Filiz Zabcı – Dünya Bankası (2009)

Filiz Zabcı, uzun soluklu çalışması ‘Dünya Bankası’nda, bugün Dünya Bankası’nın biçimlendirdiği, temel çerçevesini çizdiği politikaları, derinlemesine analiz ediyor.

Zabcı, Banka’nın kısa bir tarihçesini verdikten sonra; Banka’nın özellikle 1990’lı yıllardan itibaren küresel pazar için ortaya koyduğu stratejiyi çok yönlü bir biçimde irdeliyor.

Zabcı’nın çalışması, Dünya Bankası’nın, bize başka bir alternatifin olmadığını benimsetmeye çalışan kapitalizmin yapısal gerekliliklerinin ve kendisine özgü mantığının bir sonucu olduğunu gözler önüne seriyor.

Kitap, eşitsiz ve adaletsiz sistemin önemli bir oyuncusunu, eleştirel bir bakışla masaya yatırmasıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: Filiz Zabcı –Dünya Bankası: Yanılsamalar ve Gerçekler, Yordam Kitap, siyaset, 160 sayfa

Kolektif – Carl Schmitt’in Meydan Okuması (2019)

❝Carl Schmitt, içgörülerinden yararlanarak kendisinden bir şeyler öğrenebileceğimiz bir rakiptir.❞

Carl Schmitt’in 1933’te Hitler’e verdiği destek, onun en bilinen ahlâki kusurlarındandır.

Chantal Mouffe’un derlediği bu kitap ise, Schmitt’i ahlâki kusurlarını yedekte tutup, son derece önemli bir siyasi düşünür olarak ele alıyor.

Daha açık bir ifadeyle kitap, Schmitt’i kayda değer entelektüel niteliklere sahip, kendisiyle alışverişten faydalanabileceğimiz bir hasım olarak tartışıyor.

Derlemeye katılan yazarlar, “Siyaseti dost-düşman ayrımı üzerinden kavramlaştıran bir düşünür, içinde yaşadığımız ‘post-politik’ çağ için bir anlam ifade ediyor mu?”, “Liberal demokratların, Schmitt’in liberalizm eleştirisinden öğrenecekleri bir şey var mı?” ve “Geliştirdiği egemenlik teorisinin küreselleşmiş dünyada hâlâ bir geçerliliği olabilir mi?” gibi sorulara yanıtlar arıyor.

Buradaki metinlerin bir bölümü, siyaset teorisinden jeopolitiğe ve hukuk bilimine uzanan birçok alanda Schmitt’in modern siyasi durumumuzu anlama yolundaki katkısını irdeliyor.

Kimi yazılar da, Schmitt ile aralarında Karl Marx, Max Weber, Hermann Heller ve Max Adler gibi isimlerin bulunduğu düşünürlerle kurulabilecek çoklu bağlantıları tartışıyor.

Schmitt muhalifi, ya bir rakip ya da bir tartışma ortağı olarak tanımlamıştı ve bu yüzden de liberalizmin ancak etik ile ekonomi arasında gidip gelebileceğini ve siyasalın ayırt edici niteliğini ıskalamaya mahkûm olduğunu söylemişti.

İşte buradaki makaleler, Schmitt’in bu meydan okumasına yanıt vermeleriyle de ayrıca önemli olduklarını söylemeliyiz.

Kitapta makaleleri bulunan isimler ise şöyle: Paul Hirst, Slavoj Žižek, Jean-François Kervégan, David Dyzenhaus, Jorge E. Dotti, Grigoris Ananiadis, Catherine Colliot-Thélène, Ulrich K. Preuss ve Agostino Carrino.

  • Künye: Kolektif – Carl Schmitt’in Meydan Okuması, derleyen: Chantal Mouffe, çeviren: Hivren Demir Atay ve Hakan Atay, İletişim Yayınları, siyaset, 295 sayfa, 2019

Elif Gençkal Eroler – “Dindar Nesil Yetiştirmek” (2019)

2002’den bu yana iktidarda bulunan AKP, ulus kimliğini şekillendirirken eğitimi nasıl bir ideolojik aygıt olarak kullandı?

Elif Gençkal Eroler’in elimizdeki çalışması, ulus kimliği tanımlamalarının iktidar mücadelelerinin sonucunda ortaya çıktığı gerçeğinden yola çıkarak, AKP’nin Türkiye’de 2002-2016 yılları arasında yukarıdan aşağıya inşa etmeye çalıştığı ulus kimliğini iktidar-hegemonya ilişkileri bağlamında inceliyor.

