Said Naum-Duhani – Eski İnsanlar, Eski Evler (2018)

Yazılışının üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen bu kitap, 19. yüzyılda Beyoğlu’nun mimari, ticari, siyasi, kültürel ve toplumsal hayatı için çok değerli bir kaynak olmaya devam ediyor.

Muhtemelen bu kitabın klasik olacağını bildiği için Fransızcadan çeviren Cemal Süreya’nın şimdi öngörüsünde haklı çıktığını da görüyoruz.

Naum-Duhani, İstiklal Caddesi’ni “kentsel atardamar” olarak tanımlıyor ve bu kadim caddeyi üç farklı yoldan dolaşarak Beyoğlu ve çevresinin nitelikli bir panoramasını çiziyor.

Yazar bunu yaparken de, batılılaşma dönemi mimarlığının buradaki eserlerinin kapsamlı bir analizini yapıyor.

‘Eski İnsanlar Eski Evler’in, Cemal Süreya tarafından Türkçeye çevrildiğini söyledik.

Kitabın, Çelik Gülersoy’un usta işi portre yazısıyla sunulması ise, başka bir güzellik.

Künye:  Said Naum-Duhani – Eski İnsanlar, Eski Evler: 19. Yüzyılda Beyoğlu’nun Sosyal Topoğrafyası, çeviren: Cemal Süreya, Kırmızı Kedi Yayınevi, şehir, 228 sayfa, 2018

Eric Fassin – Popülizm: Büyük Hınç (2018)

Sağ popülizm bugün sadece Türkiye’de değil, dünyanın birçok yerinde altın çağını yaşıyor.

Eric Fassin bu kısa ama etkili çalışmasında, popülizmin yükselişinin ardındaki dinamikleri aydınlatıyor hem de sol muhalefetin bununla nasıl mücadele edebileceğini anlatıyor.

Şunu da özellikle belirtelim ki, kitap her ne kadar ABD’de Donald Trump’ın Başkan seçilmesini ve Fransa’da da Emmanuel Macron’un Cumhurbaşkanı seçilmesini merkeze alsa da, popülizmin yükselişini İngiltere ve Türkiye’yi de kapsayacak şekilde geniş bir çerçevede irdeliyor.

Fassin, demokrasinin günümüzde yaşadığı krizlerin sebeplerini, aşırı sağın yabancılar ve azınlıklar karşısında neredeyse dünya çapında yükselişe geçme sürecini, neoliberalizmle savaşırken aşırı sağın üzerinde yükseldiği zemini sorgulamayı ihmal eden sol muhalefetin zaaflarını ve solun iyi bir muhalefet ortaya koyarak popülizme dayanak oluşturan argümanları alaşağı etmek için ne gibi yöntemlere başvurması gerektiğini tartışıyor.

  • Künye: Eric Fassin – Popülizm: Büyük Hınç, çeviren: Gülener Kırnalı ve İlker Kocael, Heretik Yayıncılık, siyaset, 80 sayfa, 2018

Abidin Dino – Toplu Yazılar (2018)

Çok yönlü sanatçılarımızdan Abidin Dino’nun yazılarını bir araya getiren elimizdeki derleme, Dino’nun sanat, kültür ve siyaset konularındaki fikirlerini sunuyor.

Kitabın en büyük katkısının, Dino’nun yıllar içinde gelişip dönüşen sanat anlayışını gözler önüne sermesi olduğunu diyebiliriz.

Kitapta, d Grubu’nun kuruluşu ve beraberinde getirdiği tartışmalardan sanatta yenilenmenin gerekliliğine, halk sanatının öneminden genç sanatçının ahlaki ve toplumsal sorumluluğuna,

Avrupa’da sanat faaliyetlerinden bizde sanatın gelişmesinin önündeki engellere, Orhan Veli’den İlhan Berk’e ve Mayakovski’ye kadar pek çok konu ve kişi ele alınıyor.

Dino’nun yazılarını ilgi çekici kılan bir husus da, yalnızca sanata içkin konularla değil edebiyat, roman, şiir, tiyatro, sinema ve mimari gibi zengin konulara odaklanmaları.

  • Künye: Abidin Dino – Toplu Yazılar, derleyen: Turgut Çeviker, Everest Yayınları, sanat, 904 sayfa, 2018

Charles Lewinsky – Melnitz (2015)

‘Melnitz’, Salomon Meijer ailesinin tarihi üzerinden, Avrupa’da 1871 ile 1945 arasında Yahudi toplumunun maruz kaldığı ayrımcılığın sürükleyici bir hikâyesini sunuyor.

Ordudan kaçan Janki, ailenin yaşadığı İsviçre’deki Edingen köyüne sığınır.

