Pierre Bourdieu – Ayrım (2021)

Pierre Bourdieu’nün ‘Ayrım’ı, günümüz sosyal bilimler alanı açısından çağdaş bir klasiktir.

Kitap, farklı sınıfların kültürel beğenileri ve kültürel tüketim yatkınlıklarına getirdiği özgün kuramsal çerçeveyle göz dolduruyor.

Sınıfsal perspektif ile kültürel analizi bir araya getiren ve sınıfsal tahakkümün kültürel mekanizmalarını ifşaya soyunan Bourdieu’nun çalışmasını özgün kılan başlıca husus, sınıf mücadelesinin gizil bir boyutuna, kültürel tüketimin çok değişkenli ve müphem karakterine odaklanması.

Bu çalışma ile Bourdieu, sınıf savaşının gizil bir boyutuna, kültürel tüketimin çok değişkenli ve müphem karakterine eğilerek, felsefe tarihinin en muamma sorularından birine, yargının kökeni ve işleyişi sorusuna sosyo-tarihsel ve ampirik bir cevap sunmuş oluyor.

Beğeniyi bireyselliğe indirgemeden, onu toplumsal ihtiyacın form değiştirmiş tezahürü olarak görerek beğeninin yaşam tarzını art de vivre olarak dayatmada, konumsallıkları muhafaza etmede ve sınıf mücadelesinde bir koza tahvil etmede ne denli hayati olduğunu saptıyor.

‘Ayrım’, gerek analizlerinin gücü gerekse Bourdieu’nün modelinin dayandığı kuramsal temellerle, özellikle günümüzün hiyerarşik toplumlarında beğeni yargısının kritik sınıfsal niteliğini kavramak bakımından klasikleşmiş bir başvuru kaynağı olmaya devam ediyor.

  • Künye: Pierre Bourdieu – Ayrım: Beğeni Yargısının Toplumsal Eleştirisi, çeviren: Günce Berkkurt ve Derya Fırat, Nika Yayınevi, sosyoloji, 652 sayfa, 2021

Michel Foucault – Rezil İnsanların Yaşamı (2021)

Michel Foucault’nun iktidar olgusuna çok farklı bir pencereden baktığı, kısa ama yoğun metni ‘Rezil İnsanların Yaşamı’, Türkçede.

Foucault’ya göre iktidar, zorunlu olarak tepeden inip bireylere boyun eğdiren bir kuvvet değil, bireylerin farklı şekillerde davet ettiği bir etkileşim olarak işler.

Foucault’nun tamamlamaya fırsat bulamayacağı yeni bir araştırma projesini takdim etmek için yazdığı 1977 tarihli bu metin bir yandan Foucault’nun henüz formüle ettiği iktidar kavrayışının sıklıkla gözden kaçan bu yönünü vurguluyor.

Öte yandan, Foucault’nun bu çalışmasında mercek tutmayı amaçladığı silik yaşamlar, daha sonraki eserlerinde bilgi-iktidar düzeneklerine asimile edilemeyecek ayrı bir boyut olarak üzerinde duracağı özneleşme süreçlerinin nasıl işlediğinin ipuçlarını veriyor.

Gilles Deleuze bu metni, müstakil olarak ele alınması gereken bir başyapıt olarak tanımlamıştı.

  • Künye: Michel Foucault – Rezil İnsanların Yaşamı, çeviren: Emre Koyuncu, Norgunk Yayıncılık, felsefe, 39 sayfa, 2021

Özgür Kaymak ve Anna Maria Beylunioğlu – “Kısmet Tabii…” (2021)

İstanbul’un Rum, Yahudi ve Ermeni toplumlarındaki karma evliliklerin birey, cemaat ve gündelik çatışmaları nasıl şekillendirdiği ve dönüştürdüğü üzerine harikulade bir araştırma.

Özgür Kaymak ve Anna Maria Beylunioğlu, 57 yüz yüze görüşmeyle zenginleşen kitaplarında akademik dünyada az bilinen bu konuyu tüm yönleriyle irdelemiş.

Rum, Yahudi ve Ermeni toplumlarında karma evlilikler, özellikle bu toplumların dışa açılmaya başladığı 80’lerden itibaren yaşanmaya başlandı.

Beylunioğlu ve Kaymak’ın araştırması da, bir yandan bu grupların hem kendi içlerindeki hem de çoğunluk toplumla olan politik ve kamusal karşılaşmalarının yarattığı meselelerin izini sürüyor, diğer yandan da kadınlık deneyimin nasıl ortaklaştığını gözler önüne seriyor.

