Ray Clements – Zor (2014)

Ray Celements ‘Zor’da, orta yaşını sürmekte olan John Brewster ile tatlı dilli Haitili cüce Zor arasında felsefe, maneviyat ve bilim arasında gidip gelen yoğun ilişkiyi hikâye ediyor.

Finans alanında çalışan Brewster, zor bir evliliğin yanı sıra alkolizmle de boğuşmaktadır.

Kahramanımızın yolu bu esnada, ikna kabiliyeti yüksek, hoşsohbet Zor ile kesişir.

Bu ilişkiyle birlikte ikilinin arasında nöron ağları, bağımlılık, Tanrı, kolektif bilinçdışı, Big Bang teorisi ve meditasyona uzanan uzun soluklu bir tartışma yaşanmaya başlar.

Bu süreç, John’un ezberlerinin bozulmasına, yeni bir hakikati idrak etmesine ve nihayet, huzura ermesine vesile olacaktır.

  • Künye: Ray Clements – Zor, çeviren: Nehir Güler, Maya Kitap, roman, 253 sayfa

Alan Barnard – Simgesel Düşüncenin Doğuşu (2014)

Alan Barnard, kısa bir süre önce Türkçeye çevrilen ‘Sosyal Antoropoloji ve İnsanın Kökeni’nde, atalarımızın kültürel ve sosyal yaşamına dair soruların yanıtlarını aramıştı.

Yazar elimizdeki çalışmasında da, insanların simgelerle düşünmeye başladığı tahminen son 130 bin yılın bir tarihçesini sunuyor.

Simgesel düşüncenin doğuşuna fon olabilecek kimi felsefi, dilbilimsel ve antropolojik meseleleri irdeleyerek çalışmasına başlayan Barnard, devamında da sosyal antropoloji başta olmak üzere, arkeolojinin ve genetiğin kimi yeni bulgularına dayanarak dilsel karmaşıklık ve kültürel karmaşıklık ile simgesel düşünmenin kökenlerini araştırıyor.

  • Künye: Alan Barnard – Simgesel Düşüncenin Doğuşu, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, antropoloji, 200 sayfa

Laurent Cordonnier – Garibanlara Merhamet Yok (2014)

Laurent Cordonnier ‘Garibanlara Merhamet Yok’ta, iktisadın ve çalışma ekonomisinin işsizliği nasıl ele aldığını irdeliyor.

Bunu yaparken emek, emek arzı ve emek talebi gibi kavramların neoklasik iktisat teorisi tarafından nasıl tanımlandığını ele alan Cordonnier, bu teorinin yoksullar ve işsizlere dair katı söylemini gözler önüne seriyor.

İşsizlerin durumlarını düzeltmek için piyasa mekanizmasına güvenilemeyeceğini; asgari ücret uygulamalarının, sendikaların, sosyal yardım ve sosyal güvenlik sistemlerinin de işsizlikte pay sahibi olduğunu gösteren çalışma, istihdamı her yönüyle anlamak ve anlatmak için nitelikli bir kaynak.

  • Künye: Laurent Cordonnier – Garibanlara Merhamet Yok, çeviren: Lütfü Şimşek, İletişim Yayınları, iktisat, 110 sayfa

Raphaël Liogier – İslamlaşma Efsanesi (2014)

Din sosyolojisi alanında çalışan Raphaël Liogier ‘İslamlaşma Efsanesi’nde, Batı’daki İslam korkusunu, İslam’ın Batı medeniyetini ele geçirmeyi amaçladığı efsanesini masaya yatırıyor.

Loidiger, Müslümanların Avrupalıların gözleri önünde nasıl olup da bir tehdide dönüştüğünü anlamak için, öncelikle bu efsanenin kökenine iniyor.

