Jacques Le Goff – Avrupa’nın Doğuşu (2008)

Fransız tarihçi Jacques Le Goff ‘Avrupa’nın Doğuşu’nda, Avrupa’nın ilk kez belirdiği, hem gerçeklik hem de temsil anlamında biçim aldığı dönemin Ortaçağ olduğu tezi üzerinden ilerliyor.

Söz konusu Ortaçağ’ı, 4. yüzyıldan 15. yüzyıla uzanan bir süreçte irdeleyen Goff, Avrupa’nın bugünü ve geleceğinde etkili olan tüm miraslar içinde, Ortaçağ’a dair olanın en önemlisi olduğunu söylüyor.

“Ortaçağ, Avrupa’nın belli başlı, gerçek veya varsayılan özelliklerini ortaya çıkarmış ve çoğu kez de bunları somutlaştırmıştır,” diyen Goff, tarihsel gerçekliklerden yola çıkarak bu doğuşun izini sürüyor.

‘Avrupa’yı Kurmak’ dizisinin editörü de olan Goff, asıl olarak Ortaçağ tarihi üzerine uzmanlaşmasıyla bilinen bir isim.

Goff’un daha önce Türkçe’ye çevrilmiş ‘Ortaçağ Batı Uygarlığı’, ‘Gençlere Avrupa Tarihi’ ve ‘Ortaçağ’da Entelektüeller’ başlıklı kitapları da bulunuyor.

  • Künye: Jacques Le Goff – Avrupa’nın Doğuşu, çeviren: M. Timuçin Binder, Literatür Yayıncılık, tarih, 304 sayfa

Solomon Volkov – 20. Yüzyıl Rus Kültür Tarihi (2018)

Yirminci yüzyılda Rus kültürü bir mücevher gibi ışıldar, fakat aynı zamanda inanılmaz karmaşıklıklar da barındırır.

Bu karmaşıklığın en önemli nedenlerinden biri de, Sovyetleri yönetenler ile Rus sanatçılar arasındaki ilişkilerin niteliğiydi.

Solomon Volkov da elimizdeki bu önemli kitabında, bu görkemli dönemin zengin bir fotoğrafını çekiyor.

Kitapta, Sovyetlerle yaşanan dönüşümlerin ve bu süreçte deneyimlenen iktidar ilişkilerinin Tolstoy, Gorki, Chagall, Kandinski, Soljenitsin ve Tarkovski, gibi isimlerin yaratımlarını nasıl etkilediği, hatta bu yaratımlara nasıl yön verdiği anlatılıyor.

Özellikle içeriden öyküler anlatmasıyla dikkat çeken kitap, yirminci yüzyıl boyunca Rus kültür hayatına yön veren dinamikleri ve aktörleri daha iyi tanımak için çok önemli bir fırsat.

  • Künye: Solomon Volkov – 20. Yüzyıl Rus Kültür Tarihi: Tolstoy’dan Soljenitsin’e Büyülü Koro, çeviren: Sabri Gürses, Alfa Yayınları, tarih, 415 sayfa, 2018

Süreyya Su – Hurafeler ve Mitler (2009)

Süreyya Su, halk İslam’ında senkretizmi incelediği ‘Hurafeler ve Mitler’de, Anadolu’da yaşanan Müslümanlığın, diğer inançlarla etkileşimine odaklanıyor.

On üçüncü ve on dördüncü yüzyıllarda Anadolu’daki Müslümanlık, hem Bizans’tan hem de şaman geleneklerinden etkilenmişti.

Süreyya Su, İslam-Türk heterodoksisi tarihini antropolojik bir okumaya tabi tutuğu çalışmasında, Türk tarihyazımını, bu senkretik geleneği görmezden geldiği için eleştiriyor.

Sırasıyla, Orta Asya ve Anadolu’nun İslamlaşması; Anadolu’da heterodoks İslam ve senkretizm ve 13.-14. yüzyıllarda Anadolu şehir hayatının senkretik öğelerini irdeleyen Su’nun çalışmasının ilgi çeken yönlerinden biri de, günümüzün “mahalle baskısı” kavramına odaklanıyor olması.

Su, “mahalle baskısı” tartışmasına, Foucault’nun “panoptikon” kavramı aracılığıyla Selçuklu ve Osmanlı mahallesini inceleyerek katkıda bulunuyor.

