Richard Sennett – Yeni Kapitalizm Kültürü (2009)

Richard Sennett’in 2004 yılında Yale Üniversitesi’nde etik, siyaset ve ekonomi konularında verdiği konferansları içeren ‘Yeni Kapitalizm Kültürü’, günümüzde emek sermaye ilişkilerinin aldığı biçimi irdeliyor.

Sennett bunu, kurumların nasıl değiştiği; “beceri toplumu”nda yetenek ile gereksiz kılınmak ya da geride bırakılmakla ilgili korkular arasında ne tür bir ilişki olduğu ve tüketim davranışı ile siyasî tutumlar arasında nasıl bir bağlantı olduğu şeklinde özetleyebileceğimiz üç konu üzerinden yapıyor.

Kurumlar, beceriler ve tüketim kalıplarının değiştiği, fakat bu değişimin bireyleri özgürlüğe kavuşturmadığı, Sennet’in çalışmasının temel tezi.

  • Künye: Richard Sennett – Yeni Kapitalizm Kültürü, çeviren: Aylin Onacak, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 142 sayfa

Y. Doğan Çetinkaya ve Foti Benlisoy – Gelecek 1917 (2018)

Her ne kadar kimileri tarafından epeyi gerilerde kaldı denilse de, 1917 Ekim Devrimi ufkumuzu genişletmeye devam ediyor.

Hele hele kapitalizmin kendi iç çelişkileri ve krizleriyle boğuştuğu, yoksulluğun yığınları esir aldığı, neoliberalizmin azgınlıkta sınır tanımadığı bugün, alternatif bir dünya kurmak yakıcı bir hal almış durumda.

İşte, Ekim Devrimi, bugünün karanlığında devrim ihtimalini hep diri tutmasıyla çok önemlidir ve bu düzen böyle sürdükçe de bu ihtimalin daha da yükseleceği kesindir.

Doğan Çetinkaya ve Foti Benlisoy’un elimizdeki önemli çalışması da, Sovyet deneyiminden başlayarak sosyalizmin dünya üzerindeki serüveninin geniş bir analizi eşliğinde 1917 Devrimi’nin bize bıraktığı mirası tartışıyor.

Ekim Devrimi’nin sınıftan kültüre ve devrime, bugün ve gelecekte bizi nasıl besleyeceği konusunda sıkı bir analiz arayanlar kitabı muhakkak okumalı.

  • Künye: Y. Doğan Çetinkaya ve Foti Benlisoy – Gelecek 1917: Tarih, Devrim, Kültür, Habitus Kitap, siyaset, 2018

David Squires – Çizgilerle Dünya Futbol Tarihi (2018)

Güzel bir futbol çizgi romanı arayanlar bu kitabı kaçırmasın deriz.

İngiliz çizer David Squires burada, dünya futbol tarihinde iz bırakmış oyuncuları ve görkemli anları resmetmiş ve böylece dört dörtlük bir futbol tarihi albümü ortaya çıkarmış.

Mizahi olduğu kadar eleştirel üslubundan da taviz vermeyen Squires, yalnızca futbol tarihinin heyecan uyandıran anlarını değil, aynı zamanda futbolun kirli yüzünü de kayda geçiyor.

Futbolseverlerin olduğu kadar, çizgi roman tutkunlarının da severek okuyacağı bir kitap.

  • Künye: David Squires – Çizgilerle Dünya Futbol Tarihi, çeviren: Barış Karacasu, İthaki Yayınları, futbol, 216 sayfa, 2018

John Henry – Bilim Devrimi ve Modern Bilimin Kökenleri (2009)

Edinburgh Üniversitesi Bilim Çalışmaları Bölümü’nün idareciliğini yürüten John Henry ‘Bilim Devrimi ve Modern Bilimin Kökenleri’nde, 16. yüzyılda başlamış bilim devrimini ve bu dönemde inşa olmaya başlayan modern bilimi anlatıyor.

