John Berger – Portreler: Sanatçılar Üzerine Yazılar (2018)

John Berger’in hayatı boyunca sanatçılar üzerine yazdığı metinler, bu kitapta bir araya getirilmiş.

Bir yönüyle alternatif bir sanat tarihi olarak okunabilecek kitaptaki yazılar, MÖ yaklaşık 30.000’de yapılmış Chauvet mağara resimlerinden başlayarak, insanlık tarihinde ortaya konmuş başka sanat eserlerine ve oradan da sanat tarihinde iz bırakmış büyük isimlerin eserleri üzerine değerlendirmelere uzanıyor.

Berger burada, Piero della Francesca’dan Hieronymus Bosch’a, Pieter Brueghel’den Giovanni Bellini’ye, Albrecht Dürer’den Caravaggio’ya, Frida Kahlo’dan Pablo Picasso’ya ve Abidin Dino’dan 1983 doğumlu Randa Mdah’a, yaklaşık 80 sanatçının portresini sunuyor.

Tom Overton’ın, Berger’in sanat yazıları üzerine kaleme aldığı bir girişle açılan ve pek çok görselle zenginleşen kitabın, hem karton kapaklı hem de sert kapaklı seçenekleriyle yayınlandığını da söyleyelim.

Önümüzdeki zamanlarda, bu kitabın devamı olacak nitelikte, Berger’in sanat üzerine yazılarının da ‘Manzaralar‘ adıyla yayımlanacağını da belirtelim.

  • Künye: John Berger – Portreler: Sanatçılar Üzerine Yazılar, çeviren: Beril Eyüboğlu, Metis Yayınları, sanat, 504 sayfa, 2018

Hugo Ball – Zamanın Dışına Kaçış (2017)

Hugo Ball, 20. yüzyılın en önemli sanat hareketlerinden olan Dada’nın kurucularından ve etkili isimlerinden.

Ball’un Dada ile doğrudan ilişkisi sadece dokuz aylık bir süreç olsa da, bilindiği gibi hareketin asıl doğduğu yer Cabaret Voltaire’dir ve kabarenin kurucusu da Ball’dan başkası değildir.

Ball’un ruh hali, böylesi dikkat çeken bir hareketin önde gelen bir siması olmak ile kalabalıklardan kaçıp kendi içine çekilmek arasında sürekli gidip geldiğinden, iki kere Dada’yı ve Zürih’i terk etmişti.

Bu durum da, Dada’nın Tristan Tzara önderliğinde ortaya çıkan bir hareket olarak yayılmasına neden oldu.

Gelelim elimizdeki kitaba…

Hugo Ball’un 1910-1922 yılları arasında kaleme aldığı kişisel günlüğü ‘Die Flucht aus der Zeit’, Türkçe adıyla ‘Zamanın Dışına Kaçış’, ilk kez 1927’de yayınlandı.

Günlük, özellikle Ball’un, içinde bulunduğu Dada hareketi ile yaşadığı dönemin estetik ve siyasi başkaldırılarına odaklanıyor.

Kitabın en büyük katkısı, Dada’nın ortaya çıktığı siyaset, sanat ve düşünce atmosferini aydınlatan önemli olaylar, anılar ve değerlendirmeler barındırması.

Hans Richter, Dada’nın doğumunu ve gelişimini aktaran en güzel gözlemlerin Ball’un günlüğünde saklı olduğunu söylemişti.

Kitabın, Türkçeye ilk kez çevrildiğini de özellikle belirtmekte fayda var.

  • Künye: Hugo Ball – Zamanın Dışına Kaçış, çeviren: Sibel Erduman, Paris Yayınları, günlük, 344 sayfa, 2017

Bruno Cany – Filozof-Sanatçının Rönesansı (2018)

Bruno Cany’nin bu kısa ama etkili çalışması, Nietzsche’nin bir süre tutkulu bir biçimde ortaya koyduğu “filozof-sanatçı” kavramından yola çıkarak Platon’dan bugüne sanatçı-felsefe konusunda yürütülen tartışmalara önemli katkı sunuyor.

Cany, kitabın ilk bölümünde, Nietzsche’nin “filozof-sanatçı” kavramını, metafizik resmin yaratıcısı olarak kabul edilen Giorgio de Chirico’nun çalışmalarında ortaya konan düşüncenin görselleştirilmesi kavramıyla karşılaştırıyor.

