Sinan Meydan – Atatürk’ün Gizli Kurtuluş Planları (2009)

Sinan Meydan ‘Atatürk’ün Gizli Kurtuluş Planları’nda, “Kurtuluş Savaşı’nı Mustafa Kemal Atatürk başlatmamıştır” tezini ileri sürenlere yanıt veriyor.

Meydan, çalışmasında, Mustafa Kemal’in 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basmadan çok önce, daha Adana’da Yıldırım Orduları Komutanı’yken Kurtuluş Savaşı’nın ilk adımlarını attığını ve daha sonra geldiği İstanbul’da geçirdiği altı aylık sürede (13 Kasım 1918-16 Mayıs 1919) yaptığı çalışmalarla ve hazırladığı “gizli kurtuluş planlarıyla” Kurtuluş Savaşı’nın altyapısını oluşturduğunu savunuyor.

Yazar, Yunan ordusunun yenilerek Anadolu’nun kurtulmasına olanak sağlayan etkenin Mustafa Kemal’in “ilk hazırlıkları” olduğunu söylüyor.

  • Künye: Sinan Meydan – Atatürk’ün Gizli Kurtuluş Planları, İnkılap Kitabevi, tarih, 576 sayfa

Metin Özata – Burdur Tarihi (2009)

Metin Özata ‘Burdur Tarihi’nde, Türkiye’nin güney-batısında yer alan bu küçük ve sevimli şehrin ilk çağlardan Kurtuluş Savaşı’na uzanan tarihini anlatıyor.

Çeşitli kitap, röportaj ve arşiv kaynaklarından yararlanarak kitabını hazırlayan Özata, ağırlıklı olarak Burdur’un Milli Mücadele’deki konumunu irdeliyor.

1919-1923 zaman aralığında Burdur’da gelişen olaylar; İtalyanların işgal siyaseti ve Burdur’un işgal edilmesi ile işgale karşı direniş, kitapta yer alan konulardan birkaçı.

Kapsamlı bir şekilde hazırlanan kitapta ayrıca, Burdur’un o yıllardaki sosyal yaşantısı, kültür varlıkları, Atatürk’ün ve İsmet İnönü’nün Burdur’a gelişi ve bazı tarihi şahsiyetler hakkında bilgiler veriliyor.

  • Künye: Metin Özata – Burdur Tarihi, Umay Yayınları, şehir, 262 sayfa

Eberhard Zangger – Luvi Uygarlığı (2019)

Antik Batı Anadolu’da, Miken ülkesinin yakın çevresinde varlık gösteren Luviler, ne yazık ki, daha gösterişli komşuları Hititler kadar üzerinde hakkıyla durulmuş bir medeniyet değildir.

İşin güzel tarafı ise, son zamanlarda akademik dünyada bu trajik kaderin artık değişmekte olması.

Eberhard Zangger imzalı bu kitap, Luvilere yönelik ilginin güncel ve önemli duraklarından biri.

Zangger çalışmasında,

  • Luvilerin kim olduğunu,
  • Yaşam alanları ve doğal kaynaklarını,
  • Batı Anadolu’daki geç bronz çağı yerleşimlerini,
  • Batı Anadolu’daki küçük devletleri,
  • Luvi yazılarını,
  • Yunanistan anakarasında Miken kültürünü,
  • Deniz kavimlerini,
  • Yunanistan anakarasındaki iç savaşı,
  • Demir çağı başındaki göçleri ve bunun gibi önemli konuları irdeliyor.

Aynı zamanda “Luwian studies” olarak akademik dünyada yürütülen araştırmaların ortaya çıkışı ve bu araştırmaların güncel durumunu da değerlendiren Zangger, alan için kaynak niteliğinde bir çalışmaya imza atmış.

  • Künye: Eberhard Zangger – Luvi Uygarlığı: Ege’nin Bronz Çağındaki Eksik Halka, Ege Yayınları, tarih, 312 sayfa, 2019

Hamit Bozarslan – Türkiye Tarihi (2015)

Osmanlı’dan günümüze uzanan, eleştirel Türkiye tarihi okuması.

Hamit Bozarslan, tamı tamına on beş bölümden oluşan kapsamlı çalışmasında, Osmanlı’da emperyal mühendislikten Osmanlı’yı güçlü ve aynı zamanda dezavantajlı kılan dinamiklere,  Osmanlı sisteminin çöküşünden Tanzimat ile devleti yeniden örgütleme çalışmalarına ve Kemalist Türkiye’nin doğuşundan başlangıcından bugüne çoğulcu demokrasideki süreklilik ve kopuşları ve bunun gibi pek çok önemli konuyu tartışıyor.

  • Künye: Hamit Bozarslan – Türkiye Tarihi: İmparatorluktan Günümüze, çeviren: Işık Ergüden, İletişim Yayınları, tarih, 444 sayfa, 2015

Asena Günal ve Murat Çelikkan – Hatırlayan Şehir (2019)

‘Hatırlayan Şehir’, çok ilginç ve güzel bir çalışma.