Henry, on sekizinci yüzyılda Isaac Newton ve çağdaşlarının çalışmalarıyla zirveye ulaşan bilim devriminin neden o dönemlerde ve o coğrafyada meydana geldiğine detaylı bir biçimde odaklanırken, zamanın hayret veren bilimsel yeniliklerini de okurlara sunuyor.

Yazar, teknik ayrıntılar üzerinde fazla durmayarak, bilimin şekillenmesinde etkili olan sosyal, kültürel ve entelektüel etkenleri irdeliyor.

  • Künye: John Henry – Bilim Devrimi ve Modern Bilimin Kökenleri, çeviren: Selim Değirmenci, Küre Yayınları, tarih, 145 sayfa

Giles Milton – Kayıp Cennet (2009)

Gazeteci Giles Milton’ın ‘Kayıp Cennet’i, İzmir’in kurtuluşu öncesi ve sonrasında gelişen olayları, bunları yaşayanların ağzından, belgelerden, anı ve günlüklerden yola çıkarak anlatıyor.

Bilindiği gibi, İzmir’de 1922’deki yangını kimlerin çıkardığı, yakın tarihin en tartışmalı konularından biri.

Yüzlerce yıl Levanten kültürüyle beslenen kentin, yangının ardından asla eskisi gibi olmadığını belirten Milton, olaya dair önemli iddiaları okura sunuyor.

Yazar, yangın öncesinde çeşitli din, dil, ırk ve etnik kimliklerden binlerce insanı barındıran İzmir’in, yangından sonra tümüyle değiştiğini, o “hoşgörü kenti”nin bir daha gelmemek üzere yok olduğunu söylüyor.

  • Künye: Giles Milton – Kayıp Cennet: Smyrna 1922, çeviren: Esra Aktuğlu, Şenocak Yayınları, tarih, 288 sayfa

Esra Akcan – Çeviride Modern Olan (2009)

Esra Akcan, alt başlığı ‘Şehir ve Konutta Türk-Alman İlişkileri’ olan ‘Çeviride Modern Olan’ adlı elimizdeki eserinde, Cumhuriyetin kuruluşundan sonra mimarideki Türk-Alman ilişkilerini, bir çalışma alanı olarak ele aldığı çeviri üzerinden inceliyor.

“Türkiye’de modern şehir ve konut kültürünün yaratılmasında çeviri ne derece önemli oldu?”, “Batılılaşma ve uluslaşma dengeleri her çeviri anında nasıl uzlaştırılıyordu?” ve “Alman ve Türk mimarlar çevirinin temas alanındaki gerilimlerle nasıl başa çıktılar?” sorularının yanıtlarını arayan Akcan, özgün çalışmasında, çevirinin nasıl tanımlandığını irdeliyor ve bu tanımlamadaki ideolojik dürtüleri açığa çıkarıyor.

  • Künye: Esra Akcan – Çeviride Modern Olan, Yapı Kredi Yayınları, inceleme, 451 sayfa

Ersin Toker – Porsuk Durgun Akardı (2018)

Bilen bilir, Eskişehir, Türkiye’nin en kendine has şehirlerinden biridir.

Tatarların, Çerkezlerin, Kürtlerin, Türklerin, göçmenlerin bir arada yaşadığı, bağnazlıktan uzak, sosyal ilişkilerin gayet iyi olduğu, dinamik ve demokrat bir şehirdir Eskişehir.

Ersin Toker ise bu önemli çalışmasında, şehrin yakın dönem tarihinde iz bırakmış devrimcilerinin deneyimlerini kayda alıyor.

Devrimci Yol Hareketi’nin Eskişehir’de ortaya çıkışının ve gelişmesinin hikâyesini sunan kitap, bir yönüyle de büyük dönüşümlerin yaşandığı, ülkenin yakın tarihine dair pek çok bilinmeyeni aydınlatıyor.

Pek çok tanıkla birebir görüşmelerle de zenginleşmiş kitap, bu şehrin devrimci tarihinde önemli bir kişilik olan Mustafa Çalıkuşu’nun anısına adanmış.

