Çiğdem Can – Kolay, Kısa, Keyifli Bilim (2008)

Çiğdem Can’ın ‘Kolay, Kısa, Keyifli Bilim’ isimli bu çalışması, bilim tarihinde önemli icatlara ve buluşlara imza atmış aktörleri, oldukça basit bir dil ve eğlenceli bir üslupla anlatıyor.

Kitap bu yönüyle, hem tekdüze anlatımlardan sıkılmış çocuklar hem de yetişkinler için keyifli bir okuma vaat etmekte.

Can’ın “bilimsel bilgileri şakalaştırmadan, şakalanabilecek kısımlarını da bilimselleştirmeden” şeklinde tanımladığı çalışması, bilim adamlarını, yaşadıkları dönemi baz alarak, kronolojik bir sıralamayla veriyor.

Kitap, bu bilim insanlarının başarılarını anlatırken, bir taraftan da bilim tarihinin serüvenini de özetlemesiyle ilgi çekiyor.

  • Künye: Çiğdem Can – Kolay, Kısa, Keyifli Bilim, Carpe Diem Yayınları, bilim, 188 sayfa

Neşe Cehiz – Çukurda (2008)

Neşe Cehiz, ‘Çukurda’ isimli bu son romanında, eğlencenin, parlak ışıkların mekânı Beyoğlu-Cihangir hattında yaşanan dramları hikâye ediyor.

Roman, büyük ve gürültülü kalabalığın tam ortasında, bir yandan büyük şehrin can damarını işlerken, öte yandan bunun yanı başında yaşanan yalnızlıkları tasvir edişiyle dikkat çekiyor.

Cehiz, sınırsız eğlencenin gerisinde, telafi edilemeyen bu yalnızlığı ve kırılganlığı anlatırken de, sadece bu semti değil, aslında genel olarak tüm alışkanlıkların, günübirlik yaşamların gölgesinde unutulan insanın hikâyesini işliyor.

Cehiz’in romanının, ele aldığı konuyu dramatize etmediğini, barındırdığı çok sesliliğin, öyküye hareket ve mizah kattığını belirtmekte de fayda var.

  • Künye: Neşe Cehiz – Çukurda, Everest Yayınları, roman, 134 sayfa

Andy Merrifield – Yeni Kent Sorunu (2017)

Özellikle son 10-15 yıldır Türkiye’de pek çok örneğini gördüğümüz gibi, yaşadığımız şehirler sermaye eliyle pervasız ve sonu gelmez bir yağmaya maruz kalıyor.

Merrifield’ın elimizdeki dikkat çekici çalışması ise, güncel kent kuramlarıyla politik aktivizm arasında bağlantılar kuruyor ve şehirlerimizi, hayat alanlarımızı korumak için neler yapabileceğimizi tartışıyor.

Yazarın kitabının öne çıkan yönü, sermayenin sınıf çelişkilerini nasıl ustaca kullanarak kentleri ranta tahvil ettiğini ortaya koymasıdır diyebiliriz.

Merrifield, Occupy Wall Street ve İspanya’daki Öfkeliler (Indignados) isyanlarının verdiği deneyimden yola çıkarak yeni kent direnişinin imkânlarını araştırıyor.

  • Künye: Andy Merrifield – Yeni Kent Sorunu, çeviren: Duygu Toprak ve Ceren Akyos, Tekin Yayınevi, siyaset, 184 sayfa

Keller Easterling – Devletdışı Güç (2017)

Bu kitap, modern şehir hayatının vazgeçilmezi altyapıyı, bir iktidar mekânı olarak tanımlayıp irdelemesiyle dikkat çekiyor.

Keller Easterling, genelde ulaşım, iletişim ya da kamu hizmetlerinin fiziksel ağlarının bütünü olarak bildiğimiz “altyapı”yı, elimizde tuttuğumuz elektronik cihazlardan uydulardan yayılan dalgalara uzanan, gündelik hayatın tüm mekânını yöneten kurallar bütünü olarak irdeliyor.

Kitap, altyapı hizmetlerinin bünyesinde hangi iktidar organizasyonlarını barındırdığını mobil telefonlardan nakliye ağlarına ve serbest bölge sistemine uzanan farklı örnekler üzerinden gözler önüne sermesiyle önemli.

Yazar ayrıca, altyapı ağları üzerinden dayatılan iktidarla nasıl mücadele edebileceğimizi de tartışıyor.

