James Montague – Oyunun Efendileri (2018)

Türkiye’de futbol ile mafya ilişkisi, öteden beri bilinen bir olgu ve sorundur.

Buna, bilhassa futbolun endüstrileşmesiyle birlikte ve hatta bunun asıl faktörü olarak, para babalarının futbolda at koşturmasını da eklediğimizde, ortaya oldukça karanlık bir tablo çıkıyor.

Peki, futbol dünyasının patronları kimler, piyasada harcanan dudak uçuklatan paraların kaynağı nereden geliyor ve bu paraları harcayanlar, futbola hangi amaçlarla yaklaşıyorlar?

James Montague’nun bu müthiş çalışması, tam da bu soruların yanıtlarını arıyor ve futbol endüstrisinde karanlıkta kalmış gerçekleri aydınlatıyor.

Bu amaçla, dünyanın farklı noktalarına yolculuklar gerçekleştiren Montague, öncelikle kulüp sahipliğinin tarihçesini irdeliyor.

Dünyadaki süper zenginlerin futbolla kurdukları ilişki, modern futbolun arkasındaki ürkütücü gerçekler ve küresel ekonomi içinde futbol ekonomisinin yeri konularında cesur bir inceleme.

Çalışma, futbolun sadece bir oyun olmadığını, kirli ilişkilerin ve çıkar hesaplarının at koşturduğu bir alan olduğunu daha iyi kavramak için birebir.

  • Künye: James Montague – Oyunun Efendileri: Futbolun Süper Zenginlerinin Önlenemez Yükselişi, çeviren: Doruk Yurdesin, İthaki Yayınları, futbol, 352 sayfa, 2018

Ernst Breisach – Tarihyazımı (2009)

Ernst Breisach, tarihyazımı ve tarih kuramı üzerine yaptığı çalışmalarıyla bilinen bir otorite.

Breisach en önemli eserlerinden olan elimizdeki kitabında, tarihyazımını, yani tarihin tarihini anlatıyor.

Yunan tarihyazımının doğuşu; polis dönemi ve tarihçileri; Roma tarihyazımı; Hıristiyan tarihyazımı; Rönesans ve Reform devrinde tarihyazımı; on sekizinci yüzyıl tarihyazımı; modern tarihyazımı ve yeni yüzyılın başında tarihyazımı, kitapta yer alan konulardan birkaçı.

Breiscah, “Batı kültürü, geçmişle neden böylesine ısrarla meşgul olmuş ve tarihyazımında bu kadar çeşitli yorum üretmiştir?” sorusundan hareketle, tarihin tarihini, kapsamlı bir bakışla irdeliyor.

  • Künye: Ernst Breisach – Tarihyazımı, çeviren: Hülya Kocaoluk, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 579 sayfa

Guglielmo Ferrero – Sezarların Kadınları (2009)

İtalyan tarihçi Guglielmo Ferrero ‘Sezarların Kadınları’nda, Antik Roma’da kişilikleriyle öne çıkmış kadınların biyografilerini veriyor.

Kitap, Livia, Julia, Agrippina, Octavia ve Messalina isimli bu kadınların yaşamlarını, devlet içindeki rolleri ve güçlü olmalarını sağlayan özgünlükleri çerçevesinden anlatıyor.

Ferrero bu anlatımını, kadınların kişiliklerinin yanı sıra, Roma İmparatorluğu’nda evlilik, aile yapısı, eğitim ve özgürlükler gibi konularla destekleyerek yapıyor.

Kitap, tarihin derinliklerinde unutulmaya terkedilmiş, Roma’nın yıkılışına kadar geçen döneme damgasını vurmuş kadınlar ile Roma’nın sosyal hayatına dair önemli ayrıntılar barındırıyor.

  • Künye: Guglielmo Ferrero – Sezarların Kadınları, çeviren: Şebnem Duran, İlya Yayınları, mitoloji, 187 sayfa

Kolektif – AKP Kitabı (2009)

‘Bir Dönüşümün Bilançosu’ alt başlığıyla yayımlanan ‘AKP Kitabı’, 2002 yılında başlayan AKP iktidarına çok yönlü bir şekilde odaklanan yazılardan oluşuyor.

AB’ye giriş süreci, dinin siyasallaşması, küresel ekonominin gerekleri, serbest piyasanın zorunlulukları, yerel sermayenin istemleri ve parti tabanının beklentileri gibi etmenlerin gözle görülür bir şekilde etkilediği bu iktidar dönemi, Türkiye siyaset tarihinin kuşkusuz en özgün evrelerinden birini oluşturuyor.

