Oya Köymen – Kapitalizm ve Köylülük: Ağalar, Üretenler, Patronlar (2008)

Prof. Oya Köymen ‘Kapitalizm ve Köylülük’te, kapitalizmle birlikte köylülüğün geçirdiği dönüşümleri analiz ediyor.

Bu analizin, tarihsel/kuramsal veriler ve köylülükle ilgili tartışmalar ekseninde yapılması, eserin asıl zenginliğini oluşturuyor.

Köylülüğü “mülksüzleşme ve bağımlılık” çerçevesinden ele alan Köymen,

  • Kapitalist modellerde köylülüğün farklı değişim/dönüşüm süreçlerini, bunların sanayileşmeye etkilerini,
  • Yirminci yüzyılda tarımın önemli dönüm noktalarını,
  • Türkiye’de 1923’ten günümüze tarımsal yapının değişimini ve tarım politikaları gibi ilgi çekici konuları tartışıyor.

Kitap, Türkiye’de köylülüğün başına gelenleri kapsamlı örnekler üzerinden değerlendirmesiyle alan için önemli.

  • Künye: Oya Köymen – Kapitalizm ve Köylülük: Ağalar, Üretenler, Patronlar, Yordam Kitap, iktisat, 232 sayfa

Friedrich Karl Kienitz – Sultanların Şehirleri (2014)

Anadolu, Avrupa ve Balkan Yarımadası’nda, imparatorluklara beşiklik etmiş önemli tarihi kentler için bir kılavuz.

Friedrich Karl Kienitz, Türkiye’den Afyon-Karahisar, Alanya, Bursa, İstanbul, İznik, Sivas ve Trabzon gibi pek çok kentin yanı sıra, Yugoslavya ve Yunanistan’dan birçok şehre dair önemli bilgiler veriyor.

  • Künye: Friedrich Karl Kienitz – Sultanların Şehirleri, çeviren: M. Haydar Cümbüş, Yeditepe Yayınları

Kolektif – Ekmek Aslanın Ağzında: Osmanlı Şehirlerinde Hayatlarını Kazanmak İçin Mücadele Eden Zanaatkârlar (2017)

Osmanlı zamanında, el emeğiyle geçinen zanaatkârların ekonomik durumları neydi, nasıl geçinirlerdi?

Suraiya Faroqhi’nin derlediği bu önemli çalışma, Osmanlı coğrafyasında terzilerin, tellakların, ayakkabıcıların, marangozların, kahvecilerin, fırıncıların, değirmencilerin, sahafların, kürkçülerin, mumcuların ve bunun gibi farklı alanlarda emek vermiş zanaatkârların gündelik hayatlarını, esnafın sosyo-ekonomik ve hukuki şartlarını ve en önemlisi lonca teşkilatının yapısını aydınlığa kavuşturan makaleleri bir araya getiriyor.

Döneme dair altın değerinde bilgiler barındıran kitapta,

  • yüzyıl Bursa mahkeme kayıtlarında esnaflar,
  • Osmanlı Macaristan’ında çömlekçilik zanaatı,
  • 1700 civarında Şamlı zanaatkârlar,
  • 1752 İstanbul’unda hamamlar ve hamam çalışanları,
  • Bursa’da 1800 civarında pamuk ve ipek ticareti,
  • yüzyıl İstanbul’unda ayakkabı loncaları,
  • Ve modern devletle çatışan zanaatkârlar gibi, çok önemli konular irdeleniyor.

Osmanlı’da zaman akışı içinde zanaatkârlığın geçirdiği dönüşümler için nitelikli bir kaynak.

  • Künye: Kolektif – Ekmek Aslanın Ağzında: Osmanlı Şehirlerinde Hayatlarını Kazanmak İçin Mücadele Eden Zanaatkârlar, derleyen: Suraiya Faroqhi, çeviren: Ayşen Gür, Koç Üniversitesi Yayınları, tarih, 363 sayfa

Oktay Duman – Devrimcilerin Filistin Günlüğü 2 (2017)

Oktay Duman, daha önce yayımlanan ve Türkiyeli devrimciler ile Filistin hareketi arasındaki tarihsel ilişkiyi farklı boyutlarıyla gözler önüne serdiği belgesel çalışması ‘Devrimcilerin Filistin Günlüğü’ ile hatırlanacaktır.