Bu olay, toplumun diğer kesimlerinin Meijerleri dışladığı ve ardından bu aileye yönelik büyük bir ayrımcılığın yaşanmasına neden olur.

Kitap barındırdığı bu hikâyenin yanı sıra, Yahudi yaşamının nitelikli bir tasviri niyetine de okunabilir.

  • Künye: Charles Lewinsky – Melnitz, çeviren: Sezer Duru, Gözlem Yayıncılık

Ünal Aytür – Henry James ve Roman Sanatı (2009)

Henry James’ten yaptığı çevirilerle de aşina olduğumuz, İngiliz dili ve edebiyatı uzmanı Ünal Aytür ‘Henry James ve Roman Sanatı’nda, bu usta yazarın sanat anlayışına, biçim ve yöntem kaygısına ve anlatım tekniğine odaklanıyor.

“Yaşamı yaratan sanattır,” diyen James, gerek İngiltere’de, gerekse Amerika’daki roman sanatının hem uygulama hem de eleştiri yönünden nitelikli hale gelmesinde büyük katkısı olan bir yazar.

İşte Aytür’ün nitelikli ve kapsamlı çalışması, birçok türde yazdığı yetkin eserin yanı sıra, getirdiği yenilikler ve geliştirdiği kuramsal temellerle, öncü yazarlardan biri olarak kabul edilen Henry James’in sanatını, çok yönlü bir okumaya tabi tutuyor.

  • Künye: Ünal Aytür – Henry James ve Roman Sanatı, Yapı Kredi Yayınları, inceleme, 236 sayfa

İrfan Yalçın – Yorgun Sevda (2009)

Şiir, hikâye ve eleştiri alanında da eserleri bulunan İrfan Yalçın, roman türündeki eserleri de beğeniyle karşılanan bir yazar.

Türkiyeli okurlarca Yalçın, ‘Pansiyon Huzur’, ‘Genelevde Yas’, ‘Ölümün Ağzı’, ‘Fareyi Öldürmek’, ‘Büyük Soytarı’ ve ‘Uzun Bir Yalnızlığın Tarihi’ gibi başarılı romanlarıyla bilinir.

Yazarın uzun bir aradan sonra kaleme aldığı ‘Yorgun Sevda’ isimli elimizdeki romanı ise, bunalıma giren genç bir kadının çalışmaya başladığı lunaparkta yepyeni bir dünyaya tanık olmasını anlatıyor.

Yalçın, bu dünyanın içine girmesiyle ruhu yenilenen genç kadının hikâyesini, lunaparkta demir kafeste sergilenen Hüseyin, Cüce Hamdi, Dede Cemal gibi, ilginç karakterler ekseninde anlatıyor.

Bu başarılı romanın, 2009 Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü’nü kazandığını da belirtelim.

  • Künye: İrfan Yalçın – Yorgun Sevda, Can Yayınları, roman, 101 sayfa

Stewart Gordon – On Altı Batıkta Dünya Tarihi (2018)

Stewart Gordon bu özgün çalışmasında, gemilerin batıklarından yola çıkarak onları yaratan toplumların gelişimi ve dönüşümünü izliyor.

Gordon burada, binlerce yıl önce Nil’in sularında gezen ilk teknelerden 2012’de Akdeniz’de karaya oturan Costa Concordia’ya kadar tamı tamına on altı örneği ele alırken, ayna zamanda gemi yapımı teknolojilerinin gelişmesinin coğrafi keşifler kadar bilim dünyasındaki keşiflere de nasıl olanak tanıdığını gözler önüne seriyor.

Gordon’ın burada ele aldığı her bir gemi batığını, hem geminin veya teknenin teknolojik donanımı ve tasarımı bağlamında hem de geminin yapıldığı zamanın ekonomisi, toplumu, fikir hareketleri, siyasi rekabetleri ve savaşları bağlamında inceliyor.

Kitap, dünya tarihine çok özgün bir pencereden baktığı gibi, genel olarak eski küçük ve yerel denizcilik dünyasının zamanla günümüzün birleşik ve küreselleşmiş denizcilik dünyasına nasıl dönüştüğünü de adım adım izliyor.

  • Künye: Stewart Gordon – On Altı Batıkta Dünya Tarihi, çeviren: Zülal Kılıç, Kitap Yayınevi, tarih, 302 sayfa, 2018

Giorgio Agamben – İstisna Hali (2018)

“İstisna hali”, siyasal belirsizliklerin yaşandığı, iktidarın krizlerle boğuştuğu dönemlerde hukukun feshedilmesi anlamına gelir.

Bu kitabını, George W. Bush’un Irak işgali sonrasında yazan Georgio Agamben de, Batı toplumlarında demokrasinin zayıfladığı ve totalitarizm güç kazandığı dönemlerde ortaya çıkan bu durumu, Roma İmparatorluğu’ndan günümüze uzanan bir perspektifle irdeliyor.

