Cüneyt Akalın – Taş Devri’nden Kapitalizme Uygarlıklar (2015)

İnsanoğlunun barbarlıktan uygarlığa geçişinin, on binlerce yıla yayılan hikâyesi.

Cüneyt Akalın bu nitelikli siyasi tarih çalışmasında ilk olarak, uygarlığın tam olarak ne anlama geldiğini ve onun temel kavramlarını açıklıyor.

Yazar ardından, dört büyük uygarlık olan Mezopotamya-Çin, Mısır, Hint ve Roma İmparatorluğu ile bunlardan neşet etmiş Afrika, Amerika ve Uzakdoğu medeniyetlerinde uygarlığın doğuşu ve gelişimini araştırıyor.

  • Künye: Cüneyt Akalın – Taş Devri’nden Kapitalizme Uygarlıklar, Tarihçi Kitabevi

Murat Candemir – Çırpıcı ve Veliefendi Çayırları (2015)

Şimdilerde betona esir edilmiş İstanbul’un bir zamanlarındaki mesire kültürünün öne çıkmış iki mekânı hakkında kapsamlı bir alıntı.

Murat Candemir’in uzun soluklu çalışmalarının ürünü olan ve çok sayıda fotoğrafla belge barındıran çalışma, Osmanlı mesire geleneğini, buradaki kadın-erkek ilişkilerini, Zeytinburnu’nun manevi tarihinde vazgeçilmez yeri olan Çırpıcı ve Veliefendi’deki hayatı anlatıyor.

Kitapta ayrıca, Süheyl Ünver’in Veliefendi Çayırı ve Çeşmesi’ne yaptığı gezinin gözlemleri ve Şeyhülislam Veliyüddin Efendi’nin kısa biyografisi de yer alıyor.

  • Künye: Murat Candemir – Çırpıcı ve Veliefendi Çayırları, Zeytinburnu Belediyesi Kültür Yayınları

Mehmet Cemal Tollu – Talimgâh’tan Güzel Sanatlar’a (2018)

1933 yılında kurulan d Grubu, Türk resim sanatına yön veren oluşumlardan biri olarak kabul ediliyor.

Abidin Dino, Nurullah Berk, Zeki Faik İzler, Mehmet Cemal Tollu, Elif Naci ve Zühtü Müridoğlu tarafından kurulan gruba daha sonra Bedri Rahmi Eyüboğlu, Eşref Üren, Eren Eyüboğlu, Arif Kaptan, Salih Urallı, Hakkı Anlı, Sabri Berkel, Fahrünnisa Zeyd, Leopold Levy, Zeki Kocamemi, Şeref Akdik, Cemal Nadir Güler ve Nusret Suman gibi isimler de dâhil olacak ve bu akım, kısa süre içinde sanat çevrelerinin dikkatini çekmeyi başaracaktı.

İşte bu grubun kurucularından biri olan Mehmet Cemal Tollu’nun elimizdeki kitabı, kendisinin İstiklal Savaşı hatıralarını sunuyor.

Tollu, ailesinden habersiz bir şekilde Ankara’ya giderek Zabit Namzetleri Tâlimgah’ına katılır ve 1921-1923 yılları arasında, İstiklal Savaşı’nın sonuna kadar 20. Süvari Alayı’na bağlı olarak görev yapar.

Tollu bu dönemde tuttuğu notlarını, 1960’ta gözden geçirerek bir hatırata çevirir.

Bu hatırat, Tollu’nun katıldığı muharebeler ve tanık olduğu ilginç olaylar ile diğer askerlerle ilişkisine ve Anadolu köylüsüne dair değerlendirmelerini sunuyor.

Hatırat, Tollu’nun bu dönemde adım adım bir sanatçı olarak gelişiminin ipuçlarını da sunuyor.

  • Künye: Mehmet Cemal Tollu – Talimgâh’tan Güzel Sanatlar’a 1921-1923, İş Kültür Yayınları, anı, 180 sayfa, 2018

Kolektif – Türkiye’nin Çıplak Tarihi (2015)

Alternatif bir tarih, çünkü her yazar, klasik bir tarihsel anlatı yerine, bu yıllar içinde yaşadıklarının kendi bireysel dünyalarındaki yansımalarından süzüp aktarıyor.

Dolayısıyla çalışma, herkesin kendi cephesinden Türkiye’yi anlattığı ve doğumlar, ölümler, aşklar, hüzünler, gözyaşları ve kahkahaların çepeçevre sardığı tarihsel bir anlatı.

Ülkenin yaşadığı dönüşümü tarihi gelişmelerden ziyade, bunların birey üzerindeki etkileri bağlamında konu edinmesiyle dikkat çeken kitapta, Oktay Akbal’dan Dağlarca’ya, Peride Celal’den Leylâ Erbil’e, Erdal Öz’den Ferit Edgü’ye birçok ismin değerlendirmeleri bulunuyor.

