Beki L. Bahar – Bir Zamanlar Çıfıt Çarşısı (2010)

Beki L. Bahar’ın ‘Bir Zamanlar Cıfıt Çarşısı’nda bir araya gelen yazıları, Anadolu’da antik çağlardan itibaren yaşayan Yahudilerin Bursa, Edirne ve Eskişehir’deki izlerini sürüyor.

Bu şehirlerde, kuruluş yıllarından itibaren varolan Yahudi topluluklarının, Roma ve Bizans dönemlerinden günümüze yaşadıkları, kitabın omurgasını oluşturuyor.

Söz konusu şehirlerde dünden bugüne varlığını sürdüren Yahudi cemaatleri, sinagoglar ve onların özellikleri, Yahudi mahalleleri ve evleri, akrabalık ilişkileri, evlilik gelenekleri, cemaat içinde kendi hikâyeleriyle öne çıkmış portreler ve cemaatin karşı karşıya geldiği olaylar, kitapta karşımıza çıkan konulardan birkaçı.

  • Künye: Beki L. Bahar – Bir Zamanlar Çıfıt Çarşısı, Pan Yayıncılık, tarih, 204 sayfa

Halit Kaya – Refet Bele (2010)

Halit Kaya elimizdeki kitabında, Atatürk’ün yanında Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasında emeği geçen Refet Bele’nin askeri ve siyasî macerasını anlatıyor.

Kaya, Osmanlı Devleti’nin son döneminin genel bir değerlendirmesini yaptıktan sonra, Refet Bele’nin yetişmesinde etkisi olan olayları ve Bele’nin ailesi, eğitimi ve 1. Dünya Savaşı’ndan önceki görevlerini anlatıyor.

Kitabının ikinci bölümünde, Bele’nin 1. Dünya Savaşı’ndaki faaliyetlerini ele alan Kaya, ardından sırasıyla, Bele’nin Milli Mücadele dönemi ile Mudanya Mütarekesi’nden sonra Trakya ve İstanbul’daki çalışmalarına odaklanıyor.

Yazar, kitabının son bölümünde ise, Bele’nin Cumhuriyet dönemindeki faaliyetlerini irdeliyor.

  • Künye: Halit Kaya – Refet Bele, Bengi Yayınları, biyografi, 302 sayfa

Gregori Nikolayeviç Kazbegi – Bir Rus Generalinin Günlükleri (2019)

Gregori Nikolayeviç Kazbegi, Gürcü bir general olarak Rus ordusunda görevliydi.

Kazbegi, 1874 yılının baharında, “Türkiye Gürcistan’ı” olarak nitelendirdiği Artvin ve çevresini ziyaret etmişti.

Kazbegi, üç ay boyunca bu bölgede pek çok noktayı dolaşmış, bu ziyaretlerinden edindiği izlenimlerini günlüklerine yazmış.

Günlükler, Kazbegi’nin olağanüstü gözlem ve gücü ve harikulade doğa bilgisiyle bilhassa dikkat çekiyor.

Günlükler, önemin Artvin’indeki gündelik, toplumsal ve kültürel yapı hakkında çok değerli bilgiler barındırıyor.

Günlükte bunun yanı sıra, Şavşatlı devrimcilerin yenilgisi ile sonuçlanan Selim Himşiaşvili öncülüğündeki “On Binlerin İsyanı”nın tarihsel arka planına, Yusufeli’nde o dönemde hâlâ yaşamakta olan 80 Hristiyan ailenin varlığına, Artvinli Ermenilerin ilginç yaşantılarına, eski dilde yazılmış İncil’i okumak için yirmi saat yaya yolculuğun ardından Artvin’e ulaşan Gürcü bir rahibe ve bunun gibi pek çok ilginç bilgiye ulaşıyoruz.

  • Künye: Gregori Nikolayeviç Kazbegi – Bir Rus Generalinin Günlükleri: Türkiye Gürcistanı’nda Üç Ay, çeviren: Rıdvan Atan, Doruk Yayınları, günlük, 176 sayfa, 2019

Georges Vigarello – Ortaçağ’dan 20. Yüzyıla Şişmanlığın Tarihi (2016)

Ortaçağ’da şişmanlar, ataları simgeledikleri için beğeni toplarken, günümüzde neden ayıplanıyor?

Sosyolog ve tarihçi Georges Vigarello, şişmanlığa dair olumsuz algının modern Avrupa’da oluşma sürecini araştırıyor.

Kitap, Ortaçağ’ın oburlarından 21. yüzyılın bir deri bir kemik mankenlerine uzanan özgün bir şişmanlık tarihi.