Karma evlilikler, kamusal mekân/alanda “azınlık toplumları” tarafından stratejik biçimde uygulanan, etno-dinsel kimliklerine dair işaretlerin üzerini örtmenin aile ve evlilik kurumu içerisinde geçersiz kaldığı, yeni mücadele alanlarının ve ortaklıkların inşa edildiği bir özel alan pratiği olarak karşımıza çıkıyor.

Yazarlar karma evliliği, tanışma hikâyeleri ve karma evliliklerin gerçekleşme biçimi, beraber yaşama kültürü, bir evlilik stratejisi olarak din değiştirme ve gayrimüslim ailelerde toplumsal cinsiyet örüntüleri gibi farklı yönleriyle ele alıyor.

  • Künye: Özgür Kaymak ve Anna Maria Beylunioğlu – “Kısmet Tabii…”: İstanbul’un Rum, Yahudi ve Ermeni Toplumlarında Karma Evlilikler, İstos Yayın, kültür, 412 sayfa, 2021

Manuel Castells – Başka Bir Ekonomi Mümkün (2021)

2008 finansal krizi, neoliberal kapitalizmin iflasını kanıtladı.

Sosyolog Manuel Castells de, tüm ekonomilerin kültürel biçimler olduğu gerçeğinden hareketle, paylaşım ve dayanışmaya dayalı alternatif bir ekonomiyi örgütlemenin imkânları üzerine düşünüyor.

Dünya ekonomisi 2008 finansal kriziyle birlikte bir çöküşün eşiğine gelmişti.

Aradan geçen sürede merkez bankalarının ve hükümetlerin milyarlarca dolarlık müdahaleleriyle çöküş engellense de dünya ekonomisinin büyüme oranları düşük seyretmeye, istihdam yaratma kapasitesi daralmaya ve eşitsizlikler artmaya devam etti.

Bu arada da kapitalizmden başka bir ekonominin mümkün olup olmadığına dair tartışmalar da yaygınlaşmaya başladı.

Bu bağlamda dünyaca ünlü sosyolog Manuel Castells’in bir grup araştırmacı ile birlikte yaptığı çalışmaları derlediği bu kitapta sunulan teorik argümanlarla istatistiki bulgular ve vaka çalışmaları, okuru bir yandan bugünkü sistemin arızaları üzerine düşünmeye bir yandan başka bir ekonomiye dair hayaller kurmaya kışkırtıyor.

  • Çevresel felaketlere yol açan ekonomik büyümenin olmadığı bir sistem tahayyül edebilir miyiz?
  • Piyasaların dışında süregiden armağan ekonomilerinden, bakım emeğinden neler öğrenebiliriz?
  • Blockchain bize ne vaat ediyor?
  • Bitcoin gerçekten geleceğin parası olabilir mi?
  • Finansal hizmetleri bankalar dışında organize edebilir miyiz?
  • Kapitalizmin içerisinde filizlenen alternatif ekonomi pratikleri kalıcı olabilir mi?
  • Yavaş Kent hareketlerinin dirençliliği geleceğe yönelik neler anlatıyor?

Bu ve bunun gibi önemli soruları tartışan çalışma, sosyoloji, ekonomi ve genel anlamda sosyal bilimler alanlarındaki öğrencilere, bilim insanlarına ve toplumların ve ekonomilerin günümüzde nasıl değiştiğini kavramak isteyen her okura hitap edecek nitelikte.

  • Künye: Manuel Castells – Başka Bir Ekonomi Mümkün: Ekonomik Sistem Alternatiflerine Dair Tartışmalar, çeviren: Onur Orhangazi, Ütopya Yayınları, iktisat, 304 sayfa, 2021

Ayşe Gül Toprak – Dijital Medya ve Mekânın Dönüşümü (2021)

Dijital medya teknolojileri, mekân algımızı nasıl dönüştürüyor?

Ayşe Gül Toprak, içinde yaşadığımız fiziksel mekânların dijital dünyada nasıl köklü biçimde değişime uğradığını gözler önüne seriyor.

Dijital iletişim ve medya teknolojileri toplumsal yaşamın en önemli boyutlarından olan mekânı yaşama, algılama ve deneyimleme biçimlerimizi etkiliyor.

‘Dijital Medya ve Mekânın Dönüşümü’ de, dijitalleşme ile gündeme gelen söz konusu mekânsal eğilimler üzerine düşünüyor.

