Can Dündar – Gölgedekiler (2015)

1920’lerde, yıkıcı bir savaşın küllerinden kendini yeniden doğurmaya çalışan Mustafa Kemal ile onun yanında bulunmuş, gizli kahramanların hikâyeleri.

Bu kitapta Hüseyin Avni Bey, Fikrîye Hanım, Fethi Bey gibi isimlerin yanı sıra, Türkiye’nin ilk resmi komünist partisi olan Türkiye Komünist Partisi’nin macerasına da tanık oluyoruz.

Kitap, belgesel hediyeli.

  • Künye: Can Dündar – Gölgedekiler, Can Yayınları

Ahmet Şimşirgil – Kayı VII (2015)

Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihini kapsamlı bir şekilde ele alan serinin yedinci kitabı.

Osmanlı’nın II. Süleyman, II. Ahmed, II. Mustafa, III. Ahmed ve I. Mahmud devirlerindeki durumunu araştıran kitap, Osmanlı’nın Viyana yenilgisini ve Osmanlı’ya karşı Avusturya, Venedik, Lehistan ve Rusya arasında varılmış “kutsal ittifak”ı konu edinmekte.

  • Künye: Ahmet Şimşirgil – Kayı VII, Timaş Yayınları

Fatih Yaşlı – Antikomünizm, Ülkücü Hareket, Türkeş (2019)

Fatih Yaşlı’nın elimizdeki kapsamlı incelemesi, her şeyden önce Türkiye’de antikomünizmin tarihi alanına çok özgün bir katkı yapmasıyla önemli.

Yaşlı, Alparslan Türkeş ve Ülkücü Hareket’i merkeze alarak yakın Türkiye tarihinin Soğuk Savaş ve antikomünizm eksenli bir okumasını yapıyor.

Kitap, beş bölümden oluşuyor.

İlk bölümde, 1940’ların ikinci yarısından başlayarak Türkiye’de komünizm tehdidinin hangi yollarla icat edildiğini ve antikomünizmin nasıl adım adım Türkiye siyasetinin merkezine yerleştirildiğini irdeliyor.

İkinci bölümde, Demokrat Parti iktidarıyla birlikte antikomünizm ve emperyalizme entegrasyon süreci, iç ve dış politikadaki gelişmelerden hareketle ele alınıyor.

Üçüncü bölüm, 1960’larda Türkiye’de solun yükselişiyle birlikte, sağın reaksiyoner bir güç olarak devreye girişini, Türkeş ve Ülkücü Hareket bağlamında izliyor.

Dördüncü bölüm, 1970’li yıllarda Türkiye’de yaşanan iç savaş sürecinde Türkeş ve Ülkücü Hareket’in konumu ve stratejisine odaklanıyor.

Beşinci bölüm, 12 Eylül darbesinin Ülkücü Hareket üzerindeki etkileri, Türkeş’in ve Ülkücü Hareket’in yargılanma süreci, başını Muhsin Yazıcıoğlu’nun çektiği Ülkücü Hareket’ten kopuş süreci ve Türkeş ile Ülkücü Hareket’in 1990’ların başından itibaren Kürt sorununa karşı nasıl bir tavır geliştirdiği gibi konular tartışılıyor.

Yaşlı, kitabının sonuç bölümünde ise, hem Ülkücü Hareket’in Soğuk Savaş sürecinde üstlendiği rolün bugünün Türkiye’sini nasıl etkilediğini hem de bütün bunların bugün yaşanan “dinselleşme” ve “rejim değişikliği” olguları üzerindeki yansımalarını derinlemesine irdeliyor.

  • Künye: Fatih Yaşlı – Antikomünizm, Ülkücü Hareket, Türkeş: Türkiye ve Soğuk Savaş, Yordam Kitap, inceleme, 416 sayfa, 2019

Ziya Gül – Giresun Yol Hikâyeleri (2019)

12 Eylül darbesinin ülkenin üzerinden nasıl silindir gibi geçtiğini kavramanın en iyi yollarından biri, darbenin ülkenin taşrasındaki sonuçlarına bakmaktır.