  • Künye: Georges Vigarello – Ortaçağ’dan 20. Yüzyıla Şişmanlığın Tarihi, çeviren: Yasemin Kayacan, Doğan Kitap, kültür tarihi, 312 sayfa, 2016

Riccardo Mandelli – Son Sultan (2016)

Riccardo Mandelli’nin İtalyan Devlet Arşivi, Dışişleri Bakanlığı Arşivi ve San Remo Belediye Arşivi’ne dayanan bu önemli çalışması, son Osmanlı Sultanı Vahdeddin’in San Remo’daki üç yılında yaşadıklarının kapsamlı bir incelemesini sunuyor.

Kitapta,

  • Vahdeddin’in ülkeyi nasıl terk ettiği,
  • Mustafa Kemal’in Vahdeddin’in yanındaki ajanlarının kimler olduğu,
  • Sultan Vahdeddin’in Mussolini ile neden görüştüğü,
  • Mussolini’nin Türkiye’yle ilgili planlarının ne olduğu,
  • İtalyan polisinin, Sultan Vahdeddin’in her adımını neden izlediği ve ne gibi raporlar tuttuğu,
  • Sultan Vahdeddin’in özel doktoru Reşad Paşa’nın ölümünün ardındaki sır perdesinin ne olduğu,
  • Sultan Vahdeddin’in zehirlenip zehirlenmediği,
  • İtalyan polisinin bu ani ölümle ilgili kimlerden şüphelendiği,
  • Ve buna benzer önemli tarihi bilgiler, burada.

Künye: Riccardo Mandelli – Son Sultan, çeviren: Feza Özemre, Timaş Yayınları, tarih, 416 sayfa, 2916

Nur Altınyıldız Artun – Muhafaza/Mimarlık (2019)

Nur Altınyıldız Artun’un bütün akademik ve mesleki hayatında, derin bir harabe ilgisi vardır.

Artun’un asıl odaklandığı konu da, tarihsel çevreyi korumanın Türkiye’ye özgü politika ve ideolojileriydi.

Koruma kavramını, İstanbul özelinde, İmparatorluk döneminde toplumun kültürel söylemine katıldığı 19. yüzyıl ortalarından, kurumsallaşmasını tamamladığı 1970’lere kadar araştırması, Artun’un muazzam katkılarından biridir.

Artun bu dönem aralığında, ekonomik ve ideolojik önceliklere paralel biçimde şekillenen kentleşme ve mimarlık uygulamaları ve söylemleri üzerinden İstanbul’da tarihsel çevrenin geçirdiği değişimleri inceler.

İşte bu kitap da, Artun’un çalıştığı alan üzerindeki birikiminin en iyi örneklerini sunan makalelerini içeriyor.

Kitaptaki “İstanbul’un Mimarlık Mirası ve Koruma İdeolojisi” başlıklı ilk makale, İstanbul’a özgü koruma tasarılarının Osmanlı’dan 1960’lara uzanan dönüşümünün arka planına odaklanıyor.

“Harabe Manzaraları/İhtişam Hatıraları, İmparatorlukla Cumhuriyet Arasındaki Eşikte

Siyaset ve Mimarlık” makalesinde Nur Artun, Osmanlı İmparatorluğu’nun Cumhuriyet Türkiye’sine devrettiği harabelere odaklanarak kent üzerinden yapılan hem inkılapçı hem de muhafazakâr siyasetlerin İstanbul efsanesine bakışlarını, korumaya dair ürettikleri söylemleri ve imar uygulamaları adı altında gerçekleşen kentsel dönüşümleri inceliyor.

Nur Artun, kitabın ek bölümünde yer alan “Harabe Kavrayışının Tarihi” başlıklı makalesinde ise, 1970 sonrası koruma politikaları ve bunların kent ve mimarlık üzerindeki sonuçlarına odaklanıyor.

  • Künye: Nur Altınyıldız Artun – Muhafaza/Mimarlık, derleyen: Bilge Bal, İletişim Yayınları, mimari, 183 sayfa, 2019

Steven M. Oberhelman – Bizans’ta Rüya Tabirnameleri (2019)

 

MS 9-10 arasında ünlü patrikler ve imparatorlar tarafından yazılmış Bizans rüya tabirnameleri hakkında çok önemli bir çalışma.

Kitapta, Danyal Peygamber, Konstantinopolis patrikleri Nikephoros ve Germanos, Astrampsykhos ve İmparator II. Manuel Palaiologos’a atfedilen beş rüya tabirnamesi ile bir de Anonim tabirname inceleniyor.

Ele aldığı tabirnameleri tarihsel, sosyal ve kültürel açıdan değerlendirirken Steven Oberhelman, ayrıca bunları Akhmet, Artemidoros ve diğer Bizans tabirnameleriyle de karşılaştırıyor.

Özellikle rüyalara ilgi duyanların severek okuyacağı bu kitap, ayrıca tarihçiler, kültür tarihçileri ve kültürel antropoloji alanında çalışanlar için de altın değerinde bir kaynak.