Yazılarıyla kitaba katılan isimler ise şöyle:

Oktay Akbal, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Erhan Bener, Arif Damar, Hıfzı Topuz, Peride Celal, Semavi Eyice, Nezihe Meriç, Orhan Koloğlu, Demir Özlü, Adnan Özyalçıner, Giovanni Scognamillo, Ahmet Necdet, Leylâ Erbil, Ece Ayhan, Tahsin Yücel, Uğur Kökden, Hilmi Yavuz, Ferit Edgü, Doğan Hızlan, Önay Sözer, Fikret Demirağ, Ataol Behramoğlu, Pınar Kür, İnci Aral, Erdal Öz, Süreyya Berfe, Ahmet İnam, Necati Tosuner, Hulki Aktunç, Selim İleri, Sina Akyol, Hüseyin Peker, Cemil Kavukçu, Tuğrul Tanyol, Feridun Andaç, Yıldırım B. Doğan, Buket Uzuner, Haydar Ergülen, Turgay Fişekçi, Ahmet Soysal, Adnan Özer, Mario Levi, Nalan Barbarosoğlu, İhsan Oktay Anar, Can Kozanoğlu, İbrahim Baştuğ, Özcan Karabulut, Cem Mumcu, Aslı Erdoğan, Hakan Senbir, Derya Erkenci, Levent Yılmaz, Elif Şafak, Şebnem İşigüzel, Ece Temelkuran, Angutyus, Feryal Tilmaç, Berrin Karakaş, Pınar Öğünç, İdil Önemli, Hakan Bıçakçı, Aziz Kedi, Çağlayan Çevik, Saro Dadyan, Çağla Özbek, Feyyaz Yiğit, Anıl Helvacı ve Ebru Demetgül.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’nin Çıplak Tarihi, editör: Cem Mumcu, Okuyan Us Yayınları

Franco Moretti – Tarih ile Edebiyat Arasında Burjuva (2015)

“Burjuva” ilk kez 17. yüzyıl Fransızcasında burgeis kavramıyla ortaya çıktı ve “feodal yargıdan özgür ve muaf” olma yasal hakkını kullanan ortaçağ kasabalarının (bourgs) sakinlerini belirtmek için kullanıldı.

Ünlü İtalyan eleştirmen Franco Moretti’nin bu dikkat çekici çalışması ise, burjuvanın doğuşu, gelişimi ve gözden düşüşünü, tarih ile edebiyatın kesiştiği noktada irdeliyor.

Moretti, iktidarı ele geçirmeden önceki burjuvadan başlayarak Batı Avrupa’ya yayılmış burjuvayı, Viktorya dönemi İngiltere’sinde iktidarı sorgulanmaya başlanmış burjuvayı anlatıyor.

  • Künye: Franco Moretti – Tarih ile Edebiyat Arasında Burjuva, çeviren: Eren Buğlalılar, İletişim Yayınları

Juan Ambou – İspanya İç Savaşında Komünistler (2018)

İspanya Komünist Partisi, ülke iç savaşla çalkalanırken, kritik tarihsel roller üstlenmişti.

Tabi bu roller, kimileri tarafından yetersiz bulundu, kimileri tarafındansa destansı addedildi.

İşte Juan Ambou’nun elimizdeki çalışması, İspanya İç Savaşı’nda yaşananları komünistlerin penceresinden izlemesi ve bu hayati andaki kimi bilinmeyen ayrıntıları aydınlatmasıyla önemli.

Özellikle savaş zamanında İspanya’nın kuzeyinde geçen olayları anlatan ve bu olayların gelişiminin kapsamlı bir siyasi değerlendirmesini yapan Ambou, hem anılardan ve tanıklıklardan hem de dönem hakkındaki arşivlerden yola çıkarak yetkin bir çalışmaya imza atmış.

Kitap, İspanya İç Savaşı’nda ve savaşın öncesi ve sonrasında varlık göstermiş İspanya Komünist Partisi’nin tarihsel rolünü analiz etmesi, ayrıca partinin bugünkü durumunun eleştirel bir analizini yapmasıyla da önemli.

  • Künye: Juan Ambou – İspanya İç Savaşında Komünistler, çeviren: Ogün Eratalay, Yazılama Yayınları, tarih, 378 sayfa, 2018

Talal Asad – Dinin Soykütükleri (2015)

Hıristiyanlıkta ve İslamda iktidarın kaynakları nelerdir?

Talal Asad, Ortaçağ Avrupa keşişlerinin ayinlerinden günümüz Arap ilahiyatçılarının vaazlarına uzanarak, farklı yer ve zamanlarda bu sorunun yanıtını arıyor.