  • Künye: Keller Easterling – Devletdışı Güç, çeviren: Şahika Tokel, Metis Yayınları, siyaset, 256 sayfa

Elettra Stamboulis ve Angelo Mennillo – Küçük Kudüs: Selanik (2017)

Ne güzel şeyler olup bitiyor da, ruhumuz duymuyor?

Örneğin, İtalyanca ve Yunanca yayımlanmış başarılı grafik roman Küçük Kudüs, gözden geçirilmiş ve genişletilmiş bir baskıyla Türkçede yayımlanmış meğer.

Zengin karakterler barındıran roman, bir ailenin inişli çıkışlı hikâyesi ekseninde, çokkültürlü Selânik’in modern tarihine uzanıyor.

Türklerin Selanik’teki beş yüzyıllık egemenliğinden Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatında ve kişiliğinde Selanik’in yerine, şehirdeki Yahudi mirasından Nazilerin işgal zamanında yaşananlara, şehrin belleğinde yer etmiş pek çok kişi ve olay romanda işleniyor.

Başarılı çizimleri ve sağlam örülmüş insan hikâyeleriyle dikkat çeken roman, yakın tarihte birçok insanın belleğinde yer etmiş bu özgün kentin izlerini ve barındırdığı muazzam zenginliği daha belirgin kılıyor.

Hem edebiyat hem de grafikroman ve çizgiroman tutkunlarının kaçırmak istemeyecekleri eserlerden.

  • Künye: Elettra Stamboulis ve Angelo Mennillo – Küçük Kudüs: Selanik, Duvarın Yıkılışından Sonraki Bir Yaz Günü, çeviren: Hasan Özgür Tuna, İstos Yayın, 64 sayfa

Bryan Sykes – Adem’in Laneti: Erkeklerin Olmadığı Bir Gelecek (2017)

İnsanlığın başında, erkek diye bir bela var.

Şiddet, saldırganlık, açgözlülük… Ne ararsan, onda.

Genetik bilimi alanında çalışmalar yapan Bryan Sykes de bu kitabında, erkeğin olmadığı, daha doğrusu bildiğimiz anlamda erkeklikle çerçevelenmiş cinsiyetlerin olmadığı bir dünya üzerine kafa yoruyor.

Genetik bilimindeki güncel araştırmalar ve evrim kuramından yola çıkan Sykes, aşağıdaki ilgi çekici sorulara yanıt arıyor:

  • Kadınlık genleri erkeklik genlerinin soyunu kurutabilir mi?
  • Kadınlık genlerinin baskın oluşu insanlık için nasıl bir gelecek anlamına geliyor?
  • Erkekteki saldırganlığın genetik nedenleri var mı?
  • Eşcinsellik geni olabilir mi?
  • Cinsel yönelim tam olarak ne zaman belirlenir?
  • Balıklardan cinsellik konusunda öğreneceğimiz neler var?

Künye: Bryan Sykes – Adem’in Laneti: Erkeklerin Olmadığı Bir Gelecek, çeviren: Aylin Onacak, Koç Üniversitesi Yayınları, bilim, 246 sayfa

Pakita – Rose-Lou (2017)

Çocuk yazınının sevilen isimlerinden Pakita, başkahramanı Rose-Lou’nun günlükleri dizisiyle beğeni kazanmıştı.

Bu diziden çıkan dört kitap, şimdi Esra Okutan’ın çevirisiyle Türkçeye kazandırıldı.

  • Dizinin ilk kitabı ‘Herkes Yanılabilir, Ben Bile’, hataların neden kaçınılmaz olduğunu,
  • ‘Tüm Kalbimle Sevdiğim Üvey Kardeşim’, Rose-Lou’nun kendini üvey ablasına sevdirme çabasını,
  • ‘Hiç Yoktan İyidir’, Rose-Lou’nun hayvanat bahçesinde palyaço ve maymunlarla yaşadığı maceraları,
  • Ve son kitap olan ‘Rüküş de Olsam Güzelim’ ise, kendisine alınan kıyafetlerin içinde bir türlü rahat edemeyen Rose-Lou’nun kendi kıyafetini tasarlayışını, fakat bunda pek de başarılı olamayışını anlatıyor.

Zeki, hazırcevap ve eğlenmeyi bilen karakterimiz Rose-Lou ile tanışmaya hazır olun.

