Tamsin Shaw – Nietzsche’nin Politik Kuşkuculuğu (2023)

 

Mevcut değer sistemlerine dönük sistematik saldırıları, “değerlerin altüst edilip yeniden değerlendirilmesi” girişimi ve üst-insanın gelişi için elverişli bir zemin hazırlama derdindeki felsefi tasarısıyla Nietzsche’nin -kuşkuya yer bırakmayacak biçimde- politik bir düşünür olduğunu söylemek mümkün.

Ne var ki Nietzsche’nin, hayatı boyunca bütünlüklü ve tutarlı bir politik projeyi ortaya koymayışı, Tamsin Shaw’ın bu eserin girizgahında dile getirdiği gibi, siyaset kuramcıları açısından epeyce sıkıntı yarattı.

Proto-Nazilik ithamından tutun da anarşist ya da varoluşçu Nietzsche imgelerine değin, sayısız okuma tarzı, onun dağınık corpus’uyla cebelleşirken, Nietzsche külliyatı içinden pek çok Nietzsche türedi.

İşte felsefeci T. Shaw elinizdeki çalışmada Nietzsche’ye dair yorumları bir bir masaya yatırırken özellikle de “Nietzsche ve Politika” literatüründe noksan bırakılmış bir noktaya odaklanır: Politik meşruiyet olgusu ile normatif otoritenin talepleri arasındaki gerilimli ilişkiselliğin temellük ettiği siyasal uzama, politik kuşkuculuğun ilkeleriyle yaklaşmak.

Bu hat üzerinden kitap Nietzsche’nin devlet çözümlemesi, sekülerleşmiş dinsel yapıların kritiği, hakikat tekelciliği, ahlaki realizm ve ekseriyetle politikadaki liberal seçeneklerin eleştirisi gibi konular üzerinden bize farklı bir Nietzsche portresi sunuyor.

  • Künye: Tamsin Shaw – Nietzsche’nin Politik Kuşkuculuğu, editör: Güney Çeğin, çeviren: Volkan Ay, Phoenix Yayınları, felsefe, 248 sayfa, 2023

Ronald T. Merrill – Manyetik Yerküremiz (2023)

 

800.000 yıl önce pusula ibresi kuzeyi değil güneyi gösterecekti.

Manyetik kuzey ve güney kutup noktaları tarih boyunca sık sık yer değiştirdi.

Yirminci yüzyılda manyetik alan kuvveti yüzde 6 azaldı ve kuzey manyetik kutbu neredeyse 10° kuzeye kaydı.

Bu değişkenliğin sonuçları nelerdir?

Yerkürenin manyetik alanındaki bu değişmeler kimi zaman büyük güç boşalımlarına neden olan manyetik fırtınalarla mı ilişkili?

Manyetik alanı hisseden ve kullanan hayvanlar ciddi sorunlarla karşılaşacaklar mı?

Bunlar bilim insanları tarafından sorulan soruların sadece birkaçı.

‘Manyetik Yerküremiz’ iklimden uzaydaki hava durumuna, jeolojik zamandan Güneş’e kadar çeşitli konuları manyetizmanın büyük başlığı altında bir araya getiriyor.

Ronald Merrill anlatısını, bilim felsefesi üzerine söylemlerle ve yaratılışçıların evrime ve Dünya’nın yaşına yönelik saldırılarına karşı cevaplarla harmanlıyor.

Bilimin nasıl yapıldığını öğrenmek isteyenler ile bir pusula iğnesinin kuzeyi göstermesinin nedenini merak eden herkese tavsiye ederiz.