Asad bunu yaparken, dinin modern tarihsel bir konu olarak ortaya çıkışını, dinsel pratikler ile iktidar arasındaki karmaşık ilişkiyi özgün bir perspektifle tartışıyor.

  • Künye: Talal Asad – Dinin Soykütükleri: Hıristiyanlıkta ve İslamda Disiplin ve İktidarın Nedenleri, çeviren: Ayet Aram Tekin, Metis Yayınları

Nigâr Ayyıldız – II. Abdülamid Dönemi Saray Merasimleri (2009)

Nigâr Yıldız, elimizdeki nitelikli çalışmasında, II. Abdülhamid dönemine çoğunlukla yapıldığı gibi siyasî tarih çerçevesinden çok, sosyal/toplumsal tarih çerçevesinden bakıyor.

Yıldız, Osmanlı tarihinde önemli yer tutan merasimleri, dönemin sosyal hayatını, eğlencelerini ve geleneklerini anlatıyor.

Çeşitli şekillerde merasimleri yapılan cülûs, kılıç alayı, bayram alayları, düğünler, sünnetler; bunların hangi safhalarında hangi teşrifat kurallarına uyulduğu, merasimler esnasında yapılan eğlenceler, oynanan oyunlar; merasimler için kullanılan sarayların özellikleri ve bunun için kullanılan ulaşım araçları, kitapta ele alınan konulardan birkaçı.

  • Künye: Nigâr Ayyıldız – II. Abdülamid Dönemi Saray Merasimleri, Doğu Kütüphanesi, tarih, 392 sayfa

Boğos Levon Zekiyan – Kayıp Kentten Manevi Vatana (2018)

Boğos Levon Zekiyan’ın bu önemli çalışması, etnokültürel bir kimlik olarak Ermeniliğin ortaya çıkışı ve gelişimini ayrıntılı bir şekilde tartışan önemli bir kaynak.

Fakat kitabın daha da önemli yönü, yalnızca Ermenilerin tarihteki dönüşümünü ele alması değil, aynı zamanda Doğu ve Batı’da oluşmuş toplumsal yapıları, kent ve kimlik ilişkisini, kültürlerin kaynaşmasını ve bunun yarattığı sonuçları tarihsel perspektifle ortaya koyması.

“Bu kitap, her ne kadar bir halkın somut tecrübesinden yola çıksa da, sahip olduğu iç dinamik açısından, etnik sınırların ötesine uzanan bir önem taşımakta.” diyen Zekiyan’ın çalışması, kimlik, vatan, etnik aidiyet ve azınlıklar konularıyla ilgilenenler için özgün fikirler barındırıyor.

Kitapta, Zekiyan’ın Hrant Dink Vakfı’nca düzenlenen bir sempozyumda, Osmanlı’nın kendine has çoğulculuğu ile tarih içinde Türk-Ermeni ilişkilerini irdelediği açılış konuşması da yer alıyor.

  • Künye: Boğos Levon Zekiyan – Kayıp Kentten Manevi Vatana: Ermeni Tarihine Toplu Bir Bakış Denemesi, çeviren: Sema Postacıoğlu, Aras Yayıncılık, tarih, 256 sayfa, 2018

Ahmet Uçar – Anadolu’nun En Uzun Yılları: Seferberlik Tarihimiz (2009)

Ahmet Uçar ‘Anadolu’nun En Uzun Yılları: Seferberlik Tarihimiz’de, 20. yüzyıl Osmanlı tarihindeki seferberlik ve göç olgusuna odaklanıyor.

Osmanlı İmparatorluğu’nun zayıflaması ve yıkılması, Anadolu, Önasya, Ortadoğu, Rumeli, Orta Avrupa, Kuzey Afrika gibi coğrafyalara yerleşmiş imparatorluk sakinleri için zor günlerin başlamasını da beraberinde getirdi.

Uçar’ın çalışması, bu uzun yıllara yayılan seferberlikleri incelerken, yüzyılın başlarında Anadolu’nun aldığı göçlerle nasıl değiştiğini, belge ve resimler eşliğinde ortaya koyuyor.

Türkiye, 1911’deki Trablusgarp Harbi’nden Kurtuluş Savaşı’na kadar 500.000 kayıp vermiş, bu sayıdan çok daha fazla insan da, yaşadıkları topraklardan sürgün edilmiş, seferberlik yoluna koyulmuştu.

Uçar’ın kitabı, bu acılı dönemin tarihi ve ibretlik hikâyesini vermesiyle ilgi çekiyor.

  • Künye: Ahmet Uçar – Anadolu’nun En Uzun Yılları: Seferberlik Tarihimiz, Alemdağ Belediyesi Kültür Yayınları, tarih, 216 sayfa