  • Künye: Pakita – Rose-Lou, çizer: Laurent Audouin, çeviren: Esra Okutan, Hep Kitap, çocuk

 

İzzeddin Çalışlar ve Mesut Yaşar Tufan – Yüz Yıl Sonra Savaşan Çizgiler (2017)

Popüler tarih yazarlarına ait kitapları bir yana bırakacak olursak, tarih alanındaki ciddi çalışmalar, uzmanları veya tutkunları dışında sıradan okurun pek ilgisini çekmiyor.

Elimizdeki çalışma ise, 1. Dünya Savaşı’nı çok daha farklı bir yöntemle izlemesiyle dikkat çekiyor.

Kitap, 20. yüzyılın bu en büyük felaketlerinden birine, karikatür ve kartpostalların penceresinden bakmakta.

Özel arşivlerden derlenen bu zengin kitabın, okura farklı bir tarih okuma deneyimi yaşatacağı kesin.

Çalışma, savaşın en yoğun yaşandığı 1914-1919 arasında üretilmiş karikatür ve kartpostalları verdiği gibi, bunları altyazılar ve savaşla ilgili bir portreler sergisi eşliğinde sunuyor.

Birinci Dünya Savaşı’nın sıra dışı ve ilginç bir belgeseli.

Arşivlik…

  • Künye: İzzeddin Çalışlar ve Mesut Yaşar Tufan – Yüz Yıl Sonra Savaşan Çizgiler, İş Kültür Yayınları, tarih, 216 sayfa

C. Cengiz Çevik – Cicero’nun Devlet’i: De Re Publica Yazıları (2017)

Latin edebiyatını ve felsefesini derinden etkilemiş düşünür ve siyasetçi Cicero’nun ‘Devlet’i için, Platon’un ‘Devlet’inin tamamlayıcısı demek yanlış olmaz.

Düşünür orijinal adıyla De Re Publica olan kitabında, Platon’un tanımladığı “ideal devlet”i Roma İmparatorluğu bağlamında tartışıyor.

İşte, Latinceden yaptığı nitelikli çevirileriyle bildiğimiz Cengiz Çevik’in elimizdeki çalışması, Cicero’nun siyaset felsefesini ayrıntılı bir bakışla tartışıyor.

Çevik buradaki dört makalesiyle, Cicero’nun De Re Publica’sını merkeze alarak,

  • Cicero’nun Roma İmparatorluğu’nun tarihsel gelişimini nasıl izlediğini,
  • İdeal devlet teorisini,
  • Ve düşünürün devlete dair kavramsallaştırmasının kendisinden sonraki düşünürleri nasıl etkilediğini gözler önüne sermekte.

Çevik bunu yaparken, Cicero’nun yaşadığı dönemin düşünsel atmosferin bir fotoğrafını da çekiyor.

  • Künye: C. Cengiz Çevik – Cicero’nun Devlet’i: De Re Publica Yazıları, Yapı Kredi Yayınları, siyaset felsefesi, 220 sayfa

Barry Charles Tharaud – Çukurova (2017)

Çukurova deyince Yaşar Kemal’i, Yaşar Kemal deyince Çukurova’yı hatırlıyoruz. Çukurova, William Faulkner’ın hayali ülkesi Yoknapatawpha gibi, adeta Yaşar Kemal ile özdeşleşmiş, onunla bütünleşmiştir.

İşte Barry Charles Tharaud’un bu kitabı da, Yaşar Kemal’in edebiyatının temellerinin, başka bir deyişle Kemal’in edebiyatının filizlendiği coğrafya olarak Çukurova’nın peşine düşüyor.

Tharaud, Türkiye’nin bir medeniyetler kavşağında bulunduğunu ve bu kültürel zenginliğin Yaşar Kemal’in yapıtlarına yoğun bir şekilde yansıdığını belirtiyor.

Yaşar Kemal’in ‘İnce Memed’in ilk ve ikinci cildi, ‘Yer Demir, Gök Bakır’ ve ‘Ölmez Otu’ kitaplarını merkeze alan incelemesinde Tharaud, Yaşar Kemal’in eserlerinin arkasındaki felsefeyi, kültürel zenginliği ve başlıca yazım tekniklerini gözler önüne seriyor.

Tharaud, Yaşar Kemal edebiyatının, modern varoluşsal sorunlara yanıt verecek yetkin bir edebiyat olduğunu da belirtiyor.

Yaşar Kemal’in yapıtlarına ve bunun kaynağı olan Anadolu’nun kültürel zenginliğine dair derinlikli bir analiz.

  • Künye: Barry Charles Tharaud – Çukurova, çeviren: Tahsin Çulhaoğlu, Yapı Kredi Yayınları, edebiyat inceleme, sayfa 480