Serdar Ösen – Osmanlı Devlet ve Toplum Hayatında Mevlevilik (2015)

Modernleşme çalışmalarının hız kazandığı 19. yüzyılda, Mevleviliğin Osmanlı devlet ve toplum hayatındaki yerini irdeleyen bir araştırma.

Serdar Ösen, Anadolu’da Mevleviliğin ortaya çıktığı koşulları ve 19. yüzyıl boyunca Osmanlı tahtında bulunmuş padişahların dönemlerini esas alarak siyasi ve toplumsal alanda Mevleviliğin nasıl bir tarihi seyir izlediğini tartışıyor.

  • Künye: Serdar Ösen – Osmanlı Devlet ve Toplum Hayatında Mevlevilik, Kitap Yayınevi

Miri Shefer-Mossensohn – Osmanlı’da Bilim (2019)

Uzmanlık alanı Osmanlı dönemindeki bilimsel ve tıbbi çalışmalar olan Miri Shefer-Mossensohn’dan, Osmanlı’daki bilimsel, kültürel yaratı ve bilgi alışverişi konusunda çok değerli bir çalışma.

Osmanlı’nın kapalı bir toplum yapısına sahip olmasının beraberinde yeniliklere karşı duyulan ilginin azalmasına neden olduğu ve bu durumun da imparatorluğun duraklama ve çöküş sürecine girişine neden olduğu, neredeyse genel bir kanıdır.

Shefer-Mossensohn ise, bu teze temelden karşı çıkıyor ve Osmanlı toplum ve kültürünün zengin bir bilimsel hayatı mümkün kılacak dinamiklere sahip olduğunu savunuyor.

Shefer-Mossensohn,

  • Osmanlıların dışarıdan gelen icat ve buluşları kendi ihtiyaçlarına göre nasıl değiştirerek geliştirdiğini,
  • İmparatorluk içinde bilim, eğitim ve öğretim mekanizmalarının işleyişini,
  • Teknolojik gelişmelerde devletin rol üstlenmesinin bilimi üreten ve kullanan Türkçe ve Arapça konuşan Osmanlılar üzerindeki etkilerini,
  • Osmanlı’nın bilgiyle etkileşime geçtiği süreçlerin nasıl ilerlediğini ve bunlara atfedilen değerleri,
  • Osmanlı’nın bilgiyle etkileşim sürecinde karşılaştığı belli başlı zorlukların neler olduğunu,
  • Osmanlı’nın sistemleştirilmiş bilgiyle olan deneyimlerinin ne şekilde geliştiğini,
  • Ve bunun gibi birçok ilgi çekici konuyu tartışıyor.

Kitap, Osmanlı’nın bilimsel ve kültürel macerasına daha yakından bakmak isteyenler için çok önemli ayrıntılar sunuyor.

  • Künye: Miri Shefer-Mossensohn – Osmanlı’da Bilim: Kültürel Yaratı ve Bilgi Alışverişi, çeviri: Kübra Oğuz, İş Kültür Yayınları, bilim tarihi, 316 sayfa, 2019

Friedrich Engels – Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni (2019)

Friedrich Engels’in ‘Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni’, ilk kez 1884 yılında basılmıştı.

Kitap hem materyalist tarih yöntemini ustaca kullanması hem de insanlığın soy, aile, kabile ve devlete uzanan macerasını bilimsel yönleriyle irdeleyen ilk bilimsel eserlerden olmasıyla bugün tam bir klasik.

Engels çalışmasında, Amerikalı öncü antropolog Lewis H. Morgan’ın barbarlık ve uygarlık alanında yapmış olduğu araştırmalarından edindiği çığır acıcı veriler ile Karl Marx’ın bu konulardaki fikirlerini rehber ediniyor.

Öte yandan Marx’ın da, Morgan’ın çalışmalarından çıkardığı geniş bir eleştirel özeti de bulunuyor.

Engels, çalışmasında bu notlardan da yararlanarak bir nevi Marx’ın vasiyetini yerine getirmiş oluyor.

