Matthew Kneale – Bir Ateistin İnanç Tarihçesi (2015)

Sıradan insanı Tanrı ya da Allah’a inanmaya iten sebepler nelerdir?

İnançlar nasıl evrim geçirdi?

Matthew Kneale, “İnsanoğlunun en büyük hayal ürünü projesi” dediği inançların izini sürüyor. İlkçağlardan günümüze, Ortadoğu’dan Güney Amerika’ya, Çin’den Hindistan’a, geniş bir zaman ve coğrafyada.

“Bu kitap dinsel kurumların tarihleriyle ilgilenmemektedir. Örgütsel güç mücadelelerini pek ilgi çekici bulmuyorum. Sıradan insanların neye inandıklarını öğrenmek istedim.” diyen Kneale,  dinsel jargondan olabildiğince uzak durarak, inançların neye evrildiğini bir teoloji sözlüğüne ihtiyaç duymayacak netlikte öğrenmek isteyen okurların bu ihtiyacına yetkin şekilde yanıt veriyor.

  • Künye: Matthew Kneale – Bir Ateistin İnanç Tarihçesi, çeviren: Şahika Tokel, İletişim Yayınları, din, 278 sayfa, 2015

Haluk Gerger – Canavarın Ağzında, Cilt 1 (2015)

ABD Komünist Partisi tarihinin, kuruluş yıllarını kapsayan 1919-1959 döneminin nitelikli bir incelemesi.

Uzun soluklu araştırmalara dayanan kitap, öteki tüm gelişmiş kapitalist ülkelerin aksine, hiçbir zaman büyük bir otonom-devrimci işçi hareketi üretememiş ABD Komünist Partisi’nin trajik başarısızlığının, yenilgisinin hikâyesi olarak okunabilir.

  • Küney: Haluk Gerger – Canavarın Ağzında, Cilt 1: Kuruluş ve Çocukluk Dönemi, Yordam Kitap

Barbara H. Rosenwein ve Riccardo Cristiani – Duyguların Tarihi Nedir? (2019)

Duyguların “gizli yaşamı” nedir ve tarih boyunca duygularımız nasıl dönüştü?

Barbara H. Rosenwein ve Riccardo Cristiani imzalı bu ilginç çalışma, duygu meselesini tarih, biyoloji, sosyoloji ve siyasete uzanan geniş bir alanda izliyor.

Özellikle duygular fenomeni hakkındaki verili anlayışları eleştirel bir perspektifle tartışmasıyla dikkat çeken çalışma, konuyu sadece tarihçilik alanıyla değil neredeyse tüm disiplinlerin bakışıyla büyük öneme haiz.

Rosenwein ve Cristiani, duygunun çoğul anlamlarını tartışıyor, aynı zamanda “duygu standartları”, “duygu rejimleri”, “duygu toplulukları” ve “duygusal performans” gibi duygu araştırmalarında ağırlıklı yer tutan kavramları eleştirel bir gözle irdeliyor.

  • Künye: Barbara H. Rosenwein ve Riccardo Cristiani – Duyguların Tarihi Nedir?, çeviren: Kemal Özdil, Islık Yayınları, kültür, 212 sayfa, 2019

Sabri Yetkin – Ege’de Eşkıyalar (2019)

Ege’de eşkıyalar, 19. yüzyılın ortalarından itibaren öyle güçlenmişlerdi ki, Osmanlı bunlarla bir türlü başa çıkamıyordu.

Peki, eşkıyalık nasıl ortaya çıktı ve neden özellikle Ege’de böylesi güç kazandı?

Çakırcalı Mehmet Efe gibi ünlü eşkıyalar nasıl oldu da, hikâyeleri dilden dile dolaşan birer “sosyal haydut” haline geldi.

İşte Sabri Yetkin’in bu sorulara çarpıcı yanıtlar verdiği elimizdeki çalışması, yeni baskısıyla raflardaki yerini aldı.

Yetkin’in 1995 Afet İnan ödülüyle de taçlanan kitabı, eşkıyalık hareketlerini dönemin dört dörtlük bir analizini yaparak irdeliyor.

Kitaptan öğrendiğimiz kadarıyla eşkıyalık, Osmanlı’nın o dönemde yaşadığı sosyal, ekonomik ve siyasal çözümsüzlüklerin bir sonucu olarak ortaya çıktı.

