Cenk Saraçoğlu – Şehir, Orta Sınıf ve Kürtler (2011)

  • ŞEHİR, ORTA SINIF VE KÜRTLER, Cenk Saraçoğlu, İletişim Yayınları, inceleme, 192 sayfa

 

Cenk Saraçoğlu ‘Şehir, Orta Sınıf ve Kürtler’de, son dönemlerde sıklıkla tartışılan Kürt düşmanlığı olgusunu sistemli bir şekilde ele alıyor. Kasım 2009’da İzmir’de DTP konvoyuna yapılan taşlı saldırı inceleyerek başlayan kitap, bizzat Kürt karşıtı bir hissiyat taşıyanların zihniyet dünyasını analiz ederek, bir tutum olarak Kürt düşmanlığının ne tür söylemler üzerinden dile döküldüğünü ve nasıl bir mantıkla haklı çıkarılmaya çalışıldığını ortaya koymasıyla dikkat çekiyor. Saraçoğlu’nun çalışmasında karşımıza çıkan bir diğer önemli nokta da, gündelik/popüler milliyetçi kesimin Kürt algısındaki dönüşümü ayrıntılı bir şekilde açığa çıkarması. Bu amaçla, İzmir’in son yirmi yılda uğradığı toplumsal ve ekonomik dönüşümü irdeleyen yazar, bir dönemlerin başat yaklaşımı olan inkârın yerini, “tanıyarak dışlamaya” bıraktığını gösteriyor.

Nedim Şener – Kırmızı Cuma (2011)

  • KIRMIZI CUMA, Nedim Şener, Doğan Kitapçılık, siyaset, 512 sayfa

Hrant Dink’in katledilişinin üzerinden dört yıl geçti. İşte, alt başlığı ‘Dink’in Kalemini Kim Kırdı?’ olan ‘Kırmızı Cuma’, suikaste dair birçok ayrıntıyı okurlarına sunuyor. Dink cinayetini en iyi takip eden isimlerden gazeteci Nedim Şener’in, kitabın alt başlığına aldığı sorunun yanıtı aslında ortada. Zira burada ifadesine yer verilen sanık Engin Yılmaz, “Dink’in kalemini devlet kırdı” diyerek, bunun cevabını gayet net bir şekilde veriyor. Kitap, Dink’in öldürüleceğini bilip de hiçbir şey yapmayan Trabzon polisinin, İstanbul polisinin, Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı’nın, MİT’in ve Jandarma’nın ihmalini gözler önüne seriyor.

H. Nedim Şahhüseyinoğlu – Bozuk Düzende Yaşam (2007)

  • BOZUK DÜZENDE YAŞAM, H. Nedim Şahhüseyinoğlu, Berfin Yayınları, anı, 352 sayfa

H. Nedim Şahhüseyinoğlu köy enstitülerinden bir öğretmen. Şahhüseyinoğlu, hayat deneyimini, “Şehirde ‘Kuyruklu Kürt’ diye alay edilen bir çocukken, toplumun aydınlanmasının neferlerinden biri olmuşum.” şeklinde özetliyor. Kendisi uzun yıllar, sol politikada çaba sarf etmiş, örgütlenme-sendikacılık alanında çalışmalarda bulunmuş bir isim. Dolayısıyla onun anılarından oluşan elimizdeki kitap, Türkiye’nin çalkantılı yakın dönemine, sol siyasetten bir muhalifin gözünden bakmasıyla dikkate değer. Şahhüseyinoğlu’nun anılarında çocukluk yılları, köy enstitüleriyle tanışma, öğretmenlik yılları, sendikal mücadele, örgütlenme çalışmaları, kitap yasakları, düşünce suçları, Sivas Katliamı, sansür ve Kahramanmaraş Katliamı gibi çok sayıda ayrıntı yer alıyor. Kitap, Türkiye’nin yakın tarihiyle ve özellikle de Türkiye’deki sol siyasetin geçirdiği aşamalar ve deneyimlerle ilgilenenlere önerilir.