Kitaptaki yazılar, söz konusu süreci siyaset, sınıf, hukuk, insan hakları, din, siyaset, dış politika, ekonomi, toplum, sağlık, sosyal güvenlik, eğitim, kent ve çevre gibi perspektiflerden çözümlüyor.

  • Künye: Kolektif – AKP Kitabı: Bir Dönüşümün Bilançosu, derleyen: İlhan Uzgel ve Bülent Duru, Phoenix Yayınevi, siyaset, 802 sayfa

Bahattin Yaman – Sarayın Terzileri (2018)

Osmanlı padişah kıyafetlerine bakıldığında, klasikleşmiş bir tarzla karşılaşırız:

Başta sorgucuyla sarık, üstte kaftan, altta şalvar ve ayakta çizme.

Peki, sarayın giyimi nasıl standartlaştı?

Bahattin Yaman bu ilgi çekici çalışmasında, II. Mahmud’tan sonra bu klasik çizginin terkedilmesine kadar, Osmanlı’da küçük değişikliklerle tam üç asır sürdürülmüş bir giyim tarzının tarihsel gelişimini inceliyor.

Hassa kıyafet birimlerinin arşiv belgelerinden yola çıkan Yaman çalışmasında,

  • Osmanlı devlet geleneğinde giysinin önemini,
  • Osmanlı’da ölen sultanların giysilerini bohçalayarak saklama geleneğini,
  • Sarayın giyim standartlarındaki karakteristik özellikleri ve saray giyiminin gelişimini,
  • Hassa kıyafet üretim biriminin imparatorluk yöneticilerinin giyimindeki rolünü,
  • yüzyılda II. Mahmud dönemindeki Batılılaşma serüveninin saray giyimine etkilerini,
  • Ve bunun gibi birçok ilgi çekici konuyu irdeliyor.

Künye: Bahattin Yaman – Sarayın Terzileri: 16-18. Yüzyıl Osmanlı Hassa Kıyafet Birimleri, Kitap Yayınevi, tarih, 79 sayfa, 2018

Stefan Zweig – Castellio Calvin’e Karşı (2018)

On altıncı yüzyılın reform hareketinin önderlerinden Calvin, Katolik Kilisesi’ne karşı mücadele ederken “düşünce ve inanç özgürlüğü”nü savunmuş ve zorlu bir savaştan sonra, Cenevre’de iktidarı ele geçirmişti.

Fakat iktidar süreci, Calvin’in bir diktatöre dönüşmesiyle sonuçlandı.

Bu dönemde insanları diri diri yaktıracak denli vahşileşmiş Calvin, kendi düşünceleri dışında her türlü fikri sert biçimde bastıran, topluma kendini zorla kabul ettiren bir tirana dönüşür.

Fakat Calvin’in diktatörlüğünün nefes aldırmadığı bu yıllarda, döneminin önde gelen bilginlerinden Sebastian Castellio, bu teröre isyan edecektir.

Calvin’in kendi görüşlerine aykırı fikirleri savunduğu gerekçesiyle Miguel Servet adında bir başka bilgini din adına yaktırmasından sonra Castellio, “Bir insanı öldürmek asla bir öğretiyi savunmak değildir, bilakis: Bir insanı öldürmektir.” diyecektir.

İşte tarihsel kişiliklere dair biyografileri çok sevilen Stefan Zweig, şimdi bu iki karakteri, yaşadıkları çağın gerçekleri içinde karşımıza çıkarıyor.

Zweig, Castellio bağlamında, zorbalığa karşı tek başına ayakta duran bir vicdanın çarpıcı mücadelesini sunuyor.

Kitap, sadece kendi dönemini değil, kendinden sonraki düşünce, vicdan ve inanç özgürlüğü mücadelesine büyük katkı sağlayacak Castellio’nun efsanevi mücadelesini bize yeniden hatırlatmasıyla önemli.

  • Künye: Stefan Zweig – Castellio Calvin’e Karşı: Ya da Bir Vicdan Zorbalığa Karşı, çeviren: Mustafa Topal ve Kıvanç Koçak, İletişim Yayınları, biyografi, 241 sayfa, 2018

Gözde Aynur Mirza – Yeni Dinselleşme Eğilimleri ve Maneviyat Arayışları (2018)

Bizde din, temel felsefe ve değerlerinden ziyade, özellikle son yıllarda yazık ki siyasetin konusu haline gelen bir olgu olmaya, daha açık bir deyişle siyasal aktörler tarafından siyasi ve toplum mühendisliği anlamında işlev üstlenen bir araca dönüştürülmeye başlandı.

Peki, bu durum bizde gerek bireysel ve gerekse toplumsal alanda din olgusunu yaşanma biçimini nasıl dönüştürdü?

