Suavi Aydın ve Erdal Çiftçi – İmparatorluğun Son Aşiret Sayımı Fihristü’l Aşâir (2021)

Osmanlı’nın son zamanlarına ait olan ve aşiretlerin dökümünü barındıran ‘Fihristü’l Aşâir’, başta tarihçiler olmak üzere sosyal bilim araştırmacıları için altın değerinde bir kaynak.

Suavi Aydın ve Erdal Çiftçi de, ‘Fihrist’i nitelikli bir tarihi ve antropolojik analize tabi tutuyorlar.

Osmanlı aşiret tarihi ile ilgili özgün bir kaynak olan ‘Fihrist’, özel bir aşiret bilgileri barındırmasıyla olduğu kadar, erken 20. yüzyılda Osmanlı coğrafyasındaki aşiretlerin yaşam alanlarına, yaşam ve geçim biçimlerine ışık tutması ve üstelik bugünkü ve daha önceki aşiret bilgisiyle karşılaştırma imkânı sunmasıyla çok önemli.

‘Fihrist’ ayrıca, vilâyet, liva, kaza, hatta nahiye düzeyinde bilgi vermesiyle, yerel tarih araştırmacıları için de eşsiz bir kaynak.

  • Künye: Suavi Aydın ve Erdal Çiftçi – İmparatorluğun Son Aşiret Sayımı Fihristü’l Aşâir: Yorumlar ve Çeviriyazım, İletişim Yayınları, inceleme, 255 sayfa, 2021

Hacı Çevik – “Konya’da Kürt mü Var?” (2021)

Orta Anadolu taşrasında Kürt nüfusu konusundaki bilgisizlik, kendisini hayretle karışık “Konya’da Kürt mü var?” sorusuyla açığa vurur.

Hacı Çevik de bu önemli çalışmasında, kimisi 15. yüzyıla kadar uzanan zamanlardan beri Orta Anadolu’da yerleşikleşmiş Kürt topluluklarını ve onların Kürt kimliği etrafındaki siyasallaşmasını izliyor.

Çevik, bir Orta Anadolu Kürdü olarak, içinde büyüdüğü toplumun tarihsel ve sosyolojik durumunu çarpıcı bir biçimde ortaya koyarken, Orta Anadolu’da yaşayan grubun tamamından ziyade, Konya’nın Kulu ve Cihanbeyli ilçelerinde yaşayan Kürtlere odaklanıyor ve burada yaşayan Kürt topluluğunun toplumsal-siyasal “oluş”unu ele alıyor.

“Bu denli milliyetçi ve muhafazakâr bir siyasal atmosfere sahip olduğu bilinen Orta Anadolu bölgesinde, Kürtler kimliğini nasıl muhafaza etti?” sorusunun yanıtını vermesiyle büyük önem arz eden çalışma, özellikle oy verme tercihleri üzerinden Kulu ve Cihanbeyli’de yaşamakta olan Kürtlerin ve bu coğrafyadan Avrupa’nın değişik ülkelerine göç etmiş olan kişi ve grupların siyasal davranışlarını değerlendiriyor.

Çevik bunun yanı sıra, bu coğrafyadan Avrupa ülkelerine göç edenlerin, Kürt etnik kimliği üzerinden siyasallaşma süreçlerini ve bu sürecin Kulu’ya, Cihanbeyli’ye nasıl taşındığını da irdeliyor.

  • Künye: Hacı Çevik – “Konya’da Kürt mü Var?”: Orta Anadolu Kürtleri ve Kürtlerin Siyasallaşması, İletişim Yayınları, siyaset, 232 sayfa, 2021

Kolektif – Çevrimiçi Dünya (2021)

Bütün dünyayı felç eden pandemi, küreselleşmenin geleceği üzerine bize neler söyleyebilir?

Bu usta işi derleme, bu süreçte yeni bir boyut kazanan kapitalist küreselleşmeyi ve bunun insanın geleceği üzerindeki etkilerini tartışıyor.

Covid-19 pandemisi alışkanlıkları, ihtiyaçları ve zorunlulukları değiştirerek yepyeni bir hayat tarzını beraberinde getirdi.

Böylece, teknolojik gelişmelerle birlikte dijital ve çevrimiçi bir kurguyla küreselleşme yeni bir boyut kazanmış oldu.

