Maksim Gorki – Seyirciler (2008)

‘Seyirciler’, Rus edebiyatının önemli isimlerinden Maksim Gorki’nin on iki öyküsünü bir araya getiriyor.

Gorki’nin 1893-1935 yılları arasında, hayatının farklı dönemlerinde kaleme aldığı bu öyküler, gözleme dayalı olmaları, muhalif nitelikleri ve yazarın özgün anlatım tarzıyla öne çıkıyor.

Kitap, Gorki’nin ‘Şahin Türküsü’, ‘Soytarı’ ve ‘Strasti-Mordasti’ gibi bilinen öyküleri kadar, bazılarına göre yazarın ilk öyküsü olan ‘Yemelyan Pilyay’ gibi daha az bilinen öykülerini de barındırıyor.

Öyküler, Gorki’nin yazı serüveninin önemli birer aşaması olmalarıyla ilgi çekiyor.

  • Künye: Maksim Gorki – Seyirciler, çeviren: Ayşe Hacıhasanoğlu, Yordam Kitap, öykü, 320 sayfa

Elizabeth A. Thompson – Hunlar (2008)

Aynı zamanda bir edebiyat tarihçisi de olan Elizabeth A. Thompson ‘Hunlar’da, Tuna ve Ren nehirleri üzerinde ortaya çıkarak Avrupa tarihine yön veren Hun İmparatorluğu’nu anlatıyor.

Thompson kitabında ilk olarak, başlıca bilgi kaynaklarına dayanarak Hunlar’ı anlatıyor; imparatorluğun Romalılarla diplomatik ilişkilerini; zaferlerinin ve yenilgilerinin sebeplerini; davranışlarına etki eden nedenleri ve Hunlar’ın toplumsal yapılanmalarını betimliyor.

Thompson’ın birçok kaynaktan beslenen kitabı, okuyucuyu, Attila’dan önceki ve sonraki Hunlar hakkında bilgilendiriyor.

  • Künye: Elizabeth A. Thompson – Hunlar, çeviren: M. Sibel Dinçel, Phoenix Yayınları, tarih, 375 sayfa

William A. Pelz – Modern Avrupa Halkları Tarihi (2017)

Siyasi tarih, kapitalizm ve işçi sınıfı tarihi alanlarında çalışan William A. Pelz’in elimizdeki kitabı, benzer tarih kitaplarından farklı bir tarzda yazılmış.

Pelz burada, Avrupa tarihinde yaşanan gelişmeleri, resmi veya değil, tarihçilerin inşa ettikleri perspektiften takip etmek yerine, bizzat Avrupa halklarının gözünden izliyor.

Anaakım tarih çalışmaları, din adamları, seyyahlar, dâhiler, komutanlar, aydınlar, burjuvalar ve yöneticilerin merkezinde olduğu aktörlerin tarihi yaptıkları teziyle hareket eder.

Bu kitap ise, söz konusu geleneksel anlatıya temelden karşı çıkarak, muğlak ve belirsiz addedilerek görmezden gelinmiş halkların tarihin nesnesi değil, bizzat öznesi olduğu fikrinden yola çıkıyor.

Pelz buradan yola çıkarak, halkların gözünden Avrupa’nın son 600 yılının ve bu süre zarfında yaşanmış büyük devrimlerin izini sürüyor.

Derebeylerin “ilk gün” hakkından dünya savaşı cephelerinde vatanperverlik dayatmasını reddeden askerlere, fabrika işgallerinden köylü ayaklanmalarına, genel grevlerden kadın hareketlerine, tarihe yön vermiş pek çok olay, burada.

Bu harika kitap, Avrupa tarihindeki sınıfsal çatışmaların; sömürülen, isyan eden kadın ve erkeklerin nitelikli bir hikâyesi.

  • Künye: William A. Pelz – Modern Avrupa Halkları Tarihi, çeviren: Nil Tuna, Kolektif Kitap, tarih, 320 sayfa, 2017

Hervé Castanet – Lacan’ı Anlamak (2017)

Jacques Lacan, Freud’un icadı olan psikanalize yaptığı katkılarla, bu kuramın tarihinde önemli bir yere sahip.

Zira kendisi, Freud’un karşılaştığı çıkmazları aşarak psikanalizi yeniden yorumlamıştı.