  • Künye: Ronald T. Merrill – Manyetik Yerküremiz: Jeomanyetizma Bilimi, çeviren: Murat Alev, Alfa Yayınları, bilim, 352 sayfa, 2023

Charles Sanders Peirce – Felsefenin İlkeleri (2023)

Pragmatizmin, sembolik mantığın ve göstergebilimin kurucusu, Amerikalı filozof Charles Sanders Peirce’ün ‘Felsefenin İlkeleri’ kitabı, filozofun bilim ve felsefe tarihini yarattığı yeni kavramlarla derinlikli ve özgün yaklaşımıyla ele aldığı dört kitaptan oluşuyor: felsefe tarihi, bilim tarihi ve bilimsel felsefe hakkındaki görüşlerini içeren “Genel Tarihi Yönlendirme”; “Bilimlerin Sınıflandırılması”; “Fenomenoloji” ve “Normatif Bilimler”.

Nazlı İnönü’nün hazırladığı “Çevirmenin Sunuşu”, metinde geçen sınıflandırmaların şemalarını içeren özel ekler ve İngilizce-Türkçe ve Türkçe-İngilizce Peirce terimleri sözlükleriyle, etraflı bir Peirce’ün felsefesine giriş kitabı bu.

Kitaptan bir alıntı:

“Birçok felsefecinin en büyük Amerikalı filozof olduğunu düşündüğü Peirce çok geniş bir ilgi alanına sahiptir. Bu alan felsefenin her çeşidiyle birlikte birçok bilim disiplinini de kapsar. Bilimdeki bu kapsamlı çalışmasına rağmen o, kendini her şeyden önce bir mantıkçı olarak görür. Zamanının ders kitaplarında hüküm süren verimsiz skolastik mantığı eleştirerek dikkatini bilimde ve matematikte kullanılan yöntemlere yönlendirir. Peirce’ün bilimsel bakış açısı felsefi görüşlerini de şekillendirdiğinden pragmatizmi aslında bilimde kullanılan yöntemlerin doğal bir sonucudur. Mantıksal pozitivistler gibi metafiziği tamamen reddetmek yerine, onu bilimsel kılmaya çalışır.”

  • Künye: Charles Sanders Peirce – Felsefenin İlkeleri, çeviren: Nazlı İnönü, Yapı Kredi Yayınları, felsefe, 392 sayfa, 2023

Carl Safina – Yaban Dersleri (2023)

 

Nedir bizi biz kılan, doğa mı yoksa çevremiz mi?

İnsanların gelişimine dair uzun zamandır süregelen bir tartışma bu.

Peki ya hayvanlar?

Bazıları kültürün sadece insanlara özgü bir olgu olduğuna inanır.

Ancak bu kitap, tam olarak hayvan kültürlerini ele alıyor.

İspermeçet balinalarının, makavların ve şempanzelerin geleneklerinin olduğunu, belirli bir topluluk içinde bir birey olarak kendilerini tanıdıklarını ve eylemlerinin büyük oranda “öğrenilmiş” olduğunu gösteriyor.

Kalıtım denince aklımıza genler gelir; oysa kültür, nesiller boyunca aktarılan ikinci bir kalıtım biçimidir.

Koşulların değiştiği durumlarda sosyal öğrenme, genlerden çok daha hızlı biçimde uyum sağlamayı mümkün kılar.

‘Yaban Dersleri’, bizi serbest yaşayan hayvan topluluklarındaki bireylerle tanıştırıyor.

Hayvanların nasıl yaşadığına dair önyargılarımızın ötesinde, aydınlatıcı bir açıklama sunuyor.

Carl Safina, hem insanlar hem de diğer hayvanlar için kültürün “Burada nasıl yaşıyoruz?” sorusuna verilen cevaplardan oluştuğunu gösteriyor.

Hayvan kültürlerini açıklarken aynı zamanda insan kültürünü daha iyi anlamamızı sağlıyor.

İnsanlar arasındaki önemsiz kültürel farkların nasıl olup da bu denli çözümsüz gerilimlere yol açtığını açıklıyor.