Ziya Gül’ün bu muazzam tanıklığı da, Giresun ve çevresinde 1975-80 yılları arasında yaşanan siyasal ortamın şahane bir fotoğrafını çekmesinin yanı sıra, darbe sonucunda burada tam olarak neler yaşandığını kayda almasıyla çok önemli ve değerli.

Ziya Gül, Giresun’un Eynesil ilçesinde doğdu.

Türkçe öğretmeni olan Gül, Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS) Eynesil şubesi kurucu başkanı, 1975 yılından itibaren de TÖB-DER üyesi oldu.

1977-1978 yıllarında Giresun TÖB-DER başkanlığı yapan Gül, 12 Eylül’de tutuklandı ve 5,5 yıl çeşitli cezaevlerinde tutuklu kaldı.

1990 sonrası memur sendikalarının kuruluş çalışmalarına da katılan Gül, halen Giresun-Eynesil’de yaşıyor.

Kitabını “hikâye, anı” şeklinde düzenleyen Gül, 1975-1980 arasında yaşanan siyasal, toplumsal gelişmeler ile Militan İsiin, Fatma Kadın, Japon Yılmaz ve Havva Kabadayı gibi, o dönemde mücadele içinde yer almış pek çok insanın ilginç hikâyelerini bizimle paylaşıyor.

Kitap her şeyden önce, enfes bir sözlü tarih çalışması.

  • Künye: Ziya Gül – Giresun Yol Hikâyeleri, Ayrıntı Yayınları, anı, 320 sayfa, 2019

Kolektif – Sultan II. Abdülhamid’in Aile Albümü (2009)

Osmanlı İmparatorluğu’nun tartışmalı padişahlarından Sultan II. Abdülhamid, fotoğrafa olan ilgisiyle de bilinir.

Abdülhamid’in hazırladığı aile albümü, Osmanlıların gündelik yaşantısından ayrıntıları belgelemesiyle, önemli bir tarihi belge niteliğinde.

Albümde giyim-kuşam, dekorasyon gibi alanlarda dönemin saray modası; hanedan üyelerinin yaşadığı Yıldız Sarayı ve köşler; saray görevlileri ve II. Abdülhamid’in çocukları yer alıyor.

Türkçe ve İngilizce olarak yayımlanan albümde ayrıca, fotoğrafçı Gültekin Çizgen ile sanat tarihçisi Nurhan Atasoy’un, albümü kendi uzmanlık alanlarına göre değerlendirdikleri yazıları da yer alıyor.

  • Künye: Kolektif – Sultan II. Abdülhamid’in Aile Albümü, editör: Hakan Yılmaz, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A. Ş. Yayınları, albüm, 198 sayfa

Leonard William King ve Henry Reginald Hall – Mısır, Kalde, Suriye, Babil ve Asur Tarihi (2009)

İki yazarlı ‘Mısır, Kalde, Suriye, Babil ve Asur Tarihi’, son keşifler ışığında, Mezopotamya’da varlık göstermiş bu uygarlıkların izini sürüyor.

Yazarlardan biri arkeolog, diğeri de tarihçi.

Yazarlar, prehistorik Mısır’ın nasıl keşfedildiğini; Abydos ve ilk üç hanedanını; Memphis ve piramitleri; Batı Asya’daki son kazılar ve kalde tarihinin doğuşunu; Kassitlerin ülkesi Elam ve Babil’i; Eski Babil hayatı ve geleneklerini; Teb’in tapınakları ve mezarlarını; Asur ve Yeni-Babil imparatorluklarını ve Eski Mısır’ın son günlerini anlatıyor.

  • Künye: Leonard William King ve Henry Reginald Hall – Mısır, Kalde, Suriye, Babil ve Asur Tarihi, çeviren: Arıcan Uysal, İlya Yayınları, mitoloji, 408 sayfa

Andrew Leach – Mimarlık Tarihi Nedir? (2015)

Mimarlık tarihçilerinin yaklaşımlarındaki kavramsal sorunların derinlikli bir incelemesi.

Mimarlık yazımındaki retorik, analitik ve tarihselci gelenekler, 20. ve 21. yüzyıldaki mimarlık tarihçilerinin karşılaştığı temel sorunlar, yürütülen tartışmalar, kitabın odağındaki konular.