AKP hükümetlerinin bir “kültür iktidarı” inşa etmeye yönelik eğitim politikalarını derinlemesine tarayan Eroler, bu dönemde milliyetçilik ve din aracılığıyla eğitimin ideolojik olarak nasıl araçsallaştırıldığını gözler önüne seriyor.

Kitapta,

  • Ulus inşasına temel oluşturan milliyetçi ideolojinin eğitim ile ilişkisinin ve bu ilişkinin iktidar ve hegemonya ile bağlantısının ne olduğu,
  • Türkiye’de ulusal kimliğin oluşumu ve yıllar içindeki dönüşümü,
  • Cumhuriyet’in kuruluşundan 2002 yılına kadar, siyasi elitlerin elinde şekillenen eğitim politikaları ve ders kitapları aracılığıyla kurgulanan ulus kimlik bileşenlerinin nasıl yön değiştirdiği,
  • Ve 2002 itibariyle yönetime geçen AKP iktidarının eğitim politikaları aracılığıyla nasıl bir vatandaş kurguladığı gibi önemli konular irdeleniyor.

Eroler, bütün bu konuları çok yönlü bir bakışla tartışırken, aynı zamanda AKP yöneticilerinin içinden çıktığı 20. yüzyıl Türk siyasal kültürüne egemen olan zihniyet kalıplarını da daha iyi kavramamızı sağlıyor.

  • Künye: Elif Gençkal Eroler – “Dindar Nesil Yetiştirmek”: Türkiye’nin Eğitim Politikalarında Ulus ve Vatandaş İnşası (2002-2016), İletişim Yayınları, eğitim, 341 sayfa, 2019

Leo Panitch ve Sam Gindin – Küresel Kapitalizmin Oluşturulması (2019)

2013 Deutscher Ödülü’nü kazanan ‘Küresel Kapitalizmin Oluşturulması’, kapitalizmin gelecekte nasıl dönüşümler geçireceği hakkında ufuk açıcı bir çalışma.

Leo Panitch ve Sam Gindin, Amerikan İmparatorluğunun tarihine ve faaliyetlerine ilişkin zengin bir perspektif çiziyor ve ABD liderliğinde gelişen küresel kapitalizmin dört dörtlük bir fotoğrafını çekiyor.

Kitap, kapitalist piyasaların, değerlerin ve toplumsal ilişkilerin dünya ölçeğinde yayılmasının, doğuştan gelen yayılmacı iktisadi eğilimlerin kaçınılmaz bir sonucu olmayıp, devletlerin, özellikle de Amerika’nın işi olduğunu açık bir şekilde ortaya koymasıyla önemli.

Kitapta,

  • Amerikan kapitalizminin kendine has nitelikleri,
  • Büyük Bunalım’dan sonra Amerika’nın sermayeyle barışarak yeni düzene geçişi,
  • Yeni Amerikan İmparatorluğunun planlanması ve uluslararasılaşması,
  • Marshall Planı’nın küresel kapitalizme evrilişi,
  • Amerika’nın Avrupa kapitalizmini kurtarması,
  • Küresel kapitalizme geçiş,
  • Küresel kapitalizm sürecindeki çatışma alanları,
  • Avrupa, Latin Amerika, Japonya, Güney Kore, üçüncü dünya ülkeleri, eski sosyalist ülkeleri ve Türkiye’nin küresel sisteme eklemlenmeleri,
  • Ve Avrupa Birliği’nin oluşumunun ABD’ye etkileri gibi pek çok konu tartışılıyor.

Yakın tarihe ve küreselleşme sürecine geniş bir pencereden bakmak isteyen her okurun çokça faydalanabileceği bir çalışma.

  • Künye: Leo Panitch ve Sam Gindin – Küresel Kapitalizmin Oluşturulması: Amerikan İmparatorluğunun Siyasal İktisadı, çeviren: Ümit Şenesen, Yordam Kitap, iktisat, 430 sayfa, 2019

Andrés Danza ve Ernesto Tulbovitz – Saraysız Başkan: José Mujica (2015)

Uruguay devlet başkanı José Mujica’nın, namı diğer “Pepe”nin ilham veren hayatı.