Cany bunun yanı sıra, Jean-Pierre Faye’in fikirleri üzerinden “felsefi anlatı”yı, Platon ve Nietzscheci anlamda “düşünce tiyatrosu”nu, Eisenstein ve Artaud bağlamında “total imaj” pragmatiği gibi, sanatçı-felsefe kavramının alanına giren kimi ilgi çekici konuları da tartışıyor.

  • Künye: Bruno Cany – Filozof-Sanatçının Rönesansı, çeviren: Sevgi Türker Terlemez, Kırmızı Yayınları, sanat, 158 sayfa, 2018

 

Doğan Şenocak – Doktorluk Sanatı (2018)

Prof. Dr. Doğan Şenocak’ı bilen bilir.

Kendisi çok, çok iyi bir doktordur.

Mesela, sizi muayene etmeden önce, artık bugünün doktorlarında pek göremediğimiz şekilde, iyice bir dinler, kendisinin tabiriyle, “hikâyenizi” öğrenir.

İyi bir dinleyicidir, muayenesi sohbetle, muhabbetle devam eder.

Bu muhabbetin içinde kitaplar vardır, sanat vardır ve hayatı güzel, anlamlı ve estetik kılan başkaca birçok şey daha vardır.

İşte Şenocak’ın, alt başlığı “Ars longa vita brevis…”, yani “Sanat uzun, hayat kısa…” olan bu kitabı da, tam da o güzel muhabbeti yazıya döken, doktorluğun neden yalnızca tıbbi bilgiden ibaret olmadığını, tamı tamına bir sanat olduğunu anlatan bir metin olmasıyla değerli.

Kitabını, tam de kendisine yakışır şekilde Hipokrat’ın özdeyişleriyle harmanlayan Şenocak, tıbbın neden bir sanat olduğunu ve tüm bir yaşamın bu sanatı öğrenmek için neden yetemeyeceğini, kendi doktorluk sürecinden edindiği deneyimlerle zenginleştirerek anlatıyor.

“Doğru doktorluk nasıl olmalı?” sorusunun yanıtını arayan her okurun ve söylemeye bile gerek yok, mesleğini bir sanat olarak icra etmek isteyen her hekimin okuması gereken bir yapıt.

  • Künye: Doğan Şenocak – Doktorluk Sanatı, Doğan Kitap, sağlık, 200 sayfa, 2018

Jale N. Erzen – Fotoğraf Notları (2015)

Jale Erzen’in, otuz yılı aşkın bir süredir vermekte olduğu fotoğraf derslerinin verdiği deneyimle yazdığı, fotoğraf sanatının kavramsal çerçevesini ortaya koyan nitelikli bir rehber.

Fotoğrafta biçim, içerik ve estetik; fotoğrafta teknik zaman ve mekân gibi konuların yanı sıra, portre fotoğraflarında öykü, fotoğraf ve peyzaj konularında aydınlanmak isteyenlere.

Kitap, Yiğit Ataklı’nın bu minvalde çektiği fotoğraflarla da zenginleşmiş.

  • Künye: Jale N. Erzen – Fotoğraf Notları, fotoğraflar: Yiğit Ataklı, Say Yayınları

Burcu Pelvanoğlu – Hale Asaf (2018)

Burcu Pelvanoğlu’nun bu güzel ve özenli çalışması, ilk kadın ressamlarımızdan Hale Asaf’ın hayatına ve çalışmalarına odaklanıyor.

Hale Asaf, Osmanlı’nın son dönemiyle Cumhuriyet’in ilk yıllarını kapsayan kısacık hayatına az ama her biri de etkileyici eserler sığdırdı.

Bu kitap ise, Asaf’ın İstanbul, Paris, Berlin ve Bursa’da sürdüğü yaşamını, aile çevresini, bir sanatçı olarak yetişme sürecini, bohem kişiliğini ve içinde yaşadığı toplumun özgünlükleri içinde ortaya koyuyor.

Pek çok tanıklık ve çok sayıda belgeye dayanması, ayrıca daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış tablolara yer vermesi, kitabı nitelikli kılan hususların başında gelmekte.

  • Künye: Burcu Pelvanoğlu – Hale Asaf: Türk Resim Sanatında Bir Dönüm Noktası, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 232 sayfa, 2018

Kolektif – Sanatın Gölgedeki Kadınları (2018)

Bu önemli derleme, kendi alanında tarihin dışında bırakılmış, görülmemiş ya da görmezden gelinmiş kadınları, onların yaşamlarını ve eserlerini günışığına çıkarıp görünür kılıyor.

