Rory O’Connor – Karanlık Çöktüğünde (2023)

Kendini trenin önüne atan insanların düşüncesizlikle suçlandığı, biri canına kıydığında “ne gerek vardı”ların havada uçuştuğu bir dünyada intiharın ne olduğunu ve ne olmadığını kavramak hayati önem taşıyor.

‘Karanlık Çöktüğünde’, yıllar süren araştırmaların ve klinik tecrübelerin toplamı niteliğinde bir eser.

Psikolog Rory O’Connor, intiharın etrafında örülü gizem kabuğunu kırarak, bir insanı bu trajik sona iten tüm faktörleri çarpıcı bir dürüstlük ve içtenlikle masaya yatırıyor.

Yakınlarını intihara kurban vermiş insanlara el uzatarak onlara şefkat ve içtenlik dolu bir yol haritası öneriyor.

Yıllarını intiharı soruşturarak geçirmiş, onunla kişisel olarak da sınanmış birinden, anlayışlı, ustalıklı, ümit dolu bir eser.

İnsanın olduğu yerde umudun asla tükenmeyeceğinin bir hatırlatıcısı niteliğinde.

  • Künye: Rory O’Connor – Karanlık Çöktüğünde: İnsanlar Neden İntihar Eder ve Bunu Önlemek İçin Ne Yapabiliriz?, çeviren: Ayşe Nalan Uysal, Okuyanus Yayınları, psikoloji, 376 sayfa, 2023

Baskın Oran – Etnik ve Dinsel Azınlıklar (2023)

1969’dan beri milliyetçilikle, 1974’ten beri de azınlıklar konusuyla uğraşan Baskın Oran bu geniş çalışmasında ilkin, azınlık kavramının tarihçesini geçmişten günümüze bir belgesel film gibi anlatıyor.

Milletler Cemiyeti, Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi, AGİT, Avrupa Birliği gibi uluslararası örgütlerin bu dikenli konuya yaklaşımlarını antlaşmalar, sözleşmeler, bildirgeler ışığında ortaya koyuyor.

Ardından kavramın tarihine, teorisine, hukukuna, dünya ve Türkiye uygulamalarına birer birer değiniyor.

Konu üzerindeki bütün tartışmaları asimilasyon, etnik temizlik, self determinasyon gibi uygulamalı kavramlarla veriyor.

“Azınlık hakları” denildiğinde yanlış bir anlayışla sadece Gayrimüslim haklarının kastedildiği Türkiye tecrübesini alışılmış Ermeniler, Museviler/Yahudiler, Rumlar, Süryaniler gibi Gayrimüslimler açısından ele almakla kalmıyor bu kitap.

Bunun yanı sıra uluslararası standartları uygulayarak, Alevilerin ve Kürtlerin haklarını Türkiye mevzuat ve içtihadını didiklemek suretiyle inceliyor.

Kimlik politikaları, nefret söylemi ve ayrımcılık gibi konularda yapılan hukuki düzenlemeleri ve uygulamaları örnek olaylarla anlatıyor.

Daha sonra, Türkiye’nin Avrupa Birliği eşiğinde gerçekleştirdiği reformların neler olduğunu ve 2016 OHAL döneminde bunların nasıl büyük kırılmalara uğratıldığını karşılaştırmalı yöntemlerle gözler önüne seriyor.

Uluslararası standartlara fazla aşina olunmayan Türkiye’de azınlık konusunu tarih, siyaset bilimi, sosyoloji ve hukuk alanlarında disiplinler arası bir yaklaşımla ele alan bu çalışma bir ders kitabı niteliği taşımakla kalmıyor.

İç ve dış politika üzerine fikir yürüten her okurun rahatça yararlanabileceği, geçmişi ve bugünü aydınlatan bir eser olarak da literatürde yerini alacaktır.