İşte bu kitap da, Lacan’ın psikanalize katkılarını açık seçik ortaya koymasıyla, alan için rehber niteliğinde bir çalışma.

Hervé Castanet, hem cinsellik, özne, dil, arzu ve dürtü gibi temel Lacancı kavramları açıklıyor hem de Lacan’ın psikanaliz kuramını ve bu kuramın uygulamada getirdiği yenilikleri sistematik bir şekilde sunuyor.

  • Künye: Hervé Castanet – Lacan’ı Anlamak, çeviren: Baturalp Aslan, Encore Yayınları, psikanaliz, 128 sayfa, 2017

N. D. Wilson – 100 Dolap (2008)

Wilson ‘100 Dolap’ isimli bu fantastik romanında, odasında, her biri başka dünyalara açılan kapılar keşfeden Henry York ile kuzeninin yaşadıklarını hikâye ediyor.

On iki yaşında bir çocuk olan Henry, teyzesinin evinde yaşar.

Günün birinde, merakına yenilerek odasındaki sıvayı kazıyan ve doksan dokuz dolap kapağı bulan Henry, kuzeni Henrietta ile birlikte bu kapıların izini sürer.

Kapakların birinden yağmur sesi, birinde de ileri gezinen bir adamı gören kuzenler, kısa bir süre içinde kendilerini, bu fantastik dünyanın içinde bulacaktır.

Fakat romanın kahramanlarını, gizemli ve mucizevi dünyalar kadar, kestirilemeyen tehlikeler de bekliyor olacaktır.

  • Künye: N. D. Wilson – 100 Dolap, çeviren: Ebru Sürmeli, Remzi Kitabevi, roman, 232 sayfa

Asef Bayat – Sokak Siyaseti (2008)

Asef Bayat ‘Sokak Siyaseti’nde, 1979’daki İran İslam Devrimi başta olmak üzere, ülkedeki yoksul halkın, İran tarihindeki çalkantılı dönemlerindeki ayaklanmalarını inceliyor.

Kitabın en ilgi çeken yanı, siyasetin belli bir azınlığın tekelinde kaldığı üçüncü dünya ülkelerinde, sıradan insanların, bireylerin, ailelerin, gecekondu sakinlerinin, işsizlerin ve yeraltı dünyası sakinlerinin siyasetini, ya da tam adıyla sokak siyasetini, kapsamlı bir biçimde araştırmasıdır diyebiliriz.

Bayat, yoksulların siyaseti icra etmek için başvurdukları araçları, “aşağıdan gelen” muhalefetin, siyasi elitlerin nasıl üstesinden gelebildiğini İran örneği üzerinden anlatıyor.

  • Künye: Asef Bayat – Sokak Siyaseti: İran’da Yoksul Halk Hareketleri, çeviren: Soner Torlak, Phoenix Yayınları, siyaset, 334 sayfa

Ayşe Buğra ve Osman Savaşkan – Türkiye’de Yeni Kapitalizm (2014)

1980 sonrasında iş dünyasının ekonomik, siyasi ve kültürel koordinatlarını dönüştüren, yeni türden çıkar temsiliyetlerine yol açan ve Türkiye’de hükümet ile iş dünyası arasındaki ilişkileri değiştiren gelişmelerin bir dökümü.

Bu kitap tam da bunu irdeliyor ve bunu yaparken, muhafazakâr ve laik burjuvazi arasındaki çatışmaları saptamayı da ihmal etmiyor.

  • Künye: Ayşe Buğra ve Osman Savaşkan – Türkiye’de Yeni Kapitalizm, İletişim Yayınları

Hasan Ersel, Deniz Koloğlu ve Ali Pınar – Cemal Reşit Rey (2014)

Bu kitap, operetleri ve klasik müzik besteleriyle bilinen Cemal Reşit Rey’in 100. doğum yılı için, Açık Radyo’da gerçekleştirilmiş özel programın kaydı.

Farklı görüşlerden isimlerin konuk olduğu program, Cemal Reşit Rey’i besteci, orkestra şefi, piyanist ve öğretmen gibi yönleriyle ele alarak bir nevi Cemal Reşit Rey portresi ortaya koyuyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Aydın Karlıbel, Cemal Ünlü, Cihat Aşkın, Ece İdil, Ercan İmre, Ertuğrul Sevsay, Evin İlyasoğlu, Ezgi Saydam, Filiz Ali, Gülper Refiğ, Halit Refiğ, Leyla Pınar, Panayot Abacı, Renin Kosal, Seher Tanrıyar ve Yalçın Tura.