  • Künye: Carl Safina – Yaban Dersleri: Hayvan Kültürleri Nasıl Aile Kurar, Güzellik Yaratır ve Barış İçinde Yaşar, çeviren: Özgür Umut Hoşafçı, Babil Kitap, antropoloji, 496 sayfa, 2023

Brian Fagan – Suyun Tarihi (2023)

Su ile olan ilişkimizin kökleri çok uzak geçmişe dayanır.

Tarih öncesi avcı-toplayıcılar için, nerede su bulacağını bilmek ölüm kalım meselesiydi.

Bronz Çağı öncesinin büyük köyleri sulama tekniklerinin geliştirilmesi sayesinde Antik Çağın büyük kent devletlerine dönüştü.

Orta Çağ Avrupa’sı ve ardından Sanayi Devrimi su yönetimiyle ilgili sorunlara dâhiyane çözümler buldu ve suyu alınıp satılan bir meta haline getirdi.

Kısacası her insan kültürünü su ile kurduğu ilişki biçimlendirdi.

Günümüzde ileri teknolojiler sayesinde su teminini ciddi ölçüde garanti altına almış olsak da bu temel ihtiyacımızı karşılayabilmemiz son tahlilde doğanın insafına kalmıştır.

Brian Fagan suyun git gide daha az bulunan değerli bir kaynak haline geldiği günümüzde bize bu temel ihtiyacımızı karşılamayı sürdürebilmemiz için, en modern teknolojileri kullansak da en eski atalarımızın suyla ilgili değerler sistemine geri dönmemiz gerektiği mesajını veriyor.

  • Künye: Brian Fagan – Suyun Tarihi: Su, Uygarlığı Nasıl Yarattı?, çeviren: Ekin Duru, Say Yayınları, tarih, 408 sayfa, 2023

 

Thomas Curran – Mükemmellik Tuzağı (2023)

Thomas Curran, güncel bulgulardan oluşan geniş bir yelpazeye dayalı olarak, mükemmeliyetçiliğin ve onun sınırsız bir büyüme elde etmeye yönelik kapitalist ‘saplantı’sının kitlesel ölçekte bir hoşnutsuzluk ve güvencesizliğe nasıl katkıda bulunduğunu gerçekçi bir bakış açısıyla ortaya koyuyor.

Günümüzde tükenmişlik ve depresyon; işyerindeki yoğun rekabetin, kendimizi başkalarıyla kıyaslamaya teşvik eden baskıcı ölçüde yaygınlaşmış sosyal medyanın, elit üniversitelerden diploma edinme arayışının ve ebeveynler ile akranların etkisiyle rekor düzeylere ulaştı.

İçinde yaşadığımız ekonomik sistem mükemmeliyetçiliği besleyici nitelikte bir dizi çarpık değer üretmeyi sürdürdüğü için, hepimizin ruh haline silinmez şekilde yapışıp kalmış bu olumsuz duygular her geçen gün daha da yoğunlaşıyor.

Dünyanın en önde gelen mükemmeliyetçilik uzmanı Thomas Curran’ın elinizdeki kitabı, bu olgunun neden yükselişte olduğunu, hayatlarımızı nasıl alt üst ettiğini ve onu durdurmak için ne yapabileceğimizi incelikle anlatıyor.

Mükemmeliyetçiliğin hem sizin hayatınız hem de toplumun geneli üzerindeki sinsi etkilerini gün yüzüne çıkaran ‘Mükemmellik Tuzağı’, araştırmaya dayalı içeriğiyle bu olgunun sebepleri ve sonuçlarını güzel, düşündürücü ve titiz bir yaklaşımla keşfederek ilgi çekici ve kapsamlı bir analize tabi tutuyor.

Çalışma, mükemmeliyetçilik arayışının tükenmişliği ve depresyonu nasıl beraberinde getirerek bizi hedeflerimize erişmekten alıkoyan tehlikeli bir saplantıya dönüşebileceğine işaret ediyor.