Dijital mekân ve fiziksel mekânın birlikteliği ile oluşan melez mekânların genel anlamda mekânı algılama ve deneyimleme biçimlerimizi nasıl çarpıcı bir biçimde dönüştürdüğünü ele alan Toprak, hem bu dönüşümün yarattığı olanakları hem de ortaya çıkardığı sorunları çok yönlü bir şekilde irdeliyor.

  • Künye: Ayşe Gül Toprak – Dijital Medya ve Mekânın Dönüşümü, Ütopya Yayınları, medya çalışmaları, 288 sayfa, 2021

Suavi Aydın ve Erdal Çiftçi – İmparatorluğun Son Aşiret Sayımı Fihristü’l Aşâir (2021)

Osmanlı’nın son zamanlarına ait olan ve aşiretlerin dökümünü barındıran ‘Fihristü’l Aşâir’, başta tarihçiler olmak üzere sosyal bilim araştırmacıları için altın değerinde bir kaynak.

Suavi Aydın ve Erdal Çiftçi de, ‘Fihrist’i nitelikli bir tarihi ve antropolojik analize tabi tutuyorlar.

Osmanlı aşiret tarihi ile ilgili özgün bir kaynak olan ‘Fihrist’, özel bir aşiret bilgileri barındırmasıyla olduğu kadar, erken 20. yüzyılda Osmanlı coğrafyasındaki aşiretlerin yaşam alanlarına, yaşam ve geçim biçimlerine ışık tutması ve üstelik bugünkü ve daha önceki aşiret bilgisiyle karşılaştırma imkânı sunmasıyla çok önemli.

‘Fihrist’ ayrıca, vilâyet, liva, kaza, hatta nahiye düzeyinde bilgi vermesiyle, yerel tarih araştırmacıları için de eşsiz bir kaynak.

  • Künye: Suavi Aydın ve Erdal Çiftçi – İmparatorluğun Son Aşiret Sayımı Fihristü’l Aşâir: Yorumlar ve Çeviriyazım, İletişim Yayınları, inceleme, 255 sayfa, 2021

Hacı Çevik – “Konya’da Kürt mü Var?” (2021)

Orta Anadolu taşrasında Kürt nüfusu konusundaki bilgisizlik, kendisini hayretle karışık “Konya’da Kürt mü var?” sorusuyla açığa vurur.

Hacı Çevik de bu önemli çalışmasında, kimisi 15. yüzyıla kadar uzanan zamanlardan beri Orta Anadolu’da yerleşikleşmiş Kürt topluluklarını ve onların Kürt kimliği etrafındaki siyasallaşmasını izliyor.

Çevik, bir Orta Anadolu Kürdü olarak, içinde büyüdüğü toplumun tarihsel ve sosyolojik durumunu çarpıcı bir biçimde ortaya koyarken, Orta Anadolu’da yaşayan grubun tamamından ziyade, Konya’nın Kulu ve Cihanbeyli ilçelerinde yaşayan Kürtlere odaklanıyor ve burada yaşayan Kürt topluluğunun toplumsal-siyasal “oluş”unu ele alıyor.

“Bu denli milliyetçi ve muhafazakâr bir siyasal atmosfere sahip olduğu bilinen Orta Anadolu bölgesinde, Kürtler kimliğini nasıl muhafaza etti?” sorusunun yanıtını vermesiyle büyük önem arz eden çalışma, özellikle oy verme tercihleri üzerinden Kulu ve Cihanbeyli’de yaşamakta olan Kürtlerin ve bu coğrafyadan Avrupa’nın değişik ülkelerine göç etmiş olan kişi ve grupların siyasal davranışlarını değerlendiriyor.

Çevik bunun yanı sıra, bu coğrafyadan Avrupa ülkelerine göç edenlerin, Kürt etnik kimliği üzerinden siyasallaşma süreçlerini ve bu sürecin Kulu’ya, Cihanbeyli’ye nasıl taşındığını da irdeliyor.

  • Künye: Hacı Çevik – “Konya’da Kürt mü Var?”: Orta Anadolu Kürtleri ve Kürtlerin Siyasallaşması, İletişim Yayınları, siyaset, 232 sayfa, 2021

Kolektif – Çevrimiçi Dünya (2021)

Bütün dünyayı felç eden pandemi, küreselleşmenin geleceği üzerine bize neler söyleyebilir?

Bu usta işi derleme, bu süreçte yeni bir boyut kazanan kapitalist küreselleşmeyi ve bunun insanın geleceği üzerindeki etkilerini tartışıyor.

Covid-19 pandemisi alışkanlıkları, ihtiyaçları ve zorunlulukları değiştirerek yepyeni bir hayat tarzını beraberinde getirdi.