İlker Belek – Marksizm ve Sınıf Bilinci (2007)

  • MARKSİZM VE SINIF BİLİNCİ, İlker Belek, Dipnot Kitabevi, siyaset, 177 sayfa

Bilindiği gibi sınıf bilinci, Marksizme içkin kavramlardan. Bu yalnızca temel bir kavram olmakla kalmıyor, aynı zamanda de Marksizmin devrim kuramının temel taşlarından birini oluşturuyor. Fakat Marksizmin bu konuda söyledikleri belli ölçülerde belirsiz, bazı açılardan eksik veya karmaşık olarak nitelenebilir. İlker Belek’in bu kitabı da bu karmaşıklığı gidermek adına, sadece sınıf bilincine odaklanan bir çalışma. Belek, Marksist klasiklerde, sınıf bilinciyle ilgili değerlendirmeleri ve bu konudaki güncel Marksist literatürdeki tartışmaları okuyucuya sunuyor. Kitabının ilk bölümünde, yapı, özne, sınıf ve bilinç gibi konular, Marksist düşünüşün önemli aktörlerinin fikirleri çerçevesinde ele alınıyor. İkinci bölüm, bu temel çerçevenin genişletilip zenginleştirilmesi olarak düşünülebilir. Kitabın en ilgi çekici bölümü diyebileceğimiz üçüncü bölümünde ise, sınıf bilincinin Türkiye açısından kapsamlı bir değerlendirmesi yapılıyor.

Fuad Zekeriya – Çağdaş İslamcı Harekette Hakikat ve Hayal (2007)

  • ÇAĞDAŞ İSLAMCI HAREKETTE HAKİKAT VE HAYAL, Fuad Zekeriya, çeviren: Sinan Köseoğlu, Kapı Yayınları, inceleme, 244 sayfa

Fuad Zekeriya tanınmış bir Mısırlı filozof ve Arap entelektüeli. Zekeriya’nın bu kitabı, Arap ve Müslüman dünyasında İslamcılığın entelektüel, sosyal ve siyasal temelleri ve günümüzdeki tezahürleri üzerine eleştirel bakış açısıyla kaleme alınmış. Üç bölümden oluşan kitabın ilgi çekici yanlarından biri de, sadece İslamcılığa değil, dinsel aşırılıkları körükleyen siyasal ve iktisadi koşullara da odaklanılıyor. Kitap, 11 Eylül saldırısından sonra tartışmaya açılan militan İslamcı hareketlerin dini ve siyasal yapılarını araştırmayı amaçlıyor.

Rona Aybay ve Ümit Altaş (haz.) – Halit Çelenk (2007)

  • HALİT ÇELENK, hazırlayan: Rona Aybay ve Ümit Altaş, Çınar Yayınları, armağan, 321 sayfa

Halit Çelenk, Türkiye sol siyasetinin öncü isimlerinden biri. TİP saflarında yürüttüğü siyaset çalışmaları, 15-16 Haziran olayları nedeniyle Kemal Türkler ve arkadaşları hakkında açılan davalarda savunma avukatlığını üstlenmesi, İHD’nin kuruluş çalışmalarında bulunmuş olması, TÖS ve TÖB-DER’in savunma avukatlığını üstlenmesi kendisinin politik geçmişinden sadece birkaç başlık. Bu kitapta, yetmişe yakın yazarın Çelenk hakkında kaleme aldığı yazılar yer alıyor. Kitabın sonunda da, Ender Yeşildağ’ın yönetmenliğini yaptığı bir Çelenk belgeselinin DVD’si bulunuyor.