Bu kitap da, 21. yüzyılın yeni meydan okumalarını da merkeze alarak, yaşadığımız süreci farklı boyutlarıyla değerlendirmesiyle önemli.

Derlemeye katılan yazarlar,

  • Küreselleşmenin emek ve sermaye üzerinde yarattığı dönüşümler,
  • Su ve enerji politikalarının geleceği ve bunların dünya üzerindeki etkileri,
  • Çağımızın dönüşen güvenlik algısı,
  • Pandemi sürecinde küresel tedarik zincirleri ve uluslararası ticaret,
  • Küreselleşme karşıtı toplumsal hareketler,
  • Küreselleşme sürecinde gözetimin küreselleşmesi,
  • Ve iletişim ağlarının eğitim sistemi üzerindeki yansımaları gibi ilgi çekici konuları tartışıyorlar.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Ahmet Alpay Dikmen, Celalettin Sencer İmer, Cem Karadeli, Elif Gözdaşoğlu Küçükalioğlu, Güner Koç Aytekin, Mehmet Furkan Yılmaz, Mehmet Gökhan Uzuner, Mesut Ünlü, Muhittin Şahin, Nezahat Demiray, Nurgül Bekar, Rabia Burçin Yavuz ve Ulaş Taştekin.

  • Künye: Kolektif – Çevrimiçi Dünya: Küreselleşmenin Geleceği, derleyen: Nurgül Bekar, Nika Yayınevi, siyaset, 456 sayfa, 2021

Zygmunt Bauman – Kültür Teorisinde Eskizler (2021)

Zygmunt Bauman’ın 1968’de ülkesi Polonya’dan sınır dışı edilmesi sürecinde kaybolduğunu sandığı ‘Kültür Teorisinde Eskizler’, düşünürün daha sonraki fikirlerine zemin oluşturan çok önemli bir eser.

Sıkı bir teorik tefekkür olan bu kitabında Bauman, kitle kültürünün durumu, pedagojinin talepleri ve kırsal bölgelerdeki değişimler gibi ilgi çekici konuları tartışıyor.

Kitapta,

  • Kültürel antropolojinin krizini,
  • Yapısalcılıkla sibernetiğin potansiyellerini,
  • Göstergebilimsel kültür teorisini,
  • Göstergebilimin kültür teorisindeki araştırma sorunlarını,
  • Toplumun kültürel ve kültür dışı örgütlenmesini,
  • Toplumların ekonomisi ile kültürleri ve tipolojileri arasındaki girift ilişkiyi,
  • Çağdaş eğitimin problemlerini,
  • Ve kültürün sosyolojik işlevi gibi ilgi çekici konular tartışılıyor.

‘Kültür Teorisinde Eskizler’, gerek tarihi gerekse içinde sunulan fikirlerin değeri bakımından, ayrıca 1960’larda sosyal bilimlerde yaşanan dönüşümlerin çok önemli bir incelemesi olarak muhakkak okunmalı.

  • Künye: Zygmunt Bauman – Kültür Teorisinde Eskizler, çeviren: Akın Emre Pilgir, Ayrıntı Yayınları, sosyoloji, 400 sayfa, 2021

W. Lawrence Neuman – Toplumsal Araştırma Yöntemleri, Cilt 1-2 (2020)

Lawrence Neuman’ın bu kitabı, sosyal bilimler alanında klasik olmaya aday.

İlk olarak 2006’da yayınlanan iki ciltlik bu devasa çalışma, o günden bu yana dünyanın pek çok ülkesinde sosyal bilimlerle ilgilenen akademisyenlerin, öğretmenlerin, öğrencilerin ve araştırmacıların başucu kaynaklarından biri haline geldi.

Kitabın son baskısından yapılan elimizdeki çeviri de, Türkiye’de sosyal bilimler alanında çalışan araştırmacılar ve öğrenciler için çok önemli bir kılavuz.

Kitap, nitel ve nicel toplumsal araştırma yöntemlerini, farklı bilimsel paradigmaların ontolojik, epistemolojik ve metodolojik öngörülerini dikkate alarak açıklıyor.

Bir araştırmanın ilk aşamasından son aşamasına bütün ayrıntılarıyla vakıf olmak açısından kitabı edinmekte fayda var.

