Ali Fuat Örenç – Mora Türkleri (2009)

Tarihçi Ali Fuat Genç ‘Mora Türkleri’nde, 1821 Rum isyanıyla başlayan ve 1830’da Yunanistan’ın bağımsızlığıyla tamamlanan süreci, o coğrafyada yaşayan Mora Türklerinin yaşadıkları ekseninde inceliyor.

Örenç, Rumların bağımsızlık için ayaklanmalarının, hem Osmanlı Devleti hem de Mora Yarımadası’ndaki Türkler için sıkıntılarla dolu, dramatik bir süreci başlattığını savunuyor.

İsyanın gelişimi, alınan tedbirler ve bu sürecin Mora Türklerine etkisi; Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın isyanı bastırmak için devreye girişi; meselenin uluslararası nitelik kazanması ve isyanın bitimiyle Mora Yarımadası’nda yaşanan trajik olaylar, kitabın başlıca konularını oluşturuyor.

  • Künye: Ali Fuat Örenç – Mora Türkleri, Babıali Kültür Yayıncılığı, tarih, 298 sayfa

Hamza Aksüt – Aleviler (2009)

Alevi toplulukları ve dede ocakları tarihi konusunda uzman isimlerden Hamza Aksüt, ‘Aleviler’ başlıklı bu kitabında, Alevi kimliği ve tarihini anlatıyor.

Alevi topluluklarının tarihini, dedelik kurumuyla birlikte ele alan Aksüt, bu tarihin izlerini Türkler, Kürtler, Zazalar, Araplar ve Romlar gibi halklar ile Türkiye, Irak, Suriye ve Bulgaristan gibi, çok geniş coğrafyalarda sürüyor.

Alevilik tarihinin resmi tarihten bağımsız değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Aksüt, Alevilerin, hem etnisite hem de coğrafi anlamda geniş bir çerçevede değerlendirilmesinden yana.

Çalışmayı nitelikli kılan bir husus da, alan araştırması verilerinden hareket etmesi ve Osmanlı tahrir kayıtlarını kontrol etmesi.

  • Künye: Hamza Aksüt – Aleviler, Yurt Kitap, tarih, 475 sayfa

Ali Merthan Dündar – Japonya’da Türk İzleri (2009)

Ali Merthan Dündar ‘Japonya’da Türk İzleri’nde, Mançurya ve Japonya’daki Türk-Tatar camilerinin tarihini anlatıyor.

Türk-Tatarların Çin, Japonya ve Kore gibi ülkelerdeki varlıkları, 19. yüzyılın sonlarına dayandığını söyleyen Dündar, Uzakdoğu coğrafyasındaki Türk kültür mirasını da, Japon, İngiliz, Amerikan ve Türk belgelerine dayanarak sunuyor.

Harbin Camii, Kobe Camii, Nagoya Camii ve Tokyo Camisinin tarihini, belgeler ve görsel malzemeler ışığında sunan kitap, yakın dönem Türk tarihi ile ilgili çalışmalara katkı sunması, ayrıca, günümüzde bu eserlere ev sahipliği yapan Japonya ve Çin gibi ülkeler arasındaki kültürel ilişkinin tarihini ortaya koymasıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: Ali Merthan Dündar – Japonya’da Türk İzleri, Vadi Yayınları, tarih, 272 sayfa

 

Burak Onaran – Padişahı Devirmek (2018)

Burak Onaran’ın bu önemli çalışması, payitaht İstanbul’da, padişahı devirmek üzere isyan planları yaparken 1859 ve 1867 yıllarında ortaya çıkarılmış olan, Kuleli ve Meslek (Meslek Cemiyeti) isimleriyle bilinen isyanları yeni bir bakışla değerlendiriyor.

Bu isyanlar önemliydi, zira 17. yüzyılın başından beri yeniçerilerin 1826 yılındaki ilgasını takip eden dönemde hükümdarın iktidardan düşürülmesi veya öldürülmesi hedefine yönelik ilk girişimlerdi.

Kitap bu yönüyle, yeniçerilerin artık sahnede olmadığı dönemde Osmanlı padişahını devirmeyi hedefleyen yeni tür isyanlar ve isyancılar üzerine bir inceleme olarak okunmalı.