Duman söz konusu kitabında, bu ilişkiyi 1968-1975 zaman aralığında ele almıştı.

Bu çalışmanın devamı olan elimizdeki kitap ise, sürecin 1976-1985 dönemine, yani Türkiye’de sol hareketin gittikçe ivme kazandığı bir süreçten 12 Eylül darbesi ve sonrasına uzanan dönemi kapsıyor.

Çok sayıda belge ve röportajla desteklenen kitapta,

  • Filistinli devrimcilerle TDH arasındaki ilişki,
  • FHKC militanlarının Yeşilköy havalimanı baskını,
  • Ve MLSPB, Kurtuluş, TKP (B), TKEP ve THKP-C Acilciler gibi Türkiyeli sol hareketlere mensup kişilerin Filistin Halk Kurtuluş Cephesi’yle (FHKC) nasıl ilişkilendiklerine ve hangi aşamalardan geçerek Ortadoğu’ya gittiklerine dair tanıklıkları yer alıyor.

Kürt özgürlük hareketinin o süreçteki deneyimlerini vermesiyle de dikkat çeken çalışma, Filistin sorununun söz konusu hareketlerin gündemlerine nasıl girdiğini, darbe ile birlikte örgütlerin nasıl bir sürecin sonunda Ortadoğu’ya çekildiğini, kamplarda aldıkları askeri eğitimin karakterini ve Filistin hareketinin 12 Eylül askeri darbesine nasıl baktığını açıklığa kavuşturuyor.

Yazar bunu yaparken, yine ilk kitabında olduğu gibi, Filistin’e dair çokça ifade edilen efsanelerle de yüzleşiyor.

  • Künye: Oktay Duman – Devrimcilerin Filistin Günlüğü 2, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 384 sayfa

Heinrich Barth – Heinrich Barth Seyahatnamesi: Trabzon’dan Üsküdar’a Yolculuk, 1858 (2017)

İstanbul’dan Trabzon’a gemiyle, oradan atla Üsküdar’a dönen Heinrich Barth ile Alman şarkiyatçı Andreas David Mordtmann’ın dönemin Türkiye’sine dair gözlem ve deneyimleri…

İki yazar, yol boyunca köy evlerinde konaklamış, dönemin Müslüman ve Hıristiyan kesimleriyle diyalog geliştirmiş, bunun yanı sıra yolculuklarında gördükleri antikçağa ait eserlerin çizimlerini yapmış.

Seyahatname bu yönüyle Türkiye’nin 19. yüzyılına dair önemli veriler barındırmasıyla kayda değer bir tarihi belge niteliği taşımakta.

Yazarların rotası Trabzon, Şebinkarahisar, Tokat, Turhal, Amasya, Alacahöyük, Boğazköy, Yazılıkaya, Yozgat, Kayseri, Ürgüp, Göreme, Uçhisar, Nevşehir, Gülşehir, Kırşehir, Kırıkkale, Sivrihisar, Seyitgazi, Yazılıkaya, Eskişehir ve Bilecik’e uzanıyor ve oradan Üsküdar’a ulaşıp sonlanıyor.

Kitap,

  • Anadolu köy ve şehirlerini,
  • Buraların belli başlı geçim kaynaklarını,
  • Halkın gündelik hayatını,
  • Gelenek ve göreneklerini,
  • Müslümanlarla Hıristiyanların ilişkilerini,
  • Ve bunun gibi, daha pek çok önemli ve ilgi çekici ayrıntıyı kayda alıyor.

Künye: Heinrich Barth – Heinrich Barth Seyahatnamesi: Trabzon’dan Üsküdar’a Yolculuk, 1858, çeviren: Türkis Noyan, Kitap Yayınevi, seyahatname, 262 sayfa

Maurus Reinkowski – Düzenin Şeyleri, Tanzimat’ın Kelimeleri (2017)

Maurus Reinkowski’nin nitelikli çalışması ‘Düzenin Şeyleri, Tanzimat’ın Kelimeleri’ en çok da, başta Güneydoğu Avrupa ve Arap dünyası olmak üzere Osmanlı bölgeleri hakkındaki karşılaştırmalı araştırmalara büyük katkıda bulunmasıyla dikkat çekiyor diyebiliriz.

