Kolektif – Türkiye’de Ordu, Devlet ve Güvenlik Siyaseti (2010)

‘Türkiye’de Ordu, Devlet ve Güvenlik Siyaseti’, Türkiye’de devlet yapısı, güvenlik siyaseti ve ordunun hem toplumsal ve siyasal aktörlerin dahil olduğu güç ilişkileri sürecinde hem de karşılıklı etkileşim içinde nasıl yapılandıklarının ve dönüştüklerini analiz eden makalelerden oluşuyor.

Ele aldığı konuyu, geç Osmanlı döneminden Cumhuriyet sonrasına uzanarak irdeleyen bu nitelikli çalışmanın, güvenlik pratiklerinin Türkiye örneğinde çeşitli dönemlerde nasıl hayata geçtiğini mercek altına alması ve bunu yaparken de bir dizi kuramsal, kavramsal ve yöntemsel analiz aracı sunmasıyla dikkat çektiğini belirtelim.

Kitapta,

  • Osmanlı’da modern devlet, güvenlik siyaseti ve ordunun dönüşümü,
  • Son dönem Osmanlı İmparatorluğu’nda jandarma teşkilatı,
  • Osmanlı İmparatorluğu’nda askere alma,
  • Osmanlı Devleti ve Hamidiye Alayları,
  • Birinci Dünya Savaşı’nda asker kaçakları sorunu ve jandarmanın yeniden yapılandırılması,
  • Türkiye’de Cumhuriyet dönemi ordusunda Prusya etkisi,
  • 1942-1960 arasında ABD askeri yardımı ve bu süreçte Türk ordusunun dönüşümü,
  • Erken Cumhuriyet dönemi Türkiye’sinde güvenlik siyaseti ve nüfus politikaları,
  • Türkiye’de milli güvenlik kavramının gelişimi,
  • Türkiye’de doksanlarda ulusal güvenliğin yeniden inşası,
  • Türkiye’de zorunlu askerlik, jandarma ve devlet,
  • Jeopolitik gerçeklerin Türkiye’deki kullanımları
  • Ve Kuvvet kullanma tehdidine dayalı dış politika krizlerinde güvenlik kavramı gibi önemli konular tartışılıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Gül Tokay, Nadir Özbek, Mehmet Hacısalihoğlu, Janet Klein, Mehmet Beşikçi, Gencer Özcan, Dilek Barlas, Serhat Güvenç, Murat Yüksel, İsmet Akça, Evren Balta, Aslı Özgür Peker Dogra, Pınar Bilgin ve Fuat Aksu.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de Ordu, Devlet ve Güvenlik Siyaseti, derleyen: Evren Balta ve İsmet Akça, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 513 sayfa

Metin Yeğin – Dünyanın Sokakları (2010)

Sürekli bir hareketlilik halinde, dünyanın farklı coğrafyalarında bulunan yazar ve belgesel sinemacı Metin Yeğin, “Korsanlara yakışmaz uzun süre bir yerde durmak” sözünü, kendisine şiar edinmiş.

Yeğin, elimizdeki kitabında, dünyanın çeşitli coğrafyalarında tanık olduğu işçi eylemlerini, direnişleri, gerilla hareketleriyle iktidarların çatışmalarını, barış süreçlerini ve sokaktaki insanı anlatıyor.

Yeğin’in eseri böylece, bildik gezi kitaplarından öte, gidilen coğrafyayı çok yönlü bir bakışla kuşatıyor ve okuruna, Uruguay işgal fabrikaları, Plaza de Mayo Anneleri, Piqueteros-Barikatçılar hareketi ve Güney Afrika Gecekondu hareketi gibi sıra dışı direniş deneyimlerini sunuyor.

  • Künye: Metin Yeğin – Dünyanın Sokakları, Notos Kitap, gezi, 335 sayfa

Kolektif – Demokrasi Ne Âlemde? (2010)

‘Demokrasi Ne Âlemde?’, günümüzün önde gelen bazı düşünürlerinin, “Sizin için ‘demokrasi’ kelimesini kullanmanın bir anlamı var mı?” sorusuna verdikleri farklı cevapları bir araya getiriyor.