İşte Gözde Aynur Mirza’nın bu sağlam çalışması, tam da bu sorunun yanıtını aramasıyla, bu alanda yapılacak çalışmalar için öncü bir yapıt olmaya aday.

Geniş bir konu analizi ve kapsamlı bir bibliyografya barındıran ‘Yeni Dinselleşme Eğilimleri ve Maneviyat Arayışları’, aynı ailedeki gençler ile yaşlıların dine yaklaşımları arasındaki farklılıkların, dinselliklerini farklı şekillerde tanımlamalarının ve ibadetlerini farklı şekillerde gerçekleştirmelerinin altındaki faktörlerin izini sürüyor.

Çalışma, bilhassa genç kuşakların dine bakışlarını, onların yeni dinselleşme biçimlerini ve bunun yarattığı yeni anlam dünyası üzerinden düzene ve hakikate nasıl baktıklarını daha iyi kavramak isteyenlere kesinlikle önerilir.

  • Künye: Gözde Aynur Mirza – Yeni Dinselleşme Eğilimleri ve Maneviyat Arayışları, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, antropoloji, 342 sayfa, 2018

Carlos Diaz – Değerler Eğitiminde On Anahtar Sözcük (2009)

Madrid’teki Universidad Complutense ve Meksika’daki Universidad Pontificia’da felsefe profesörü olarak görev yapan Carlos Diaz, ‘Değerler Eğitiminde On Anahtar Sözcük’te, tasavvuftan edebiyata, felsefeden dine, romanlardan mitoslara pek çok kaynağa referansta bulunarak kendi değer anlayışını ve dünya görüşünü on anahtar sözcük aracılığıyla açıklıyor.

Bilmek, iyi niyet, denemek, görev, yapabilmek, umut etmek, dua etmek, tapınmak, yapmak ve dinlemek, Diaz’ın on anahtar sözcüğü.

Yazar, günümüzde değerlerin, maddi gelişmelerin aksine düşüşe geçmesinden hareketle, değerlerin nasıl güçlendirilebileceğini bu on kavram aracılığıyla anlatıyor.

  • Künye: Carlos Diaz – Değerler Eğitiminde On Anahtar Sözcük, çeviren: Barış Yıldırım, Gün Yayıncılık, eğitim, 104 sayfa

Osman Şevki Uludağ – Bir Kültür Savaşçısı: Musiki Yazıları (2009)

‘Bir Kültür Savaşçısı’, musiki adamı, yazar, siyaset adamı, hattat, binbaşı, tıp doktoru ve tıp tarihçisi Dr. Osman Şevki Uludağ’ın müziğe odaklanan yazılarından oluşuyor.

Uludağ’ın torunu İrem Ela Yıldızeli’nin, Uludağ’ın günlüğünden, notlar, yazılar, fotoğraflar ve mektuplarından yararlanarak derlediği kitap, bu çok yönlü ismin Cumhuriyetin ilk yıllarında, musiki konusuna dair fikirlerini, önerilerini okurlarla paylaşıyor.

“Milli olmayan bir medeniyet milletin malı değildir. Kökü bizde olmayan musiki de bizim musikimiz olamaz” diyen Uludağ, Türkiye’nin kendi musiki geleneğini koruyarak medeniyete katkıda bulunacağına inanıyor.

  • Künye: Osman Şevki Uludağ – Bir Kültür Savaşçısı: Musiki Yazıları , hazırlayan: İrem Ela Yıldızeli, Pan Yayıncılık, müzik, 240 sayfa

Sam Stall – Uygarlığı Değiştiren 100 Kedi (2009)

Sam Stall ‘Uygarlığı Değiştiren 100 Kedi’de, tarihte en çok adı geçen kedileri anlatıyor.

Yazar, bilim, tarih ve sanata katkıda bulunan, büyük edebiyat yapıtlarına esin kaynağı olan birçok kedinin portresini veriyor.

Stall, genel olarak gamsız, nankör ve insan ırkının ne yaptığıyla ilgilenmeyen bir hayvan olarak bilinen kedi cinsinden bazı üyelerin, kendilerine özgü yollarla yüzyıllar boyu insanlık yararına gösterdikleri çabayı, eğlenceli bir üslupla anlatıyor.

Bu çabaya, ünlü kedilerin tümünün olumlu yönde katkıda bulunduğu söylenemez.

Zira Stall, bunlardan “karşı kahramanlar” olarak tanımlanabilecek olanlarının marifetlerini aktarmayı da ihmal etmiyor.

  • Künye: Sam Stall – Uygarlığı Değiştiren 100 Kedi, çeviren: Ayşen Anadol, Can Yayınları, anlatı, 133 sayfa