  • Künye: Süreyya Su – Hurafeler ve Mitler: Halk İslamında Senkretizm, İletişim Yayınları, inceleme, 216 sayfa

Karl Marx – Türkiye Üzerine (2017)

Karl Marx, o zaman 200 bin gibi önemli bir tiraja sahip New York Tribune gazetesine, aşağı yukarı on yıl boyunca Avrupa ve Asya’daki politik durum hakkında yazılar yazmıştı.

‘Türkiye Üzerine’ de, Marx’ın söz konusu gazeteye 1853 yılından itibaren yazdığı şark meselesiyle ilgili yazılarını bir araya getiriyor.

Marx’ın buradaki yazıları, hem geçen yüzyılın büyük devletleri hakkında önemli bilgiler vermesi hem de Marx’ın Osmanlı’nın politik ve toplumsal hayatı hakkındaki fikirlerini sunmasıyla değerli.

Kitapta,

  • Türkiye’de milliyetler,
  • Avrupa ve Türkiye arasındaki ilişkiler,
  • Napolyon’un Osmanlı politikası,
  • İngiltere ile Türkiye arasındaki ticaret bağlantıları,
  • Osmanlı İmparatorluğu’nda sınıflar,
  • Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkiler ve Rusya’nın Türkiye politikası,
  • Ve Rus İmparatoru’nun Osmanlı’daki Rum-Katolik kesimi üzerindeki etkileri gibi, birçok konu ele alınıyor.

Marx’ın yazıları, dönemin büyük güçlerinin “hasta adam” tabir ettiği ve kendi çıkarları doğrultusunda parçalamaya çalıştığı Osmanlı’nın içinde bulunduğu kritik durumu ortaya koymalarıyla önemli.

  • Künye: Karl Marx – Türkiye Üzerine (Şark Meselesi), çeviren: Selahattin Hilav ve Attila Tokatlı, Sümer Yayıncılık, siyaset, 141 sayfa

Ünal Gündoğan – Amerikan Yüzyılı (2009)

Ünal Gündoğan, genel okuyucuyu hedefleyen ‘Amerikan Yüzyılı’nda, Amerika Birleşik Devletleri’nin son yüz yıl içerisindeki yükselişinin hikâyesini, temel bazı olaylardan yola çıkarak anlatıyor.

Kitap, genel olarak, bugün dünyanın hegemonik gücü olma iddiasını taşıyan Amerika’nın yükselişinin ve zaman içerisindeki evriminin öyküsünü vermesiyle önemli.

Çalışmasında ilk olarak ABD’nin kurulmasına ve zaman içerisinde güç biriktirmesine odaklanan Gündoğan, ardından Sovyetler Birliği’nin çöküşünü inceliyor ve bu çöküşün ABD açısından sonuçlarını değerlendiriyor.

Gündoğan çalışmasının son bölümünde de, 11 Eylül saldırılarının ABD’ye ne gibi etkilerde bulunduğunu analiz ediyor.

  • Künye: Ünal Gündoğan – Amerikan Yüzyılı, Adres Yayınları, tarih, 350 sayfa

Alpay Kabacalı – Osmanlı ‘Altın Çağ’ının Hükümdarı: Kanuni Sultan Süleyman (2008)

Kanuni Sultan Süleyman bilindiği gibi, yarım yüzyıl boyunca Osmanlı İmparatorluğu’nu yönetti ve bu dönemde önemli icraatlar gerçekleştirdi.

Araştırmacı-yazar Alpay Kabacalı bu çalışmasında, Kanuni Sultan Süleyman’ı ve onun hükümdarlık dönemini kapsamlı bir şekilde ele alıyor.

İmparatorluğun en güçlü ve en geniş sınırlara sahip olduğu döneminde Kanuni’nin tahta çıkışı, İmparatorluğun doğu ve batı coğrafyalarında ilerleme politikaları, bilim, kültür ve sanat alanında kaydedilen gelişmeler, zengin görsel malzemeler eşliğinde anlatılıyor.