Çalışmanın bu yönüyle, hep tartışılagelen bu kavrama dair çok boyutlu bir düşünme fırsatı sunduğunu ve demokrasinin tarihten günümüze taşıdığı imkânları ve tehlikeleri gözler önüne serdiğini söyleyebiliriz.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Giorgio Agamben, Alain Badio, Daniel Bensaid, Wendy Brown, Jean-Luc Nancy, Jacques Ranciere, Kristin Rose ve Slavoj Žižek.

  • Künye: Kolektif – Demokrasi Ne Âlemde?, hazırlayan: Eric Hazan, çeviren: Savaş Kılıç, Metis Yayınları, siyaset, 125 sayfa

Anthony Black – Siyasal İslam Düşüncesi Tarihi (2010)

Anthony Black elimizdeki eserinde, İslamiyet’in başlangıcından (yaklaşık 622-61) Köktendincilik Çağı’na kadar (yaklaşık 1922-2000) geçen dönemi kapsayan bir İslam siyasal düşünce tarihi sunuyor.

Black, siyasal İslam’ı dini, hukuki, ahlaki, felsefi ve devlet yönetimi çerçevesinden irdelerken, aynı zamanda, kimisi tarihsel öncüller ve daha eski modeller üzerine kurulu çağdaş İslam’daki siyasal ve toplumsal akımları da gözler önüne seriyor.

İslam içindeki farklı siyasaları, düşünürlerin görüşleri ekseninde ele alan yazar, ayrıca, İslam kültürünün komşu kültür gelenekleriyle arasındaki karşılıklı ilişkiyi de çözümlüyor.

Çok önemli, özellikle konuyla ilgilenenlerin kaçırmaması gereken bir çalışma.

  • Künye: Anthony Black – Siyasal İslam Düşüncesi Tarihi, çeviren: Sevda Çalışkan ve Hamit Çalışkan, Dost Yayınevi, tarih, 501 sayfa

Kolektif – Katılımcı Demokrasi (2019)

Katılımcı demokrasi kavramı, 1960’larda, Yeni Sol tarafından ortaya atıldı.

Michigan Gölü yakınlarındaki bir kamptan demokrasiye yönelik meydan okuyucu bir bildiri açıklandı.

Yeni Sol hareketi, Demokratik Toplum Öğrencileri Port Huran Bildirisi’ni yayımladılar.

Bu bildiri, ilk kez, mevcut “rızaya dayalı demokrasi”den farklı olarak “katılımcı demokrasi” terimini kullanıyordu.

O zamandan başlayarak giderek popülerleşen bu kavram ve onun vaat ettikleri, bugün demokrasinin içinde bulunduğu derin kriz düşünüldüğünde daha da anlamlı hale geliyor.

Katılımcı demokrasi açık ve gayet basit bir görüşe dayanır, bununla beraber, insanların kendi gündelik yaşamlarını etkileyen kararlarda merkezi bir rol oynaması gerektiği varsayımı bakımından ikna edicidir.

Buna göre demokrasi, sadece bazı kişilerin ötekiler hakkında kararlar verdiği değil, siyasetten etkilenen herkesin müdahil olduğu bir karar verme sürecidir.

İşte bu kitap da, Katılımcı Demokrasi kavramını aradan uzun bir zaman geçtikten sonra yeniden hatırlatma ve onu güncelleme çabasının ürünü.

Kitaba katılan yazarlar, demokrasiyi, demokratikleşmeyi, vatandaşların demokrasiye katılımı önündeki engelleri ve bunların nasıl aşılabileceğini dünyadan pek çok örnek eşliğinde tartışıyor.

Kitabın, konu üzerine hem tarihsel hem de çağdaş anlamda yazılmış en iyi makaleleri bir araya getirdiğini söylemeliyiz.

Burada, radikal ve heretik demokrasiden grup örgütlenmesine, topluluk geliştirme kurumunun doğuşundan işte özgürlüğe, özgürlükçü teknolojiden Yugoslav ademimerkezileşme ve özyönetim sistemine, serbest örgütlenmeden yeni kentsel ekonomiye ve Antik Yunan’da demokrasiye pek çok konu tartışılıyor.