Yazar bu önemli kitabında, Osmanlı’nın yoğun bir “modernleşme” sürecine girdiği 19. yüzyılda, bu çağdaşlaşma girişimlerinin Osmanlı’nın bir Balkan vilayeti olan Kuzey Arnavutluk ile bir Arap vilayeti olan Cebel-i Lübnan’daki nasıl sonuçlandığının bir karşılaştırmalı analizini sunuyor.

Bu iki bölge, tahmin edileceği gibi etnik, dini, toplumsal ve coğrafi yönleri bakımından birbirinin tam zıddı iki yer olarak öne çıkıyor.

Reinkowski, Osmanlı’nın bu iki coğrafyada merkezi otoriteyi nasıl mukim kıldığını ve birbirine zıt bu iki coğrafyadan hareketle, imparatorluğun reformlar aracılığıyla etnik ve dini bakımdan birbirine düşman toplulukları hemşehrilik bağıyla nasıl bir araya getirdiğini tartışıyor.

  • Künye: Maurus Reinkowski – Düzenin Şeyleri, Tanzimat’ın Kelimeleri, çeviren: Çiğdem Canan Dikmen, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 352 sayfa

Töre Sivrioğlu ve Ahmad Jawid Türkoğlu – Afganistan Tarihi (2017)

Afganistan özgün bir kültüre ve tarihe sahip.

Töre Sivrioğlu ve Ahmad Jawid Türkoğlu imzalı bu kitap da, geçmişten bugüne uzanan bir bakışla bu sıra dışı ülkenin tarihini veriyor.

Afganistan’ın bulunduğu coğrafya, geçmişte pek çok millet, medeniyet ve orduların varlık gösterdiği, tarihin en özgün duraklarından biri.

Kitapta,

  • Araplardan Moğollara ve Amerika’ya, Afganistan’da varlık gösteren veya bu bölgeyi işgal etmiş devletler,
  • Bölgenin Hindistan’a yapılan seferler için nasıl kullanıldığı,
  • Afganistan’ın ekonomik ve kültürel köprü olma nitelikleri,
  • Yunan medeniyetiyle sıkı bağlar kuran Baktarian dönemi Afganistan’ı,
  • Gazneliler, Gurlular, Babürlüler, Kuşanlar, Eftalitler ve Türkşahiler döneminde Afganistan,
  • Budizm geleneğinde Afganistan’ın yeri,
  • Taliban’ın iktidarı döneminde Afganistan,
  • Timurlular dönemindeki Afganistan rönesansı,
  • Sovyetler zamanında Afganistan,
  • Ve ülkenin bugünkü durumu gibi konular ele alınıyor.

Çalışmanın, Afganistan için bir referans kitap olduğunu söyleyebiliriz.

  • Künye: Töre Sivrioğlu ve Ahmad Jawid Türkoğlu – Başlangıçtan Günümüze Afganistan Tarihi, Kalkedon Yayınları, tarih, 320 sayfa

Tanju Cılızoğlu – Kâmil Kırıkoğlu İnönü ve Ecevit’i Anlatıyor (2017)

Kâmil  Kırıkoğlu, 1956’da zamanın CHP Genel Başkanı İsmet İnönü’nün davetiyle CHP’ye katılmış, 1957’de yapılan seçimlerde Malatya milletvekili seçilmişti.

1979’daki ölümüne kadar ülke siyasetinde önemli yer tutan Kırıkoğlu, önce İsmet İnönü’nün ardından da İnönü’yü 1973 kurultayında yenen Bülent Ecevit’in genel sekreterliğini yürüttü.

Kırıkoğlu, o dönemde CHP’de yaşanan köklü değişimlerin mimarlarından biri olarak kabul edilir.

İşte bu kitap, Kırıkoğlu’nun çocukluğundan yetişkinliğe ve siyasi kariyerine uzanan hayatını adım adım izlerken, ülke siyasetinde önemli roller üstlenmiş iki isme, İsmet İnönü ve Bülent Ecevit’e dair anılarını sunuyor.