  • Künye: Baskın Oran – Etnik ve Dinsel Azınlıklar: Tarih, Teori, Hukuk, Türkiye Gayrimüslim, Kürt, Alevi Hakları, Alfa Yayınları, inceleme, 568 sayfa, 2023

Rita Sommers-Flanagan, John Sommers-Flanagan – Klinik Görüşme (2023)

‘Klinik Görüşme’, alan deneyimleri ve akademisyenlikleriyle ABD’de çok sayıda bilimsel kitap kaleme alan John ve Rita Sommers-Flanagan tarafından yazılmış temel bir başvuru kitabı.

Ve bireyle çalışan farklı meslek dallarındaki profesyonellerin sıklıkla uyguladıkları klinik görüşmeyle ilgili oldukça kapsamlı bir çalışma niteliğinde.

Psikoloji, psikiyatri, psikolojik danışma ve rehberlik, sosyal hizmetler, psikiyatri hemşireliği başta olmak üzere görüşme ile bir başka kişiye yardım etmeyi amaç edinmiş pek çok meslek çalışanı, uzman ve bu alanlarda eğitim alan lisans ve lisansüstü düzeydeki öğrenciler için zengin bir içerik sunuyor.

Kitap, sadece eğitim esnasında kullanılabilecek bir kaynak olmanın ötesinde, meslek elemanlarının profesyonel yaşamlarında da danışmak isteyecekleri bir kılavuz niteliğindedir ve bu basımıyla, daha etkin ve donanımlı klinik görüşmeler yapabilmek için gerekli olan teknik ve becerilere yönelik bir içgörü de sağlıyor.

Kitap, etkin klinik görüşme için gerekli bilgi, beceri ve tekniklerle kuramsal açıklamaların yanı sıra, gerçek hayattan alınan vaka örnekleri ve anekdotlarla zenginleştirilmiş.

Sakın aklınıza sadece kuramsal bilgilerin olduğu ansiklopedi tarzında bir ders kitabı gelmesin!

Tam aksine yazarlar, konuları anlatırken diyaloglar ve kişisel hayatlarından örneklerle kitabı sıkıcı olmaktan uzak tutuyor.

Kitap, bu alandaki güncel tartışma ve literatür bilgi ve bulgularını da ele alıyor.

Çok sayıda örnek uygulama ile okuyuculara bilgi ve becerileri benimseyebilmeleri için fırsat sunuyor.

Ayrıca, alanda karşılaşılabilecek durumlara ilişkin örnek olaylar ve sorgulamalar ile bireysel ve kültürel açıdan farkındalık yaratıyor.

Klinik görüşme ile ilgili temel bir kaynak.

  • Künye: Rita Sommers-Flanagan, John Sommers-Flanagan – Klinik Görüşme: Psikolojik Değerlendirme Esasları, çeviren: Gülçin Akbaş, Leman Korkmaz, Minotor Kitap, psikoloji, 768 sayfa, 2023

Francis Dupuis-Déri, Thomas Déri – Babama Anarşizmi Anlatıyorum (2023)

Anarşizm nedir ve anarşistler ne ister?

Meraklı bir hümanist baba ile konuyu araştıran anarşist ve aktivist oğlu hoşça sohbet ederek bize bu soruların yanıtını veriyor.

İki adam, sohbetleri sırasında, anarşi ve demokrasi kavramlarının köklerine geri dönüyor.

Anarşizmin belli figürlerini ve bu devrimci hareketin farklı akımlarını hatırlatarak, sözlerini günümüz dünyasından örneklerle destekliyorlar.

Büyük tahakküm sistemlerine (devlet, din, ataerkillik, kapitalizm ve ırkçılık) yönelik anarşist eleştiriyi analiz ediyorlar ve böylece anarşizmin ne olduğunu öğrenmek isteyenlere canlı ve orijinal bir başlangıç okuması yapma fırsatı sunuyorlar.

  • Künye: Francis Dupuis-Déri, Thomas Déri – Babama Anarşizmi Anlatıyorum, çeviren: Gülşah Ünal, Say Yayınları, siyaset, 200 sayfa, 2023

Alp Eren Topal – Cumhurdan Cumhuriyete (2023)

Türk düşünce tarihinin Türkçüleri, İslamcıları, Garbcıları, liberalleri, iştirakçileri, Turancıları, hatta anarşistleri vardır, ama cumhuriyetçileri yoktur.