Böylece, teknolojik gelişmelerle birlikte dijital ve çevrimiçi bir kurguyla küreselleşme yeni bir boyut kazanmış oldu.

Bu kitap da, 21. yüzyılın yeni meydan okumalarını da merkeze alarak, yaşadığımız süreci farklı boyutlarıyla değerlendirmesiyle önemli.

Derlemeye katılan yazarlar,

  • Küreselleşmenin emek ve sermaye üzerinde yarattığı dönüşümler,
  • Su ve enerji politikalarının geleceği ve bunların dünya üzerindeki etkileri,
  • Çağımızın dönüşen güvenlik algısı,
  • Pandemi sürecinde küresel tedarik zincirleri ve uluslararası ticaret,
  • Küreselleşme karşıtı toplumsal hareketler,
  • Küreselleşme sürecinde gözetimin küreselleşmesi,
  • Ve iletişim ağlarının eğitim sistemi üzerindeki yansımaları gibi ilgi çekici konuları tartışıyorlar.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Ahmet Alpay Dikmen, Celalettin Sencer İmer, Cem Karadeli, Elif Gözdaşoğlu Küçükalioğlu, Güner Koç Aytekin, Mehmet Furkan Yılmaz, Mehmet Gökhan Uzuner, Mesut Ünlü, Muhittin Şahin, Nezahat Demiray, Nurgül Bekar, Rabia Burçin Yavuz ve Ulaş Taştekin.

  • Künye: Kolektif – Çevrimiçi Dünya: Küreselleşmenin Geleceği, derleyen: Nurgül Bekar, Nika Yayınevi, siyaset, 456 sayfa, 2021

Zygmunt Bauman – Kültür Teorisinde Eskizler (2021)

Zygmunt Bauman’ın 1968’de ülkesi Polonya’dan sınır dışı edilmesi sürecinde kaybolduğunu sandığı ‘Kültür Teorisinde Eskizler’, düşünürün daha sonraki fikirlerine zemin oluşturan çok önemli bir eser.

Sıkı bir teorik tefekkür olan bu kitabında Bauman, kitle kültürünün durumu, pedagojinin talepleri ve kırsal bölgelerdeki değişimler gibi ilgi çekici konuları tartışıyor.

Kitapta,

  • Kültürel antropolojinin krizini,
  • Yapısalcılıkla sibernetiğin potansiyellerini,
  • Göstergebilimsel kültür teorisini,
  • Göstergebilimin kültür teorisindeki araştırma sorunlarını,
  • Toplumun kültürel ve kültür dışı örgütlenmesini,
  • Toplumların ekonomisi ile kültürleri ve tipolojileri arasındaki girift ilişkiyi,
  • Çağdaş eğitimin problemlerini,
  • Ve kültürün sosyolojik işlevi gibi ilgi çekici konular tartışılıyor.

‘Kültür Teorisinde Eskizler’, gerek tarihi gerekse içinde sunulan fikirlerin değeri bakımından, ayrıca 1960’larda sosyal bilimlerde yaşanan dönüşümlerin çok önemli bir incelemesi olarak muhakkak okunmalı.

  • Künye: Zygmunt Bauman – Kültür Teorisinde Eskizler, çeviren: Akın Emre Pilgir, Ayrıntı Yayınları, sosyoloji, 400 sayfa, 2021

W. Lawrence Neuman – Toplumsal Araştırma Yöntemleri, Cilt 1-2 (2020)

Lawrence Neuman’ın bu kitabı, sosyal bilimler alanında klasik olmaya aday.

İlk olarak 2006’da yayınlanan iki ciltlik bu devasa çalışma, o günden bu yana dünyanın pek çok ülkesinde sosyal bilimlerle ilgilenen akademisyenlerin, öğretmenlerin, öğrencilerin ve araştırmacıların başucu kaynaklarından biri haline geldi.

Kitabın son baskısından yapılan elimizdeki çeviri de, Türkiye’de sosyal bilimler alanında çalışan araştırmacılar ve öğrenciler için çok önemli bir kılavuz.

Kitap, nitel ve nicel toplumsal araştırma yöntemlerini, farklı bilimsel paradigmaların ontolojik, epistemolojik ve metodolojik öngörülerini dikkate alarak açıklıyor.

Bir araştırmanın ilk aşamasından son aşamasına bütün ayrıntılarıyla vakıf olmak açısından kitabı edinmekte fayda var.

  • Künye: W. Lawrence Neuman – Toplumsal Araştırma Yöntemleri, Cilt 1-2, çeviren: Özlem Akkaya, Siyasal Kitabevi, sosyoloji, 1024 sayfa, 2020