Bunun yanında başarısızlıktan korktuğunuzda, hatalarınıza takılıp kaldığınızda ya da kendinizi yetersiz hissettiğinizde hayatınızı tekrardan yoluna koyabilmeniz için vakit kaybetmeksizin uygulayabileceğiniz pratik çözüm yolları gösteriyor.

  • Künye: Thomas Curran – Mükemmellik Tuzağı: Her Zaman Daha Fazlasını İsteyen Bir Dünyada Yeterli Olanın Gücü, çeviren: Emre Can Ercan, Kronik Kitap, psikoloji, 288 sayfa 2023

Marius Cleyet Michaud – Altın Oran (2023)

Sanatçılar ve şairler tarafından sıkça kullanılan gizemli bir ifade ve gerçek bir aritmetik nicelik olan altın oran, bazılarının inandığı gibi bilginin anahtarını mı taşıyor?

Bu kitabın amacı, hem fiziksel (daha doğrusu astronomik) bir niceliği hem de bazı estetik özelliklerin atfedildiği tamamen aritmetik bir niceliği belirtmek için kullanılan bu sayının matematiksel özellikleriyle sınırlı kalmadan, altın oran tarafından baştan çıkarılan veya ilgisini çeken herkese bir dizi olumlu gerçek sunuyor.

Bu “ilahi oran”ın icadının ve matematik, sanat (resim, müzik, şiir) ve mimarideki uygulamalarının tarihi nedir?

Hangi mistisizme ilham kaynağı olmuştur?

İşte eldeki rehber kitap, bu ve bunun gibi soruların yanıtlarını barındırmasıyla önemli.

  • Künye: Marius Cleyet Michaud – Altın Oran, Dost Kitabevi, inceleme, 148 sayfa, 2023

Ron Cowen – Kütlenin Gizli Çekiciliği (2023)

Modern fiziğin en ilginç konularından biri olan kütleçekimin etkilerini her an hissediyoruz ama üzerinde pek durmuyoruz.

Onu daha ziyade –Newton’ın kütleçekim kuramının açıkladığı gibi– havaya atılan bir cismin yere düşmesine neden olan bir “kuvvet” olarak hayal ediyoruz, oysa Einstein’ın genel görelilik kuramı bambaşka bir evren modeli sunarak gerçeğin öyle olmadığını gösterdi.

Peki kütleçekim tam olarak ne ve genel görelilik kuramının doğru söylediğini nereden biliyoruz?

Ron Cowen bu soruların cevabını verirken bizi bilimin en heyecan verici dönemlerinden birinde kısa bir yolculuğa çıkarıyor.

Einstein’ın genel görelilik kuramını geliştirme süreciyle başlayıp 1919 yılındaki güneş tutulmasında kütleçekimin ışığı büktüğünün teyit edilmesiyle ivme kazanan, yakın geçmişte de kütleçekim dalgalarının ilk defa tespit edilmesi ve bir kara deliğin ilk defa görüntülenmesi gibi çarpıcı gelişmeleri kapsayan bir dönem bu.

Cowen kütleçekim hakkındaki mevcut bilgimize varma sürecimizi anlatırken, uzay-zamanın eğilip bükülebilen ya da kısalıp uzayabilen esnek dokusunu; içlerine düşen hiçbir şeyin –ışığın bile– kaçamayacağı kozmik obruklar olan kara delikleri; devasa kütleli cisimlerin hareketleriyle oluşan ve uzay-zamanı gerip sıkıştırarak titreşimler oluşturan kütleçekim dalgalarını; kütleçekimi kuantum mekaniği temelinde anlama çabalarını ve tüm bunların araştırılmasını mümkün kılan teknolojiyi yalın bir dille açıklıyor.

