Burcu Kurt – Osmanlı Basra’sında Devlet ve Toplum (2015)

İkinci Meşrutiyet dönemi merkezileşme politikalarını ve bunun sınırlarını, 1908-1914 yılları arasında Basra vilayetinin sosyo-ekonomik, sosyo-politik ve idari yapısından yola çıkarak inceleyen bir çalışma.

Kitapta,

  • Osmanlı devlet aygıtının taşrada işleyişi,
  • Merkezileşme siyasetinin II. Abdülhamid ve İttihat-Terakki dönemlerinde nasıl farklılaştığı,
  • Bölgedeki aşiret yapısı ve toprak mülkiyeti sisteminin siyasi güçle etkileşimi,
  • Adem-i merkeziyet ve yerel elitin nüfuzunun sınırları,
  • Bir eşraf hareketi olarak ortaya çıkan muhalefetin Arabizm hareketi içerisindeki yeri,
  • Osmanlı-İngiliz nüfuz mücadelesi,
  • Ve bunun gibi pek çok konu irdeleniyor.

Dönemin Basra’sına ve bu özgün bölge bağlamında genel olarak Ortadoğu’nun Osmanlı’yla girift ilişkisine yakından bakmak isteyenler için iyi bir kaynak.

  • Künye: Burcu Kurt – Osmanlı Basra’sında Devlet ve Toplum 1908-1914, Küre Yayınları

Malcolm Cameron Lyons ve D.E.P. Jackson – Selahattin Eyyubi (2018)

İkisi de Arap tarihi konusunda önde gelen otoritelerden olan Malcolm Cameron Lyons ve D.E.P. Jackson’dan efsanesinden arındırılmış, gerçekçi bir Selahattin Eyyübi biyografisi.

Kitap, o dönemin kaynakları üzerinde yoğunlaşması, özellikle de o döneme ait diplomatik ve şahsi yazışmaları bir araya getirmesiyle bilhassa dikkat çekiyor diyebiliriz.

Çalışma, Selahattin Eyyübi’nin ilk maceralarından başlayarak Mısır’da iktidara gelişine, III. Haçlı Seferi’nden Halep’in alınışına ve Akka’nın düşüşüne birçok olaya uzanıyor.

Selahattin Eyyübi, Arap-İslam dünyasında haklı bir üne sahiptir: O Haçlıları bozguna uğratan, Latin Krallığı’nı yıkan, Kudüs’teki mabetleri yeniden ayağa kaldıran bir lider olarak imkânsızı başarmıştır.

Öte yandan, Selahattin Eyyübi’nin kimi Müslüman çağdaşları, kendisi hakkında farklı, hatta tersi yönde fikirlere sahiptir.

Onlara göre Selahattin Eyyübi, kendisi ve ailesi adına güç kazanmak amacıyla İslam’ı manipüle etmiş, kendi yerini sağlamlaştırdıktan sonra hiçbir anlamı olmayan maceralara girişmiş, Frenk devletinin saldırıları karşısında ağır bir yükün altında kalmış, yoksul ve güçsüz bir Müslüman imparatorluğu bırakmıştır.

İşte bu kitap, Selahattin Eyyübi’nin gerçekçi bir portresini çizerken, aynı zamanda kendisi hakkındaki bu iki farklı görüşü de tarihsel şartları içinde tartışıyor.

  • Künye: Malcolm Cameron Lyons ve D.E.P. Jackson – Selahattin Eyyubi: Din Savaşları Siyaseti, çeviren: Aydın Çavdar, Ayrıntı Yayınları, biyografi, 480 sayfa, 2018

Rick Kempen – Bira (2018)

Bira yalnızca bir içki değil, bir nimettir.

Tamı tamına böyledir, çünkü yüzyıllar boyunca halkların beslenme rejiminde önemli yer tutmuştur.

Profesyonel bir bira uzmanı olan ve bir gazeteye bira üzerine yazılar yazan Rick Kempen da, şaraptan bin yıl daha eski bu kadim içecek üzerine bize önemli bilgiler veriyor.

Bizi biranın tarihinde keyifli ve aydınlatıcı bir yolculuğa çıkaran kitapta,

  • Evde bira yapımı,
  • Biranın tarihteki yeri,
  • Bira türleri,
  • Bira tadımı,
  • Biranın ambalajlanması ve saklanması,
  • Hangi yemeklerle ne tür bira içilebileceği,
  • Biranın sağlıkla ilişkisi,
  • Önde gelen bira üreticisi ülkeler,
  • Dünyadaki en ünlü bira festivalleri,
  • Dünyanın önemli bira tadım merkezleri…

Kempen mizahi bir dille bize bu ve bunun gibi pek çok konuyu anlatıyor ve küçük bira üreticilerinin yenilikçi biraları kadar iyi yapılmış geleneksel bir Pilsen’in kalitesini nasıl anlayabileceğimiz konusunda kimi ipuçları da veriyor.

