Metin Çulhaoğlu – Marksizm ve Türkiye Solu (2015)

Marksizme ilişkin genel bir çerçeve oluşturan ve bu çerçevenin ögelerini Türkiye sol hareketi ile ilişkilendiren özgün bir çalışma.

Marksizmin seçilmiş temel alanlarına ilişkin yorum ve değerlendirmeler, Türkiye sol hareketinin özgül gelişimi ve verili sorunları, Marksizmin Türkiye ölçeğindeki belirlenimleri, Metin Çulhaoğlu’nun burada irdelediği kimi konular.

  • Künye: Metin Çulhaoğlu – Marksizm ve Türkiye Solu, Yordam Kitap

Kolektif – AKP Kitabı (2009)

‘Bir Dönüşümün Bilançosu’ alt başlığıyla yayımlanan ‘AKP Kitabı’, 2002 yılında başlayan AKP iktidarına çok yönlü bir şekilde odaklanan yazılardan oluşuyor.

AB’ye giriş süreci, dinin siyasallaşması, küresel ekonominin gerekleri, serbest piyasanın zorunlulukları, yerel sermayenin istemleri ve parti tabanının beklentileri gibi etmenlerin gözle görülür bir şekilde etkilediği bu iktidar dönemi, Türkiye siyaset tarihinin kuşkusuz en özgün evrelerinden birini oluşturuyor.

Kitaptaki yazılar, söz konusu süreci siyaset, sınıf, hukuk, insan hakları, din, siyaset, dış politika, ekonomi, toplum, sağlık, sosyal güvenlik, eğitim, kent ve çevre gibi perspektiflerden çözümlüyor.

  • Künye: Kolektif – AKP Kitabı: Bir Dönüşümün Bilançosu, derleyen: İlhan Uzgel ve Bülent Duru, Phoenix Yayınevi, siyaset, 802 sayfa

Kolektif – Marksizm ve Feminizm (2018)

Bu nitelikli derleme, feminizm ve Marksizm çerçeveleri içinde, toplumsal kuram ve siyasette var olan bir dizi kavram ve konuyu farklı yönleriyle irdeleyen makaleleri bir araya getiriyor.

Bilhassa Marksizm ve feminizm arasındaki belirsiz ilişkiye merak duyan araştırmacılar, öğrenciler ve aktivistlerin bu çalışmadan oldukça feyz alacağını söylemeliyiz.

Feminizmde neyin burjuva ve ırkçı ve Marksizm’de neyin ataerkil ve ırkçı olduğunu netleştirmek isteyenler ve Marksist-feminizmdeki tire (-) işaretini merak edenler, sınıfın feminist bir analizine ve her iki yaklaşımdaki ırk ve farklılık kavrayışlarının incelenmesine ilgi duyanlar da bu kitapla ilgilenecektir.

Kitabın ilk bölümü, Marksizm ve feminizmin sınıf ve ırk konularına nasıl yaklaştığını irdeliyor.

Kitabın ikinci bölümü ise, demokrasi, finansallaşma, ideoloji, emperyalizm ve ilkel birikim, kesişimsellik, emek gücü, ulus ve ulusçuluk, yeniden üretim, devrim ve bakış açısı kuramı gibi, Marksist-feminist yaklaşımdaki anahtar kelimeleri kapsamlı bir bakışla açıklayıp tartışıyor.

Derlemeyi hazırlayan Shahrzad Mojab, Kanada’da Toronto Üniversitesi’nde akademisyen olarak çalışıyor.

Toplumsal cinsiyet, eğitim politikaları, devlet, diaspora, kadın, militarizasyon, feminizm, sömürgecilik ve şiddet, Mojab’ın üzerine çalışmakta olduğu kimi konular.

  • Künye: Kolektif – Marksizm ve Feminizm, hazırlayan: Shahrzad Mojab, çeviren: Funda Hülagü, Yordam Kitap, feminizm, 480 sayfa, 2018

Zygmunt Bauman – Kuşatılmış Toplum (2018)

Bilgi en iyi silahtır. Nitekim bilgi ne kadar kapsamlı ve ayrıntılı olursa, sırlarından arındırılmış düşman o derece kesin ve geriye dönüşü imkânsız olacak şekilde güçsüz kılınır. Bir kere bilindiğinde, elindeki kıymetli şeyler omuzlarına asılmış yüklere dönüşür.

Zygmunt Bauman bu kıymetli eserinde, toplumsal hayatın kılcal damarlarına kadar sinmiş iktidarı yüzeye çıkarıyor ve hem toplumsal hem de bireysel olarak sosyolojinin rehberliğinde bu kuşatılmışlığa karşı nasıl durabileceğimizi irdeliyor.