Eşkıyalık, bu dönemde en gelişmiş olmakla birlikte, toplumsal katmanlar arasında eşitsizliğin en fazla belirginleştiği bölge olan Ege’de ortaya çıktı.

Örneğin Çakırcalı Mehmet Efe, fakir halkın sevgilisi, babası, kahramanı kabul edilmiş, ezilmiş ve yılgın köylünün hak arayıcısı ve sözcüsü olarak halktan her türlü desteği görmüştü.

Yetkin, eşkıyalığı hem dönemin sosyal, siyasal ve ekonomik yapısı içinde irdeliyor hem de eşkıyalığın halk edebiyatımızda türkülerle, dönemin ressamlarının betimlemeleriyle ve fotoğraflarla kendine nasıl yer bulduğunu ortaya koyuyor.

  • Künye: Sabri Yetkin – Ege’de Eşkıyalar, İş Kültür Yayınları, tarih, 360 sayfa, 2019

Harvey J. Kaye – İngiliz Marksist Tarihçiler (2009)

Wisconsin-Green Bay Üniversitesi Tarih ve Toplumsal Araştırma Merkezi’nin başkanı olan Harvey J. Kaye, nitelikli çalışması ‘İngiliz Marksist Tarihçiler’de, Christopher Hill, Eric J. Hobsbawm, Maurice Dobb, E. P. Thompson ve Rodney Hilton gibi, özgün kuramları ve yarattıkları gelenekle, 20. yüzyılda Marksist felsefeyi şekillendiren isimleri anlatıyor.

Bu aktörlerin, tarih alanında önemli kişisel katkılarda bulunmakla kalmadığını söyleyen Kaye, bunun yanı sıra, tarih ve sosyal kurama, hep birlikte kolektif bir katkıda bulunduklarını da vurguluyor.

İngiliz Marksist Tarihçiler’in, demokratik ve sosyalist bir tarih bilincinin oluşmasında gösterdikleri çabayı ortaya koyan Kaye, 20. yüzyıl Marksizm tarihine, İngiliz kültürel tarihinin bir dönemine, tarihçilerin ve tarihin nasıl çalıştığının araştırılmasına önemli bir katkıda bulunuyor.

  • Künye: Harvey J. Kaye – İngiliz Marksist Tarihçiler, çeviren: Arife Köse, İletişim Yayınları, siyaset, 336 sayfa

Ümit Hassan – Eski Türk Toplumu Üzerine İncelemeler (2009)

Ümit Hassan, ilk baskısı 1986 yılında yapılan ‘Eski Türk Toplumu Üzerine İncelemeler’de, antropoloji ve siyaset bilimi disiplinlerinden yararlanarak, Orta Asya ve eski Türk toplumunun gelişim-değişim dinamiklerini ele alıyor.

Kitapta,

  • Eski Türklerde kabile örgütlenmesi,
  • Örgüt-inanç ilişkisi açısından eski Türklerde şamanlık,
  • Kabileden devlete geçişte töre ve değişimi,
  • Khan’ın (Han), baştan itibaren devlet yöneticisi mi, kandaşlığın şaman-lideri mi, yoksa kandaşlık bağının kendisi mi olduğu,
  • Anaerkil örgütlenmenin esasları,
  • Şamanlığın toplum yapısındaki yeri ve bugüne uzanan etkileri,
  • Türk toplumu hakkındaki kemikleşmiş çarpıtmaların nedenleri ve örneklenmesi,
  • Han/hakan kavramının gerisinde yatan toplumsal gerçeklik ve kavramın tarih içerisindeki değişimi, gibi dikkat çekici konular irdeleniyor.

Eserin, Sedat Simavi Sosyal Bilimler Ödülü’nü aldığını da hatırlatalım.

  • Künye: Ümit Hassan – Eski Türk Toplumu Üzerine İncelemeler, Doğu Batı Yayınları, tarih, 338 sayfa

Fritjof Capra – da Vinci’nin Bilimi (2009)

Popüler bilim kitaplarının yazarı Fritjof Capra, kapsamlı çalışması ‘Da Vinci’nin Bilimi’nde, Leonardo da Vinci’nin bilimsel anlayışını ve çalışmalarını, bilimin ve insanlığın bugünkü ihtiyaçları açısından yorumluyor.

da Vinci’nin ünlü ‘Not Defterleri’ni, kapsamlı bir bakışla irdeleyen Capra, okuru, Rönesans’ın büyük dehasının zihninde bir gezintiye davet ediyor. Da Vinci’yi insani ve bilimci yönleriyle ele alan Capra, Da Vinci’nin biliminin, Galileo, Descartes ve Newton’ın mekanikçi paradigmasıyla anlaşılamayacağını savunuyor.

