Ali İhsan Göğüş – Hep İsmet Paşa’nın Yanında (2008)

Bu kitabın yazarı Ali İhsan Göğüş, İstanbul il yönetiminden MKYK’ya kadar her kademesinde görev alacağı CHP’ye 1945 yılında girmişti.

Uzun yıllar partide siyaset yürüttükten sonra, İsmet İnönü’nün istifa ettiği gün, Göğüş de partisiyle tüm bağlarını koparmıştı.

Göğüş’ün bu kitaptaki anıları, Türkiye’nin o dönemindeki Cumhuriyet Halk Partisi’ne dair değerlendirmeler ile kendisinin Devlet Bakanlığı da dâhil bu parti çatısı altında yürüttüğü siyasi faaliyetleri bizimle paylaşıyor.

Kitap, Göğüş’ün 1923-1943 yılları arasındaki çocukluk ve gençlik dönemleri, üniversite yılları, gazetecilik mesleğini icra edişi, politikaya atılma süreci, bakanlık yaptığı zamanlar ve İsmet İnönü ile CHP’ye dair anılarından oluşuyor.

Türkiye yakın tarihine dair önemli ayrıntılar barındıran bir tanıklık.

  • Künye: Ali İhsan Göğüş – Hep İsmet Paşa’nın Yanında, Remzi Kitabevi, anı, 206 sayfa

Eric Williams – Kapitalizm ve Kölelik (2014)

Siyah radikal entelektüellerin önde gelen isimlerinden Eric Williams’tan kapitalizm ve kölelik arasındaki ilişkiye dair çarpıcı ayrıntılar.

İlk baskısı 1944 yılında yapılan ‘Kapitalizm ve Kölelik’, İngiltere’nin örnek teşkil ettiği erken kapitalizm ile Zenci köle ticareti, Zenci köleliği ve 17. ve 18. yüzyıllardaki genel sömürge ticareti arasındaki ilişkiyi tarihsel bir perspektife yerleştiriyor.

Zenci köleliğinin ve köle ticaretinin İngiltere’deki Sanayi Devrimi’ni finans etmedeki rollerini ve uygun sanayi kapitalizminin köle sisteminin yıkılışındaki rolünü iktisadi analizler eşliğinde araştıran Williams, ırkçılığın köleliğin sebebi değil sonucu olduğunu gözler önüne seriyor.

Muazzam bir alternatif tarih okuması.

  • Künye: Eric Williams – Kapitalizm ve Kölelik, çeviren: Anıl Tarar, Dipnot Yayınları, siyaset, 334 sayfa

Zygmunt Bauman – Azınlığın Zenginliği Hepimizin Çıkarına mıdır? (2014)

Zygmunt Bauman kısa olmakla birlikte oldukça etkili yazılmış eldeki kitabında bizi, yoksullar ile zenginler arasında dipsiz bir uçurum halini almış ekonomik eşitsizlik üzerine derinleşmeye çağırıyor.

Bauman, çok sayıda veriyle de desteklediği metninde,

Ekonomik gelişmenin nimetlerinin zaten yüksek gelirli olan nispeten az sayıda kişiye gittiğini,

Serbest piyasa ekonomisinin temel ahlaki gerekçelerinin uydurma olduğunu,

Eşitsizliğe neden katlandığımızı,

Ve “ekonomik büyüme”, “sürekli artan tüketim” ve “rekabet” gibi günümüz ekonomik sisteminin başat varsayımlarını eleştirel bir yaklaşımla yorumluyor.

  • Künye: Zygmunt Bauman – Azınlığın Zenginliği Hepimizin Çıkarına mıdır?, çeviren: Hakan Keser, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 80 sayfa

Ayşe Buğra – Kapitalizm, Yoksulluk ve Türkiye’de Sosyal Politika (2008)

‘Kapitalizm, Yoksulluk ve Türkiye’de Sosyal Politika’, Türkiye’deki sosyal politika tarihinin eleştirel bir analizi.

Ayşe Buğra, Türkiye’de devlet-toplum ilişkilerinin Cumhuriyet tarihi boyunca geçirdiği evrimi, sosyal politika alanındaki yansımalarına bakarak ve özellikle yoksullukla mücadele konusuna odaklanarak incelemeye koyuluyor.