‘Küresel Politikalar’ ve ‘Yaşam Politikaları’ başlıklı iki bölümden oluşan kitap, sosyolojinin yaşadığımız çıkmaza nasıl yanıt vereceğini anlatmakla kalmıyor, bunu yaparken sosyolojinin bir disiplin olarak son iki yüzyıl boyunca nasıl bir dönüşüm geçirdiğini de ayrıntılı bir şekilde saptıyor.

Kitapta irdelenen kimi konular şöyle:

  • Toplumsal mühendisliğin çöküşü,
  • Eleştiri ve bir proje olarak politika,
  • Kurumsal bir proje olarak modern devlet karşısında özgürleşmenin bedelleri,
  • Küresel politikaların olasılık ve sınırları,
  • Günümüzün asimetrik savaşları ve bunun yarattığı sığınmacılar sorununun yakın ve uzak geleceğe yansımaları,
  • Yeni tüketim toplumu ve yeni tüketiciler,
  • İhtiyaç duyma, arzulama ve istemenin değişimi…

Künye: Zygmunt Bauman – Kuşatılmış Toplum, çeviren: Akın Emre Pilgir, Ayrıntı Yayınları, sosyoloji, 336 sayfa, 2018

Kolektif – Uluslararası İlişkilere Giriş (2009)

Her şey gibi uluslararası ilişkiler alanında da yaşanan hızlı değişim, konu hakkındaki teorik tartışmaları sürekli kılıyor.

İşte, Hasret Çomak’ın editörlüğünü üstlendiği derleme, disipline ilişkin teorik tartışmalar için bir çerçeve oluşturmayı amaçlıyor.

Bu alandaki klasik yaklaşımlar ve teoriler ile son yıllarda söz konusu disiplini daha çok etkilemeye başlayan teorileri irdelemeyi amaçlayan makaleler, bunların felsefi ve epistemolojik arka planına inmeye çalışıyor.

Kitaba, makaleleriyle katkıda bulunan isimler şöyle: Hasret Çomak, Dilara Mehmetoğlu, Itır Aladağ Görentaş, Bilge Ercan, Arda Ercan, Yasemin Kilit Aklar, Ayşegül Gökalp ve Derya Özveri.

  • Künye: Kolektif – Uluslararası İlişkilere Giriş: Teorik Bakış, editör: Hasret Çomak, Umuttepe Yayınları, siyaset, 240 sayfa

Raúl Castro Ruz – Küba Devrimi’nin Sorumluluğu (2009)

‘Küba Devrimi’nin Sorumluluğu’, Küba Devlet Konseyi Başkanı Raúl Castro Ruz’un 1959’tan günümüze yaptığı konuşmalardan derlendi.

Fidel Castro’nun kardeşi olan Ruz, Che Guevara’yla ilk sohbet eden ve onu Castro’yla tanıştıran kişi olarak da bilinir.

Küba direnişinde önemli roller üstlenen Ruz, savaşta zorlu görevler üstlenmesi ve bunların neredeyse tümünde başarılı olmasıyla ünlüdür.

Küba devriminin ideolojik birliğinin gelişiminde ve örgütlenmesinde önemli bir yere sahip Ruz’un, bu kitapta bir araya getirilen konuşmaları, ülkedeki toplumsal mücadeleye, Küba Komünist Partisi’nin ve devrimci iktidarın tarihine ışık tutar nitelikte.

  • Künye: Raúl Castro Ruz – Küba Devrimi’nin Sorumluluğu, çeviren: Ebru Aktolunay ve Yiğit Günay, Yazılama Yayınları, siyaset, 83 sayfa

Costas Douzinas – İnsan Haklarının Sonu (2018)

Tarihsel olarak insan haklarına bakıldığında, eski zamanlardan bugüne bu idealin olağanüstü bir gelişme yaşadığı görülür.

Peki, gerçekte durum nasıl?

Bugün insan haklarının, bazı durumlarda geçmişte bile görülmemiş şekilde ihlal edildiğinin pek çok örneği var.

Costas Douzinas’ın bu önemli incelemesi, tam da bu paradoksu, hem tarihsel hem de kuramsal boyutlarıyla enine boyuna tartışmasıyla önemli bir boşluğu dolduruyor.

İnsanlık tarihinde doğal hukukun ortaya çıkması ve bu yönde verilen uzun mücadelelerle kitabına başlayan Douzinas, bu mücadeleler sonucunda kazanılan hakların birey ve toplumlar kadar hükümetleri de nasıl dönüştürdüğünü ortaya koyuyor.

Yazar devamında da, 18. yüzyılda insan hakları idealinin ortaya çıkışını, bu durumun hukuk ve toplum ilişkisine getirdiği katkıları, hükümetlerin bu ideali bir yandan benimseyip öte yandan nasıl törpülediklerini değerlendiriyor.