  • Künye: Rick Kempen – Bira, çeviren: Mustafa Özen, Kolektif Kitap, tarih, 286 sayfa, 2018

İsmail Hikmet Ertaylan – Sultan Cem (2015)

Fatih Sultan Mehmet’in en küçük oğlu, taht kavgalarının mağlubu Sultan Cem’in trajik hayatı…

Sultan Cem’in çocukluğundan tahsil veterbiyesine, Kastamonu’ya gönderilmesinden kardeşi Sultan Bayezid’e karşıyürüttüğü taç ve taht savaşlarına, Mısır’a gidişinden Rodos, Fransa, Roma ve Napoli’deki sürgün günlerine pek çok detay, bu kitapta.

İsmail Hikmet Ertaylan kitabı için, zengin bir arşiv taraması yaparak Batılı ve Doğulu kaynakları bir arada kullandığı gibi, tarihsel gerçekliği nesnel biçimde ortaya koyabilmek amacıyla tarihin yanı sıra edebiyata da başvurmuş, Şehzade hakkında yazılan beyitleri de toplamış.

  • Künye: İsmail Hikmet Ertaylan – Sultan Cem, Alfa Yayınları

Kâzım Karabekir – Çocuk Davamız (2015)

Kâzım Karabekir Paşa, 15. Kolordu Komutanı olarak Doğu Anadolu’da görev yaparken, buradaki vilayetlerdeki binlerce şehit çocuğunun yeniden hayata kazandırılması amacıyla birçok eğitim kurumu açmıştı.

Bu dönemde yapmış olduğu çalışmaları ve raporlarını bu kitapta toplayan Karabekir, çocuk, aile ve eğitim hakkındaki görüş ve önerileriyle karşımızda.

  • Künye: Kâzım Karabekir – Çocuk Davamız, Yapı Kredi Yayınları

Ahmet Tuncer Sümer – Adsız Kahramanlar (2018)

Gülay Ünüvar (Özdeş), Hüseyin İnan, Sinan Cemgil, Yusuf Aslan, Taylan Özgür, Alpaslan Özdoğan, Kadir Manga ve Tuncer Sümer’le birlikte THKO’nun (Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu) kuruluş çalışmalarına katılır ve ilk kurucuları arasında yer almış bir isimdir.

Ayrıca Ünüvar, ODTÜ’deki öğrenciliği sırasında hem uzun bir süre ODTÜ Sosyalist Fikir Kulübü (SFK) içinde farklı çalışmalarda bulunur hem de uzun sürmese de Türkiye İşçi Partisi’nin de (TİP) üyesi olur.

İşte bu kitap, Ünüvar’ın öğrencilik yılları ile THKO dönemine ilişkin anılarından oluşuyor.

Ünüvar burada, bu döneme ilişkin anılarını bizimle paylaşırken, aynı zamanda o dönemde mücadelenin içinde bulunmuş, adı sanı bilinmeyen pek çok adsız kahramanı karşımıza çıkarıyor.

Böylece çalışma, Türkiye yakın tarihinin çok yakıcı bir döneminde yaşananlara ışık tuttuğu gibi, söz konusu adsız kahramanları da okurlarına bir kez daha hatırlatmasıyla çok önemli.

  • Künye: Ahmet Tuncer Sümer – Adsız Kahramanlar: Gülay Ünüvar (Özdeş) Kitabı, Ayrıntı Yayınları, biyografi, 208 sayfa, 2018

Denis Bertholet – Sartre (2009)

Denis Bertholet, kaleme aldığı 20. yüzyıl Fransız entelektüellerinin biyografileriyle bilinen bir isim.

‘Paul Valéry’, ‘Sartre’ ve ‘Claude Lévi-Strauss’, Bertholet’nin yayımlanmış ünlü yaşamöyküleri.

Yazar, Jean-Paul Satre’ın biyografisini verdiği bu eserinde, düşünürü çok yönlü bir biçimde ele alıyor; metinlere, yazışmalara, yapıtlara ve anılara dayanarak, Sartre’ın kapsamlı bir biyografisini sunuyor.

Kitap, küçük yaşta babasını kaybetmesinin, Sartre’ın daha sonraki yaşamına yaptığı etkiyi, Varoluşçu felsefe ve Marksizmini, 1968 hareketindeki rolünü zengin ayrıntılarla verirken, aynı zamanda büyük dönüşümlerin yaşandığı 20. yüzyılın hikâyesini de anlatıyor.

  • Künye: Denis Bertholet – Sartre, çeviren: Zühre İlkgelen, İthaki Yayınları, biyografi, 639 sayfa

Aziz Nazmi Şakir-Taş – Adrianopol’den Edirne’ye (2009)

Aziz Nazmi Şakir-Taş ‘Adrianopol’den Edirne’ye isimli elimizdeki eserinde, 14. ve 16. yüzyıllar arasında Edirne ve civarında Osmanlı bilim ve kültür ortamının oluşumunu inceliyor.