  • Künye: Alpay Kabacalı – Osmanlı ‘Altın Çağ’ının Hükümdarı: Kanuni Sultan Süleyman, Denizbank A.Ş. Yayınları, biyografi, 319 sayfa

Kolektif – Dünya Basınında Atatürk (2008)

Nuri M. Çolakoğlu’nun uzun soluklu çalışmalarının ürünü olan ‘Dünya Basınında Atatürk’, Atatürk’ün 10 Kasım 1938 tarihindeki ölümüyle ilgili yabancı gazetelerde yayımlanan yazıları bir araya getiriyor.

2008, Atatürk’ün ölümünün 70. yıldönümüydü.

43 ülkeden 117 gazetenin taranmasıyla oluşan ve ilk baskısı 2003’te yapılan kitap, 285 parça makale, haber ve yorumu barındırıyor.

Kitap, çiçeği burnunda Türkiye Cumhuriyeti’nin nasıl zorlukların üstesinden geldiğini göstermesinin yanı sıra, Atatürk’ün kişiliğine, iç dünyasına dair önemli ayrıntılar da sunuyor.

  • Künye: Kolektif – Dünya Basınında Atatürk, hazırlayan: Nuri M. Çolakoğlu, Doğan Kitap, tarih, 534 sayfa

Ahmet Gülen – Türkiye’de Partili Cumhurbaşkanı Tartışmalarının Kısa Tarihçesi (2018)

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ardından Mustafa Kemal Atatürk ve kendisinin ardından gelen İsmet İnönü, hem CHP Genel Başkanlığı ve hem de Cumhurbaşkanlığı görevlerini üstlenmişti.

Bugün sağ cenahta yer alan siyasetçiler şimdilerde canı gönülden “Partili Cumhurbaşkanlığı”nı savunurken, Atatürk ve İsmet İnönü’nün bu konumunu referans gösterse de, onların öncüleri olan Demokrat Parti idarecileri o zamanlar bugünkü sağ parti idarecileriyle tamı tamına zıt söylemlere sahipti.

CHP’ye muhalif parti idarecilerine göre Cumhurbaşkanı partisiz olmalı ve Devlet Başkanı partiler arası ilişkilerde bir tür hakem görevi üstlenmeliydi.

İşte Ahmet Gülen de bu önemli çalışmasında, ağırlıklı olarak çok partili dönemlerde kurulan muhalefet partilerinin “Parti Başkanlığı – Devlet Başkanlığı” birleşmesine değerlendirmelerinin ve buna yönelttikleri eleştirilerinin izini sürüyor.

1923-1950 arasında iktidarda bulunan CHP idarecilerinin eleştiriler karşısındaki tutum ve davranışlarını da irdeleyen Gülen’in çalışması, cumhuriyetin erken dönemi sayılan ilk 27 yılında ortaya çıkan “Partili Cumhurbaşkanı” tartışmalarına ışık tutmasıyla önemli.

  • Künye: Ahmet Gülen – Türkiye’de Partili Cumhurbaşkanı Tartışmalarının Kısa Tarihçesi (1923-1950), Tarihçi Kitabevi, tarih, 120 sayfa, 2018

Emine Gürsoy Naskali – Celal Bayar Arşivinden Serbest Fırka Anıları (2015)

Üç ay gibi kısa bir süre hayatta kalmasına rağmen, olaylı bir macera yaşamış Serbest Cumhuriyet Fırka’sına dair zamanın üç önemli isminden tanıklıklar.

Partinin Antalya şubesini kuran Dr. Burhanettin Onat, Atatürk’ün yakın dostu Kılıç Ali ve Celal Bayar’ın tanıklıkları, dönemin siyasi atmosferini anlamak açısından önemli ipuçları sunuyor.

  • Künye: Emine Gürsoy Naskali – Celal Bayar Arşivinden Serbest Fırka Anıları, Doğan Kitap

Darrin M. MacMahon – İlahi Gazap (2015)

Deha nedir, dâhi kimdir?

Tarihçi Darrin MacMahon’dan uzun vadeli entelektüel bağlamları çeşitli kavramlarla irdeleyen dikkat çekici bir fikirler tarihi.

Yazarın burada tanımladığı şekliyle deha kavramı, yalnızca geçmişte göze çarpan şahsiyetler ve büyük sanatçıları değil, havarileri, peygamberleri, azizleri, büyücüleri ve hatta iblislerle ifritleri de kapsıyor.

  • Künye: Darrin M. MacMahon – İlahi Gazap, çeviren: Arlet İncidüzen, Ayrıntı Yayınları