Çalıkuşu’nun hayatı ve çalışmalarının başından sonuna bize eşlik ettiği çalışma, yalnızca Eskişehir’in değil, Türkiye’nin bugünlere nasıl geldiğinin de hikâyesi olarak okunmalı.

  • Künye: Ersin Toker – Porsuk Durgun Akardı: Mustafa Çalıkuşu Anısına, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 672 sayfa, 2018

Ceren Lordoğlu – İstanbul’da Bekâr Kadın Olmak (2018)

Türkiye’nin herhangi bir şehrinde herhangi bir kadın, gece vakti korkmadan, ürkmeden evine dönemez.

Kadınlar bu konuda ne hissediyor?

Peki, yine aynı kadınlar buna karşı ne gibi direnme yöntemleri ortaya koyuyor?

Sosyal dışlanma, sosyal mesafe ve sosyal sınır gibi konularla ilgilenenler için önemli saptamalar barındıran bu özenli çalışma, bekâr kadınların mekânla ilişkili görünür hale gelen sosyal dışlanma deneyimlerini kapsamlı bir bakışla inceliyor.

Ceren Lordoğlu, İstanbul’da birbirinden farklı sınıfsal ve kültürel özelliklere sahip bekâr kadınların mekânla ilişkili yaşadıkları sınırlılıkları ve aynı zamanda bunlarla baş etme, direnme yöntemlerini ve güçlenmelerini, birebir görüşmelere dayanarak görünür kılıyor.

Çalışma, mekânla toplumsal cinsiyet arasındaki karşılıklı ilişkinin takibini ayrıntılı bir bakışla ortaya koymasıyla önemli.

  • Künye: Ceren Lordoğlu – İstanbul’da Bekâr Kadın Olmak, İletişim Yayınları, sosyoloji, 248 sayfa, 2018

Fahri Erdinç – Destur Ya Sefalet (2009)

‘Destur Ya Sefalet’, zamanında Türkiye’den kaçmak zorunda kalmış Fahri Erdinç’in 1945-49 yılları arasında dergilerde yayımlanmış öykülerini bir araya getiriyor.

Öyküye bir rastlantı sonucu Sabahattin Ali’nin özendirmesi ile başlayan yazar, yayımladığı ilk öykülerinden itibaren ilgi çekmişti.

Erdinç, yazın dünyasında adı bilinen bir öykücüyken, 1949 yılında Bulgaristan’a kaçtıktan sonra büyük bir unutulmuşluğa terk edildi.

Dergi sayfalarında kalmış ürünleri barındıran elimizdeki kitap, gerçekçi ve kendine has bir öykü dünyası yaratan yazarı yeniden okumak için iyi bir fırsat.

Kitapta ayrıca, Erdinç’e ve öykücülüğüne dair kapsamlı bir giriş yazısı da bulunuyor.

  • Künye: Fahri Erdinç – Destur Ya Sefalet, hazırlayan: Mehmet Ergün, Yordam Kitap, öykü, 224 sayfa

Kolektif – Türkiye’de Farklı Olmak (2009)

‘Türkiye’de Farklı Olmak: Din ve Muhafazakârlık Ekseninde Ötekileştirilenler’ başlıklı bu araştırma, hatırlanacağı gibi, 19 Aralık 2008’de kamuoyuna açıklanmış ve büyük yankı uyandırmıştı.

Araştırma, dindarlık ve muhafazakârlık arasındaki yakın ilişkiyi derinlemesine irdelemeye ve Anadolu kentlerinde farklı kimlik ya da yaşam tercihleri olan kişilerin, din ve muhafazakârlıktan kaynaklanan baskı ve ötekileştirme ile karşı karşıya kalıp kalmadıklarını saptıyor.

Araştırma, Şerif Mardin’in gündeme getirdiği “mahalle baskısı” tartışmasını somutlaştırmayı, bunun kime yöneltildiğini anlamayı amaçlıyor.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de Farklı Olmak: Din ve Muhafazakârlık Ekseninde Ötekileştirilenler, araştırma grubu: Binnaz Toprak, İrfan Bozan, Tan Morgül ve Nedim Şener, Metis Yayınları, siyaset, 211 sayfa