Yvonne Tasker (der.) – 50 Çağdaş Sinemacı (2007)

  • 50 ÇAĞDAŞ SİNEMACI, derleyen: Yvonne Tasker, çeviren: Nur Gökçeoğlu, Dost Kitabevi, sinema, 524 sayfa

 

Yvonne Tasker, derleyip yayına hazırladığı ’50 Çağdaş Sinemacı’da, Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya’dan seçilen elli önemli isme yer veriyor. Sinema 20. yüzyılın son çeyreğinede devasa dönüşümler yaşadı. Bu dönüşümlerin ortaya çıkmasında, görsel anlatım olanaklarının çeşitlenmesi kadar, teknolojinin ve pazar koşullarının muazzam değişimi de rol oynadı. Tasker’in kitabına aldığı elli sinemacı, bir yönüyle bu dönüşümleri en iyi verebilecek isimler olmalarıyla ilgiye değer. Kitap, Martin Scorsese’den Spielberg’e, Luc Besson’dan David Lynch’e, Wim Wenders’ten Coen kardeşlere kadar, elli ismin sinemanın teknik ve estetik ifade olanaklarına getirdiği yeniliklere kafa yormuş. Çok sayıda yazarın makaleleriyle katkıda bulunduğu kitap, yedinci sanata yeni ifadeler getiren bu yönetmenler üzerinden, çağdaş sinema araştırmalarına önemli bir katkı sunuyor.

Avni Alan (ed.) – Churches In Turkey (2007)

  • CHURCHES IN TURKEY, editör: Avni Alan, AS Book, mimari, 400 sayfa

 

Avni Alan’ın editörlüğünü yaptığı ve İngilizce yayımlanan ‘Churches in Turkey’, Türkiye’nin muhtelif bölgelerinde bulunan kiliselere yer veriyor. Metnini Hakan Alan’ın kaleme aldığı ve fotoğrafları Erdal Yazıcı imzalı kitap, tarihte önemli dinlere ev sahipliği yapan Türkiye’nin sahip olduğu, fakat sıklıkla ihmal edilen dini zenginliğini ortaya koyuyor. Kaliteli baskısı, metin-fotoğraf bütünlüğüyle dikkat çeken kitap, Türkiye’nin Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Karadeniz gibi yedi bölgesindeki kiliselere yer veriyor. ‘Church in Turkey’, bir gezi kitabı olduğu kadar, Türkiye’deki kiliselere dair bir rehber kitap özelliği de taşıyor. Kitap hakkında, 0212. 5133990 nolu telefondan bilgi alınabilir.

Jean Duval (ed.) – Charles Bukowski ve Beat Kuşağı (2007)

Amerikan yeraltı edebiyatı, çok popüler ismi Charles Bukowski dışında, Beat Kuşağı edebiyatçılarla da adından bayağı söz ettirmişti.

İşte, ‘Charles Bukowski ve Beat Kuşağı’ isimli bu kitap, ele aldığı iki ayrı ekolü, Amerikan yeraltı edebiyatı çatısı altında bir araya getiriyor.

Kitap, iki ekol arasındaki benzerlik ve farklılıkları gösterirken, Beat’lerden Punk’a, Punk’tan Bukowski’ye, Amerikan yeraltı edebiyatını karşılaştırmalı bir analizine girişiyor.

Çalışma, beat sonrası punk döneme yakın bir isim olarak tanımlanan Bukowski dışında, Jack Kerouac, Allen Ginsberg, William S. Burroughs ve Ken Kesey gibi önemli isimlere de yer vermesiyle önemli.