  • Künye: W. Lawrence Neuman – Toplumsal Araştırma Yöntemleri, Cilt 1-2, çeviren: Özlem Akkaya, Siyasal Kitabevi, sosyoloji, 1024 sayfa, 2020

Kolektif – Bomonti (2021)

İstanbul’un en eski sanayi bölgelerinden olan Bomonti’nin geçmişini, bugününü ve geleceğini bizzat sakinlerinin gözünden anlatan, kent çalışmaları alanında çok önemli bir eser.

Kitap, semtin hızlı yapısal dönüşümünü, Bomontiada’nın yeni bir kamusal tüketim alanı oluşunu ve sınıfsal profilin değişimini, semtin apartmanları ve yerleşik sakinleriyle yeni orta sınıfın mekânı olmaya başlayışını sosyolojik bir bakışla izliyor.

Çalışma, semtin sosyal yapısındaki tarihsel dönüşüme paralel olarak Bomonti’nin çokkatmanlı belleğini, bir sanayi semti olarak gelişimini, “Teneke Mahallesi”ni ve kentsel dönüşüm mekânı olarak yaşadıklarını, bir orta sınıf mahallesi olarak görünümünü, nihayet rezidanslaşma sürecini beş eksende ele alıyor.

Derya Fırat, semtin çokkatmanlı belleğini, kozmopolit yapısını, bohem burjuvalarını ve soylulaştırma sürecinde semt belleğinin nasıl metalaştırıldığını irdeliyor.

Egemen Yılgür, teneke mahallesinin oluşumunu ve kentsel dönüşüm karşısında mahallelinin düşüncelerini aktarıyor.

Şükrü Aslan, Bomonti’nin bir sanayi mahallesi olarak ortaya çıkıp gelişmesini, bir dönem çok yoğun olan semtteki işçi eylemliliklerini ve politik mücadeleleri izliyor.

Aylın Dikmen Özarslan, Bomonti’nin kozmopolit bir orta sınıf semti olarak kapsamlı bir portresini çekiyor.

Çağlayan Kovanlıkaya ise, soylulaştırmadan sonra Bomonti’deki rezidans hayatını, rezidans sakinini ve lüks, güvenlikli konut olgusunu tartışıyor.

  • Künye: Çağlayan Kovanlıkaya, Derya Fırat, Egemen Yılgür, Şükrü Aslan ve Aylın Dikmen Özarslan – Bomonti: Kentsel Dönüşüm ve Mekânın Belleği, İletişim Yayınları, kent çalışmaları, 288 sayfa, 2021

Kolektif – Durkheim ve Modern Eğitim (2021)

Sosyolojinin dev ismi Durkheim’ın, modern eğitim üzerine de önemli fikirleri var.

Geoffrey Walford ve W. S. F. Pickering’in bu çalışması da, hem Durkheim’ın eğitim üzerine düşüncelerini aydınlatıyor, hem de bunların günümüze nasıl uyarlanabileceğini tartışıyor.

Durkheim akademik yaşamı boyunca eğitim üzerine düşünüp yazdı ve eğitimin kuram-pratik taraflarına, ahlakla kesiştiği alanlara dikkat gösterdi.

Bazı eğitim filozofları Durkheim’ın fikirlerinin modern eğitime uygulanabilir olup olmadığını tartışıyor.

İşte bu kitap, Durkheim’ın modern eğitim düşüncesindeki yerini üç farklı düzeyde ele almasıyla önemli.

Durkheim’ın eğitime dair fikirlerini analiz eden yazarlar, bu fikirleri modern toplum bağlamında tartışıyor, güncel eğitim sorunlarını Durkheimyen çerçevede inceliyor ve Durkheim’ın düşüncelerini modern eğitim kuramıyla ilişkilendiriyor.

  • Künye: Kolektif – Durkheim ve Modern Eğitim, editör: Geoffrey Walford ve W. S. F. Pickering, çeviren: Burak Aydın, Dergah Yayınları, sosyoloji, 320 sayfa, 2021

 

Peter Burke ve Roy Porter – Dilin Toplumsal Tarihi (2021)

Toplumlar dili yaratır, dil de toplumları.

Bu şahane kitap, dilin toplumsal tarihini 16. yüzyıldan 20. yüzyıla uzanan bir aralıkta izleyerek konu hakkında ufuk açıcı ayrıntılar sunuyor.

Toplumsal tarih yazımının önde gelen iki ismi, Peter Burke ve Roy Porter, söz konusu zaman aralığında İngiltere, Fransa ve İtalya’da dilin toplumsal ve kültürel dönüşümü çok yönlü bir bakışla izliyor.