  • Künye: Friedrich Engels – Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni, çeviren: Mustafa Tüzel, İş Kültür Yayınları, antropoloji, 236 sayfa, 2019

Recep Memişoğlu – Kivamini Tutturamaduk (2019)

“Deniz her vuruşunda dalgalarını duvara

Aldı haykırışların bir parçasını da

Aldı götürdü

Yaydı Karadeniz’e”

Bu dizeler, kendisi de zamanında Karadeniz’de devrimci faaliyetler içinde yer almış İbrahim Karaca’ya ait.

Recep Memişoğlu’nun kaleme aldığı ‘Kivamini Tutturamaduk’ ise, Rize’deki 1980 öncesinde devrimci duygularla yola çıkmış gençlerin hikâyesini anlatıyor.

Recep Memişoğlu’nun devrimci mücadelesi, Pazar’da Halkevi yönetimine girmesiyle hareketlenir.

Memişoğlu bu dönemde Dev-Genç, Devrimci Yol ile militan düzeyde ilişki kurar.

1981 yılının Ocak ayında Çamlıhemşin Kale köyünden 10 yoldaşıyla birlikte yakalanır.

Örgüt üyeliğinden 15 yıl ceza alan Memişoğlu, normal hayatına ancak 1988’de başladı.

İşte Memişoğlu’nun elimizdeki anıları, bu inişli çıkışlı olayların kapsamlı bir dökümünü sunuyor.

Kitap, Rize bağlamında Karadeniz’de devrimci mücadelenin ilgi çekici bir fotoğrafını çekmesiyle büyük öneme haiz.

Memişoğlu anlatımını, mücadeleye katılmış sıra dışı insanların hikâyeleri ve bu süreçte yaşanan ilginç olaylarla harmanlamış.

Rize’nin devrimci geçmişini aydınlatan bu tanıklık, Rize başta olmak üzere Karadeniz’e bambaşka bir çerçeveden bakmak için çok iyi bir fırsat.

  • Künye: Recep Memişoğlu – Kivamini Tutturamaduk, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 176 sayfa, 2019

Basil Liddell Hart – İkinci Dünya Savaşı Tarihi (2015)

Askeri tarihçiliğin dünyaca ünlü isimlerinden Basil Liddell Hart, eserleri içinde muhtemelen en en önde gelen bu çalışmasında, dünya tarihine yön vermiş büyük savaşlardan İkinci Dünya Savaşı’nı yıl yıl, cephe cephe inceliyor.

Savaş başlarken Almanya ve Batılı müttefiklerin durumundan savaşın yayılmasına, Rusya’da savaşın seyrinin değişmesinden Nazilerin düşüşüne pek çok detay.

Eserin bu baskısı için de söylenebilecek belirtilmesi gereken birkaç nokta var:

Eser ilk Türkçe baskısından on yedi yıl sonra, baştan aşağı gözden geçirilmiş çevirisi ve orijinal eserde bulundukları halde bu ilk Türkçe baskıda yer almamış olan toplam kırk adet haritasıyla birlikte sunuluyor.

  • Künye: Basil Liddell Hart – İkinci Dünya Savaşı Tarihi, çeviren: Kerim Bağrıaçık, İş Kültür Yayınları

Avedis Cebeciyan – Bir Ermeni Subayın Çanakkale ve Doğu Cephesi Günlüğü, 1914-1918 (2015)

Bir yandan cephelerde Osmanlı askerlerine şifa dağıtan, diğer yandan tehcir ve katliam politikalarıyla Antep’ten sürülen ailesinin akıbetini merak eden bir subay.

Avedis Cebeciyan’ın elimizdeki günlüğü, dönemin siyasi atmosferini daha iyi anlamak için nadide bir kaynak.

  • Künye: Avedis Cebeciyan – Bir Ermeni Subayın Çanakkale ve Doğu Cephesi Günlüğü, 1914-1918, çeviren: Takuhi Tomasyan, Aras Yayıncılık

Murat Çulcu – Zito Venizelos!: Sevr’den İzmir’e (2009)

Murat Çulcu ‘Zito Venizelos!’ta, İzmir’in işgali ve Sevr’in imzalanmasından Dumlupınar Meydan Savaşı’na uzanan süreci çok yönlü bir biçimde irdeliyor.