Ali Bayramoğlu – 28 Şubat: Bir Müdahalenin Güncesi (2007)

  • 28 ŞUBAT: BİR MÜDAHALENİN GÜNCESİ, Ali Bayramoğlu, İletişim Yayınları, politika, 347 sayfa

28 Şubat 1997’de yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sonrasında açıklanan karar, Türkiye’nin darbe tarihine “post-modern darbe” olarak geçecek bir gelişmeyle sonuçlanmıştı: 28 Şubat Muhtırası. Ali Bayramoğlu bu kitabında, Türkiye’yi 28 Şubat’a götüren süreci ele alırken, post-modern darbenin de bir analizini yapıyor. Bu darbeyi diğer müdahalelerden ayıran özellikller, daha sonraki siyaset seyrine etkileri ve bu bağlamda asker-sivil ilişkileri, Bayramoğlu’nun çalışmasının ana çerçevesini oluşturuyor. Kitap, askeri müdahelenin ayrıntılarını vermesinin yanında, Bayramoğlu’nun basının o günlerdeki tavrına, yani gazeteciliğe “içerden” bakışıyla da okunmaya değer.

Selçuk Polat – 78: Sokak Özgür Fakat Kanlıydı (2011)

  • 78: SOKAK ÖZGÜR FAKAT KANLIYDI, Selçuk Polat, Apollon Yayıncılık, anı, 368 sayfa

Selçuk Polat, 68 kuşağından bir isim. Neredeyse 68’in tüm işgal ve boykotlarında ve anti-faşist eylemlerinde bulunan Polat, THKP-C’nin kuruluşunda da yer aldı. Elimizdeki kitap ise, Polat’ın bu döneme dair anılarından hareketle, 1974 affıyla cezaevlerinden çıkan 68’lilerin 78 kuşağını ortaya çıkarması sürecini anlatıyor. Kendisi de 1972-74 dönemini cezaevinde geçiren Polat, hapishaneden çıktıktan sonra devrimci hareketin örgütlenmesine girişmişti. Bu girişim, daha sonra büyük bedeller ödeyecek olan 78 kuşağının yaratılmasıyla sonuçlandı. Kitap, bu sürecin ayrıntılarının yanı sıra, sol örgütlerdeki çelişkiler ve ayrışmaları da işliyor.

Erdil K. Akay – Korutürk’lü Yıllarım (2007)

  • KORUTÜRK’LÜ YILLARIM, Erdil K. Akay, Erko Yayıncılık, anı, 204 sayfa

Hariciye kökenli Erdil K. Akay, 7 Ekim 1976 ile 30 Haziran 1980 yılları arasında,  Cumhurbaşkanı Fahri S. Korutürk’ün ve Cumhurbaşkanı vekili İhsan Sabri Çağlayangil’in özel kalem müdürlüğünü yapmıştı. Yazarın ‘Korutürk’lü Yıllarım’ isimli bu kitabı da, kendisinin o döneme, Korutürk’e, eşine ve çevresindekilere dair anılarından oluşuyor. 12 Eylül darbesinden önce Cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmiş Korutürk, kuşkusuz Türkiye tarihinde önemli bir isim. Bu önemli aktörün dönemine ilişkin ‘içerden’ bir bakışla kaleme alınan kitap, yazarının yaklaşık elli yıllık bürokratlık hizmeti düşünüldüğünde, Türkiye’nin hariciye tarihine dair kaynak bir çalışma olması yönüyle de önerilir.

Peter Galbraith – Irak’ın Sonu (2007)

  • IRAK’IN SONU, Peter Galbraith, çeviren: Mehmet Murat İnceayan, Doğan Kitapçılık, siyaset, 240 sayfa

‘Irak’ın Sonu’nun yazarı Peter Galbraith için, “Kürtlerin Arabistanlı Lawrence’ı” nitelemesi yapılmıştı. Galbraith, alt başlığı ‘Ulus Devletlerin Çöküşü mü?’ olan kitabında, Kuzey Irak’taki faaliyetlerini anlatıyor. Yazarın hem Amerikan hem de Irak karar süreçlerine bizzat katılımı hatırlandığında, kitabın önemi daha da artıyor. Dolayısıyla kitap, Galbraith’in sadece Kürtlerle olan maceralarını değil, ABD’nin Irak işgaline eleştirel açıdan bakmasıyla da değer kazanıyor. Galbraith’in 2003 yılında, hükümetinden ayrılmasıyla beraber, ABD politikalarını daha rahat eleştirmeye başladığını ve kitapta bu eleştirel bakışın egemen olduğunu da belirtelim.