Angus Stewart Deaton – Büyük Firar (2018)

Sağlık ekonomisi ve eşitsizlik konularında kapsamlı araştırmalar yapmış olan Angus Stewart Deaton, “Tüketim Analizi, Yoksulluk ve İktisadi Refah” konularındaki çalışmaları vesilesiyle 2015 Nobel Ekonomi Ödülü’nü de aldı.

Hatırlanacağı gibi ‘Büyük Firar’, İkinci Dünya Savaşı’nda bir esir kampından kaçan adamları anlatan bir filmdi.

Deaton’ın ‘Büyük Firar’ı ise, insanlığın yoksunluktan ve erken ölümden kaçışına, insanların kendi yaşamlarını daha iyi hale getirerek diğerlerinin de izleyeceği bir yol açmasına dair bir hikâye.

Deaton burada, ilerleme ile eşitsizlik arasındaki dansı tarihsel ve güncel bir bakışla ele alırken, ilerlemenin nasıl eşitsizlikler yarattığını ve bu eşitsizlikler arasındaki derece farklarını kapsamlı bir şekilde tartışıyor.

Bunu yaparken, tek başına zenginliğin veya eşitsizliğin hikâyesini anlatmaktan ziyade, bu hikâyelerle birlikte sağlığın hikâyesini, sağlık ve varlığın nasıl el ele gittiğini ele alması, çalışmayı özgün kılan başlıca husus.

Kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Ekonomik büyüme ve eşitsizliğin kökenleri,
  • Dünyadaki ortalama ömür beklentisi ve gelir durumu arasındaki ilişki,
  • Küresel yoksulluk ve küresel işsizlik,
  • Küreselleşme çağında sağlık,
  • ABD’de ekonomik büyüme, gelir dağılımı ve eşitsizlik,
  • Kalkınma projelerinin gözlerden sakladıkları…

Künye: Angus Stewart Deaton – Büyük Firar: Sağlık, Varlık ve Eşitsizliğin Kökenleri, çeviren: Aysun Babacan, Ayrıntı Yayınları, tarih, 336 sayfa, 2018

Eric Hobsbawm – Yaşasın Devrim (2018)

Latin Amerika, usta tarihçi Eric Hobsbawm’ın hem akademik hem de kişisel hayatında hep önemli yer tutageldi.

‘Yaşasın Devrim’de ise, Hobsbawm’ın Latin Amerika’yla ilgili kırk yıla yayılmış birbirinden önemli yazıları derlenmiş.

Hobsbawm burada,

  • Latin Amerika’da sosyal gelişmeler,
  • Kolombiya’da devrimci durum,
  • Kolombiya’da şiddetin anatomisi,
  • Latin Amerika’nın gelişiminde feodal öğeler,
  • Toplumsal eşkıyalar olarak köylüler,
  • İdeoloji ve köylü hareketi,
  • Köylü toprak işgalleri,
  • Köylüler ve siyaset,
  • Meksika devrimi,
  • Küba devrimi ve sonrası,
  • Latin Amerika’da gerillalar,
  • ABD emperyalizmi ve Latin Amerika’da devrim,
  • Peru’da devrimci askerler,
  • Şilililerin sosyalizm yolu,
  • Ve Latin Amerika’da milliyetçilik ve ulus gibi konuları tartışıyor.

Kitapta bir araya getirilen bu makaleler, hem Latin Amerika’nın dününü hem de bugününü daha iyi kavramamız konusunda önemli saptamalar barındırıyor.

  • Künye: Eric Hobsbawm – Yaşasın Devrim!: Latin Amerika Üzerine Yazılar, derleyen: Leslie Bethell, çeviren: Saliha Nilüfer, İletişim Yayınları, tarih, 464 sayfa, 2018

Maria Elena García, Marcia Plevin ve Patrizia Macagno – Yaratıcı Hareket ve Dans (2018)

Bu kitabın yazarları aynı zamanda dansçı, koreograf ve dans/hareket terapisti.

Yazarların bu kitapta ele aldığı, García-Plevin Yaratıcı Hareket Yöntemi ise, ruhsal yapıyla bedensel ifade arasında sağlam köprüler kurmayı ve bu bağlamda kişinin bedensel sınırlarını genişletmeyi, bedensel farkındalığını derinleştirmeyi amaçlıyor.