Yazar, Müslüman nüfusun kökten batılı olan halkları aşamalı olarak boğacak şekilde artacağı ve bunun İslam üzerine temelleneceği bir medeniyetle sonuçlanacağı gibi Batı toplumunda yoğun karşılık bulan tezleri tartışıyor ve Avrupalıların bu “Müslüman düşmana” mitine neden ihtiyaç duyduğunu araştırıyor.

  • Künye: Raphaël Liogier – İslamlaşma Efsanesi, çeviren: Hande Turan Abadan, Epos Yayınları, din sosyolojisi, 158 sayfa

Bedia Demiriş – Latincede Fiiller (2014)

Bedia Demiriş, Latinceyi yeni öğrenmeye başlayanlar için hazırladığı ‘Latincede Filler’de, Latincenin gramerinde önemli bir yeri olan filleri özelliklerine göre gruplandırıyor; fiil çekimlerinin kip, çatı, zaman ve şahıslara göre aldığı biçimleri anlatıyor.

Kitapta, oluşturulan çekim tablolarında her bir gruptan örnek bir fiil alınarak var olan bütün kip, çatı ve zamanlarında çekim yapılıyor, bunun yanı sıra fiilerden isim ve sıfatların nasıl oluşturulduğu, kelimelerin nasıl okunduğu ve Latincede en çok kullanılan kelimelerin hangileri olduğu gösteriliyor.

Kitap, Latinceyi yeni öğrenenler için nitelikli bir başlama kılavuzu.

  • Künye: Bedia Demiriş – Latincede Fiiller, Kabalcı Yayınları, dil, 327 sayfa

Ayşegül Kumsuoğlu – Birlikte Yaşamayı Öğrenmek (2014)

Politik alanda birbirine dost olmanın bu ülkenin güzel yarınları için elzem olduğunu ifade eden Ayşegül Kumsuoğlu ‘Birlikte Yaşamayı Öğrenmek’te, Türkiye tarihine referanslarla eğitim ve politika arasındaki ilişkiyi ele alıyor, bu ilişkinin bir dostluk kurgusuna sahip topluma ulaşmadaki rolünü irdeliyor.

Bu dünyada hep beraber yaşadığımız ve dünyaya gelen her yeni doğanı eğitim süreci boyunca yetiştirirken ona dünyayı ve insanı sevmeyi öğretmek zorunda olduğumuz inancı üzerine kurulu kitap, ülkenin demokratik idealinde bireylerin birbiriyle kurduğu ilişkinin bir dostluk zemininde nasıl inşa edilebileceğini tartışıyor.

  • Künye: Ayşegül Kumsuoğlu – Birlikte Yaşamayı Öğrenmek, H2O Kitap, siyaset, 156 sayfa

Mahmud Talat Bey – Plevne Müdafaası (2008)

Rus Çarlığı ve Osmanlı İmparatorluğu arasında gerçekleşen Plevne savaşı, Osmanlı’nın Balkanlar’daki en büyük hezimetlerinden biriydi.

Bu kitap da, o büyük savaşa ve savaşın birçok çarpışmasına bizzat taburuyla katılmış Mahmud Talat Bey’in anılarından oluşuyor.

Savaş esnasında yaşadıklarını her gün not eden Mahmud Talat Bey, savaş sonrasında esir düşmüş, bu esaret döneminde de, Rus subaylardan savaşla ilgili bilgiler edinmiş ve nihayet, savaş sonrasında Avrupalı yazarlarca kaleme alınmış eserleri de inceledikten sonra kitabını yazmaya başlamış.

Kitabın dikkat çeken yönü, Mahmud Talat Bey’in gerçekleri saklama gayreti içine girmeden, yaşananları olduğu gibi verme kaygısı taşımasıdır denebilir.

Yazarın, gerçeklere bağlı kalmak kaygısıyla bir askeri tarih kaleme almak çabası, kitabı gerçekçi kılan unsurların başında geliyor.