Bizans rüya tabirnameleri,  dinden edebiyata ve gündelik hayata Bizans kültüründen pek çok ilginç ayrıntı sunmalarıyla büyük önem arz ediyor.

  • Künye: Steven M. Oberhelman – Bizans’ta Rüya Tabirnameleri: Giriş, Çeviri ve Yorumlarıyla Birlikte Altı Oneirokritika, çeviren: Arzu Akgün, Yapı Kredi Yayınları, 240 sayfa, 2019

Kolektif – “Osmanlı Hanımları” Mutfakta (2019)

Osmanlı İmparatorluğu’nda kadınlar için yazılmış kitaplar ve kadınları hedefleyen dergiler, bize dönemin düşünce yapısını ve ruhunu göstermek açısından vazgeçilmez belgelerdir.

“Osmanlı Hanımları” Mutfakta adlı bu kitap ise, 1880-1926 yılları arasında kadın dergilerinden derlenmiş yemek, sofra kültürü ve beslenme alışkanlıkları konularını ele alan makalelerden yapılmış çok güzel bir seçki.

Makaleler, Aile, Hanımlara Mahsus Malûmât, Hanımlara Mahsus Gazete, Parça Bohçası, Mehâsin, Kadınlık, Bilgi Yurdu Işığı, İnci, Türk Kadını, Süs, Âsâr-ı Nisvân, Kadın Yolu ve Çalıkuşu dergilerinden toplanmış.

Osmanlı İmparatorluğu’ndan Cumhuriyet’e geçiş dönemi sayılacak bir dönemde yayımlanmış bu dergiler, ülkenin içinde bulunduğu karmaşık ruh halini yansıtmaları açısından da çok iyi.

Burada, gelenekselle modern arasında sıkışmış bir toplumdan ve bu toplumun mutfağa, ev hayatına, kadına ve Batı’ya bakışını yakından görüyoruz.

Nihayetinde bu güzel derleme, yalnızca mutfakla ilgilenenlerin değil, Osmanlı’nın Doğu-Batı arasında yaşadığı ikilemi görmek isteyenlerin, ayrıca kadın çalışmalarına ilgi duyanların severek okuyacağı bir kitap.

  • Künye: Kolektif – “Osmanlı Hanımları” Mutfakta: Osmanlıca Kadın Dergilerinde Yemek ve Mutfağa Dair Makaleler, derleyen: Abdullah Uğur, İletişim Yayınları, tarih, 232 sayfa, 2019

Hamit Erdem – 1920’li Yıllar ve Sol Muhalefet (2010)

Hamit Erdem ‘1920’li Yıllar ve Sol Muhalefet’te, Türkiye tarihinin en ilginç yıllarından birine odaklanıyor.

O yıllarda solun, ilk kez geniş yelpazede kitlelerin ilgi alanına girdiğini savunan Erdem, Eskişehir ve Ankara’da örgütlenen Yeşil Ordu Cemiyeti, Ankara’da kurulan (Hafi) -gizli- Komünist Parti, Türkiye Halk İştirakiyun Fırkası ve Bakü’deki Türkiye Komünist Partisi gibi örgütleri irdeliyor.

1920 yılının, sol hareket açısından son derece karmaşık bir süreç olduğunu söyleyen Erdem, TBMM içinde ve Meclis dışında sol ve komünist partilerin kurulabildiğini, bunların yeni bir devletin kuruluş sürecinde görüşlerini açıkladığını ve siyasi mücadele içinde bulunduklarını belirtiyor.

  • Künye: Hamit Erdem – 1920’li Yıllar ve Sol Muhalefet, Sel Yayıncılık, tarih, 352 sayfa

Gregory Elliott – Tarihin Sonları (2010)

Gregory Elliott, özgün çalışması ‘Tarihin Sonları’nda, yeni muhafazakâr Francis Fukuyama ile sosyalistler Karl Marx, Eric Hobsbawm ve Perry Anderson’ın, tarihin sonu ile ilgili öngörülerine odaklanıyor.

Elliott, kitabının ilk bölümünde, ‘Komünist Manifesto’yu tarihsel materyalizmin kurucu metni olarak kabul ederek, Marx’ın insanlığın “tarihöncesinin” komünizm ile sonlanacağı kurgusuna odaklanıyor.

İkinci bölüm, Fukuyama’nın, Marx’ın “materyalist tarih anlayışını” baş aşağı ettiği ‘Tarihin Sonu’ ve ‘Son İnsan’ı ele alıyor.

Üçüncü bölüm, Hobsbawm’ın Fukuyama’yı kayda değer bulmayarak verdiği tepkiyi; son bölüm ise, Anderson’ın  Fukuyama ve Hobsbawm’a dair önemli yorumlarını inceliyor.

  • Künye: Gregory Elliott – Tarihin Sonları, çeviren: Deniz Keskin, Versus Kitap, siyaset, 134 sayfa