Susan Hill – Temiz Kalpler (2010)

  • TEMİZ KALPLER, Susan Hill, çeviren: Kerem Işık, Yapı Kredi Yayınları, roman, 463 sayfa

Susan Hill imzalı ‘Temiz Kalpler’, Başmüfettiş Simon Serrailler’in ikinci macerasıyla okurun karşısına çıkıyor. İngiltere’nin ufak bir katedral kasabası olan Lafferton’da geçen roman, küçük bir çocuğun kaçırılması ve devamında yaşanan olayları hikâye ediyor. Hill romanını, “suçlu kim?” sorusunun yanıtından çok, farklı durumlara savrulan karakterlerinin yaşadığı olaylar üzerine inşa etmiştir diyebiliriz. Böylece Serrailler kendini, evinin kapısının önünde beklerken kaçırılan bir çocuk, ölümle yaşam arasında gidip gelen bir kadın ve suçtan uzak durup durmamak konusunda ikilem içinde olan bir adam gibi ilginç hayatların içinde bulacaktır.

Jean Van Hamme ve Grzegorz Rosinski – Thorgal: Ogatai’nin Tacı (2010)

  • THORGAL: OGATAI’NİN TACI, Jean Van Hamme ve Grzegorz Rosinski, çeviren: Zeynep Mertoğlu, Çizgi Düşler Yayınları, çizgiroman, 48 sayfa

Öyküsü Jean Van Hamme, çizimleri de Grzegorz Rosinski’ye ait olan ‘Thorgal’, ilk olarak 1977 yılında ortaya çıktı. Viking mitolojisinden beslenen ‘Thorgal’i ilgi çekici kılan bir başka husus da, fantastik, bilimkurgu, korku ve serüven gibi farklı türlerden beslenen zengin öykülere sahip oluşudur diyebiliriz. Elimizdeki seçkide ise, Tanrılar tarafından lanetlenmesine rağmen barış için savaşan Thorgal’in 1993, 1994 ve 1995 yıllarında Editions du Lombard tarafından yayımlanmış ‘Görünmez Kale’, ‘Sürülmüşlerin İşareti’ ve ‘Ogatai’nin Tacı’ başlıklı üç macerası yer alıyor. Seçkinin albenisi ise, tamamı kuşe renkli kağıda basılmış olması.

Piero Sraffa – Malların Mallarla Üretimi (2010)

  • MALLARIN MALLARLA ÜRETİMİ, Piero Sraffa, çeviren: Ümit Şenesen, Yordam Kitap, iktisat, 176 sayfa

 

1983 yılında hayata veda eden Piero Sraffa, yirminci yüzyılın en önemli iktisatçılarından. İtalyan asıllı İngiliz iktisatçı 1926’da, henüz 28 yaşındayken kaleme aldığı makalesinde, serbest piyasanın tekelleşmeye yol açtığını savunmuş; bu tez çok tartışılmıştı. Cambridge ekolünden gelen Sraffa’nın otuz yılda yazdığı ve tek kitabı olan ‘Malların Mallarla Üretimi’ ise, kapitalist dünyada iktisat düşüncesine bir yüzyıl boyunca hakim olmuş neoklasik iktisadın dışında yeni bir teorik çerçeve öneriyor. 1960’ta yayımlanan kitapta Sraffa’nın çizdiği teorik çerçeve, neoklasik iktisadı eleştiren iktisatçıların temel kaynaklarından biri olmuştu.

Klaus Hympendahl – Denizde Günah (2007)

  • DENİZDE GÜNAH, Klaus Hympendahl, çeviren: Hulki Demirel, Ataköy Marina Yacht Club Yayınları, inceleme, 280 sayfa

Klaus Hympendahl’ın ‘Denizde Günah’ı, özet olarak, hayatı denizde geçen kadınları anlatıyor. Denizcilik konulu kitaplarıyla tanınmış yazarın bu kitabının alt başlığı, ‘Denizcilik Tarihine Erotizm Penceresinden Bir Bakış’ ve çalışma, denizcilik tarihinde, yelkenli gemilere kadar giden bir zaman dilimi içinde, kadının denizcilik kültüründeki izinin peşine düşüyor. Her tarihte olduğu gibi, denizcilik tarihinde de kadının yeri çok az vurgulandı, ondan çok az bahsedildi. Oysa kadınlar eski zamanlardan beri gemilerde bulunmuşlardı. Sıradan yolcular olarak, eş ya da metres olarak, fahişe olarak veya tayfa olarak. Dolayısıyla Hympendahl’ın bu çalışması, denizcilik tarihinde kadının almış olduğu çok çeşitli rollerin peşine düşmeyi amaçlıyor. Fakat ağırlıklı olarak da, kadının daha çok cinsel, erotik yönlerden ele işlenmiş olduğunu da belirtelim.

