David Abulafia – Büyük Deniz (2024)

Avrupa, Asya ve Afrika’yı birbirine bağlayan Akdeniz, binlerce yıldır farklı dinlerin, yönetim şekillerinin, kültür ve ekonomilerin buluştuğu, çatıştığı, birbirini etkilediği bir yer oldu.

Akdeniz tarihi profesörü David Abulafia, tarihöncesinden 21. yüzyıla uzanarak Akdeniz’in imparatorlukların yükseliş ve çöküş dönemlerindeki önemine, denizin ulaşım ve beslenme için pratikliğine, denizin tehlikeli sularını aşan denizci, korsan, göçmen gibi kişilere odaklanarak detaylı bir Akdeniz tarihi çalışmasını okurlarla buluşturuyor.

Kitaptan bir alıntı:

“‘Akdeniz tarihi’ birçok anlama gelebilir. Bu kitap Akdeniz çevresindeki toprakların değil, Akdeniz’in tarihidir; daha doğrusu bu denizi geçen ve adalarında ya da liman kentlerinde yaşayan insanların tarihi. Kitabın teması Akdeniz’in ticari, kültürel ve hatta –Romalılar döneminde– siyasi olarak tek bir bölgeye, farklı derecelerde entegre olma süreci ve bu entegrasyon dönemlerinin bazen nasıl, savaş ya da veba nedeniyle, şiddetli bir parçalanmayla sona erdiğidir.”

  • Künye: David Abulafia – Büyük Deniz: Akdeniz’de İnsanlık Tarihi, çeviren: Özgür Ümit Hoşafçı, Epsilon Yayıncılık, tarih, 942 sayfa, 2024

Alessandro Iannace – Dünya’nın Tarihi (2024)

Yaşadığımız gezegen neye benziyor ve biz onunla nasıl tanıştık?

Elinizdeki kitap, kayaları, depremleri, onları inceleyen insanları, keşifleri, mitleri ve hayalleri anlatan bir Dünya tarihi kitabı ama aynı zamanda ve hepsinden önemlisi, insanların yaşadığımız gezegende meydana gelen harikulade olayları ve felaketleri gözlemlerken kendilerine sordukları büyük sorulara da yer veriyor.

Doğa ve insanı bir arada tutan kapsamlı bir yaklaşımla bu kitap bizi sadece gezegenimizin oluşumundan günümüze kadarki uzun yolculuğa çıkarmakla kalmıyor; Dünya’nın şekliyle ilgili ilk kavrayışımızdan bugün okyanus tabanına dair son keşiflere kadar onu nasıl anlamaya ve açıklamaya çalıştığımızı da gösteriyor.

‘Dünya’nın Tarihi’, jeolog olmayanlar için de jeoloji kitabı olarak herkese hitap ediyor.

  • Künye: Alessandro Iannace – Dünya’nın Tarihi, çeviren: Mina Çetin, Lejand Yayınları, tarih, 334 sayfa, 2024

Emma Goldman – Antoloji, 1. Cilt: Anarşi Düşüncesi Etrafında (2024)

Emma Goldman, anarşizm ve kadın mücadelesinin tarihsel peyzajında yıldızı hiç sönmeden parlamaya halen devam ediyor.

Bu kitap, “Kızıl Emma”nın “Anarşi Düşüncesi Etrafında” başlığı altında toplanan seçilmiş yazılarından oluşuyor.

Kitap, Goldman’ın kaleminin üzerine yoğunlaştığı beş ana teorik-politik tema etrafında düzenlenmiş: “Anarşi Düşüncesi Etrafında”, “Etiko-Politik Çerçevede Madunlar”, “Politik Şiddet ve Militarizm”, “Kadınların Özgürleşimi”, “Bolşevizm Mitine Dair”.

  • Künye: Emma Goldman – Antoloji, 1. Cilt: Anarşi Düşüncesi Etrafında, hazırlayan: Güney Çeğin, Soner Torlak, Hayalci Hücre Yayınları, siyaset, 318 sayfa, 2024

Luciano Floridi – Dördüncü Devrim (2024)

Biz kimiz ve birbirimizle nasıl ilişki kuruyoruz?

Çağdaş felsefenin önde gelen isimlerinden Luciano Floridi, Bilgi ve İletişim Teknolojilerindeki (ICTs) gelişmelerin bu temel insani soruların yanıtını değiştirdiğini savunuyor.