“Cumhuriyet” ilan edilmiştir, fakat tartışılmamış, hükümetin şekline indirgenmiştir.

Alp Eren Topal’ın bu çalışması dilimize Fransız İhtilali’nin etkisiyle girdiği varsayılan cumhûriyet kelimesinin peşine düşüyor ve tarih içerisindeki seyrini takip ediyor.

On yedinci yüzyıl İstanbul’unun şehir isyanlarından Yeni Osmanlılar’a Osmanlı düşüncesinde saltanat karşıtı fikir ve söylemlerin bir haritasını çıkarıyor ve Avrupa-merkezci olmayan bir alternatif tarih sunuyor.

Topal, 17. yüzyıl siyasi krizi bağlamında, saltanatın mutlak egemenliğini önceleyen iktidar diline karşı gelişen, Yeniçeri cumhûrunun başını çektiği, kullar arası eşitliği vurgulayan başka bir siyasetin ve siyasal dilin varlığına işaret ediyor.

On dokuzuncu yüzyılda Yeniçeriliğin ilgasıyla Saltanat karşısında korumasız ve temsilsiz kalan toplumsal muhalefet için cumhûr idealler sahasında yeniden icat edilecektir.

Tanzimat aydınları saltanat etrafında inşa edilmiş mitolojilerin ve istibdâd rejiminin sonunu ancak cumhûrun uyanışıyla mümkün görür.

Topal’ın panoraması Cumhuriyeti kuran nesle ilhâm olan Yeni Osmanlılar’ın, Yeniçeri ocaklarına dayandırdıkları muhalefet geleneğinin Türkiye Cumhuriyeti’nin fikri temellerini nasıl attığını gösteriyor.

  • Künye: Alp Eren Topal – Cumhurdan Cumhuriyete: Osmanlı Düşüncesinde Saltanat ve Muhalifleri, Telemak Kitap, tarih, 116 sayfa, 2023

Bengü Aydın Dikmen – İnkılabı Nakşedecek Resimler (2023)

Bengü Aydın Dikmen, ‘İnkılabı Nakşedecek Resimler’de, Cumhuriyet’in kuruluş ve inşa dönemindeki resim politikasına eğiliyor.

Bu vesileyle, dönemin farklı estetik anlayışlarının bir resmi geçidini de koyuyor ortaya.

Arka planda, Türkiye’de modern resmin “ağabey” ve genç kuşakları arasındaki rekabeti de görüyoruz.

Erken Cumhuriyet, resimde zevki yaymayı ve “yükseltmeyi” hedeflemişti.

Bunu yaparken “popüler zevklere” kapılmak istemediği gibi, “estetik modernizme” ve kübizm gibi avangart akımlara da mesafeliydi.

Kişi kültünü destekleyen lider portreleri, inkılabı temsil eden modern yapılar, ulusal mitleri besleyen kahramanlık temsillerini ortaya çıkaran İnkılap Resimleri ve Sergileri’nden başka, ressamların “inkılabı nakşetmek” üzere seferber edildiği Yurt Gezileri projesi, başlı başına ilginç bir deneyimdir.

Bu projeden beklenen, vatan imgesini canlandıran manzara resimleri, yerel âdetler, figürler, tarihî yapılar üzerinden vatanın görsel envanterinin oluşturulmasıydı.

Sadece ideolojik temsillerin değil, bizzat resmin ve estetik deneyimin tarihine, meraklı ve dikkatli bir bakış.

Kitaptan bir alıntı:

“Yönetimin yönlendirme, denetleme ve kimi zaman da tevkifat yoluyla sanat alanının aktörleri üzerinde göreli bir baskı kurmuş olduğunu gösterse de bu durum sanatçıların bu dönemde kendilerini kıymetli hissetmelerine engel olamamış, bu nedenle sanat hamiliği mekanizmalarından yararlanmak isteyenlerin bunu sadece maddi destek için değil aynı zamanda Parti tarafından kabul ve tanınma için yaptıkları da ortaya konmuştur. Bu kitabın iç içe geçen iki boyutu var; biri söylemi, düşünsel-ideolojik temelleri inceliyor, diğeri patronaja bakıyor. Hem sosyal hem de ekonomik sermaye ile ilgileniyor.”

