Arno Gruen – Empatinin Yitimi (2007)

  • EMPATİNİN YİTİMİ, Arno Gruen, çeviren: İlknur İgan, Çitlembik Yayınları, psikoloji, 377 sayfa

‘Empatinin Yitimi’nin alt başlığı ‘Kayıtsızlık Politikası Üzerine’. Kitap, psikolojiye yaptığı değerli katkılarıyla bilinen Arno Gruen’in son çalışması. Gruen, “insanlar kendi acılarını yaşayamadıklarında, bu acıyı başkalarının yaşamasına ihtiyaç duyarlar” diyor. Bu cümleyi de, 1993 yılında Liverpool’da on bir yaşında iki çocuğun, iki yaşındaki başka bir çocuğu kaçırıp öldürmesi olayı üzerinden sarf ediyor. Yoldan geçenler zamanında müdahale etmiş, empati sahibi kişiler olsalardı, cinayet önlenebilirdi. Ancak, küçük çocuğun bağırışları duyulmasına rağmen kimse yardım etmedi. Gruen kitabında, empatinin yitimini önleyecek ve kayıtsızlık politikasına son verecek bir çıkış yolu arıyor.

Zahir Kızmaz – Cezaevi Müdavimleri (2007)

  • CEZAEVİ MÜDAVİMLERİ, Zahir Kızmaz, Orion Yayınları, psikoloji, 405 sayfa

Zahir Kızmaz ‘Cezaevi Müdavimleri’nde, sıklıkla suç işlemiş, dolayısıyla birden çok kez cezaevine girmiş ve “suç makineleri”, “kronik suçlular” ve “tehlikeli suçlular” gibi isimlerle nitelendirilen suçluları anlatıyor. Kitap, suç ve suçlu konusuna, suçluların da anlatımlarından yararlanarak iki farklı çerçeveden bakıyor. Bununla yapılmak istenenlerden ilki, bazı bireylerin niçin suç işlemeye eğilimli olduklarını veya suç işler duruma geldiklerini açıklamaya çalışmak. İkincisi ise, işledikleri suç eylemlerinden dolayı özellikle ceza yaptırımı ile karşı karşıya gelen veya hapis cezasına çarptırılan bazı suçluların, cezaevinden çıktıktan sonra neden tekrar suç işlediklerini anlamaya çalışmak.

Murat Batmankaya (haz.) – Freud (2006)

  • FREUD, yayına hazırlayan: Murat Batmankaya, Say Yayınları, psikanaliz, 312 sayfa

‘Freud’ başlıklı elimizdeki kitap, Sigmund Freud’ün ‘Cinsiyet Üzerine’, ‘Totem ve Tabu’, ‘Psikanalize Giriş Dersleri’, ‘Düş Yorumu’ ve ‘Psikopatoloji’ isimli kitaplarından oluşuyor. Freud’ün ruhsal-zihinsel bozuklukların tedavisi için geliştirdiği psikanaliz kuramı ve tekniği, hem çok tehlikeli, hem de geçersiz varsayımlardan kurulu olduğu iddiasıyla çok eleştirilmişti. Ayrıca Freud’ün otoanilizi, “yanlı, önyargılı ve hasta mahremiyetine saygısız” olarak tanımlanıp eleştirilmişti. Fakat psikanaliz kuramının, ortaya çıktığı tarihten günümüze düşmanlarından çok taraftarları oldu diyebiliriz. Bu kitapta, Freud’ün bir araya getirilen başlıca eserleri, okuyucunun ünlü psikanalistin fikirleri hakkında bilgi sahibi olmasını sağlıyor. Seçkide Freud’ün kitaplarının yanı sıra, Prof. Dr. Cengiz Güleç imzalı önsöz de psikanaliz ve Freud hakkında açıklayıcı ayrıntılara yer veriyor.