Burada asıl olarak, hukuku ortadan kaldıran iradenin meşruiyetini nereden ve nasıl aldığıyla ilgilenen Agamben, bilhassa Carl Schmitt ve Walter Benjamin’in görüşlerinin sağlam bir tartışması bağlamında “kamu hukuku”, “siyasal olgu”, “kriz”, “hukuk ve şiddetin kaynağı”, “hukuki ve siyasal boşluk”, “zorunluluk”, “belirsizlik” ve “hukuk düzeni” gibi kavramları yeni bir zemine yerleştiriyor.

Agamben’e göre, başlarda istisnai durumlar söz konusu olunca hukuk askıya alınırdı, günümüzde ise bu durum sıradan bir hal almıştır.

Başka bir deyişle Agamben, kriz ve belirsizliklerin aşılması için başvurulan yasasızlık halinin günümüzde sürekli bir hal aldığını, yasasızlığın veya boşluğun artık normal hale geldiğini savunuyor ve bugün Devletin ve hukukun meşruiyetini sağlayan zemini yeni baştan değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyor.

  • Künye: Giorgio Agamben – İstisna Hali, çeviren: Kemal Atakay, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 128 sayfa, 2018

Michel Bruneau – Küçük Asya’dan Türkiye’ye (2018)

Küçük Asya ya da Anadolu, 20. yüzyılın başında, 1923’te Yunanistan ve Türkiye arasında imzalanan dünyada eşi benzeri görülmemiş bir mübadele anlaşması (Lozan Antlaşması) ile sona eren, yoğun ve şiddetli etnik temizlik ve kıyımların merkezi oldu.

Dolayısıyla Küçük Asya, tıpkı uzun zaman dilimindeki gibi yakın dönem kısa zaman dilimlerinde de, yalnızca tekrarlanan fetih teşebbüslerinin değil, aynı zamanda farklı şiddette ve etkide etnik-kültürel homojenleştirmelerin de nesnesi haline geldi:

Önce Helenleştirme, ardından Türkleştirme.

İşte Coğrafyacı ve Helenbilimci Michel Bruneau’nun bu muhteşem çalışması, bu sürecin zengin bir fotoğrafını çekiyor.

Çalışmanın asıl önemi ise, yakın dönemde yaşanan bu çalkantıların boyutunu anlayabilmek için, bunları özellikle Bizans, sonrasında Osmanlı gibi çoketnili imparatorluklardaki, sonrasında da bunların devamı olan Yunanistan ve Türkiye gibi ulus-devletlerdeki teritoryal meselelerle bağlantılandırarak, coğrafi-tarihsel bir perspektife yeniden yerleştirmesi.

Bu bağlamda kitap, Anadolu’nun kadim halklarının, dinî ve etnik topluluklarının; Rumların, Ermenilerin, Kürtlerin, Türklerin ve Asuri-Keldanilerin yazgısına dair, tarihin eski dönemlerinden bugüne uzanan nitelikli bir inceleme sunuyor.

Yazar, toprak meselesinin Küçük Asya’da her dönemde büyük önem arz ettiğini ve bu meselenin iki emperyal halk olarak Yunanlar ve Türkler arasında ve ayrıca iki egemen din olarak İslâm ve Ortodoks Hıristiyanlık arasında, başka coğrafyalarda, örneğin Balkanlar’da ya da Kafkasya’da yaşanandan çok daha sert mücadelelere mahal verdiğini ortaya koyuyor.

  • Künye: Michel Bruneau – Küçük Asya’dan Türkiye’ye: Azınlıklar, Etnik-Milli Homojenleştirme, Diasporalar, çeviren: Ayhan Güneş, İletişim Yayınları, tarih, 376 sayfa

Kirk Schneider ve Orah T. Krug – Varoluşsçu-Hümanistik Terapi (2015)

“Varoluşçu-hümanistik terapi”, insanlara kendi yaşamlarını geri kazanmalarına yardım etmeyi amaçlayan, bunun için de öncelikle yaşamaya yönelik içsel cesareti pekiştirmeye çalışan bir terapi.

Avrupa kökenli hümanistik ve varoluşçu felsefe ile Amerikan hümanistik psikolojinin bir araya getirilmesiyle ortaya çıkmış bu terapi, terapi için sağlam bir alternatif sunmak konusunda oldukça iddialı.

Kirk Schneider ve Orah T. Krug, bu terapinin esaslarını ve uygulanma ilkelerini bizimle paylaşıyor.

  • Künye: Kirk Schneider ve Orah T. Krug – Varoluşsçu-Hümanistik Terapi, çeviren: Gonca Akkaya, Okuyan Us Yayınları