Yazarların uzun yıllara dayanan deneyimlerini bir araya getiren bu kitap ise,  hem yöntemin teorik ve kavramsal çerçevesini sunuyor hem de pek çok somut örnekle konuyu derinleştiriyor.

Bu kitapta anlatılan yöntemin, 2001’den beri İtalya’da Ulusal Dans Akademisi’nin ders programında yer aldığını, ayrıca 2013’ten beri İstanbul Bilgi Üniversitesi Yaratıcı Hareket ve dans/Hareket Terapi Sertifika Programı’nda eğitiminin verilmekte olduğunu da hatırlatalım. Yöntem yalnızca profesyonellere yönelik değil hem yaratıcı hareketle hem yaratıcı ifadenin farklı biçimleriyle ve hem de beden ve ruhsal yapı arasında ilişkileri yakından görmek isteyen her okura hitap ediyor.

  • Künye: Maria Elena García, Marcia Plevin ve Patrizia Macagno – Yaratıcı Hareket ve Dans, çeviren: Ebru Salman, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, psikanaliz, 200 sayfa, 2018

Vahram Altounian ve Janine Altounian – Geri Dönüşü Yok (2015)

1915’te Bursa’dan Suriye çöllerine ölüm yolculuğuna çıkan bir Ermeni ailenin dehşet verici hikâyesi.

Kitap, bu yolculukta 14 yaşında olan Vahram’ın tuttuğu günceden, günceyi gün yüzüne çıkaran kızı Janine’nin yorumları ve günceyi dilbilimsel, tarihsel ve psikanalitik yönleriyle ele alan beş makaleden oluşuyor.

  • Künye: Vahram Altounian ve Janine Altounian – Geri Dönüşü Yok, çeviren: Renan Akman, Aras Yayıncılık

Kolektif – Devrimi Yeniden Düşünmek: 1917 Ekiminin Mirası ve Günümüz (2017)

Marksist çalışmaların önemli dergilerinden Socialist Register’ın bu sayısı, 100. yılına giren Ekim Devrimi’ni ve onun mirasını tartışan muhteşem bir özel sayı.

Özel sayı, Ekim Devrimi’nin tarihsel ve güncel bir perspektifle izini sürerken, radikal solun kazanımlarına, ayrıca Latin Amerika ve Çin deneyimlerine bakmayı da ihmal etmiyor.

  • Marx ve Engels’in devrimci partiye bakışları,
  • Sınıf ve parti ilişkilerinin alabileceği yeni biçimler,
  • Devrimin güncelliği ve devrimci iyimserlik,
  • Ve sosyalizmin 21. yüzyılda karşı karşıya olduğu önemli sorunlar gibi birçok konuyu tartışıyor.

Alanla ilgilenen her okurun hem aydınlanmak hem de arşivlik niyetine kitaplığına koymayı isteyebileceği bir özel sayı.

  • Künye: Kolektif – Devrimi Yeniden Düşünmek: 1917 Ekiminin Mirası ve Günümüz (Socialist Register 2017), hazırlayan: Leo Panitch ve Greg Albo, çeviren: Rafet Koca, Yordam Kitap, siyaset, 272 sayfa, 2017

Richard Porton – Sinema ve Anarşizm (2015)

Anarşistlerin kendi başlarına yürüttükleri sinema çalışmalarını irdeleyen dikkat çekici bir inceleme.

Sinemadaki belli başlı anarşist klişelerle de hesaplaşan Porton, Rene Clair, Godard, Lina Wertmüller, Ken Loach, Bakunin, Kropotkin ve Emma Goldman gibi figürleri tartıştığı, bir nevi sinemasal anarşizm tarihi sunuyor.

  • Künye: Richard Porton – Sinema ve Anarşizm, çeviren: Osman Akınhay, Agora Kitaplığı

Mark Mazower – Dünyayı Yönetmek (2015)

Dünyayı yönetme fikri ile iktidarlar arasındaki çekişmenin tarihi gelişimine dair bir analiz.

Mark Mazower, Napoléon’un dünyayı fethetme fikrinin fiyaskoyla sonuçlanmasından dünya savaşlarına, Milletler Cemiyeti ve Birleşmiş Milletlerin doğuşundan Soğuk Savaş’a ve küresel ölçekteki güç dengelerine bu çekişmenin bir tarihini sunuyor.