Çulcu çalışmasında, İzmir’in işgalinden Sevr’in imzalanmasına kadar geçen sürede yaşanan olayları; Muzaffer Muhittin tarafından kaleme alınan ‘Vahdettin’in İhanetleri ve Firarı’ risalesini; Mustafa Kemal Atatürk’ün Dumlupınar Meydan Savaşı ile ilgili açıklamalarını; Dumlupınar Meydan Savaşı’nın diğer tarafında yer alan Yunan İşgal Kuvvetleri’nin Başkomutanı Trikopis’in anılarını ve Dumlupınar’dan İzmir’e yönelen orduya öncülük eden İkinci Süvari Tümeni’nin ‘tarihsel yürüyüşü’nü ayrıntılara inerek anlatıyor.

  • Künye: Murat Çulcu – Zito Venizelos!: Sevr’den İzmir’e, E Yayınları, tarih, 280 sayfa

Levon Ter Petrosyan – 12.-13. Yüzyılda Kilikya Ermenileri Kültüründe Asurilerin Rolü (2018)

Tarihçi ve Ermenistan’ın eski devlet başkanı Levon Ter Petrosyan’ın bu ince ama değerli çalışması, Ermeni-Asuri ilişkilerinin tarihi konusunda öncü bir eser.

Özellikle bu konuda tarihte bırakılmış sınırlı kaynaklara bakıldığında, orijinal bilgi ve belgeler barındıran bu çalışmanın önemi daha iyi anlaşılıyor.

Petrosyan burada, ortaçağda Ermenilerin kültürel ve toplumsal durumunu ortaya koyduğu gibi, Asurilerin o dönemde Ermeni kültürünü hangi yollardan etkilediğini ayrıntılı olarak ortaya koyuyor.

Şimdiye kadar Doğu Ermenice ve Fransızca özeti dışında henüz başka dillere çevrilmemiş olan kitap, özellikle bu alanda araştırma yapacaklar için iyi bir başvuru kılavuzu.

  • Künye: Levon Ter Petrosyan – 12.-13. Yüzyılda Kilikya Ermenileri Kültüründe Asurilerin Rolü, çeviren: Yıldız Deveci Bozkuş, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, tarih, 58 sayfa, 2018

Nigel Rodgers – Antik Yunan (2015)

Nigel Rodgers’tan arkeoloji, sanat ve tarih meraklıları için, 1000 fotoğraf eşliğinde Antik Yunan hakkında kapsamlı bir rehber.

Antik Yunan’ın siyasi ve askeri tarihinden Atina’nın Altın Çağı’na, Büyük İskender’den Antik Yunan’ın dünya sanatı, mimarisi ve toplumunun doğuşu üzerindeki etkilerine, pek çok detay burada.

  • Künye: Nigel Rodgers – Antik Yunan, çeviren: Ülkü Evrim Uysal, İş Kültür Yayınları

David Motadel – İslam ve Naziler (2015)

Batılı sömürgecilerin cihatçı söylemi nasıl harekete geçirdiğini gözler önüne seren bir inceleme.

Üç kıtada sürdürdüğü araştırmalarıyla, Nazi Almanya’sının İslamla bağlarının kapsamlı bir dökümünü sunan David Motadel, dinsel politika kullanımının varabileceği tehlikeli durakları gösteriyor.

Kitapta,

İkinci Dünya Savaşı’nda Almanların İslam ile ilişkisinin tarihsel gelişimi,

Nazilerin işgal ettikleri bölgelerde Müslümanlara yönelik politikaları,

Ve Alman ordusundaki Müslümanların devşirilmesinde dinin oynadığı rol gibi birçok önemli konu ele alınıyor.

Kitap bilhassa, İslam’ın politik çıkarlar için nasıl ustaca kullanılabileceğini ayrıntılı bir şekilde ortaya koymasıyla çok önemli.

  • Künye: David Motadel – İslam ve Naziler, çeviren: Ahmet Fethi Yıldırım, Alfa Yayınları