Çevrimiçi, çevrimdışı yaşam arasındaki sınırlar yıkıldıkça, birbirimize sorunsuzca bağlandıkça ve akıllı, duyarlı nesnelerle çevrelendikçe, hepimiz bir “infosfer”e entegre oluyoruz.

Örneğin sosyal medyada benimsediğimiz kişilikler, Floridi’nin deyimiyle “onlife” yaşamaya başlamamız için “gerçek” hayatlarımızı besliyor.

“Onlife” günlük faaliyetlerimizin giderek daha fazlasını tanımlıyor ve BİT’ler yaşamın her alanında gerçeklerimizi dönüştüren çevresel güçler hâline gelmiş durumda.

  • Bunların faydalarından yararlanmamızı nasıl sağlayabiliriz?
  • Örtük riskler nelerdir?
  • Teknolojilerimiz bizi etkinleştirecek ve güçlendirecek mi, yoksa kısıtlayacak mı?

Luciano Floridi, kaleme aldığı ‘Dördüncü Devrim’ ile ekolojik ve etik yaklaşımımızı hem doğal hem de insan yapımı gerçeklikleri kapsayacak şekilde genişletmemiz gerektiğini savunurken dijital teknolojilerimiz ve bilgi toplumumuzun ortaya koyduğu yeni zorluklarla başarılı bir şekilde başa çıkabilmenin yollarını sunuyor.

  • Künye: Luciano Floridi – Dördüncü Devrim: Bilgiküre İnsan Hakikatini Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?, çeviren: Orhan Önder, Albaraka Yayınları, felsefe, 296 sayfa, 2024

Noel Malcolm – İmparatorluğun Ajanları (2024)

Osmanlı İmparatorluğu’nun Balkanlar’daki fetihleri uzun yıllardır bu bölgede menfaatleri bulunan Venedik Cumhuriyeti’ni rahatsız etmeye başlamıştı.

Osmanlı’nın Arnavutluk’un kıyı şeridindeki şehirlerini alması, Akdeniz’de faaliyetler yürütmesi Venediklileri büyük bir çöküşe sürüklüyordu.

Bir yandan da Papalık Türklerin ilerleyişi karşısında durmak adına birlikler kurmaya, ordu toplamaya çabalıyordu.

Bütün bu karmaşıklığın ortasında korsanlar, casuslar, din adamları, tercümanlar, şövalyeler ve tacirler görevlerini yerine getirmeye, hassas dengeler üzerinde işlerini görmeye çalışıyorlardı.

Peki nasıl ve ne pahasına?

Usta tarihçi Noel Malcolm bu kitabında, Balkanlar ve Akdeniz havzasındaki güç mücadelesinin 1550’lerden Uzun Türk Savaşı’na (1593-1606) kadarki dönemine odaklanıyor.

Sebep oldukları büyük etkilerin farkında olmaksızın casuslar, silahşorlar, din adamları, yağma yapan korsanlar, padişahın huzuruna çıkan dragomanlar ve daha nicesi 16. yüzyılın iktidar savaşında büyük roller oynadılar.

Bazen Osmanlı İmparatorluğu’na bazen Avrupalı güçlere bazense iki tarafa da aynı anda çalıştılar.

Malcolm titiz ve mahir kalemiyle bu insanların kendi küçük hayatlarını, ufak hesaplarını, hırslarını ve büyük resme etkilerini ele alıyor.

‘İmparatorluğun Ajanları’, imparatorluklar, kültürler ve dinler arasındaki belirsiz sınırlar üzerindeki küçük yaşamların Osmanlı ve Hıristiyan dünyalarına düşürdükleri gölgeleri büyük bir ustalıkla inceliyor.

Yıllar süren arşiv dedektifliğinin ürünü olan ‘İmparatorluğun Ajanları: 16. Yüzyıl Akdeniz Dünyasında Şövalyeler, Korsanlar, Cizvitler ve Casuslar’ pek çok tarihsel klişeye karşı panzehir görevi görerek sizleri, kişisel bağlılıkların ve dini koalisyonların sürekli değiştiği, ulus devletlerden çok önceki bir döneme götürecek.

  • Künye: Noel Malcolm – İmparatorluğun Ajanları: 16. Yüzyıl Akdeniz Dünyasında Şövalyeler, Korsanlar, Cizvitler ve Casuslar, çeviren: Okan Güven, Kronik Kitap, tarih, 720 sayfa, 2024

Mieke Bal – Anlatıbilim (2024)

Ödüllü kültür teorisyeni Mieke Bal’ın kaleme aldığı ‘Anlatıbilim’, 1985 yılında İngilizcede ilk yayımlanışından bu yana uluslararası çapta anlatı metinleri kuramına klasik bir giriş hâline gelmiştir.

