Eylem Delikanlı ve Özlem Delikanlı – Keşke Bir Öpüp Koklasaydım (2013)

Eylem Delikanlı ve Özlem Delikanlı ‘Keşke Öpüp Koklasaydım’da, 12 Eylül çocuklarının, annelerinin, babalarının, kardeşlerinin ve eşlerinin yaşadıklarını kayda geçiriyor.

Bir sözlü tarih çalışması olan kitap en çok, 12 Eylül’ün üzerine doğmuş, ebeveynlerine reva görülen işkenceleri öğrenmiş çocukların hikâyesi.

Bu anlatımlarda karşımıza, meslekleri ellerinden alınmış mücadele insanları, kimi zaman zorluklara direnmiş kimi zaman çözülmüş aileler, cezaevi önünde geçen hayatlar çıkıyor. Kitap, bir dönemin travmalarıyla yüzleştiği gibi, gelecek nesillerin nasıl bir toplum yapısını ve sol geleneği miras aldıklarını da ortaya koyuyor.

  • Künye: Eylem Delikanlı ve Özlem Delikanlı – Keşke Bir Öpüp Koklasaydım: Geride Kalan Aileler 12 Eylül’ü Anlatıyor, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 543 sayfa, 2013

Gökçer Tahincioğlu ve Kemal Göktaş, – “Bu Öğrencilere Bu İşi mi Öğrettiler?” (2013)

  • “BU ÖĞRENCİLERE BU İŞİ Mİ ÖĞRETTİLER?”, Gökçer Tahincioğlu ve Kemal Göktaş, İletişim Yayınları, inceleme, 222 sayfa

BU

Gazeteciler Gökçer Tahincioğlu ve Kemal Göktaş, uzun bir çabanın ürünü olan eldeki çalışmalarında, politik öğrenci gençlik hareketinin dinamiklerini ve bu hareketin iktidarın farklı kollardan yürüttüğü baskılara maruz kalışını anlatıyor. Öğrencilerin yarattığı muhalefet dalgasının, 2010’da üniversitelerde gerçekleştirilen yumurtalı eylemlerle ivme  kazandığını belirten yazarlar, bu dönemdeki öğrenci muhalefetinin karakteristik özelliklerini, bu süreçte ortaya konan eylemlerin niteliğini açıklıyor; iktidarın öğrenci muhalefetini güçten düşürmek amacıyla uygulamaya koyduğu çok yönlü baskıların bilançosunu çıkarıyor.

W. J. T. Mitchell, Bernard E. Harcourt ve Michael Taussig – İşgal Et (2013)

  • İŞGAL ET, W. J. T. Mitchell, Bernard E. Harcourt ve Michael Taussig, çeviren: Elif Ersavcı, Kolektif Kitap, siyaset, 152 sayfa

ISGAL

İlgi çekici bir çalışma olan ‘İşgal Et’, dünya çapına yayılan kamusal alanları işgal etme girişimlerini (Occupy), üç profesörün gözünden değerlendiriyor. Yazarlardan antropolog Michael Taussig, Zuccotti Park’ta yaşanan deneyimin, ortaya çıkan manzaranın, sloganların ve ritüellerin canlı bir tasvirin sunuyor. Siyaset kuramcısı Bernard E. Harcourt, Occupy hareketlerinin sivil  itaatsizlik geleneğinin ötesine geçen karizmatik liderler ve belirli talepler reddedişini çözümlüyor. Sanat tarihçisi W. J. T. Mitchell ise, Occupy hareketinin küresel bir isyan haline gelişinde medyanın, imgelerin ve kamusal alanın rollerini tartışıyor.