Daha önce yapılmış, bu isyanlara dair çalışmalar, daha çok isyanın elebaşlarına odaklanmakla sınırlı kalmışlardı.

Onaran’ın çalışması ise, bu iki siyasi isyanın tarihini yeniden yazdığı gibi, isyanların özgün yapılarını, işleyişlerini ve stratejilerini mercek altına alıyor ve mensuplarının siyasi taleplerine, motivasyonlarına ve sosyal profillerine ışık tutuyor.

Her iki isyanın özgün yönlerini 1850’li ve 1860’lı yıllardaki toplumsal ve siyasi dönüşümler bağlamında sorgulayan kitabın, özellikle Osmanlı’da siyasi alanın söz konusu dönemde geçirdiği değişimlerin daha iyi anlaşılmasına büyük katkı sağlayacağını söyleyebiliriz.

Künye: Burak Onaran – Padişahı Devirmek: Osmanlı Islahat Çağında Düzen ve Muhalefet, çeviren: Saadet Özen, İletişim Yayınları, tarih, 430 sayfa, 2018

David Nicolle – Osmanlı Ordusunda Nizam-ı Cedid (2015)

Osmanlı padişahı III. Selim tarafından başlatılan, özellikle orduyu hedefleyen yenilenme hareketi Nizam-ı Cedid, imparatorluğun kaderine ne gibi etkilerde bulundu?

David Nicolle’den 1793-1826 yılları arasında Osmanlı’nın askeri potansiyeline, merkezdeki ve taşradaki askeri yapısına dair zengin materyaller barındıran bir değerlendirme.

  • Künye: David Nicolle – Osmanlı Ordusunda Nizam-ı Cedid, çeviren: Özgür Kolçak, İş Kültür Yayınları

Kolektif – Faşizm Üzerine (2018)

Faşizm Avrupa’da Birinci Dünya Savaşı’nın yarattığı yıkımın ardından ortaya çıktı ve tüm dünyayı kendi halklarını da kapsayan daha da yıkıcı ve canice bir savaşa sürükledi.

Peki, faşist hareketlerin doğuşunun altında hangi güçler yatar?

Küreselleşmeyle ve eski Yugoslavya’daki, Afganistan’daki, Irak’taki savaşlarla açıkça sergilenen yeni emperyalist saldırıyla nasıl bir ilişki kuruyorlar?

İşte elimizdeki bu harika derleme, bu iki soruya da tatmin edici yanıtlar veren makaleler sunmasıyla alan için altın değerinde bir kaynak.

Kitabın birinci kısmındaki yazılar, Alman faşizmi üzerine savaş sonrası Marksist akademik yazının belli başlı isimlerinden bazılarını bir araya getiriyor.

İkinci ve üçüncü kısımlar, iki savaş arası döneme odaklanıyor.

İkinci kısım, komünist hareketin önde gelen figürlerinin, İtalyan, Macar ve Alman faşizmini veya genel olarak faşizm olgusunu analiz eden yazılarını bir araya getiriyor.

Üçüncü kısım ise, faşist ideolojinin görünürde masum ve kuşku uyandırmayan yollarla insanların zihinlerini ele geçirmeye başladığı bir mecra olan “kültür” alanına bakıyor.

Derlemenin önemli katkılarından biri de, genel olarak faşizmi tarihsel bir perspektifle irdelese de, günümüzdeki faşist hareketler ve rejimlerin olasılık ve nitelikleriyle ilgili bazı soruları da ortaya koyması.

Kitapta makaleleri bulunan isimler ise şöyle: Anson G. Rabinbach, Antonio Gramsci, August Thalheimer, Bertolt Brecht, Daniel Guérin, Ernst Bloch, Georg Lukács, Georgi Dimitrov, Clara Zetkin, Kurt Gossweiler, Kurt Pätzold, Michal Kalecki, Palmiro Togliatti, Reinhard Kühnl, Robert Erlinghagen ve Tim Mason.