  • Künye: Ron Cowen – Kütlenin Gizli Çekiciliği: Einstein’dan Günümüze Kütleçekimin Kısa Bir Tarihi, çeviren: Sevkan Uzel, Metis Yayınları, bilim, 184 sayfa, 2023

Selim Deringil – Denge Oyunu (2023)

Nazi-Sovyet Saldırmazlık Antlaşması’nın imzalandığı, Fransa’nın birkaç hafta içinde çöktüğü, Mihver güçlerinin hızla ilerlediği bir dönemde bağımsızlığını yakın zamanda kazanmış Türkiye, İkinci Dünya Savaşı’na girmemek için büyük bir gayret gösterdi.

‘Denge Oyunu’, iktisadi ve askerî açıdan eli zayıf olan Türkiye’nin bu dönemde nasıl bir dış politika izlediğini oldukça ayrıntılı bir şekilde ele alıyor.

Dış politikayı yönetenlerin gerçekçiliği ön plana alarak, nasıl kararlı bir “aktif tarafsızlık” izlediklerini, Müttefik ve Mihver ülkelerin diplomatlarıyla nasıl pazarlıklar yaptıklarını, hangi argümanları kullandıklarını, savaş sırasında yaşananlar ve savaş sonrasında olacaklar konusunda hangi hususlara dikkat ettiklerini diplomatik kaynakları, anıları, belgeleri ve basını ayrıntılı bir şekilde inceleyerek ortaya koyuyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Türkiye İkinci Dünya Savaşı’nın güçlü devletlerini başarıyla etkilemiş ve böylelikle savaşa karıştırılma olasılığını
 azaltmıştır. Etkinliği ise yoksul ve azgelişmiş bir ülkenin konumu ile orantılı değildir. Bu etkinlik elindeki olanakları en iyi şekilde değerlendirmesini bilen bir ‘karar verici kadronun’ varlığı ve ülkenin coğrafi konumunun olağanüstü duyarlığı sayesinde sağlanmıştır. Ancak coğrafi konum bu tür bir başarı için yeterli değildir, zira doğru değerlendirilmediği takdirde ülkenin mahvına da neden olabilir.”

  • Künye: Selim Deringil – Denge Oyunu: İkinci Dünya Savaşı’nda Türkiye’nin Dış Politikası, İletişim Yayınları, tarih, 408 sayfa, 2023

Kerem Altıparmak – Zaman ve Aşımı (2023)

Türkiye’nin yakın tarihi, kendini sürekli tekrar eden, adaletle sonuçlanamayan cezasızlık hikâyeleri ile dolu.

Cumhuriyet’in 100 yılını niteleyen en önemli özelliklerden biri, unutulmayacağına söz verilen, ama hiçbir zaman gerçek anlamda hatırlanamayan, yargılanamayan ağır insan hakları ihlallerinin varlığı.

Ağır insan hakları ihlallerine ilişkin bu süreğen cezasızlığın arkasında siyasi bir iradenin olduğu şüphesiz.

Bu kararlı cezasızlık politikasını mümkün kılan araç ise hukuk.

Kerem Altıparmak tarafından kaleme alınan bu kitap, bu cezasızlık politikasının en önemli araçlarından biri olan zamanaşımı kavramının zırhını kaldırmayı ve bu kavramı alternatif bir hukuk okumasıyla tartışmayı amaçlıyor.

Yazar, hakikatin önündeki en önemli engellerden biri olan zamanaşımı kavramını, uluslararası insan hakları hukukundaki gelişmeler ve farklı ulusal ve uluslararası yargı kararlarının konusu olan vakalar ışığında karşılaştırmalı bir şekilde inceleyerek, bu engelin nasıl kaldırılabileceğini tartışıyor.

Kitap, ağır insan hakları ihlallerinin mağdurlarının adalet talebinin, faillerin hukuki güvenlik iddiaları ile çatışmasının nasıl çözümlenebileceğine ilişkin yeni öneriler sunuyor.

  • Künye: Kerem Altıparmak – Zaman ve Aşımı: Ağır İnsan Hakları İhlallerinin Kılıfını Kaldırmak, Ütopya Yayınları, hukuk, 176. sayfa, 2023