Anlatı tekniklerine, yöntemlerine ve bunların aktarımına, alımlamasına ilişkin sistematik bir açıklama olan ‘Anlatıbilim’, Bal’ın edebî eserleri anlama şekillerimiz üzerine yıllarca süren çalışmalarını damıttığı bir eser.

Mieke Bal, kitabı son baskısında; edebî anlatılara daha fazla odaklanacak şekilde güncellerken bugüne kadarki en okunabilir ve öğrenci dostu baskı hâline getirmek için dilini keskinleştiriyor ve sıkılaştırıyor.

Edebî nüanslar ve yöntemlerin derinlemesine analiziyle anlatı kavramlarını net bir şekilde sunuyor.

Yazar, anlatıların nasıl işlediğini, oluştuğunu ve sonunda okuyucu tarafından nasıl yorumlandığını daha iyi açıklamak için sistematik bir çerçeve kullanıyor; aynı zamanda dilin yüzeysel algısı, algılanan anlatı dünyası, bakış açısı ve karakterizasyona ilişkin kapsamlı bir çalışma sunuyor.

‘Anlatıbilim’, herhangi bir dil, dönem ve bölgenin anlatılarını açık, sistematik ve güvenilir kavramlarla analiz etmek isteyenler için bir rehber niteliği taşıyor.

  • Künye: Mieke Bal – Anlatıbilim: Anlatı Kuramına Giriş, çeviren: Uğur Gezen, Albaraka Yayınları, inceleme, 264 sayfa, 2024

Leo Strauss – Hegel Dersleri (2024)

Leo Strauss Hegel üzerine ayrıntılı bir inceleme yazmayı planlamış fakat buna fırsat bulamamıştı.

Strauss’un yirminci yüzyıl siyaset felsefesini şekillendiren başlıca figürlerden olduğu düşünüldüğünde, böyle bir eserin hayata geçirilememiş olmasını hem yirminci yüzyılın hem de bugünün felsefesi için büyük bir talihsizlik olarak değerlendirmek yanlış olmaz.

Öte yandan, Strauss’un 1965 Kış döneminde Chicago Üniversitesi’nde verdiği Hegel’in Tarih Felsefesi üzerine derslerin elinizdeki dökümü, bu talihsizliği hiç değilse en önemli başlıklarında telafi edebilecek bir metindir.

Şayet böyle bir inceleme yapabilseydi ele alacağı başlıca Hegelci temalar hangileri olurdu, Hegel’le kritik karşılaşmalarında beliren yol çatallarında hangi yöne gitmeyi tercih ederdi, hâlâ bütün canlılığını koruyan fakat Marksizm dolayımından yorumlanması gelenek hâline gelmiş Hegelciliğin hiç değilse siyaset felsefesi özelinde farklı bir yorumu mümkün müydü; elinizdeki metinde tartışmaya yer bırakmayarak cevaplanmış bu sorular ve daha nicesi, Strauss’un kendi Hegel’inin capcanlı biçimde gözlerimizin önünde belirmesi için yeterli görünüyor.

Hegel Dersleri, tam da bu yönüyle, Soğuk Savaş döneminin fokurdayan “Hegelci-Marksist” Avrupa’sından –elbette deyim yerindeyse– “Hegelci-Liberal” Birleşik Devletler’in sütliman çöllerine bakış olarak da okunabilecek, tam anlamıyla “diyalektik” bir metin.

  • Künye: Leo Strauss – Hegel Dersleri, çeviren: Enes Bilgin, Babil Kitap, felsefe, 556 sayfa, 2024

Krates ve Diğer Kinikler – Kinik Felsefe Fragmanları 2 (2024)

Kinik felsefenin kurucuları sayılan Diogenes ve Antisthenes’ten kalan fragmanları içeren ‘Kinik Felsefe Fragmanları 1’ eserinin devamı niteliğindeki ‘Kinik Felsefe Fragmanları 2, Diogenes’ten sonra yaşamış diğer Kinik filozoflardan kalan fragmanlara yer veriyor.

Bu ciltte yer alan Kinik filozoflar Astypalailı Onesikritos, Aiginalı Philiskos, Kinik Menandros, Sinoplu Hegesias, Syrakusailı Monimos, Thebailı Krates, Maroneialı Hipparkhia, Maroneialı Metrokles, Kinik Thrasillos ve Kinik Menedemos’tur.