  • Künye: Kolektif – Faşizm Üzerine: Önlenebilir Yükseliş, hazırlayan: Margit Köves ve Shaswati Mazumdar, çeviren: Ezgi Kaya, Yordam Kitap, siyaset, 366 sayfa, 2018

 

Özgür Uyanık – Latin Amerika’nın Devrimci Tarihi (2015)

Latin Amerika’nın beş yüz yıllık tarihinde yaşanmış önemli siyasal ve sosyal olaylar…

Morales iktidarının yeni Bolivya anayasasından Venezuela’da Başkan Chavez’e yönelik darbeye, Brezilya’da görkemli bir başarıya imza atan Lula’dan Uruguay’da Mujica’nın başkanlığına, altı yüzü aşkın tarihsel karakter ve olay, incelemenin konusu.

  • Künye: Özgür Uyanık – Latin Amerika’nın Devrimci Tarihi, Kaynak Yayınları

Peter B. Golden – Dünya Tarihinde Orta Asya (2015)

Orta Asya, kadim dünyadan bugünün Avrupa ve Ortadoğu’suna, dünyanın şekillenişinde önemli rol oynayan tarihi merkezlerden.

Göçebeliğin doğuşundan kutlu kağanlara, İpek yolu şehirlerinden Moğol istilasına, imparatorlukların yıkılışından modern çağa, bu coğrafyanın bütünlüklü bir tarihi bu kitabın konusu.

  • Künye: Peter B. Golden – Dünya Tarihinde Orta Asya, çeviren: Yahya Kemal Taştan, Ötüken Yayınları

Matthew Carr – Kan ve İman (2015)

Dinsel ve ırksal baskıyı, tarihsel bir örnek olarak 1492-1614 yılları arasında İslami İspanya’nın tasfiyesi bağlamında irdeleyen ufuk açıcı bir inceleme.

Matthew Carr’ın verdiği bilgilere göre, yalnızca beş yıllık bir süre içinde 350 bin kadar erkek ve kadın Müslüman, İspanya’daki köylerini, evlerini, tüm varlıklarını terk etmeye zorlandı.

  • Künye: Matthew Carr – Kan ve İman, çeviren: Regaip Minareci, Alfa Yayınları

Rex A. Wade – Rus Devrimi, 1917 (2018)

Bolşevik Devrimi, modern tarihin en önemli olaylarından biri olmaya devam ediyor.

Hem 20. yüzyıl dünya tarihinin şekillenmesinde oynadığı merkezî rolüyle hem de tarihî mirasıyla etkisini bugün de sürdürüyor.

Rus tarihi alanında yaptığı çok sayıda çalışma ile bildiğimiz Rex Wade de, bu sürecin nitelikli bir fotoğrafını çekiyor.

Wade’in çalışmasının alana en büyük katkısı, hem Ekim Devrimi’ne dair mitlerle hesaplaşması hem de kadınlar, köylüler, askerler ve azınlıklar gibi, devrimde yer almış kesimlerin rollerini daha iyi aydınlatması.

Çalışma ilk olarak, devrimin siyasi tarihini yeniden kalıba döküyor; devrime eşlik eden siyasal saflaşmaların önemini ve devrim sırasında birçok açıdan geleneksel parti etiketlerinden çok daha önemli olan yeni siyasi blokların anlamını vurguluyor.

Kitap, benzer şekilde Ekim Devrimi sırasında, sadece Bolşeviklerin değil, radikal sol blokun da öneminin iyice ayırt edilmesine olanak sağlıyor ve ayrıca “Bütün İktidar Sovyetlere” sloganı ve “Sovyet iktidarı” düşüncesinin, Ekim Devrimi’ne giden yolun taşlarını döşediğini belirtiyor.

Wade ayrıca, Ekim Devrimi’nin karmaşıklığının ve hakiki bir halk mücadelesi olan “Bütün İktidar Sovyetlere” talebiyle ne denli bütünleşmiş olduğunun altını çiziyor ve yalnızca bundan sonra bir “Bolşevik Devrimi”ne dönüştüğüne mim koyuyor.

Wade’in bu yaklaşımının, elimizdeki kitabın bu önemli ayaklanmayı uzun zamandır bulanıklaştıran pek çok mit ve yanlış kanının ortadan kaldırılmasına olanak sağladığını belirtelim.

  • Künye: Rex A. Wade – Rus Devrimi, 1917, çeviren: Ergin Özler, İletişim Yayınları, tarih, 359 sayfa, 2018