“Düşündüğün gibi yaşamalısın. Aksi takdirde yaşadığın gibi düşünmeye başlarsın.” demiş Mujica, devlet başkanlığı maaşının yüzde 90’ını hayır kurumlarına bağışlayan, dünyanın en “fakir” devlet başkanı.

  • Künye: Andrés Danza ve Ernesto Tulbovitz – Saraysız Başkan: José Mujica, çeviren: Ali Tuncer, Tekin Yayınevi

Uygur Kocabaşoğlu ve Aysun Akan – Mütareke ve Milli Mücadele Basını (2019)

Sabah’tan İkdam’a, Tanin’den Yeni Gazete ve Vakit’e; Abdullah Cevdet’ten Ahmed Ağaoğlu’na, Ahmed Emin Yalman’dan Yunus Nadi ve Zekeriya Sertel’e, Mütareke ve Milli Mücadele dönemi basın kuruluşları ve önde gelen gazetecileri hakkında arşivlik bir eser.

Uygur Kocabaşoğlu ve Aysun Akan’ın yaklaşık 730 sayfayı bulan bu oylumlu kitabı, bu alanda şimdiye kadar yapılmış en kapsamlı çalışma niteliğinde.

Kitap, o dönemlerdeki gazete ve dergilerin niteliklerini, toplumsal ve siyasi gelişmelerin basın dünyasına nasıl yansıdığını, basındaki örgütlenmelerin nasıl olduğunu, basın emekçilerinin içinde bulundukları koşulları ve basın-yayın kuruluşlarının ekonomi politiğini çok yönlü bir bakışla ortaya koyuyor.

Kitabın devamında ise, o dönemin gazete sahipleri, başyazarları, yazarları, çizerleri, muhabirleri, yöneticileri ve diğer çalışanlarının portrelerine yer veriliyor.

Çok sayıda görsel malzemeyle de zenginleşmiş kitabın, bütün bu yönleriyle, bu alanda araştırma yapacak kişilere çokça faydalı olacağını söylemeliyiz.

  • Künye: Uygur Kocabaşoğlu ve Aysun Akan – Mütareke ve Milli Mücadele Basını: Direniş ile Teslimiyetin Sözcüleri ve “Mahşer”in 100 Atlısı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, tarih, 728 sayfa, 2019

Jacqueline Pauwels – Büyük Sınıf Savaşı (2019)

Jacqueline Pauwels’in Amerika Birleşik Devletleri’nin 2. Dünya Savaşı’ndaki rolünü irdelediği, bir yönüyle Amerika’nın gizli tarihi olarak dikkat çeken çalışması ‘Hayırlı Savaş Söylencesi’, bizde yakın zaman önce yayımlanmıştı.

Pauwels’in elimizdeki çalışması ‘Büyük Sınıf Savaşı’ ise, emperyalizm ve Büyük Savaş’ın ilişkisini, büyük sınıf savaşının en önemli durağı olarak Birinci Dünya Savaşı üzerinden izliyor.

Bu savaşı, kesinlikle bir sınıf savaşı, hatta “Büyük Sınıf Savaşı” olarak resmeden Pauwels, kitabına, 19. yüzyılın sosyoekonomik tarihindeki önemli gelişmeleri tasvir ederek başlıyor.

Yazar burada, Büyük Savaş’ın esasen soyluluğun, yani büyük toprak sahiplerinin ve özellikle sanayici ve bankacılardan oluşan büyük burjuvazinin ya da “üst orta sınıfın” bir ortakyaşam biçimi olan Avrupalı seçkinler tarafından istendiğini ve başlatıldığını ortaya koyuyor.

Pauwels ardından, 1914 yılının o muhteşem yazında sefil bir savaş neden ve nasıl çıktı sorusunun yanıtını arıyor.

Yazara göre sembolik olarak 1789’da başlayan on dokuzuncu yüzyılın Birinci Dünya Savaşı’nı yaratması gibi, Birinci Dünya Savaşı da İkinci Dünya Savaşı’nı, Soğuk Savaş’ı ve hatta günümüzdeki “Teröre Karşı Savaş”ı da içeren yirminci yüzyılı üretti.

Dolayısıyla kitap bu yönüyle 19. yüzyıl emperyalizminin nasıl Büyük Savaş’a yol açtığını ve 20. yüzyılda ve 21. yüzyılın başlarında emperyalizmin gelişmesi üzerinde nasıl bir iz bıraktığını da açıklamasıyla oldukça dikkat çekici.