  • Şarlatan hekimler dili bir araç olarak nasıl ustaca kullandı?
  • Fransız Devrimi, dili köktenci bir biçimde nasıl dönüştürdü?
  • İki dilli bir anlaşma tarihte nasıl büyük bir kargaşaya sebep oldu?
  • On sekizinci yüzyılda Paris’te kullanılan hakaretlerin sosyolojik zemini neydi?
  • İtalya’da okuryazarlık nasıl bir dönüşüm geçirdi?
  • Atasözleri, toplumsal tarihte neden paha biçilemez bellek işlevi görmektedir?

Bu ve bunun gibi pek çok ilgi çekici konunun ele alındığı kitap, alanla ilgilenenler açısından arşivlik bir eser.

  • Künye: Peter Burke ve Roy Porter – Dilin Toplumsal Tarihi, çeviren: Kadriye Göksel, Islık Yayınları, tarih, 336 sayfa, 2021

Pierre Bourdieu ve Loïc Wacquant – Düşünümsel Sosyolojiye Davet (2021)

‘Düşünümsel Sosyolojiye Davet’, Pierre Bourdieu’nün otuz yıllık araştırmaları boyunca geliştirdiği toplumsal dünyalar ve pratik teorisinin epistemolojik ve metodolojik ilkelerini aydınlatan çok önemli bir yapıt.

Kitap, daha önce ‘Düşünümsel Bir Antropoloji İçin Cevaplar’ adıyla yayımlanan çalışmanın gözden geçirilmiş ve genişletilmiş versiyonu.

Bourdieu’nün eserlerine harika bir giriş niteliği taşıyan çalışma, üç bölümden oluşuyor.

İlk bölümde Loïc Wacquant, Bourdieu sosyolojisinin yapısını ve mantığını çok yönlü bir biçimde değerlendiriliyor.

İkinci bölümde Bourdieu, Wacquant’la yaptığı mülakatta sosyolog olarak entelektüel serüveninin bir muhasebesini yapıyor.

Bourdieu burada çalışmalarını; yapı, alan, strateji, habitus, kültürel sermaye, çıkar, illusio ve simgesel iktidar gibi kullandığı temel kavramlarını açıkladığı gibi, eserlerine yönelik kimi yanlış anlaşılmaların nedenlerini tartışıyor, ayrıca kendisine yöneltilen eleştirilere yanıt veriyor.

Kitabın üçüncü bölümü ise, Bourdieu’nün lisansüstü öğrencileriyle yaptığı bir araştırma seminerinde verdiği konferanslardan oluşuyor.

  • Künye: Pierre Bourdieu ve Loïc Wacquant – Düşünümsel Sosyolojiye Davet, çeviren: Nazlı Ökten, İletişim Yayınları, sosyoloji, 407 sayfa, 2021

Selcan Peksan – Çalışmanın Evrimi ve İşin Sonu (2021)

Günümüzde çalışma, bireysel anlamını ve toplumsal konumunu koruyor mu?

‘Çalışmanın Evrimi ve İşin Sonu’, sosyal teorilerde işin sonu fikrini kıyasıya tartışıyor ve bizi çalışmanın anlamı ve rolü üzerine düşünmeye davet ediyor.

Çalışmayı insanın kendini gerçekleştirmesi ve bireysel gelişimini beslemesi gerektiği kabulüyle yola çıkan Selcan Peksan, çalışmanın modern kapitalist toplumlarda ücret karşılığında yapılan bir “iş”e dönüşmesine itiraz ediyor.

Kitapta, çalışmanın antropolojik bir kategori olarak insan doğasına içkin bir faaliyet olup olmadığı, tarihsel süreçte çalışmanın anlamına ilişkin temel kırılma noktalarının hangileri olduğu, işi insan hayatının merkezine yerleştiren gelişmelerin neler olduğu, sosyal teorilerde çalışmaya yönelik eleştirilerin odak noktalarının neler olduğu ve işin ortadan kalktığı bir toplum tahayyülünün insanlığın geleceği için anlamlı bir yol sunup sunmadığı tartışılıyor.

‘Çalışmanın Evrimi ve İşin Sonu’, emek konusuna ilgi duyan tüm okurların severek okuyacağı bir çalışma.

  • Künye: Selcan Peksan – Çalışmanın Evrimi ve İşin Sonu, İmge Kitabevi, inceleme, 358 sayfa, 2021