  • Künye: Jean Duval (ed.) – Charles Bukowski ve Beat Kuşağı, çeviren: Artemis Günebakanlı, Altıkırkbeş Yayınları, inceleme, 120 sayfa

Handan Çağlayan – Analar, Yoldaşlar, Tanrıçalar (2007)

  • ANALAR, YOLDAŞLAR, TANRIÇALAR, Handan Çağlayan, İletişim Yayınları, kadın, 278 sayfa

 

Handan Çağlayan’ın ‘Analar, Yoldaşlar, Tanrıçalar’ı, Kürt hareketinde kadınlar ve kadın kimliğinin oluşumuna odaklanıyor. Kitap, ekler dışında, Kürt kadınının günümüzdeki konumunu, erken dönem milliyetçi ideolojide kadınların yerini, yeni bir kimlik inşa süreci olarak 1980 sonrası Kürt kadın hareketinin gelişmesi, yasal partilerde kadınlar ve politikacı kadın kimliği ve nihayet Kürt kadın kimliğinin oluşumu, bileşenleri ve dinamikleri gibi konular yer alıyor. Çağlayan’ın çalışması, kadınların siyasette özne olup olmadıkları sorusuna, ortaya koyduğu önemli bulgularla sağlam bir yanıt veriyor.

Ziya Yamaç – Mehmet: Balkan Muhaciri (2007)

  • MEHMET: BALKAN MUHACİRİ, Ziya Yamaç, Heyamola Yayınları, roman, 260 sayfa

 

1912-1914 yılları arasında, Balkan Savaşları sonucunda, bir milyondan fazla Türk göçe zorlanmıştı. Bu trajedinin başlangıcı, 1877-1878 yılları arasındaki Osmanlı-Rus savaşına kadar uzanır. İşte çok sayıda çevirisiyle de Türkçeye hizmet etmiş Ziya Yamaç’ın ‘Mehmet: Balkan Muhaciri’, kendisi de bir göçmen olan yazarın, bu büyük trajediyi hikâye ettiği bir roman. Bulgaristan Silistreli Balkan göçmeni olan Ziya Yamaç’ın romanı, 1890-1900 yılları arasında, Trakya’ya yerleştirilen muhacirlerin yaşadıklarını, Balkan Türkçesini iyi kullanarak anlatıyor. Roman, trajik ve yakıcı konusuyla olduğu kadar, 1986 yılında ölen Yamaç’ın, dili kullanmadaki ustalığıyla da dikkat çekiyor.

Karl Marx – Kapital 1. Cilt (2011)

  • KAPİTAL, 1. CİLT, Karl Marx, çeviren: Mehmet Selik ve Nail Satlıgan, Yordam Kitap, iktisat, 875 sayfa

 

Karl Marx’ın ve Marksizmin temel yapıtı ‘Kapital: Ekonomi Politiğin Eleştirisi’, Almanca aslından yapılan yeni bir çeviriyle Türkiyeli okurun karşısına çıkıyor. ‘Kapital’ bilindiği gibi, içlerinde Hikmet Kıvılcımlı’nın da bulunduğu farklı kişiler tarafından Türkçeye çevrilmeye çalışıldı. Bu isimlerden biri de Mehmet Selik’ti. Eserin elimizdeki baskısında, Selik’in çevirmiş olduğu bölümler gözden geçirilmiş ve kalan bölümler Nail Satlıgan tarafından Türkçeye kazandırılmış. Kitabın bu basımında ayrıca, Marx’ın 1. cilde koymayı düşündüğü ama daha sonra vazgeçtiği ‘Dolaysız Üretim Sürecinin Sonuçları’ başlıklı el yazması da bulunuyor.

Murat Küçük – Lâmekân (2011)

  • LÂMEKÂN, Murat Küçük, Horasan Yayınları, roman, 302 sayfa

 

Murat Küçük, 20. Yüzyılın başındaki İzmir’de geçen romanı ‘Lâmekân’da, bir cinayet hikâyesi ekseninde, okurunu unutulmuş Rumca nefeslerin renklendirdiği İzmirli Bektaşilerin dünyasına götürüyor. Roman, şehirde bir Bektaşi dergahında yaşanan cinayeti araştıran Ali Yakup Derviş’in yaşadıkları üzerine inşa edilmiş. Derviş, cinayetin izini sürerken, Ege’de üç büyük dine mensup sufilerin gizli tarikatına ulaştıracaktır. Hikâyenin arka planında da, dönemin İttihat ve Terakki Fırkası iktidarına muhalefet eden Osmanlı Demokrat Fırkası, Osmanlı Sosyalist Fırkası, İzmir çevresinde hayat bulmuş Hurufi gelenek ve Şeyh Bedreddin düşüncesi yer alıyor.