David Foenkinos – Ahmaklığın Devrik Hali (2007)

  • AHMAKLIĞIN DEVRİK HALİ, David Foenkinos, çeviren: Orkun Yeltepe, + 1 Kitap, roman, 191 sayfa

‘Ahmaklığın Devrik Hali’, “Romantik aşıklar için, utanç verici bir aylaklık ve ahmaklık hikâyesi” girizgâhıyla başlıyor. Romanın başkahramanı Conrad, umutsuz bir aşık, berbat hediyeler seçen bir sevgili ve Milan Kundera’nın yeğeni olduğunu iddia edecek kadar hayalperest biridir. Sevgililer gününü yeni arkamızda bıraktığımız şu günlerde, aşk hakkındaki duygu ve düşüncelerimiz de aklımızın bir köşesinden geçmiştir. Bu tarz ikili ilişkilerde acı başat duygu olsa da, Foenkinos, bu duygunun soytarılığa ve ahmaklığa varan yönüyle ilgileniyor. Romanın başkahramanı Conrad düşünüldüğünde, kendisi hem acı çeken bir bireyi, hem de romantizminin alay edilecek sınır tanımazlığıyla dikkat çeken bir isim. Foenkinos’un romanının ilgi çekiciliğin, tamamıyla kahramanının bu iki yönünü eşelemesi ve böylece hem romantiklere hem de akılcılara hitap etmesiyle sağlandığı söylenebilir.

Thomas Harris – Hannibal Doğuyor (2007)

  • HANNIBAL DOĞUYOR, Thomas Harris, çeviren: Pınar Öcal, Altın Kitaplar, roman, 303 sayfa

Thomas Harris, edebiyatta ve televizyonda büyük başarı yakalayan Hannibal’ın yaratıcısı. New York’ta Associated Press’in editörlüğünü yapan Harris, Amerika ve Meksika’daki suç örgütleri hakkında yazdığı haberlerle yazarlığa adım attı. 1975’te yayımlanan ‘Kara Pazar’ ile yazarlığa adım atan Harris, 1981’deki ‘Kızıl Ejder’i ve 1988 yılında yayımlanan ‘Kuzuların Sessizliği’ ile büyük bir üne kavuştu. ‘Hannibal Doğuyor’ da, isminden de anlaşılacağı gibi, Hannibal Lecter karakterinin gençliğini, doğuşunu hikâye ediyor. Hannibal’i, ünlü bir ressam olan amcası Rusya’da bir yetimhanede bulur ve beraberinde Fransa’ya getirir. Orada amcası ve yengesi Lady Murasaki ile birlikte yaşamaya başlar. Yengesinin yardımıyla sağlığına kavuşan Hannibal, Fransa’da tıp fakültesine de kabul edilir. Hannibal, tıp bilgisinin de yardımıyla bir ölüm meleğine dönüşecektir.

Serkan O. Yimsel – Doğru Beslenmeyle İlgili Yanlış Bildiklerimiz (2007)

  • DOĞRU BESLENMEYLE İLGİLİ YANLIŞ BİLDİKLERİMİZ, Serkan O. Yimsel, Hayy Kitap, sağlık, 197 sayfa

İnsanların doğru beslenmeyle ilgili kafaları karışık. ‘Doğru Beslenmeyle İlgili Yanlış Bildiklerimiz’ de, bu kafa karışıklığını gidermeyi amaçlayan bir çalışma. Modern tıbbın da alet olmasıyla, medya ve gıda endüstrisi, sistematik bir çalışmayla, beslenmeyle ilgili çoğu asılsız iddialarıyla kafaları olabildiğince karıştırdı. Kitapta, kolesterolün kalp krizinin baş tetikçisi olmadığı; pastörize sütün düşünüldüğü kadar faydalı olmadığı; kalori kısıtlayan diyetle, kilo vermek isteyenin ancak yüzde bir şansının olduğu; çocuklar için soyalı mamaların faydalı olmadığı, kitabın sunduğu yanlış bilinenlerden sadece birkaçı. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Metabolizma ve Beslenme Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Aydın’ın tıbbi editörlüğünü üstlendiği ve aynı zamanda önsözünü yazdığı kitap, doğru beslenme konusunda okuyucuyu şaşırtabilecek bilgiler veriyor.