  • Künye: Bengü Aydın Dikmen – İnkılabı Nakşedecek Resimler: Tek-Parti Döneminde Resim ve Siyaset, İletişim Yayınları, resim, 339 sayfa, 2023

Kolektif – Ölüm (2023)

Augustinus’tan Sade’a Epiktetos’tan Sartre’a ölümün öyküsü…

  • Ölüm nedir?
  • Felsefeye konu olabilir mi?
  • Deneyimlenebilecek bir olgu mudur, yoksa asla çözülemeyecek bir gizem midir?
  • Öldükten sonra yaşamak mümkün mü?
  • Nasıl ölmek gerekir?
  • Ölüler nasıl hatırlanır?

Sokrates’ten Cioran’a kadar pek çok düşünürün, edebiyatçının ve bilim insanının metinlerine yer veren bu kitap, tüm insanların “yaşadığı” ama hiç kimsenin ne olduğunu kesin olarak bilmediği ölüm gerçeğini derinlemesine 
tartışıyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Kimi güçlü ve cüretkâr, kimi duyarlı ve tutkulu, ama hepsi de yeryüzüne onca ilgi ve bağla bağlı olan çeşitli türlerden pek çok yaratığın yüzyıllardır içine düştüğü bu uçurumdan kimse kaçamadı.”
 –  Constant

“Ölüm karşısında şaşırmaz bilge

Her an hazırdır göçüp gitmeye

Bilir ki açmamak olmaz

Ölüm kapıyı çalınca” – La Fontaine

“Ölüm olmaksızın felsefi bir etkinlikte bulunmamız olası bile değildir.”
 – Schopenhauer

“Kütüphanelerden daha sevimli bir şey yoktur. Ölüler oradadır: Bu ölülerin yapmış olduğu tek şey yazmaktır, uzun süredir yaşama günahından da kurtulmuşlardır ve ayrıca yaşamlarını ancak başka ölülerin onlar üzerine yazdığı kitaplar sayesinde biliriz.” – Sartre

  • Künye: Kolektif – Ölüm, editör: Patrick Dupouey, çeviren: Adnan Akan, Fol Kitap, felsefe, 264 sayfa, 2023

Nicolas Vatin, Gilles Veinstein – Sarsılan Saray (2023)

Tek bir hanedanın altı yüzyıl hüküm sürdüğü Osmanlı İmparatorluğu, bu özelliğiyle hem dünya hem de İslam tarihinde önemli bir yere sahip.

Hanedanın tekliği ve sürekliliğinin asırlar boyunca nasıl korunduğu ve böylesine uzun bir zincirin pek çok halkasının birbirine nasıl bağlandığı şüphesiz oldukça ilgi çekici bir konu.

Osmanlı hanedanını araştırmak isteyenlerin üzerinde duracağı başlıca hususlar sultanların tahttan indirilmesi, ölümü ve haleflerinin tahta çıkışı olacaktır.

Osmanlı’nın bu istisnai özelliği, saltanat değişiminde pek çok farklı geleneğin oluşmasına yol açtı.

Fransa’nın önde gelen Osmanlı tarihçileri Nicolas Vatin ve Gilles Veinstein, Osmanlı sultanlarının ölümleri, tahttan indirilmeleri ve tahta çıkışlarına dair oluşan gelenekleri titizlikle inceliyor ve okurlara imparatorluğun pek de bilinmeyen taraflarını gösteriyor.

  • Fatih Sultan Mehmed zehirlendi mi?
  • Fatih’in ölüm haberi Cem Sultan’a neden ulaşmadı?
  • Cem Sultan Napoli’de öldüğünde cenazesi nasıl hazırlandı?
  • Kanuni Sultan Süleyman öleceğini bile bile Zigetvar’a neden gitti?
  • Şehzade Selim en küçük oğul olmasına rağmen babası II. Bayezid’i tahttan çekilmeye nasıl zorladı?
  • Genç Osman’ın öldürülmesi hanedanı nasıl etkiledi?