Kaliteli bir baskıyla da dikkat çeken kitabında Capra, Da Vinci’nin çok yönlü kişiliğini ve bilimini gözler önüne seriyor.

  • Künye: Fritjof Capra – da Vinci’nin Bilimi, çeviren: Kıvanç Tanrıyar, Optimist Kitap, bilim tarihi, 301 sayfa

Elisabeth Özdalga – Tarihsel Sosyoloji (2009)

Bir atölye çalışmasının ürünü olan ‘Tarihsel Sosyoloji’, konuyla ilgili olarak tarihçi ve sosyologlarla yapılmış söyleşilerden oluşuyor.

Kitap, Türkiye’de yeni bir disiplin olan tarihsel sosyolojinin kendine has bir dili ve tarzı nasıl oluşturabileceğine odaklanmasıyla önemli bir boşluğu dolduruyor diyebiliriz.

Kitapta, tarihsel sosyolojinin belirli çekirdek öğeleri tanımlanıyor; bu dalın gelişmesinde ortaya çıkan önemli boyutların üzerinde duruluyor ve alana dair iyi bilinen çalışmalardan bir seçki sunuluyor.

Kitaba söyleşileriyle katılan isimler ise şöyle: Şerif Mardin, Mehmet Genç, Çağlar Keyder, Ali Yaşar Sarıbay, Fethi Açıkel, Oktay Özel ve Ferdan Ergut.

  • Künye: Elisabeth Özdalga – Tarihsel Sosyoloji, Doğu Batı Yayınları, sosyoloji, 227 sayfa

Orhan Karaveli – Ali Kemal (2009)

Orhan Karaveli ‘Ali Kemal’de, Cumhuriyet tarihinde “vatan haini” olarak damgalanan Ali Kemal’in yaşamını kapsamlı bir bakışla ele alıyor.

Kurtuluş Savaşı ve Mustafa Kemal’e başından beri muhalefet edip açıkça işgalcilerin yanında saf tutan, Kuvayı Milliye’ye ağır hakaretler eden, Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasından sonra da linç edilip öldürülen gazeteci Ali Kemal’in biyografisini kaleme alan Karaveli, konuşulması zor bir konuyu yeniden tartışmaya açıyor.

Kitabın ilk bölümü, Ali Kemal’in yaşamına, gazeteciliğine ve öldürülmesine odaklanıyor; ikinci bölüm ise, Ali Kemal’in linç edilmesinden sonra eşinin ve sonradan Türkiye Cumhuriyeti’nin büyükelçilerinden biri olacak oğlu Zeki Kuneralp’in yaşamlarını konu ediniyor.

Ali Kemal’in, “hain” gibi aktarılmasından rahatsızlık duyduğunu ifade eden Karaveli, ölümünün üzerinden 87 yıl geçtiği halde, konuşulması hâlâ tabu olan bir ismin dünyasına iniyor.

  • Künye: Orhan Karaveli – Ali Kemal, Doğan Kitap, biyografi, 223 sayfa

Manfred Reitz – Entrikacılar ve Casuslar (2009)

Manfred Reitz ‘Entrikacılar ve Casuslar’da, yüzyıllar boyunca casusların dünyasında ve istihbarat faaliyetlerinde yaşanan maceraları ve yürek hoplatan olayları anlatıyor.

“Casusluk çok eski bir meslektir ve tıpkı bencillik gibi, galiba insanın doğasının da bir parçasıdır.” diyen Reitz, tarihteki ünlü casusluk faaliyetlerini, canlı bir üslupla okurlarına sunuyor.

Eski Mısır’da casusluk; Yunanlılar ve Perslerde casusluk faaliyetleri; Anibal’in casusları; Roma İmparatorlarının casusluk servisleri; Bizans’taki casusluk faaliyetleri; Papaların istihbaratı; Ortaçağ’da casusluk ve Mata Hari’nin casusluk çalışmaları, kitapta anlatılan konulardan birkaçı.

  • Künye: Manfred Reitz – Entrikacılar ve Casuslar, çeviren: O. Can Ünver, Phoenix Yayınları, inceleme, 247 sayfa