Kitapta ilkin, kapitalizmle sosyal politika arasındaki ilişkinin niteliğine bakılıyor.

İkinci olarak da Avrupa’da 16. yüzyıldan itibaren kapitalizmle birlikte var olmuş yoksulluk ve sosyal politika tartışmalarının içindeki temaların, Türkiye gibi geç sanayileşen toplumlarda nasıl ortaya çıktıkları ve bunların zaman içindeki dönüşümleri gözler önüne seriliyor.

  • Künye: Ayşe Buğra – Kapitalizm, Yoksulluk ve Türkiye’de Sosyal Politika, İletişim Yayınları, inceleme, 275 sayfa

E. Fuat Keyman – Türkiye’nin İyi Yönetimi (2008)

E. Fuat Keyman ‘Türkiye’nin İyi Yönetimi’ başlıklı bu çalışmasında, 2004-2008 yılları arasında Türkiye’nin içinden geçtiği değişim ve dönüşümü eleştirel bir gözle değerlendiriyor.

Kitap, yukarıdaki zaman aralığında, Türkiye’nin giderek, yazarın “Ilımlı İslam-Tepkici Milliyetçilik” olarak tanımladığı eksene indirgendiğini ve bu temelde yaşanan değişim ve dönüşümün nasıl toplumsal kızgınlık, öfke ve kutuplaşmaya doğru götürüldüğünü anlatıyor.

Keyman bu duruma karşı, özgürlükçü ve demokratik bir sol alternatifin önemini vurguluyor.

  • Künye: E. Fuat Keyman – Türkiye’nin İyi Yönetimi, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 440 sayfa

Emre Kongar – Diren! (2017)

16 Nisan’da, Türkiye tarihinin dönüm noktalarından birini teşkil edecek referandumla yeni anayasa oylanıyor.

Bu referandum sonucunun evet olması halinde, Türkiye açısından büyük sıkıntıların yaşanacağı bir dönemin başlayacağı, ülkenin önemli bir kesimi tarafından ısrarla dillendiriliyor.

Tarihsel deneyimlere ve Türkiye’nin özgün koşullarına baktığımızda, bu kaygının yersiz olmadığı da açık.

İşte önde gelen toplumbilimcilerden Emre Kongar’ın elimizdeki kitabı, yalnızca 16 Nisan için değil, uzun zamandır yaşanan bu kötü gidişata karşı bizi uyanık olmaya, demokratik değerlere acilen sahip çıkmaya davet ediyor.

Kongar’ın çağrısı, özünde bir davetten de öte: Yazar, direnmenin zamanının gelip çattığı hatta bunun geçmekte olduğu konusunda bizi uyarıyor; şimdiye kadar yaptığımız gibi susup sinmek yerine, demokrasi için, zar zor kurabildiğimiz kurumlarımız ve değerlerimiz için direnmeye çağırıyor.

Kongar’ın tanımladığı direniş ise, yasalar çerçevesinde, barışçı yöntemlerle, demokratik olarak ve demokrasi için bir direniş anlamına gelmekte.

Çalışma, Türkiye’yi gelecekte bekleyen tehlikelere örnek olarak Nazi Almanya’sı ve İran “Devrim”i deneyimlerini de enine boyuna tartışarak bizi aydınlatıyor.

Kongar’ın burada tanımladığı şekliyle sorun ne tek başına başkanlık ne de referandum.

Sorun bunlardan daha kapsamlı, hayatımızın her alanını kuşatmış, bizi adım atamaz hale getirmiş kurumsal baskı ve artık açıkça görüldüğü şekliyle ülkenin tüm mirasını yok sayan bir rejim değişikliğidir.

Kongar’dan bir demokrasi manifestosu…

  • Künye: Emre Kongar – Diren!, Kırmızı Kedi Yayınevi, siyaset, 104 sayfa

Robert O. Paxton – Faşizmin Anatomisi (2014)

Robert O. Paxton ‘Faşizmin Anatomisi’nde, Nazi Almanya’sı ve Mussolini İtalya’sını merkeze alarak faşizm olgusunu, çeşitlerini ve karmaşıklığını ortaya koyuyor, faşizmin bir sistem olarak nasıl işlediğini aydınlatıyor.