  • Künye: Jacqueline Pauwels – Büyük Sınıf Savaşı, 1914-1918, çeviren: Çağdaş Sümer, Yordam Kitap, tarih, 491 sayfa, 2019

Jordi Tejel – Suriye Kürtleri (2015)

Suriye Kürtlerinin tarihsel, toplumsal ve siyasal dönüşümünün iyi bir analizi.

Fransız mandası döneminde Kürtler, Arap milliyetçiliği ile Baas sisteminin etkileri, Kürt sorununun ulusaşırı boyutları ve Mart 2004’te yaşanan Qamişlo ayaklanmasıyla başlayan yeni dönem, kitabın ilgi çekici konuları arasında.

Jordi Tejel’in çalışması, konu hakkında geniş bir perspektif sunmasıyla bu alanda yapılmış çalışmaların en iyilerinden.

  • Künye: Jordi Tejel – Suriye Kürtleri, çeviren: Burçin Koç, İntifada Yayınları

Hatice Çoban Keneş – Yeni Irkçılığın “Kirli” Ötekileri: Kürtler, Aleviler, Ermeniler (2015)

Belirsiz görünümler arkasına yerleşen ırkçılık ve ayrımcılık, sıradan insanın hayatında nasıl yer ediyor?

Eldeki sağlam çalışma, Balibar ve Wallerstein’ın kavramsallaştırdıkları şekliyle “yeni ırkçılık” söylemlerin dolaşıma girmesi ve yaygınlaştırılmasındaki merkezi rolü nedeniyle gazetelerden seçilen 6 haberin çerçevesini çizdiği yirmi derinlemesine görüşme üzerinden bu sorunun yanıtını arıyor.

Hatice Çoban Keneş, “muğlâk-belirsiz” görünümler arkasına yerleşen ve çoğu zaman satır aralarına gizlenen ırkçılığın ve ayrımcılığın medyayı bir şekilde takip eden “sıradan insanların” gündelik konuşmalarında yer etme biçimlerini ortaya koyarak yeni ırkçılığın perdesini aralıyor.

Kitapta,

  • Yeni ırkçılığın bileşenleri,
  • Milliyetçilikle ırkçılığın eklemlenmesi,
  • Etnik ayrımcılık ve ırkçılık,
  • Cinsiyetçilik ve ırkçılık,
  • Yeni ırkçılığın bir bileşeni olarak medya,
  • Ve izleyicinin yeni ırkçı söylemlerle ilişkilenmesinin yarattığı sorunlar gibi konular irdeleniyor.

Künye: Hatice Çoban Keneş – Yeni Irkçılığın “Kirli” Ötekileri: Kürtler, Aleviler, Ermeniler, Dipnot Yayınları, siyaset, 224 sayfa, 2015

David Harvey – Neoliberalizmin Kısa Tarihi (2015)

Neoliberalizmin tarihsel gelişimini izleyen, sistemin dünya çapında zenginler lehine ve yoksullar aleyhine sebep olduğu büyük yıkımı gözler önüne seren bir eser.

Kitap, neoliberalleşmenin nereden geldiğinin ve dünya sahnesini nasıl bu kadar kuşatıcı bir şekilde istila ettiğinin politik-ekonomik öyküsü.

David Harvey, bununla da yetinmeyerek, bu öyküyü eleştirel bir şekilde ele alıyor; alternatif politik ve ekonomik düzenlemelerin tespiti ve inşası için bir çerçeve de sunuyor.

Harvey, neoliberalizmi aşmanın tek yolunun da, sadece neoliberalizmin değil, genelde sermayenin çelişkilerine otoriter değil sosyalist bir çözüm üretecek yerel muhalefet güçlerinin ve küresel bir toplumsal hareketin ortaya çıkmasıyla mümkün olduğunu belirtiyor.

Rızanın inşası, neoliberal devletin oluşumu, eşitsiz coğrafi gelişmeler ve Çin tarzı neoliberalizm üzerine yeniden ve derinlemesine düşünmek için birebir.

  • Künye: David Harvey – Neoliberalizmin Kısa Tarihi, çeviren: Aylin Onacak, Sel Yayıncılık, iktisat, 256 sayfa, 2015