Çalışmanın bunun yanı sıra, Porto Alegre ve Montreal modelleriyle birlikte yeni kentsel ekoloji ve doğrudan demokrasi tartışmalarını ele aldığını da ayrıca belirtmeliyiz.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Dimitrios Roussopoulos, C. George Benello, George Woodcock, Murray Bookchin, Don Calhoun, Stewart Perry, Rosabeth Moss Kanter, James Gillespie, Gerry Hunnius, John McEwan, Arthur Chickering, Christian Bay, Martin Oppenheimer, Colin Ward, Sergio Baierle, Anne Latendresse, Bartha Rodin ve CLR James.

  • Künye: Kolektif – Katılımcı Demokrasi: Demokrasinin Demokratikleştirilmesi Üzerine İncelemeler, editör: Dimitrios Roussopoulos ve C. George Benello, çeviren: Hakan Şahin, Sümer Yayıncılık, siyaset, 360 sayfa, 2019

Çiğdem Toker – Kamu İhalelerinde Olağan İşler (2019)

Çiğdem Toker, Türkiye’nin karanlık bir çağda olduğu bugün, gazeteciliğin onurunu koruyan eşine az rastlanır isimlerden.

Toker’in Türkiye’de halkın malının kimlere peşkeş çekildiğini, kamu ihalelerindeki yolsuzluğun korkunç boyutlarını gözler önüne serdiği kitabı ‘Olağan İşler’ de, her şeyden önce araştırmacı gazeteciliğin en iyi örneklerinden biri olmasıyla önemli.

Çalışma, kamu ihalelerinde afet, savaş gibi olağanüstü durumlarda başvurulması gereken usulü gösteren 21/b maddesinin son yıllarda AKP iktidarı tarafından sıklıkla ve sıradan bir yöntem olarak nasıl kullanıldığına odaklanıyor.

“Davetli ihale” diye de anılan bu yöntemle gerçekleştirilen kamu ihaleleri “Olağan İşler”e dönüştürülürken, seksen milyonun ürettiği artı değerin hatırı sayılır kısmı 10-15 şirket arasında adeta paylaştırılıyor.

21/b ile yapılan rekabetsiz, kapalı, devleti zarara uğratan ihalelerin çokluğu ve bir grup firmaya akan kamu kaynaklarının boyutları korkutucu.

Toker’in çalışması, yozlaşmış sermaye ve iktidar çevreleri arasında kurulmuş olan kirli ittifakın yöntemlerini gösterdiği gibi, AKP’li yıllarda bölüşüm ilişkilerinin istatistiklere yansımayan boyutlarına da ışık tutuyor.

  • Künye: Çiğdem Toker – Kamu İhalelerinde Olağan İşler, Tekin Yayınevi, siyaset, 296 sayfa, 2019

Anton Zijderveld – Klişelerin Diktatörlüğü (2010)

Anton Zijderveld ‘Klişelerin Diktatörlüğü’nde, klişeler hakkında sosyolojik bir teori geliştirmeye çalışıyor; klişelerin toplumsal, sosyal ve dini işlevlerini gözler önüne seriyor.

Yazar, ifadelerin, çoğu insan tarafından kullanıldığından zamanla yıprandığını, orijinal anlamlarının kaybolduğunu ve nihayetinde ifadenin boş bir biçime, yani klişeye dönüştüğünü söylüyor.

Yazara göre, dinsel ve siyasal törenlerde klişeler büyük iş yapar ve çoğu insanın düşünmeden onları tekrarlaması da, eleştirel tefekkürün ortadan kalkmasını beraberinde getirmiştir.

  • Künye: Anton C. Zijderveld – Klişelerin Diktatörlüğü, çeviren: Kadir Canatan, Açılım Kitap, inceleme, 200 sayfa

Korkut Boratav – Aydınlık Bir Adam (2010)

Korkut Boratav, Türkiye’deki iktisat çalışmalarında çok önemli bir isim.

Kapitalizm, sosyalizm, devletçilik, gelir dağılımı, KİT’ler, tarım politikaları ve iktisat tarihi; öğretim üyesi, araştırmacı ve bilim insanı Boratav’ın çalışma yürüttüğü, okurlarını ve öğrencilerini aydınlattığı alanlardan birkaçı.