  • Künye: Mahmud Talat Bey – Plevne Müdafaası, yayına hazırlayan: Eyüp Kul, Babıali Kültür Yayınları, tarih, 222 sayfa

Ahmet İnam – Deneyen Felsefe (2008)

Ahmet İnam’ın, yaklaşık yirmi yıllık bir süreyi kapsayan, felsefeye dair arayışlarını yansıtan yazıları: ‘Deneyen Felsefe’

İnam’ın “gönül felsefesi” dediği yazılar, bir yönüyle de, hayata ve hayatın içindeki insanın duruşuna odaklanan akademik denemeler bütünü niteliğinde.

“Çağımızın felsefecisi memurlaşmış, felsefe aşkını yitirmiştir. Aşktır felsefe, bu unutuluyor. Arama, düşünme, bulma, bulamama, sorgulama aşkı. Elbette içinde bulunduğu çağda dünya görüşlerinden etkilenecektir. Çünkü insanlar hakkındadır. Onların bilgisi, bilimi, düşüncesi, yaşayışı üstünedir. İnançları barındıracaktır içinde,” diyen İnam’ın kitabı, Türkiye’de felsefenin içinde bulunduğu zorluklar ile genel olarak insan olmanın beraberinde getirdiği farklı durumlara, sıkıntılara ve sorumluluklara dair.

Kitap, İnam’ın felsefi anlayışını özetleyen yazılardan oluşmasıyla önemli.

  • Künye: Ahmet İnam – Deneyen Felsefe, Yeni İnsan Yayınevi, felsefe, 192 sayfa

Ayşe Emel ve Zeki Coşkun – Ben Duygu (2008)

Yakın bir zamanda aramızdan ayrılan Duygu Asena’nın anıları…

Kitap, Ayşe Emel ve Zeki Coşkun’un, Asena’nın sağlık sorunlarının baş gösterdiği Aralık 2003’ten Temmuz 2004’e dek, aralıklarla Asena’ya sordukları soruların cevaplarıyla oluşturuldu.

Kitapta, Asena’nın fotomodellikten Şirin takma adıyla köşe yazarlığına, aşk yüzünden işinden kovuluşundan meşhur Kadınca dergisinin doğuşuna, feminist çalışmalarından yazarlık serüvenine uzanan hayatından ayrıntılar sunuluyor.

“Kadınlar güçlü de olsalar acılarını severler; acılarını anlatırlar. Bende hiç böyle bir şey yoktur. Kedi koltukların altına kaçar; ben de öyleyim. Hiç kimseyle paylaşmam ve anlatmam. Hastalanırım ama grip oldum demekten bile hoşlanmam. Değil etrafa dert yanmak, sıkıntılarımı paylaşmaktan bile kaçınırım,” diyen Asena bu kitapta, kişisel dünyasından pek çok konuyu da okurlarıyla paylaşıyor.

  • Künye: Ayşe Emel ve Zeki Coşkun – Ben Duygu, Doğan Kitap, anı, 251 sayfa

 

Giovanna Borradori (haz.) – Terör Günlerinde Felsefe (2008)

Giovanna Borradori’nin Jürgen Habermas ve Jacques Derrida’yla ayrı ayrı yaptığı, ufuk açıcı söyleşiler.

Kitapta ilgi çeken ayrıntılardan biri, Habermas gibi ezeli bir modernite savunucu ile Derrida gibi ateşli bir modernite karşıtının, terör ve terörizme felsefi yaklaşım konusunda, oldukça benzer düşüncelere sahip olmaları, her ikisinin de Aydınlanma’ya bağlılıklarını sunmalarıdır.

Kitapta ayrıca, Borradori’nin söyleşinin temel argümanlarını özetleyip düşünürlerin yapıtlarıyla ilişkilendirdiği bir makalesi de yer alıyor.

  • Künye: Giovanna Borradori (haz.) – Terör Günlerinde Felsefe, çeviren: Emre Barca, Yapı Kredi Yayınları, söyleşi, 215 sayfa