Tarık Ali – Obama Sendromu (2013)

  • OBAMA SENDROMU, Tarık Ali, çeviren: Osman Akınhay, Agora Kitaplığı, siyaset, 195 sayfa

OBAMA

Tarık Ali ‘Obama Sendromu’nda, Barack Obama’nın başkanlık döneminin ilk bin gününün eleştirel bir analizini sunuyor. Obama’yı, kendisinden önceki başkanlardan ayıran hiçbir şeyin bulunmadığını belirten Ali, dünya çapında değişimin, demokrasinin simgesi olarak başa gelen kendisini, şimdi, her ABD yurttaşını hukuksal yollara başvurmadan infaz etme emrini verme yetkisine sahip bir emperyal Başkan olarak tanımlıyor. Ali, Amerikan siyasetinin yakın döneminden çok sayıda örnekle harmanladığı analizinde, “Boş lafların Başkanı” olarak tanımladığı Obama’nın, ABD siyasetindeki çürümeyi nasıl derinleştirdiğini ortaya koyuyor.

Peter Hudis ve Kevin B. Anderson (haz.) – Rosa Luxemburg Kitabı: Seçme Yazılar (2013)

  • ROSA LUXEMBURG KİTABI: SEÇME YAZILAR, hazırlayan: Peter Hudis ve Kevin B. Anderson, çeviren: Tunç Tayanç, Dipnot Yayınları, siyaset, 592 sayfa

ROSA

Eldeki çalışma, 20. yüzyılın önde gelen Marksist kuramcılarından Rosa Luxemburg’un seçme yazılarını bir araya getiriyor. Luxemburg yazılarında, siyasal iktisat, emperyalizm, birikimin tarihsel koşulları, Batı dışı toplumlar, ilkel komünizm, tarih boyunca kölelik, toplumsal reform ya da devrim, kitle grevi, sendikal hareket, Rus sosyal demokrasisinin örgütsel sorunları, Rus devrimi ve buna benzer pek çok konuya odaklanıyor. Luxemburg’un kadın sorununu irdelediği yazılarını da bir araya getiren kitap, çalışmayı hazırlayan yazarların bu özgün ismin fikirlerini kuşatıcı bir bakışla ele aldıkları bir giriş yazısıyla açılıyor.

V. İ. Lenin – Marksizm Üzerine (2013)

  • MARKSİZM ÜZERİNE, V. İ. Lenin, çeviren: Mazlum Beyhan, Yordam Kitap, siyaset, 94 sayfa

MARKSIZM

Ekim Devrimi’nin lideri V. İ. Lenin’in, bir ansiklopedik sözlük için kaleme aldığı ‘Marksizm Üzerine’, Marx’ı ve Marksizmi tanıtmayı amaçlayan bir kılavuz kitap. Lenin kitabına, Marx’ın kısa yaşamöyküsüyle başlıyor. Ardından gelen bölümlerde Marx’ın öğretisi felsefi materyalizm, diyalektik, materyalist tarih anlayışı ve sınıf savaşı ekseninde değerlendiriliyor. Kitabın devamında ise, Marx’ın ekonomik öğretisi, sosyalizm ve proletaryanın sınıf savaşı taktiği ele alınıyor. Lenin ayrıca, Alman felsefesi, İngiliz ekonomi politiği ve Fransız sosyalizmi gibi, Marksizmin belli başlı kaynaklarını ve bileşenlerini de aydınlatıyor.

Herbert Marcuse – Özgürlük Üzerine Bir Deneme (2013)

Herbert Marcuse’nin, dünyanın halk ayaklanmalarıyla sarsıldığı 1969 yılında yayımladığı ‘Özgürlük Üzerine Bir Deneme’, özgürlüğün yeni imkânlarını sorguluyor.

Gelişmiş endüstriyel toplumda özgürlüğün anlamını yitirdiğini savunan Marcuse’ye göre, bunun başlıca sebebi, Batı’nın gelişmiş kapitalist toplumlarıyla rekabete giren Sosyalist Blok’un, bunun bir sonucu olarak kendi hedeflerinden saparak rekabet ettiği düzenin değerlerinin egemen olduğu bir sisteme kaymasıdır.