Kitap, 19. yüzyıl ortasından 20. yüzyıl ortalarına kadar uzanan yüzyıllık dönemi, tam olarak söylersek 1850-1950 yılları arasında sanat ve edebiyatta varlık göstermiş kadınları konu ediniyor.

Burada kimler yok ki!

Kitabın “Biyografi” başlığı altında, kimisi eşinin ya da babasının gölgesinde kalmış, kimisi toplumsa cinsiyet kalıplarına odaklı meslek algısıyla köşesine sıkışmış, kimisi eserleri kendisinden daha çok tanınan pek çok kadın var:

Selma Rıza, Sabiha Sertel, Semiha Es, Mebrure Alevok, Mihri Müşfik, Müfide Kadri, Sabiha Bozcalı, Sabiha Bengütaş, Nermin Faruki, Zerrin Bölükbaşı, Güzin Duran ve Muazzez Aruoba, kitapta hayatları ve çalışmalarına yer verilen kadınlar.

Kitapta bunun yanı sıra, yine farklı yazarların, kadınların sanat ve edebiyat dünyasındaki ısrarla görmezden gelinen varlığını Suat Derviş, Afife Jale, Halide Edip Adıvar ve Emine Semiye gibi isimler üzerinden tartıştığı makaleler de zenginleşmiş.

Kadınların üretimlerine, yaratıcılıklarına, güçlükleri aşmada geliştirdikleri stratejilere daha yakından bakmak için muhakkak okunması gereken bir çalışma.

  • Künye: Kolektif – Sanatın Gölgedeki Kadınları, derleyen: Özlem Belkıs ve Duygu Kankaytsın, Ayrıntı Yayınları, sanat, 480 sayfa, 2018

Gregory Curtis – Mağara Ressamları (2018)

Özellikle Fransa ve İspanya’da bulunan mağara resimleri kimi zaman olağanüstülükleriyle izleyenleri kendinden geçirir.

Bu kitap da, dünyanın ilk sanat eserleriyle, bunları yapmış ilk sanatçıların izini sürüyor.

Gregory Curtis’in çalışması, yalnızca mağara resimleriyle ilgili değil, aynı zamanda bu resimleri keşfeden kişilerle ve resimlerin kökenlerine dair ortaya atılmış teorilerle de ilgili.

Kitap, 40 bin yıl önce yaşamış Cro-Magnonlar’ın mağara resmindeki sıra dışı yaratıcılıklarından Fransa ve İspanya’daki mağara resimlerinin özgünlüklerine ve resimlerin yapılış amaçlarından içeriklerine, konuyu zengin bir perspektiften izlemekte.

  • Künye: Gregory Curtis – Mağara Ressamları, çeviren: Hilal Dikmen, Redingot Kitap, bilim, 344 sayfa, 2017

Sadun Altuna – Ünlü Ressamlar (2015)

Renk ve çizgi âlemine ilahi güzelliği getiren dehaların hikâyeleri.

Hem Leonardo da Vinci’den Raphael’e, Michelangelo’dan Bruegel’e, Rubens’ten Rembrant’a büyük ressamlar hem de Manet’den Monet’ye, Degas’tan Renoir’ya ve Cézzane’dan Van Gogh’a izlenimci ressamların hayatı ve eserleri konusunda bilgilenmek isteyen okurlar için bir başucu kitabı.

  • Künye: Sadun Altuna – Ünlü Ressamlar, Hayalperest Kitap

Serge Guilbaut – New York Modern Sanat Düşüncesini Nasıl Çaldı (2009)

Sanat tarihçisi Serge Guilbaut, ‘New York Modern Sanat Düşüncesini Nasıl Çaldı’da, Amerikan avangardının egemen üslubu olan soyut dışavurumculuğun tarihçesini ve önemini araştırıyor.

Guilbaut, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra sanat dünyasının, Batı’nın kültür merkezini birkaç yıllık bir sürede Paris’ten New York’a kaydırmayı başaran bir Amerikan avangardının doğuşuna ve gelişimine tanık olduğunu söylüyor.

Guilbaut kitabında, soyut dışavurumculuğun savaştan sonra kazandığı başarıyı, Amerikan hükümetinin savaştan önce ve sonra sanata karşı nasıl bir tavır takındığını, bu dönemde solcu sanatçılar ile eleştirmenlerin geçirdiği ideolojik dönüşümü ve Soğuk Savaş sürecinin bütün bunlara yansımalarını anlatıyor.

  • Künye: Serge Guilbaut – New York Modern Sanat Düşüncesini Nasıl Çaldı, çeviren: Elif Gökteke, Sel Yayıncılık, sanat, 296 sayfa