Lucien Lévy-Bruhl – İlkel Toplumlarda Mistik Deneyim ve Simgeler (2006)

Lucien Lévy-Bruhl, ‘İlkel Toplumlarda Mistik Deneyim ve Simgeler’de, ilksel veya ilkel olarak tanımlanan topluluklarda simgeler ile mistik deneyimi, onların zihinsel yapılarından yola çıkarak açıklamaya çalışıyor.

“Bu simgeler ve bu deneyime özgü belli başlı özellikler hangileridir ve bu sorunun yanıtını ilkellerin zihinsel yönlendirmesi ve zihinsel farklılıkları doğrultusunda mı aramak gerekmektedir?”, Lévy-Bruhl’ün cevap aradığı soruların başında geliyor.

Lévy-Bruhl çalışmalarıyla, Marksist ve Freudçu düşüncenin sosyal ya da insan bilimlerini neredeyse egemenliğine almış yapısında, egemen düşüncelere karşı kendi özgün tezlerini sunan bir isim.

Lévy-Bruhl’ün tarzı, bu kitabındaki konuyu modern anlayışla değil, esas olarak ilkellerin kendi zihinleri üzerinden açıklamaya çalışmasında da ortaya çıkıyor.

  • Künye: Lucien Lévy-Bruhl – İlkel Toplumlarda Mistik Deneyim ve Simgeler, çeviren: Oğuz Adanır, Doğu Batı Yayınları, antropoloji, 252 sayfa, 2018

Ersin Antep – Türk Bestecileri Eser Kataloğu (2007)

  • TÜRK BESTECİLERİ ESER KATALOĞU, Ersin Antep, Sevda Cenap And Müzik Vakfı Yayınları, müzik, 573 sayfa

‘Türk Bestecileri Eser Kataloğu’, Ersin Antep’in daha önce yayımlanan ‘Türk Bestecileri Eser Kayıt Kaynakçası’nın bir devamı olarak düşünülebilir. Kitap, Türkiyeli bestecilerin eserlerini daha eksiksiz görebilme ve onlara ulaşabilme kolaylıkları sunuyor. Türkiye’deki müzik çalışmalarının eksikliği düşünüldüğünde, Antep’in çağdaş Türk bestecilerinin yapıtlarından oluşturduğu bu liste, kuşkusuz, bu alan için değerli bir kaynak özelliğine sahip. Çalışma için ilk olarak Gültekin Oransay, Ahmet Say ve Evin İlyasoğlu gibi müzik yazınının önde gelen isimlerinin yayınları tarandı ve her bestecinin bütün eserleri listelendi. İkinci olarak yaşayan her bestecinin eser listesi hazırlanarak söz konusu besteciye gönderilip teyit edildi. Dolayısıyla kitap, sadece müzik uzmanları için değil, Türkiye’nin müzik külliyatının kayda geçirilmesi anlamında da değerli.

Thomas W. Laqueur – Tek Kişilik Seks (2007)

  • TEK KİŞİLİK SEKS, Thomas W. Laqueur, çeviren: Sermet Yalçın, Literatür Yayıncılık, tarih, 587 sayfa

Thomas W. Laqueur, ‘Tek Kişilik Seks’te, mastürbasyonun kültürel tarihinin izini sürüyor. Mastürbasyon on sekizinci yüzyıla kadar üzerinde fazlaca durulmayan bir konuyken, 1712 yılında, Londra’nın arka sokaklarından birinde yayımlanan ‘Onania’ adlı bir kitapçıkla tıbbi, soyal ve psikolojik bir sorun haline gelerek gündeme oturdu. Daha sonra, çok farklı toplumsal, kültürel ve politik nedenler mastürbasyona farklı anlamlar da yükledi. Çünkü 1900’lü yıllara gelindiğinde, tüm özgürlük talepleriyle beraber, cinsel özgürlük talepleri de artmaya başladı. İşte mastürbasyon da bu tarz bir cinsel özgürlük talebi içinde kendine yer buldu. Fakat bu, mastürbasyonun tabu olarak kalmasına engel olamadı. Laqueuer, mastürbasyon konusunu, Kitabı Mukaddes’ten başlayarak Aristoteles’e, Rousseau’ya, Freud’a ve internet çağına kadar uzanan geniş bir yelpazede inceliyor.