Bu ve pek çok sorunun ustalıkla yanıtlandığı ‘Sarsılan Saray’, Topkapı Sarayı’nın karanlıkta kalan kısımlarına ışık tutuyor.

Yaşanan siyasi krizlerle pek çok kez iç savaşın eşiğine gelen Osmanlı İmparatorluğu’nda hanedan meşruiyeti ilk kez siyasi ve dini boyutların yanı sıra tarihsel ve antropolojik yönleriyle de ele alınıyor.

‘Sarsılan Saray’, Osmanlı’nın şaşırtıcı ve büyüleyici dünyasına adım atmak isteyenler için biçilmiş kaftan.

  • Künye: Nicolas Vatin, Gilles Veinstein – Sarsılan Saray: Osmanlı Padişahlarının Ölümleri, Tahttan İndirilmeleri ve Cülusları, çeviren: Ayşen Sarı, Kronik Kitap, tarih, 496 sayfa, 2023

Paul Hodkinson – Medya, Kültür ve Toplum (2023)

Günümüzün medya kültürünü, medya toplumunu eleştirel bir biçimde analiz eden usta işi bir inceleme.

Sosyal medyadan, çağdaş reklamcılıktan, haberlerden ve mobil teknolojilerden sınıf, etnisite ve toplumsal cinsiyet temsillerine dek her şeyi kapsayan, açık bir biçimde organize edilmiş, sistematik ve en yeni gelişmelerin çok iyi bir biçimde değerlendirilmesiyle alanın eleştirel bir araştırmasını birleştiren kitap, medya ve iletişim çalışmalarına “olmazsa olmaz” bir katkı sağlıyor.

Medyaya ilgi duyan herkesin yanı sıra medya, kültür ve toplum alanındaki bilim insanları, lisans ve lisansüstü öğrencileri için sunulan bu eser, medya, kültür ve toplum arasındaki karmaşık ilişkiyi dikkatli bir biçimde vurgularken, medyanın günlük yaşama nüfuz edişini inceliyor.

“Medya Unsurları”, “Medya, Güç ve Denetim” ve “Medya, Kimlik ve Kültür” olmak üzere üç ana kısımdan oluşan çalışma, aynı zamanda araştırma ve öğretim gereksinimlerini de çok iyi bir biçimde karşılıyor.

  • Künye: Paul Hodkinson – Medya, Kültür ve Toplum, çeviren: Onur Orhangazi, Ütopya Yayınları, medya, 512 sayfa, 2023

Laszlo Versényi – Sokrates ve İnsan Sevgisi (2023)

Sokrates insanlık tarihinde felsefi anlamı içerisinde insan ruhunu bulgulayan ilk filozoftur.

Sokratesçi düşünce yalnızca insanı değil, her bir bireyi felsefi düşüncenin mutlak merkezi yapmıştır.

Bu ise gerçek felsefenin başlangıcıdır.

Sokrates tarihin tanıdığı ilk ve en büyük ahlak filozofu olduktan başka, “Ruhlarınıza özen gösterin” çağrısıyla tarihin belli başlı öğretmenlerinden biri ve büyük bir hümanist olmuştur.

Sokrates’in ahlakı ve bilgeliği trajik bir boyuta sahiptir: Egemenlere boyun eğmek yerine ölüm cezası almayı tercih etmiş, ama düşüncesi onu ölümsüz kılmıştır.

Yazar Laszlo Versényi’nin başarısı Sokrates’in yaşamı ve ölümünün düşüncelerinden ayrılamayacağını görmesinden ve bu görüşünü yapıtına geçirmesinden kaynaklanır.

‘Sokrates ve İnsan Sevgisi’ yalnızca felsefe hocaları ve felsefe öğrencilerine değil sıradan okura da hitap eden esaslı bir kitap.

Ahmet Cevizci’nin çevirisiyle…

  • Künye: Laszlo Versényi – Sokrates ve İnsan Sevgisi, çeviren: Ahmet Cevizci, Say Yayınları, felsefe, 248 sayfa, 2023