Bir internet sitesi olarak tasarlanmış ve şimdi elimizdeki kitaba dönüşen proje, bir gayri resmi İstanbul tarihi.

Asena Günal ve Murat Çelikkan, İstanbul’un en turistik rotasını resmi tarihin dışında kalmış siyasi tarihin izini takip ediyor.

Başka bir deyişle, Osmanlı’nın ve Cumhuriyet Türkiye’sinin İstanbul özelinde bastırılmış tarihini bir şehir rehberi formatında anlatan kitap, her gün önünden geçtiğimiz, ziyaret ettiğimiz mekânların tarihlerinde çoğunlukla ihlaller, adaletsizlikler, ama aynı zamanda mücadele ve birikimin hafızasını taşıdığını gözler önüne seriyor.

‘Hatırlayan Şehir’, İstanbul’un bu çok da bilinmeyen gayri resmi tarihine Taksim Meydanı’ndan Sultanahmet Meydanı’na on yedi mekân, meydan ve bina üzerinden ışık tutuyor.

Kitapta gezilen mekânlar şöyle:

Taksim Meydanı, Gezi Parkı, İstiklal Caddesi, Emek Sineması, Galatasaray Meydanı, Hazzopulo Pasajı, Mısır Apartmanı, Karşı Sanat, Aras Yayıncılık, Narmanlı Han, Neve Şalom Sinagogu, Salt Galata, Kamondo Merdivenleri, San(a)saryan Han, Belediyeler Birliği Binası, Türk ve İslam Eserleri Müzesi ve Four Seasons Hotel İstanbul.

  • Künye: Asena Günal ve Murat Çelikkan – Hatırlayan Şehir: Taksim’den Sultanahmet’e Mekan ve Hafıza, Hafıza Merkezi Yayınları, siyaset, 352 sayfa, 2019

Bilgin Çelik – Balkan İttifakı ve Osmanlı Diplomasisi (2019)

Ondokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren, Rusya’nın hamiliğinde ve Bulgaristan’ın öncülüğünde Balkan İttifakı oluşmuştu.

Fakat bu ittifak daha sonra giderek güçlenecek ve kıtadaki ulus-devlet hedeflerinin gerçekleşmesi için güçlü bir zemin oluşturacaktı.

Tarih bize, bu ittifakın Osmanlı’yı büyük felakete götüren süreci hızlandırdığını gösteriyor.

Zira Avusturya ve Rusya’nın da katkılarıyla,  Balkan devletleri nihayetinde Osmanlı’ya karşı ortak bir ittifak kurabildi ve amaçlarına ulaştı.

Bilgin Çelik’in bu özgün çalışması ise, hem bu ittifakın oluşumunu ve gelişimini irdeliyor hem de Osmanlı yönetiminin buna karşı diplomatik cephede verdiği karşılığın neden başarısız olduğunu derinlemesine irdeliyor.

Çelik,  Osmanlı diplomatlarının önemli bir kesiminin Balkan İttifakı oluşumunu iyi takip edemediklerini ve güvenilir bilgiler edinme konusunda yetersiz kaldıklarını belirtiyor.

İmparatorluğu büyük felaketin eşiğine getiren nedenlerin arasında bu diplomasinin önemli rolü olduğunu savunan Çelik, Balkan Savaşı’nın da savaş meydanından önce diplomasi alanında kaybedildiğini öne sürüyor.

Kitap, bu başarısızlıkta diplomatların yetersizliklerinin yanı sıra hükümetlerin ve özellikle hariciye nezaretinin basiretsiz politikalarının giderek imparatorluğun çöküş sürecinde önemli bir etken olduğunu vurguluyor.

  • Künye: Bilgin Çelik – Balkan İttifakı ve Osmanlı Diplomasisi, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, tarih,  328 sayfa, 2019

Dicle Akar, Matthias Bjørnlund ve Taner Akçam – Soykırımdan Kurtulanlar (2019)

Milletler Cemiyeti 1921 yılında, Ermeni Soykırımı’ndan hayatta kalan Ermeni kadın ve çocukların bulunması ve yeniden yaşama kazandırılmaları için Halep’te, Halep Kurtarma Evi olarak adlandırılan bir örgüt kurdu.

Kabul Evi veya Cemiyet Evi olarak da adlandırılan bu kurum, Milletler Cemiyeti ve Ermenilerin Danimarkalı Dostları adlı bir kuruluş tarafından birlikte yönetiliyordu.

Kurtarma Evi’ne gelen kadın ve çocuklar için özel defterler tutuldu.

Çocuk ve kadınlar hakkında tutulan toplam kayıt 1.700 civarındadır.