Kitapta ele alınan kimi dikkat çekici konular şöyle:

Faşist hareketlerin entelektüel, kültürel ve duygusal kökleri,

İtalya ve Almanya’da başarılı olan faşist hareketin Fransa’da başarısız olmasının nedenleri,

İktidara gelen faşist sistemlerin kurulu düzene sundukları ve iktidara geldikten sonraki uygulamaları,

Faşist yönetimin iktidarı kullanma biçimleri ve uzun dönemdeki radikalleşmeleri,

Günümüzde faşizmin ortaya çıkabilme koşulları…

  • Künye: Robert O. Paxton – Faşizmin Anatomisi, çeviren: Hakan Atay ve Hivren Demir Atay, İletişim Yayınları, siyaset, 419 sayfa

Laurent Cordonnier – Garibanlara Merhamet Yok (2014)

Laurent Cordonnier ‘Garibanlara Merhamet Yok’ta, iktisadın ve çalışma ekonomisinin işsizliği nasıl ele aldığını irdeliyor.

Bunu yaparken emek, emek arzı ve emek talebi gibi kavramların neoklasik iktisat teorisi tarafından nasıl tanımlandığını ele alan Cordonnier, bu teorinin yoksullar ve işsizlere dair katı söylemini gözler önüne seriyor.

İşsizlerin durumlarını düzeltmek için piyasa mekanizmasına güvenilemeyeceğini; asgari ücret uygulamalarının, sendikaların, sosyal yardım ve sosyal güvenlik sistemlerinin de işsizlikte pay sahibi olduğunu gösteren çalışma, istihdamı her yönüyle anlamak ve anlatmak için nitelikli bir kaynak.

  • Künye: Laurent Cordonnier – Garibanlara Merhamet Yok, çeviren: Lütfü Şimşek, İletişim Yayınları, iktisat, 110 sayfa

Raphaël Liogier – İslamlaşma Efsanesi (2014)

Din sosyolojisi alanında çalışan Raphaël Liogier ‘İslamlaşma Efsanesi’nde, Batı’daki İslam korkusunu, İslam’ın Batı medeniyetini ele geçirmeyi amaçladığı efsanesini masaya yatırıyor.

Loidiger, Müslümanların Avrupalıların gözleri önünde nasıl olup da bir tehdide dönüştüğünü anlamak için, öncelikle bu efsanenin kökenine iniyor.

Yazar, Müslüman nüfusun kökten batılı olan halkları aşamalı olarak boğacak şekilde artacağı ve bunun İslam üzerine temelleneceği bir medeniyetle sonuçlanacağı gibi Batı toplumunda yoğun karşılık bulan tezleri tartışıyor ve Avrupalıların bu “Müslüman düşmana” mitine neden ihtiyaç duyduğunu araştırıyor.

  • Künye: Raphaël Liogier – İslamlaşma Efsanesi, çeviren: Hande Turan Abadan, Epos Yayınları, din sosyolojisi, 158 sayfa

Ayşegül Kumsuoğlu – Birlikte Yaşamayı Öğrenmek (2014)

Politik alanda birbirine dost olmanın bu ülkenin güzel yarınları için elzem olduğunu ifade eden Ayşegül Kumsuoğlu ‘Birlikte Yaşamayı Öğrenmek’te, Türkiye tarihine referanslarla eğitim ve politika arasındaki ilişkiyi ele alıyor, bu ilişkinin bir dostluk kurgusuna sahip topluma ulaşmadaki rolünü irdeliyor.

Bu dünyada hep beraber yaşadığımız ve dünyaya gelen her yeni doğanı eğitim süreci boyunca yetiştirirken ona dünyayı ve insanı sevmeyi öğretmek zorunda olduğumuz inancı üzerine kurulu kitap, ülkenin demokratik idealinde bireylerin birbiriyle kurduğu ilişkinin bir dostluk zemininde nasıl inşa edilebileceğini tartışıyor.

  • Künye: Ayşegül Kumsuoğlu – Birlikte Yaşamayı Öğrenmek, H2O Kitap, siyaset, 156 sayfa