  • Künye: Mark Mazower – Dünyayı Yönetmek, çeviren: Mehmet Moralı, Alfa Yayınları

Mike Watson – Kavramsal Militanlık Üzerine (2018)

Sanat, özü gereği muhaliftir.

Fakat sanat, politik ifade araçlarımızın elimizden zorla alındığı dönemlerde de, fikirlerimizi, karşı duruşumuzu özgün bir şekilde ortaya koyabileceğimiz en etkili araçtır.

İşte Mike Watson da, politik sanat manifestolarını incelediği ‘Kavramsal Militanlık Üzerine’ adlı bu kitabında, zor zamanlarda politik sanatın nasıl sol muhalefetin temellerini oluşturabilecek bir sığınak olabildiğini gözler önüne seriyor.

Watson, ekonomik krizin ortaya çıktığı dönemlerden bugüne, toplumsal kaygılarla hareket eden sanatçıların var olan politik süreçlere nasıl dâhil olduklarını ve kimi çıkmazlarla boğuşan muhalefete ne gibi özgün seçenekler sunduğunu ortaya koyuyor.

  • Künye: Mike Watson – Kavramsal Militanlık Üzerine: Politik Sanat Manifestoları, çeviren: Feyyaz Şahin, Pales Yayınları, siyaset, 172 sayfa, 2018

Mikkel Borch-Jacobsen ve Sonu Shamdasani – Freud Belgeleri (2018)

İkisi de alanında uzman Mikkel Borch-Jacobsen ve Sonu Shamdasani, psikanaliz tarihinin eleştirel bir okumasını yapıyor.

Bilhassa, psikanalizin kurucusu Freud’un yazışmalarından ve psikanalizin ilk kurulduğu zamanlardaki yoğun tartışmalardan yola çıkan yazarlar, psikanalizin diğer psikoterapi ve psikoloji ekolleri arasında ayrıcalıklı ve seçkin kültürel konumuna nasıl eriştiğini ve neden kendinden önceki ekolleri dışlayarak benzersiz olduğu iddiasını bu denli yoğun vurguladığını gözler önüne seriyor.

Alan için birçok ilgi çekici ayrıntı barındıran kitap, psikanalizin tarihsel gelişimini ortaya koymakla kalmayıp, aynı zamanda psikanalizin bilinçli olarak hangi efsaneler etrafında şekillendiğini de aydınlatıyor.

  • Künye: Mikkel Borch-Jacobsen ve Sonu Shamdasani – Freud Belgeleri: Psikanaliz Tarihi Hakkında Bir İnceleme, çeviren: Reha Kuldaşlı, İş Kültür Yayınları, psikanaliz, 440 sayfa, 2018

Jean-Jacques Sempé – Şehir Yaşamı ve Diğer Şeyler (2018)

Biz Sempé’yi, en çok ‘Pıtırcık’ serisiyle sevdik.

Sempé, Fransız çizer René Goscinny ile birlikte ‘Pıtırcık’ karakterini yaratmış ve ‘Pıtırcık’ın serüvenleri kendisini, yalnızca bizde değil, dünya çapında da büyük bir üne kavuşturmuştu.

Fakat neredeyse hiç karikatür eğitimi almamış olmasına rağmen dünyanın en ünlü karikatüristlerinden biri olan Sempé, yalnızca ‘Pıtırcık’ın değil, birçok esere imza atan, işleri oldukça prestijli gazetelerde kendilerine yer bulan oldukça üretken bir sanatçı.

Sempé’nin elimizdeki eseri ise, kendisinin şehir yaşamını bir baştan diğer başa kat ettiği harika karikatürlerini sunuyor.

İnsan ve çevre, kent yaşamı, kentsel dönüşüm, komşuluk, yaşam biçimleri, zaman ve mekân, modernleşme ve yozlaşma gibi, kent hayatı denince akla gelebilecek hemen her tema bu karikatürlerde karşımıza çıkıyor.

  • Künye: Jean-Jacques Sempé – Şehir Yaşamı ve Diğer Şeyler, çeviren: Şirin Etik, Desen Yayınları, karikatür, 64 sayfa, 2018