Hayatta kalmayı başaran bu insanlar, Osmanlı İmparatorluğu’nun hemen her bölgesinden ve çok farklı sosyal, politik ve ekonomik koşullardan gelmişlerdi ve her biri soykırım sırası ve sonrasında başlarından geçenleri anlatıyor.

İşte bu önemli çalışma, bu tutanaklardan seçilmiş 300 civarında kayda yer veriyor.

Kitabın yazarları da, kayıtlardan yaptıkları seçmelerin başına üç ayrı önsöz yazmış.

Bu kapsamlı önsözler, konunun anlaşılması için son derece önemli arka plan bilgileri sunuyor.

Dicle Akar, tüm kayıtların içerikleri hakkında genel bir döküm çıkarıyor ve istatistiki bilgiler veriyor.

Matthias Bjørnlund, Milletler Cemiyeti ve Danimarka Arşivleri başta olmak üzere, dönemin önemli yayınlarını da tarayarak Halep Yetimhanesi’nin hikâyesini yazıyor.

Taner Akçam ise, Osmanlı belgelerine dayanarak, soykırım sırasında yetimlere yönelik izlenen politikaların esaslarını açıklıyor.

  • Künye: Dicle Akar, Matthias Bjørnlund ve Taner Akçam – Soykırımdan Kurtulanlar: Halep Kurtarma Evi Yetimleri, İletişim Yayınları, tarih, 332 sayfa, 2019

Murat Kutlu – Sıradışı Osmanlı (2015)

Osmanlı tarihinin, resmi tarihin gölgesinde kalmış veya görmezden gelinmiş ilginç ayrıntıları.

Kılık kıyafeti taklit edilen ilk vezir, Almanya hesabına çalışan bir Osmanlı gazetesi, padişaha kafa tutan bestekâr, Mimar Sinan ile Kanuni’nin ilk karşılaşması, Sultan İbrahim’in hediye düşkünlüğü, Osmanlı’da kâğıt paranın hikâyesi ve Osmanlı bürokrasinin garip işleyişi, bunlardan birkaçı.

Murat Kutlu’nun kitabını, Osmanlı’ya farkı bir pencereden bakmak isteyenlere öneriyoruz.

  • Künye: Murat Kutlu – Sıradışı Osmanlı, Hayy Kitap

Ayfer Karakaya-Stump – Vefailik, Bektaşilik, Kızılbaşlık (2015)

Alevi dede ailelerinin özel arşivlerindeki belge ve yazmalara dayanan, Alevi kaynakları, tarihi ve tarihyazımı üzerine yeni bir perspektif sunan bir araştırma.

Kitapta irdelenen kimi konular şöyle:

  • yüzyılda Kızılbaş, Bektaşi ve Safevi ilişkileri,
  • Irak’taki Bektaşi tekkeleri,
  • Alevi Dede ailelerine ait buyruk mecmuaları,
  • Kızılbaş hareketinin oluşumu ve Anadolu’da Kızılbaş/Alevi topluluklarının Safevilerle ilişkileri,
  • Bir Alevi ocağı ve aşireti olarak Sinemilliler’in kökeni ve tarihi,
  • Vefailik, Bektaşilik ve Anadolu’da “Heterodoks” İslam’ın kökenleri meselesi,
  • Alevilik hakkındaki 19. yüzyıl misyoner kayıtları…

Ayfer Karakaya-Stumnp’ın çalışması, Anadolu dinsel kültürüne ilişkin yaygın kanıların pek çoğunu kökünden sarsıyor ve Alevi-Bektaşi tarihinin ana meseleleri hakkında bize yepyeni veriler sunuyor.

  • Künye: Ayfer Karakaya-Stump – Vefailik, Bektaşilik, Kızılbaşlık: Alevi Kaynaklarını, Tarihini ve Tarihyazımını Yeniden Düşünmek, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, tarih, 248 sayfa, 2015

Yavuz Selim Karakışla – Eski Zamanlar, Eski İnsanlar (2015)

Osmanlı’nın 1876-1926 arası toplumsal hayatının farklı yönleri üzerine düşünen yazılar.

İkinci Abdülhamid’in “istibdad” döneminde hafiyelik ve jurnalcilik, Osmanlı’da işçi sınıfı hareketinin doğuşu, Osmanlı’da 1908 grevleri, 1. Dünya Savaşı ve Osmanlı kadınları, Osmanlı’da kadın fotoğrafçılar ve buna benzer pek çok aydınlatıcı konu, bu kitapta.

Çalışmanın en önemli katkılarından biri de, bütün bu konulara odaklanırken Osmanlı İmparatorluğu’nda çok farklı dinsel ve ulusal grupların yüzyıllarca bir arada yaşamayı başardığını ama bünyesinde çok büyük sınıfsal, cinsel ve etnik farklılıklar da içerdiğini bize bir kez daha hatırlatması.

  • Künye: Yavuz Selim Karakışla – Eski Zamanlar, Eski İnsanlar, Doğan Kitap, tarih, 348 sayfa, 2015