Kırıkoğlu’nun çocukluğu ve eğitim yıllarıyla açılan kitap, oradan 27 Mayıs, 12 Mart, “Tanin” olayı ve Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) kuruluşu gibi Türkiye yakın tarihinin önemli dönüm noktalarına uzanıyor.

Kırıkoğlu burada ayrıca, Kasım Gülek, Cevdet Sunay, Süleyman Demirel ve Rahşan Ecevit gibi, dönemin önde gelen diğer aktörlerine dair anılarını da bizimle paylaşıyor.

  • Künye: Tanju Cılızoğlu – Kâmil Kırıkoğlu İnönü ve Ecevit’i Anlatıyor, Tarihçi Kitabevi, siyaset, 512 sayfa

Namık Sinan Turan – Hilafet: Erken İslâm Tarihinden Osmanlı’nın Son Yüzyılına (2017)

Osmanlı İmparatorluğu, hilafeti 1517’de devralmış ve Cumhuriyet döneminde bu kurum, 1924’te tümüyle kaldırılana kadar farklı yorum ve boyutlarla varlık göstermişti.

Namık Sinan Turan’ın elimizdeki kapsamlı çalışması ise, hem hilafetin tarihsel rolünü hem bizdeki hem de farklı kültürdeki anlamlarını kapsamlı bir şekilde irdelemesiyle önemli.

Kitap,

  • Siyasal bir kurum olarak hilafetin gelişimi,
  • Merkezi hilafetin kuruluşu,
  • İlk dört halife dönemi ve İslam toplumu,
  • İlk dönem hilafet kurumunun yapısal niteliği,
  • Emevi hilafeti ve gelenekten ilk kopuş,
  • Abbasi idaresinde merkezi hilafet anlayışının değişimi,
  • Siyasal teorinin hilafet yorumu,
  • Ve iktidar kurumu içinde hilafetin sembolik yüzü gibi konular irdeleniyor.

Çalışmanın önemli bir kısmı da İslam dünyasında yeni bir siyasal güç olarak yükselen Osmanlı’yı ve onların hilafeti devralışını inceliyor.

Burada da,

  • Osmanlı hilafetinin ideolojik temelleri,
  • Osmanlı’da padişahlık kurumu ve hilafet,
  • Klasik dönem Osmanlı hilafetinin dayanağı olarak gaza ideali,
  • Osmanlı hilafetinin sembolik ve siyasal yansımaları,
  • Abdülhamid döneminde hilafetin değişen anlamı,
  • Abdülhamid’in hilafet anlayışının biçimlenişinde Ahmed Cevdet Paşa’nın etkisi,
  • Hilafet üzerinde Osmanlı-İngiliz mücadelesi,
  • Ve II. Abdülhamid döneminde hilafete karşı gelişen muhalefet gibi önemli konular tartışılıyor.

Künye: Namık Sinan Turan – Hilafet: Erken İslâm Tarihinden Osmanlı’nın Son Yüzyılına, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, tarih, 611 sayfa

Lars T. Lih – Lenin: Farklı Bir Yol (2017)

Profesör Lars Lih imzalı, sıra dışı tarihi figürlerden olan Vladimir İlyiç Lenin’in hayatı ve siyasi serüveni hakkında sağlam bir kaynak.

Lenin’in özel yaşamıyla siyasi hayatı arasındaki sıkı bağlantıyı gözler önüne seren Lih, bunu yaparken yalnızca tek yönlü kaynaklara değil, farklı yaklaşımlara da hak ettikleri değeri veriyor.

Kitap için hem Soğuk Savaş döneminde Batı’da üretilen, Lenin’le ilgili olumsuz ve önyargılı literatürden hem de Sovyet arşivlerinden yararlanılmış.

Lenin’in yetiştiği çevreyi, işçi ve köylü sınıflarına yaklaşımını, ortaya koyduğu devrimi mümkün kılan kişisel ve tarihsel koşulları, sosyalizme verdiği teorik ve pratik katkıları ve hem Sovyetler hem de sosyalizm deneyimindeki nerede durduğunu serimleyen, alan için önemli bir çalışma.

  • Künye: Lars T. Lih – Lenin: Farklı Bir Yol, çeviren: Aslı Önal, Ayrıntı Yayınları, biyografi, 256 sayfa