Douzinas ayrıca, Kant, Burke, Hegel, Marx, Heidegger ve Sartre’ın fikirlerinden yola çıkarak insan haklarının felsefi dinamiklerini aydınlatıyor ve günümüzdeki insan hakları ihlallerinin nedenlerini de irdeleyerek, güçlü bir insan hakları yaklaşımının hukuki, siyasi ve ahlaki temellerinin neler olduğunu tartışıyor.

  • Künye. Costas Douzinas – İnsan Haklarının Sonu, çeviren: Kasım Akbaş ve Umre Deniz Tuna, Dipnot Yayınları, hukuk, 424 sayfa, 2018

John Steinbeck – Bir Savaş Vardı (2009)

John Steinbeck, 2. Dünya Savaşı’ndan gelişmeleri, savaş muhabiri olarak çeşitli cephelerde izlemişti. Yazarın o dönem Avrupa ve Afrika’dan gönderdiği yazılar da büyük ilgiyle karşılanmıştı.

Söz konusu yazıları barındıran bu kitap, insanları seven, onların acılarını hisseden Steinbeck’in ne denli duyarlı olduğunu göstermeleriyle büyük öneme haiz.

“Yıllarca korku tarafından sömürüldük biz, sadece ve sadece korku tarafından.” diyen Steinbeck, hâlâ etkisini sürdüren bu korkunçluğu kayda geçiriyor; büyük acılarla yüz yüze bırakılan insanları tasvir ediyor.

Bu yazılar kuşkusuz, Steinbeck’in “çok eskiden” dediği savaş kadar, günümüzün “barışçıl” dünyasını da tasvir ediyor.

  • Künye: John Steinbeck – Bir Savaş Vardı, çeviren: Ülkü Tamer, Remzi Kitabevi, anlatı, 198 sayfa

Terry Cannon – Kara Panter Partisi’nin Hikâyesi (2018)

1960’ların ortalarında Amerika’da kurulan Kara Panterler, siyahilerin hakları için silahlı mücadele de dâhil olmak üzere yoğun bir mücadele yürütmüş ve hızla ülkenin gündemine oturmuştu.

Yazık ki bizde, Kara Panterler hakkında halen yeteri kadar kaynak bulunmuyor.

İşte, 1968 devrimci hareketinden gelen Terry Cannon’un şimdi Türkçeye kazandırılan elimizdeki kitabı, bu boşluğu doldurmaya aday bir çalışma.

Cannon’un coşkulu bir tarzda kaleme aldığı kitabı, Kara Panterler’in modern devletin ezilen kimliklere uyguladığı baskıya karşı nasıl bir duruş sergilediğini ve bu örgütün hem kurulduğu dönem hem de günümüz açısından ne gibi roller üstlendiğini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

  • Künye: Terry Cannon – Kara Panter Partisi’nin Hikâyesi: Tüm İktidar Halka, çevirmen: Esra Karaoğullarından, Edebi Şeyler Yayınları, siyaset, 96 sayfa, 2018

Can Kozanoğlu ve Mirgün Cabas – Bıçkın ve Ağlak (2018)

‘Yeni Türkiye’nin Hikâyesi’ alt başlığıyla yayınlanan ‘Bıçkın ve Ağlak’, daha önce ‘Cilalı İmaj Devri’, ‘Pop Çağı Ateşi’, ‘İnternet Dolunay Cemaat’ ve ‘Yeni Şehir Notları’ gibi kitaplarında 1990’lar Türkiye’sini anlatmış Can Kozanoğlu’nun AKP iktidarının bütün yönleriyle nüfuz ettiği “yeni Türkiye”de yaşanan kültürel, toplumsal ve siyasi dönüşümü irdeliyor.

Yaklaşık bir yıl önce ‘2001: Eski Türkiye’nin Son Yılı’ adlı kitabı yayınlanan Mirgün Cabas’ın söyleşileriyle ilerleyen kitapta, ANAP’ın iktidara geldiği 1980’lerden başlayarak mafyanın popülerleşmesinden arabeskin yeniden yükselişine, sosyal medyanın önemli bir muhalif güç olarak ortaya çıkışından AKP ve Erdoğan fenomenlerine, Kürt siyasetinden Gezi direnişine, Gülen cemaatinden 15 Temmuz felaketine, akademinin dönüşümünden İstanbul’un ranta kurban edilişine ve yerel mutfaklardan çakma gurmelere pek çok konu tartışılıyor.

Can Kozanoğlu, yukarıda bahsettiğimiz 90’lı yıllar Türkiye’sine dair kitaplarına 2000’li yıllarda ara vermişti.

‘Bıçkın ve Ağlak’, bir anlamda aradaki eksik halkayı tamamlayıcı nitelikte olmasıyla çok önemli.

Dolayısıyla biz de, “Uzun bir aradan sonra, hoş geldin Can Kozanoğlu” diyoruz.

  • Künye: Can Kozanoğlu ve Mirgün Cabas – Bıçkın ve Ağlak, Can Yayınları, kültür, 496 sayfa, 2018