Ian Craib – Hayal Kırıklığı (2006)

  • HAYAL KIRIKLIĞI, Ian Craib, çeviren: Aylin Onacak, Ayrıntı Yayınları, psikoloji, 250 sayfa

‘Hayal Kırıklığı’nın yazarı Ian Craib hem sosyolog hem de psikanalitik psikoterapist. Yazar bu çalışmasında, “yaşanan hayal kırıklıklarının artmasında büyük rolü olan toplumsal gelişmelerin görüldüğü geç modern dünyada bireyler hayal kırıklığıyla nasıl başa çıkıyorlar?” sorusuna farklı açılardan yaklaşıyor. Craib uzman olduğu iki disiplini, bu soru aracılığıyla, geç modern çağda öne çıkan bazı toplumsal dinamikleri ve bu dinamiklerden etkilenen psikoterapinin edinir göründüğü yeni rol ve işlevleri kapsamlı bir eleştiriye tabi tutuyor. Craig’in çalışması en çok, geç modern dönemin sahte “altın çağ” söylemine yaptığı eleştiriyle dikkat çekiyor.

Zehra Erol ve Funda Güdücü Sağır – Takıntılı Aşklar (2006)

  • TAKINTILI AŞKLAR, Zehra Erol ve Funda Güdücü Sağır, Timaş Yayınları, psikoloji, 202 sayfa

‘Takıntılı Aşklar’ın iki yazarı, Zehra Erol ve Funda Güdücü Sağır, âşık bir insanın neler yaşadığını anlayabilmek için, psikolojik, nörolojik ve biyolojik boyutuyla aşkı masaya yatırıyor. Bu hikâyelerde, aşkıyla başa çıkamayan, sevdiğini de kendisini de mutsuz eden kişilerle tanışıyoruz. Kitabın sunuşunda, “araştırmalar patolojik tavırlar gösteren âşıkların, gerçekte seven değil nefret eden kişiler olduğunu göstermektedir.” diyen yazarlar, bu “patolojik âşıklar”ın ruh dünyalarına iniyor. Kuşkusuz aşkın ne derece normal ya da anormal olduğu tartışma götürür bir konu. Fakat elimizdeki kitap, aşkın psikolojik sorunsalına eğilmesiyle konuyu özgün bir çerçeveden inceliyor.

Türkay Demir – Canavar ve Kurbanı (2006)

  • CANAVAR VE KURBANI, Türkay Demir, Okuyanus Yayınlar, psikoloji, 116 sayfa

Psikiyatrist Türkay Demir imzalı ‘Canavar ve Kurbanı’, çocuk psikolojisine odaklanan bir çalışma. Çocukların çok ihmal edildiği bir dünyada Demir’in çalışması, bu ihmalin bir nebze de olsa önüne geçmeyi amaçlıyor. Demir, çocuğun, genel eğilimin aksine, basit ve kaygısız bir dünyaya sahip olmadığını, onun mutlu olabilmesinin tek imkanının aileler olduğunu belirtiyor. Yani çocuğun mutlu olabilmesi, ailelerin dikkatli, özenli eğitimlerinden geçiyor. Dünya genelindeki şiddet eğiliminin çok kolay bir biçimde, bir mikro alan olarak aile içi şiddet olarak karşımıza çıkışı, çocuk eğitimi konusunda daha dikkatli olmamızı gerektiyor. Demir, kitabına aldığı örnek olaylar ve “çocuk hikâyeleri”yle çocuk ve ergen psikolojisi hakkında bilinmeyenleri anlatıyor.

Elisabeth Kübler-Ross – Ölüm ve Ölmek Üzerine (2010)

  • ÖLÜM VE ÖLMEK ÜZERİNE, Elisabeth Kübler-Ross, çeviren: Ekin Uşşaklı, APRIL Yayıncılık, inceleme, 294 sayfa

Psikiyatrist Elisabeth Kübler-Ross ‘Ölüm ve Ölmek Üzerine’ adlı ilginç incelemesinde, ölüm psikolojisi hakkında kapsamlı bir çerçeve çiziyor. “Ölmek doktorlara, hemşirelere, din adamlarına ve ölenlerin ailelerine ne öğretmelidir?” sorusunun yanıtını arayan çalışma, ölüm için beş aşamalı bir model oluşturuyor. Yazar bu aşamaları, inkâr ve yalnızlaşma, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme şeklinde tanımlıyor. Ölümcül hastalara nasıl yaklaşılması gerektiği konusunda önerilerde bulunan Kübler-Ross’un kitabında, ölümcül hastalarla yapılan bazı söyleşiler ve ölümcül hastalar için nasıl bir terapinin uygulanabileceği konuları da yer alıyor.