Düşünüre göre, insanın gereksinimlerini özgürce tayin edemediği bu durumda, üretim araçları işçi sınıfı tarafından ele geçirilse dahi, özgürlük kazanılmış olmayacaktır.

  • Künye: Herbert Marcuse – Özgürlük Üzerine Bir Deneme, çeviren: Soner Soysal, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 92 sayfa

Ayşe Çavdar ve Pelin Tan (der.) – İstanbul: Müstesna Şehrin İstisna Hali (2013)

  • İSTANBUL: MÜSTESNA ŞEHRİN İSTİSNA HALİ, derleyen: Ayşe Çavdar ve Pelin Tan, Sel Yayıncılık, sosyoloji, 239 sayfa

 ISTANBUL

‘İstanbul’, karmaşık bir tarihsel ve toplumsal geçmişe sahip bu şehirde, kentsel dönüşümün üzerine bina edildiği hegemonik çerçeveyi irdeleyen makalelerden oluşuyor. Kitaba katkıda bulunan yazarlar, kent hukuku kapsamında İstanbul’daki kentsel dönüşüm çalışmalarını, neoliberal yeniden yapılanmanın İstanbul’daki yansımalarını, kentsel dönüşüm uygulamalarında belirleyici bir rol üstlenen TOKİ’nin kimliğini, kentsel dönüşüm üzerinden üretilen korku siyasetini, kentsel dönüşümü meşrulaştırmak için uygulamaya konan stratejileri ve kentsel dönüşümün alt, orta, üst sınıf dinamiklerinde ne gibi dönüşümler yarattığını irdeliyor.

Thomas Paine – Ortak Akıl, İnsan Hakları ve Tarımsal Adalet (2013)

  • ORTAK AKIL, İNSAN HAKLARI VE TARIMSAL ADALET, Thomas Paine, çeviren: Faruk Gültekin, Doruk Yayınları, siyaset, 432 sayfa

ORTAK

Elimizdeki kitap, Aydınlanmanın önde gelen yazar ve devrimcilerinden Thomas Paine’in üç kitabını bir araya getiriyor. Paine, Amerikan Devrimi’ne ilham veren ‘Ortak Akıl’da, soydan gelen krallık anlayışını eleştiriyor ve kendi kendine yeterli, bağımsız bir cumhuriyeti savunuyor. Paine, Fransa Meclisi’nde, Fransız olmayan üç üyeden biriydi. Düşünürün ‘İnsan Hakları’ kitabı, Fransız Devrimi’nin beraberinde getirdiği değerlere bir methiye niteliğindeyken, Fransa Cumhuriyeti Yasama Meclisi’ne hitaben kaleme aldığı ‘Tarımsal Adalet’ ise, tarımdaki tekelleşmeye karşı çıkıyor, insanın sosyal durumunu iyileştirecek kimi öneriler sunuyor.

Johan Galtung – İnsan Hakları (2013)

  • İNSAN HAKLARI, Johan Galtung, çeviren: Müge Sözen, Metis Yayınları, siyaset, 212 sayfa

INSAN

Barış araştırmaları alanında önemli bir isim olan Johan Galtung, ilgi çekici çalışması ‘İnsan Hakları’nda, insan haklarının ne derece Batılı olduğunu ve insan haklarını daha evrensel kılmak için ne yapılabileceğini irdeliyor. Günümüzde sahip olduğumuz birinci ve ikinci kuşak insan haklarının, tümüyle Batılı olduğunu ve bunun her zaman Batılı eşittir evrensel denklemi anlamına gelmediğini söyleyen Galtung, bu hakların evrenselliğinin, başka kültürler ve yapılarla uyumluluğunda aranması gerektiğini savunuyor. Yazar buradan hareketle, Batılı olan insan hakları yaklaşımının, nasıl evrenselleştirilebileceğine odaklanıyor.