  • Künye: Hasan Ersel, Deniz Koloğlu ve Ali Pınar – Cemal Reşit Rey, Pan Yayıncılık

Fredric Jameson – Gerçekçiliğin Çelişkileri (2018)

Önde gelen Marksist eleştirmenlerden Fredric Jameson elimizdeki çalışmasında, on dokuzuncu yüzyıl gerçekçi romanının üzerine derinlemesine bir sorgulama gerçekleştiriyor.

Bu sorgulamayı Balzac, Flaubert, Zola, Tolstoy, Pérez Galdós ve George Eliot gibi isimlerin eserleri üzerinden ilerleyerek yapan Jameson, gerçekçiliği ikili karşıtlıklar üzerinden irdeliyor.

Yazar, gerçekçiliği, gerçekçilik ve epik, gerçekçilik ve idealizm, gerçekçilik ve doğalcılık, gerçekçilik ve sosyalist gerçekçilik, gerçekçilik ve modernizm gibi ikili zıtlıklar bağlamında tartışıyor ve bunu yaparken söz konusu eserlerde gerçekçiliğin siyasal ve metafizik boyutları nasıl inşa edildiğini gözler önüne seriyor.

Gerçekçilikle modernizm arasındaki karşıtlığın içinde başından beri bir tarihsel tahkiye olduğunu belirten Jameson, bu eserleri ortaya çıkaran koşulları daha iyi kavramak için, kaçınılmaz olarak edebiyat tarihinin dışına çıkıp o dönemin kültürel tarihine ve üretim tarzlarına, başka bir deyişle söz konusu dönemin özgül kapitalist koşullarına odaklanmamız gerektiğini gösteriyor.

Jameson’a göre, gerçekçilik bir ideolojidir ve bunun da burjuvazi ve burjuva günlük hayatının ortaya çıkışıyla sıkı bir ilişkisi vardır.

Jameson kitabının ikinci bölümündeyse, gerçekçiliğin, ileri teknoloji savaşının sürdüğü bugünkü durumunu ele alıyor.

Kendisine göre bu yeni küresel gerçeklikte, tarih ve zaman algısını dönüştürmeyi dert edinmiş yazarlar, tarihsel veya bilimkurgu türleri aracılığıyla romana ve gerçekçiliğe yeni bir boyut kazandırıyorlar.

  • Künye: Fredric Jameson – Gerçekçiliğin Çelişkileri, çeviren: Orhan Koçak, Metis Yayınları, edebiyat inceleme, 360 sayfa, 2018

Kolektif – Tarihselci Yöntem ve Bilim Tarihi (2017)

Türkiye’de evrim kuramının ders kitaplarından çıkarılmasıyla birlikte, eğitim daha gerici bir biçim almaya başladı.

Ki evrim kuramının müfredattan çıkarılmasıyla birlikte dini konular burada kendilerine daha fazla yer bulmaya başladı.

Bu kitap ise, bilimsel dünya görüşünün ortaya çıkışını, gelişimini ve yobazlığın tarih boyunca bilime neden düşman olduğunu ayrıntılı bir bakışla ortaya koyuyor.

Kitabın en önemli katkısı, tarih boyunca gericiliğin bilim karşısına hangi kisve, gerekçe ve bahanelerle çıktığını ve bilim insanlarınınsa bununla nasıl mücadele ettiğini kapsamlı bir şekilde ortaya koyması.

Bilimsel gelişme sayesinde toplumların nereden nereye vardıklarını ve bilimsel araştırmaların tarihte de bugün de neden vazgeçilmez olduğunu yeniden ve daha bilinçli kavramak için bu kitap okunmalı.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Erhan Nalçacı, Fırat Akat, Kutluhan Ertekin, Evrim Gökçe, Simge Aykan, Hazal Artuvan Korkmaz, Güvem Gümüş Akay, Hasan Çalışkan ve Sertaç Üstün.

  • Künye: Kolektif – Tarihselci Yöntem ve Bilim Tarihi, editör: Erhan Nalçacı, Yazılama Yayınları, bilim, 205 sayfa, 2017