‘Kinik Felsefe Fragmanları 2’, Diogenes’ten sonraki Kiniklerin en ünlüsü sayılabilecek Krates’i merkeze alır.

Sahip olduğu her şeyi bırakarak Kinik yaşamı seçen Krates, antik dünyada pek az rastlanan kadın filozoflardan Maroneialı Hipparkhia’yla yaptığı ünlü “köpek evliliği”yle de diğer Kiniklerden ayrılır.

Bu evlilik, antik dönemde evliliğin felsefeyi engelleyip engellemeyeceği meselesine dair tartışmalarda sıklıkla anılır.

‘Kinik Felsefe Fragmanları 2’ eseriyle etkisi günümüzde dahi süren Kinik felsefenin antik literatürdeki fragmanları iki ciltte tamamlanmış oluyor.

  • Künye: Krates ve Diğer Kinikler – Kinik Felsefe Fragmanları 2, çeviren: C. Cengiz Çevik, İş Kültür Yayınları, felsefe, 88 sayfa, 2024

Slavoj Žižek – Özgürlük (2024)

Özgürlük kimi zaman aldatıcı biçimde basitken, kimi zaman da düşünce tarihinin en çetrefilli ve içinden çıkılması güç kavramlarından biri olmuştur.

Avrupa Kıtası’nın aykırı filozoflarından Slavoj Žižek, bu yeni felsefi araştırmasında gerçek ve radikal özgürlük deneyimimizi ve ona dair yanlış inançlarımızın altını kazıyor; özgürlüğün kırılgan ve geçici teması üzerinde dururken, özgürlükçü bireycilik anlayışını da eleştiriyor.

Hegel, Kierkegaard, Heidegger gibi büyük filozofların yakın okumalarının yanı sıra, Kandinsky ve Agatha Christie gibi isimlerden de ilham alan Žižek, özgürlüğün her yönünü ve bu düşünürlerden neler öğrenebileceğimizi tartışıyor.

  • Özgürlüğümüzün “sınırlarını” nasıl yeniden keşfetmek (ya da sınırlamak) zorunda kalacağız?
  • Özgürlük, sonlu yaratıklar olarak bizlerin yaşamlarının şaşırtıcı yönlerini hangi şekillerde tanımlar?
  • Özgürlükten kaçmak yerine onu nasıl kucaklayabiliriz?

Žižek, okurlarını tüm bu soruları cevaplamaya ve özgürlük kavramının karmaşıklığıyla yüzleşmeye çağırıyor.

  • Künye: Slavoj Žižek – Devası Olmayan Dert: Özgürlük, çeviren: Yavuz Alogan, Say Yayınları, felsefe, 400 sayfa, 2024

William J. Prior – Antik Felsefe (2024)

Filozofların hep hayatın büyük sorularıyla meşgul olduğunu düşünürüz ama bu her zaman böyle değildi.

İlk antik filozoflar öncelikle depremler ve tutulmalar gibi doğal fenomenlerle ilgilenmişlerdi.

Ancak Sokrates adında esrarengiz bir Yunanlı, insan varoluşu hakkındaki soyut fikirleri tartışmaya başladı:

  • Bizi mutlu eden nedir?
  • Ruhun doğası nedir?
  • Bu evrendeki amacımız nedir?
  • Sorgulanmamış hayat, yaşanmaya değer mi?
  • İyi ve kötü nedir?

William Prior, Sokrates’in kişiliği ve onun ortaya attığı ya da başkaları vasıtasıyla gündeme getirmeye çalıştığı sorular aracılığıyla antik felsefe dünyasına tematik bir bakış atıyor.

Yer yer Presokratiklere yer yer de Sokrates sonrasına uzanan bu giriş metni, felsefenin oluşum yıllarına ve önemli antik metinlere dair kritik meseleleri ve kavramları irdeliyor.

Doğa, gerçeklik, ruh ve etik olmak üzere dört tema halinde düzenlenen Antik Felsefe, bugün hâlâ zihnimizi kurcalayan ve asla eskimeyecek büyük sorulara Antik Yunan dehâlarının gözüyle bakmak isteyen okurlar için bir rehber kitap niteliği taşıyor.

  • Künye: William J. Prior – Antik Felsefe, çeviren: Zeynep Bozoğlan, Babil Kitap, felsefe, 210 sayfa, 2024