Alexander McCall Smith – İskoçya Sokağı 44 Numara (2011)

  • İSKOÇYA SOKAĞI 44 NUMARA, Alexander McCall Smith, çeviren: Aslı Mertan, İş Kültür Yayınları, roman, 514 sayfa

 

Alexander McCall Smith’in ‘İskoçya Sokağı 44 Numara’sı, Edinburgh’un gerçek olan bu sokağında, kurmaca bir binada yaşamakta olan farklı tiplerin hikâyelerini anlatıyor. Okulda istediği başarıyı yakalayamayan ve bunun gerilimini yaşayan Pat, onun çapkın ev arkadaşı Bruce, gösteriş düşkünü İrene ile beş yaşındaki oğlu ve binanın entelektüel siması Domenica Macdonald, romanda karşımıza çıkan kişilerden birkaçı. Güldürüyü romanın harcı olarak kullanan Smith, yerlisi olduğu Edinburgh’un öğrenciler, şairler, başarısızlar, hırslılar, ilginç tipler, ressamlar ve çapkınlardan mürekkep bu bohem sokağında yaşanan keyifli olayları hikâye ediyor.

Orhan Duru – Boğultu (2011)

  • BOĞULTU, Orhan Duru, Yapı Kredi Yayınları, öykü, 578 sayfa

 

‘Boğultu’, gezi ve köşe yazıları, deneme, çeviri ve tiyatro uyarlamalarından da bildiğimiz ve 2009’un başlarında aramızdan ayrılan Orhan Duru’nun toplu öykülerinin ikinci cildi. Duru’nun ilk öyküsü ‘Kadın ve İçki’ 1953’te yayımlanmıştı. Bazı eleştirmenler, daha sonra birçok öyküsü yayımlanan Duru’yu, kimi zaman gözlemci, kimi zaman güldürücü ve kimi zamansa bilim-kurgucu bir yazar olarak değerlendirdi. Yazarın toplu öykülerinin elimizdeki iki cildi, Duru’nun ‘Fırtına’, ‘Yeni ve Sert Öyküler’, ‘Düşümde ve Dışımda’, ‘Kazı’ ve ‘Küp’ gibi kitaplarını bir araya getiriyor. Bu cilt, Duru’nun ironi ustalığını yeniden hatırlamak için iyi bir fırsat.

Karl Olsberg – Kara Yağmur (2011)

  • KARA YAĞMUR, Karl Olsberg, çeviren: Ömürnaz Kurt, Can Yayınları, roman, 335 sayfa

 

Alman yazar Karl Olsberg ‘Kara Yağmur’da, nükleer patlamaların yaşanamaz hale getirdiği bir dünyayı tasvir ediyor. Roman, Türk işçiler ile Neo naziler arasında çatışmaların büyüdüğü Almanya’da geçer. Ülkede büyük bir hızla yabancı düşmanlığı tırmanırken, faili bilinmeyen bir bomba patlaması yaşanır. Hiroşima’ya atılan bombanını on katı gücünde olan patlamanın olağan şüphelileri İslamcı teröristlerdir. Fakat işler, kesinlikle göründüğü gibi değildir. Zira bu patlama, güçlü bir Almanya’yı yeniden diriltmeye çalışan Neo nazi yanlısı silah sanayiinin, Rus mafyasının ya da ABD’deki savaş taraftarı bir organizasyonun işi de olabilir.