgürleştirilebileceğini irdeliyor.

Bock bu amaçla kurduğu sisteme “mind fuck”, Türkçesiyle “beyni becermek” adını uygun bulmuş.

  • Künye: Petra Bock – Mind Fuck Koçluk, çeviren: Levent Tayla, Paloma Yayınevi