Elimizdeki uzun soluklu söyleşi, Boratav’ın Türkiye’nin sancılı yakın döneminde geçen yaşamöyküsü üzerinden ilerlerken, onun görüşlerini kapsamlı bir şekilde okurlarına sunuyor.

Dolasıyla eser, Boratav iktisatçılığının yapı taşlarını göstermesinin yanı sıra, Boratav’ın, Türkiye Cumhuriyeti’nin siyasî yapısına dair fikirlerinden ve yorumlarından bir demet de sunuyor.

  • Künye: Korkut Boratav – Aydınlık Bir Adam: Korkut Boratav, söyleşi: Hakan Güldağ ve İbrahim Ekinci, İmge Kitabevi, söyleşi, 375 sayfa

Engin Topuzkanamış – Hukuk ve Disiplin (2019)

Hukuka nasıl ve hangi mekanizmaların zorlamasıyla uyarız?

Alışkanlıklardan mı, menfaatten mi, korkudan mı, sevgiden mi, yoksa bilincinde olmadığımız bir zamana ait bir duygudan mı hukuka uyarız?

Engin Topuzkanamış’ın yeni bir baskıyla yayımlanan bu kitabı, modern toplumda hukuka uymanın dayanaklarını irdeleyerek bu soruya çarpıcı yanıtlar veriyor.

Yazar, hukuka uyma probleminin izini sürerken modern ve geleneksel toplumlardaki hukukun büyük resmini çiziyor ve bununla da yetinmeyerek hukuk ve devlet felsefesi, sosyoloji, tarih ve sosyal psikoloji gibi farklı disiplinlerden yararlanarak modern toplumda hukuk ve birey arasındaki ilişkinin nasıl kurulduğunu ortaya koyuyor.

Topuzkanamış, tarihsel olarak temel hareket noktası olan Orta Çağ toplumları ve Aquinolu Thomas’nın tabii hukuk yaklaşımından başlayarak hem belli başlı “büyük” siyasi ve hukuki kuramları ele alıyor hem de modern toplumu ve hukuk düzenini mümkün kılan gündelik hayat pratiklerindeki değişmeyi izliyor.

Yazar ayrıca, ordu düzeni, işyeri ve fabrikaların kuruluşu, görgü kuralları ve gündelik alışkanlıklardaki değişim, ahlakla arasına mesafe koyan bir hukuk düzeninde ahlak arayışı gibi pek çok konuyu da tartışıyor, modern bireyin özgürlük ve disiplin arasında şekillenmesini adım adım izliyor.

  • Künye: Engin Topuzkanamış – Hukuk ve Disiplin: Modern Toplumda Hukuka Uymanın Dayanakları, Zoe Kitap, hukuk, 312 sayfa, 2019

Orhan Doğan – Yarıda Kalan Hayat (2010)

‘Yarıda Kalan Hayat’, 2007 yılında bir kalp krizi sonucu hayatını kaybeden, Kürt siyasetinin önde gelen simalarından Orhan Doğan’ın anısına hazırlanmış.

Yaşar Kemal’in önsözüyle katıldığı kitapta, Orhan Doğan’ın savunmaları ve kendisiyle yapılmış söyleşiler yer alıyor.

Orhan Doğan, 1991 yılında Kürt kimliğiyle TBMM’ye katılan milletvekillerinden biriydi.

Doğan’ın da içinde bulunduğu dört milletvekilinin, Meclis’in önünde apar topar gözaltına alınışı, yakın tarihin utanç veren sayfalarından biri olarak tazeliğini hâlâ koruyor.

Kitap, on yılı aşkın süre hapis yatan Doğan’ın, 1994’te parlamentoda yaptığı konuşmayla açılıyor.

Türkiye’de Kürt sorununa dair konuşmanın yasaklı olduğu bir dönemde, sorunun adını cesaretle ortaya koyan bu konuşmayı, Doğan’ın savunmaları ile gazete ve dergilerde yayımlanmış söyleşileri takip ediyor.

  • Künye: Orhan Doğan – Yarıda Kalan Hayat (Nîv Jıyan), yayına hazırlayan: Ayşegül Doğan, İletişim Yayınları, siyaset, 311 sayfa