Osmanlı kültürünün, oluşum safhasının büyük bir kısmını Edirne ve civarına borçlu olduğunu söyleyen Şakir-Taş, eserinde ilk olarak, Edirne’nin Bizans dönemini ele alıyor.

Kitabın ikinci bölümü, Rumeli’nin Osmanlılar tarafından iskânını mercek altına alıyor, üçüncü bölüm de, Edirne ve civarında kurulan eğitim ve bilim müesseselerini inceliyor.

Yazar kitabının son bölümünde ise, Edirne ve civarında Osmanlı bilim muhitinin oluşmasında emeği geçen bilim insanlarını ve eserlerini anlatıyor.

  • Künye: Aziz Nazmi Şakir-Taş – Adrianopol’den Edirne’ye: Edirne ve Civarında Osmanlı Kültür ve Bilim Muhitinin Oluşumu (14. – 16. Yüzyıl), Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, tarih, 326 sayfa

Emre Sencer – Ordu ve Millet (2018)

Almanya ve Türkiye’nin Birinci Dünya Savaşı’ndaki ittifakı hezimetle sonuçlandı.

İki ülke, bu ortaklığın yansımaları nedeniyle, daha sonraki süreçte de benzer dönüşümler yaşamaya devam etti.

Örneğin iki ülke de, kendilerini emperyalizmin mağduru olarak tanımladı ve her iki ülkede de milliyetçilik ve radikal militarizm aynı süreçte gelişti.

İşte tarihçi Emre Sencer de bu çalışmasında, iki ülkede arasındaki benzerlik ve farklılıkları Almanya ve Türkiye’deki askeri kültürün dönüşümü bağlamında inceliyor.

Yazar, söz konusu değişikliklerin, Almanya ve Türkiye’de subay kadrolarının dünya görüşleri ve zihniyetlerine nasıl yansıdığını, subayların savunma basınındaki yazıları üzerinden izliyor.

Almanya ve Türkiye ülke örneklerine dayanarak 1930’lar askerî kültürünün karşılaştırmalı ve ulusötesi analizini ilk defa yapan bu kitap, Birinci Dünya Savaşı’nın, subay kadrolarının tepkileri ve düşünüşlerine etkisini incelemesi ve iki savaş arası dönemde sivil-asker ilişkilerinin gelişimini takip etmesiyle çok önemli.

Sencer ayrıca, her iki ülkede de, askerlik hikâyeleri ve toplumsal ve kültürel ilişkilerdeki askerlik rolünün, sansasyon yaratılmasında ve kamuoyunun kutuplaşmasında hâlâ etkili olduğunu da gözler önüne seriyor.

  • Künye: Emre Sencer – Ordu ve Millet: 1930’larda Almanya ve Türkiye’de Askerî Kültür, çeviren: Özlem Albayrak, İletişim Yayınları, tarih, 286 sayfa, 2018

Behrooz Moazami – İran’da Devlet, Din ve Devrim (2018)

Son iki yüzyıllık siyasi tarihini merkeze alarak İran’ı, Batıdışı bir modern devlet oluşum tecrübesi olarak analiz eden harika bir çalışma.

İran’daki mevcut rejime karşı yıllarca muhalefet etmiş tarihçi Behrooz Moazami’nin kapsamlı çalışması, Kaçar Devleti’nin merkezi bürokratik iktidarını kurmasından Pehlevilere, oradan Şii ulemanın kurumsallaşmasına, ardından İslam devriminin oluşumu ve sonrasına ve nihayet bugünün demokratik reform taleplerine uzanıyor.

1979 Devrimi ve sonrasında devlet oluşumu ve dinin kurumsallaşmasının yakınlaşması konusunda Moazami’nin yürüttüğü tartışma, İran Anayasası’nın cumhuriyetçi ve dinî (teolojik) bir belge olarak ikili doğası ve İran Devleti’nin “teolojik bir güvenlik devleti” olarak tanımlanması İran’daki görünürde tartışmalı rejimin doğasına ve onun bölgedeki güçlü askerî varlığına ışık tutmasıyla önemli.

1979 Devrimi’nin bitmediğini ileri süren ve İran’daki siyasi ve dinî alanlardaki dönüşümleri bölgedeki daha geniş siyasi ve toplumsal istikrarsızlıklara bağlayan çalışma, İran’daki siyasi ve toplumsal karmaşanın yeni bir bölgesel siyasi yapı gelişene kadar devam edeceğini savunuyor.

Moazami’nin eserini, İran’ın devlet, din ve devrim tarihinin doğasına dair bir arka plan ve kavrayış sağlayarak kullanışlı bir analitik araç olarak tavsiye ederiz.

  • Künye: Behrooz Moazami – İran’da Devlet, Din ve Devrim: 1796’dan Bugüne, çeviren: Bahar Bilgen, İletişim Yayınları, tarih, 320 sayfa, 2018