Robert J. Sternberg – Akıllı İnsanlar Neden Bu Kadar Aptal Olabilirler? (2006)

  • AKILLI İNSANLAR NEDEN BU KADAR APTAL OLABİLİRLER?, editör: Robert J. Sternberg, çeviren: Metin Hüner, Güncel Yayıncılık, psikoloji, 335 sayfa

ABD Başkanı Bush’un Yale mezunu olmasına rağmen, sürekli aptalca davranışlar sergilemesi, azıcık izan ve akıl sahibi her insanın malumu. Elimizdeki kitap, dünya tarihinde belli bir üne sahip ve “akıllı” olarak nitelenen kişilerin neden böylesi aptallıklar yaptığını anlamayı amaçlıyor. Her biri alanında uzman isimler tarafından kaleme alınan on bir makalenin yer aldığı kitap, tarihsel kişiliklerin bu yöndeki performanslarını masaya yatırıyor ve aptallığın bilimsel nedenlerini irdelemeyi amaçlıyor. Burada, zeka ve akla dair bilinen kavramların da sorgulandığını belirtelim.

Elaine Scarry – Kitapla Hayal Etmek (2006)

‘Kitapla Hayal Etmek’, edebiyat eleştirisi, felsefe ve bilişsel psikolojinin bir sentezini yaparak, daha önce üzerinde pek çalışılmamış bir alan açıyor: Edebiyat eserlerinde tasvir edilen kişileri, sahneleri, ayrıntıları okurların zihinlerinde nasıl olup da canlandırabildiğini, kitaplarla nasıl hayal kurabildiğini ve örtük talimatlarla oluşturulan bu hayallerin neden çoğu kez gerçek hayatta kendi başına kurulan hayallerden çok daha canlı ve kalıcı olabildiğini inceliyor.

Elaine Scarry, şair ve yazarların bazen bilinçli, çoğunlukla da bilinçsiz olarak başvurduklarını söylediği tekniklerle, okuyucuya hayal etmeyi öğrettiklerini savunuyor.

Scrry’nin çalışması, esas olarak, hayal etmenin nasıl, ne şekilde ve hangi teknikler üzerinden öğretildiğini incelemesiyle, kitapla haşır neşir olan her okurun severek okuyacağı bir çalışma.

  • Künye: Elaine Scarry – Kitapla Hayal Etmek, çeviren: Bülent O. Doğan, Metis Yayınları, eleştiri, 247 sayfa

Alice Miller – Yetenekli Çocuğun Dramı (2006)

  • YETENEKLİ ÇOCUĞUN DRAMI, Alice Miller, çeviren: Emine Avşar, Profil Yayıncılık, psikoloji, 157 sayfa

Alice Miller’in ‘Yetenekli Çocuğun Dramı’, ilk kez 1979 yılında, daha sonra 1996’da yayımlanmıştı. Bu kitap, yazarın 1996’da yaptığı bu yeniden yazmanın çevirisinden oluşuyor. Kitap, Miller’in giderek çok önemli ve belirleyici olarak görmeye başladığı çocuğun duygusal dünyasına, doğumu izleyen aylara ve ilk yıllara dikkat çekmeye çalışıyor. Miller Freud Ekolü’nden aldığı deneyimlerinden ve gözlemlerinden yola çıkarak, psikanalitik görüşün ve genel olarak da geleneksel psikolojinin insanın özellikle de çocuğun duygu dünyasını ihmal ettiğini savunuyor. Miller, 1988’de Uluslararası Psikanalistler Derneği’nden ayrılmasını, “psikanalitik görüşün çocuk dünyasını ihmal etmesi ve çocuğun psikolojik durumuna dair verileri çarpıtması” olarak gerekçelendirmişti.