Andrew Leach burada,

  • Modern mimarlığın bir disiplin olarak gelişimi,
  • Bir sanatçı olarak mimar,
  • Mimarın mirası olarak mimarlık tarihi,
  • Mimarlık ve kültür,
  • Tarihsel kanıt olarak mimarlık,
  • Mimarlığı tarihselleştirme sorunları,
  • Mimarlık tarihi ve kuramındaki belli başlı sorunlar,
  • Eleştirel mimarlık tarihi,
  • Ve Mimarlık tarihinden çıkarılabilecek dersler gibi pek çok ilgi çekici konuyu tartışıyor.

Künye: Andrew Leach – Mimarlık Tarihi Nedir?, çeviren: Hayrullah Doğan, Koç Üniversitesi Yayınları, mimari, 150 sayfa, 2015

Ali Çimen – Kısa Dünya Tarihi (2015)

Coğrafi keşiflerden Rönesans’a, avcılık ve toplayıcılıktan Mezopotamya’ya, Roma İmparatorluğu’ndan Haçlı Seferleri’ne, Osmanlı İmparatorluğu’ndan İkinci Dünya Savaşı’na, Dünya tarihinin keyifle okunacak bir özeti.

Genel dünya tarihine ilişkin bilgiler edinmek isteyenlere hitap eden çalışma, okurunu, tarihin belirli alanlarında bir yolculuğa davet ediyor.

  • Künye: Ali Çimen – Kısa Dünya Tarihi, Timaş Yayınları

Cahit Kayra – Varlık Vergisi (2015)

1942 tarihli Varlık Vergisi’ni uygulayan komisyona, gayri resmi olarak çalışan bir memur olarak girmiş Cahit Kayra, bu vergiye Yahudilerin varını yoğunu elinden almak için başvurulmadığını savunuyor.

Kayra Türkiye’nin 2. Dünya Savaşı’ndaki yokluk yıllarında, Varlık Vergisi’nin yanı sıra, başka birçok ağır verginin getirilmesinin zorunlu olduğunu belirtiyor.

  • Künye: Cahit Kayra – Varlık Vergisi, Tarihçi Kitabevi

Rudolf Rocker – Milliyetçilik ve Kültür (2019)

Nazilerin tüm Avrupa’yı esir aldığı bir dönemde Amerika’ya kaçmak zorunda kalmış Rudolf Rocker, hayatı boyunca uluslararası anarşist hareketin ve anarko-sendikalizmin yetenekli bir propagandisti oldu.

Yazarın bizde daha önce ‘Anarko Sendikalizm’ adlı önemli kitabı yayımlanmıştı.

Şimdi de yine kendisine ait kült bir yapıtla, ‘Milliyetçilik ve Kültür’le karşı karşıyayız.

Rocker’in bu yapıtı, altı yıl süren çeviri, redaksiyon ve kontrol aşamalarının ardından yayımlanabildi.

1930’lar Almanya’sının felakete götüren koşullarında yazılan kitap, milliyetçiliğin kültür içindeki izlerini kılcal damarlarına kadar sürerken bütün bir Batı dünyasının kültür ve düşünce tarihini liberter bir gözle analiz ediyor.

Uzun bir tarihsel alanda gezinen çalışma, olağanüstü aydınlatıcı olmasının yanı sıra,  dönem Avrupa’sının iyi bir fotoğrafını çekmesi, devlet tapıncına sıkı eleştiriler getirmesi ve despotizmin insanlık için nasıl bir felaket anlamına geldiğini çarpıcı bir şekilde ortaya koymasıyla dikkat çekiyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Bir halkta siyasî iktidar arzusu ne kadar az gelişmişse kültürel yaşam biçimleri o kadar zengindir.”

“En iyi devlet anayasası bile kaçınılmaz olarak özgürlüğün deli ceketidir. Anayasaları yapan kodaman terziler, özgürlük kumaşını o kadar kırpmışlar ki, geriye kalandan giyilebilir bir gecelik bile çıkmaz.”

“Sorun nasıl yönetildiğimiz değil yönetiliyor olmamızdır.”

  • Künye: Rudolf Rocker – Milliyetçilik ve Kültür, çeviren: Ali Çakıroğlu, Kaos Yayınları, inceleme, 704 sayfa, 2019