Marc Lachièze-Rey – Einstein Plajda: Herkes İçin Görelilik (2017)

Albert Einstein’ın görelilik kuramı, Newton çağından bugüne geçerli olan zaman, uzay ve madde anlayışımızı kökten değiştirdi ve halen değiştirmeye devam ediyor.

Fakat kuram, oldukça zor teorik yapısıyla her okura hitap ediyor diyemeyiz.

Dolayısıyla kuramın gerçek etkileri hakkında çoğumuz tam anlamıyla bilgi sahibi değiliz.

Kendisi de astrofizikçi ve kozmolog olan Marc Lachièze-Rey bu popüler bilim kitabında, Einstein’ın bu ünlü kuramını her seviyeden okurun anlayabileceği bir tarzda ele alıyor.

Özel ve genel görelilik, göreliliğin uzay-zaman anlayışı ve göreliliğin kozmolojiye katkıları gibi konuların açıklandığı kitap, bu kuramın fizikte ortaya koyduğu devrimi kapsamlı bir şekilde ortaya koymasıyla önemli.

  • Künye: Marc Lachièze-Rey – Einstein Plajda: Herkes İçin Görelilik, çeviren: Barış Şannan, Bgst Yayınları, bilim, 132 sayfa, 2017

Alice Miller – Beden Asla Yalan Söylemez (2014)

Gerçek ve güçlü duygularımızın inkârı, bedenimiz, ruhumuz ve geleceğimiz üzerinde nasıl etkiler yaratır?

Bu soruyu psikoterapik yaklaşım ekseninde yanıtlayan Alice Miller, çocukluklarında suistimal edilenlerin, gerçek duygularını nasıl bastırdıklarını ve bunların kendini kandırma kısır döngüsünü nasıl kırıp özgürleşebileceklerini anlatıyor.

  • Künye: Alice Miller – Beden Asla Yalan Söylemez, çeviren: Cihan Dansuk, Okuyan Us Yayınları

Kolektif – Medya, Kültür, Siyaset (2014)

Gündelik hayatımızın her anına nüfuz etmiş medyanın toplumsal, kültürel ve siyasal yaşamda oynadığı role ilişkin ufuk açıcı makaleler.

Derlemede, medya kültürü aracılığıyla modernliğin yorumlanışı, medya etiği ve kamusal alan, ideolojinin medya içeriğine etkisi ve medyada gösterge olarak kadınlar gibi konular tartışılıyor.

Kitaba katılan kimi yazarlar şöyle: John Fiske, Peter Golding, Graham Murdock, Stuart Hall, John Keane, James Curran, Michael Gurevitch, Jay G. Blumler, Pamela Shoemaker, Stephen Reese, Elisabeth Noelle-Neumann, Liesbet van Zoonen, Shanto Iyengar…

  • Künye: Kolektif – Medya, Kültür, Siyaset, derleyen: Süleyman İrvan, Pharmakon Yayınevi

Aslı Davaz – Eşitsiz Kız Kardeşlik (2014)

Türkiye’deki kadın konulu arşivcilik alanında uzmanlaşmış nadir isimlerden Aslı Davaz, ulusal kadın hareketinin yaklaşık 150 yıllık mücadelesini inceliyor.

Davaz, uluslararası feminist kadın hareketi ve Türk Kadın Birliği’ni, Cumhuriyetin ilk feministlerini, Dünya kadınlarının Müslüman bir ülkede 1935 yılında yaptığı ilk kongreyi anlatıyor.

  • Künye: Aslı Davaz – Eşitsiz Kız Kardeşlik, İş Kültür Yayınları

Kolektif – Kayıt Dışı Ekonomide Örgütlenen Kadın İşçiler (2017)

Bu kitap, dünya çapında, tüm zorluklara rağmen kendini var etmek için mücadele eden çalışan kadınların deneyimlerini bir araya getiriyor.

Kitap, ev işlerinde çalışan kadınlardan fabrikalarda, özel kurumlarda veya kamu kuruluşlarında çalışan kadınların yaşadıklarını ilk elden aktarmalarıyla önemli.

Aktivist, akademisyen, işçi ve sendikacı birçok kadının yer aldığı kitap, çalışmanın kadınlar için ne gibi güçlendirici yönleri olduğunu, kadınların çalışma hayatında var olurken yaşadıkları zorlukları ve bu zorlukların üstesinden nasıl geldiklerini ortaya koyuyor.

Kitaptaki tanıklıklar, kadınların hangi şartlarda olurlarsa olsunlar örgütlenebildiklerini göstermesiyle, bizim geleceğe ve mücadeleye inancımıza katkıda bulunuyor.

  • Künye: Kolektif – Kayıt Dışı Ekonomide Örgütlenen Kadın İşçiler, derleyen: Naila Kabeer, Ratna Sudarshan ve Kirsty Milward, çeviren: Fulya Alikoç, Kor Kitap, toplumsal cinsiyet çalışmaları, 320 sayfa, 2017

Gül Mete Yuva – Modern Türk Edebiyatının Fransız Kaynakları (2017)

Birçok eleştirmenin fikir birliğinde olduğu gibi, modern Türk edebiyatının şekillenmesinde Fransız edebiyatının önemli bir etkisi bulunuyor.

Ahmet Hamdi Tanpınar da, ‘XIX. Asır Türk Edebiyat Tarihi’nde, bu ilişkiye sık sık değinir.

Gül Mete Yarar da elimizdeki nitelikli incelemesinde, bu etkinin nasıl kurulduğunu, önemli edebi metinlerin, kurumların ve kişilerin rollerini açıklığa kavuşturuyor.

Yazar çalışmasında, yalnızca bu ilişkiyi incelemekle kalmıyor, aynı zamanda edebiyatımızdaki Fransız etkisi bağlamında Batı’ya yönelmiş yeni bir Türk kimliğinin şekillenmesinde,  bu yazarlar ve eserlerinin ne gibi etkiler yarattığını da irdeliyor.

Servet-i Fünun ve Edebiyat-ı Cedide hareketleri bağlamında Fransız edebiyatına yönelen ilginin, başlangıçta taşıdığı endişe ve hedefleri analiz ederek açılan çalışma, ardından Fransız edebiyatıyla kurdukları ilişkiler penceresinden Halit Ziya Uşaklıgil ve Tevfik Fikret’in çalışmalarını ele alıyor.

Osmanlı/Türk modernleşmesinde Fransız etkilerini, dönem yazarlarının eserleri üzerinden izlemesiyle alan için önemli bir kaynak.

  • Künye: Gül Mete Yuva – Modern Türk Edebiyatının Fransız Kaynakları, İletişim Yayınları, edebiyat inceleme, 416 sayfa, 2017

 

Larry Collins ve Dominique Lapierre – Kudüs… Ey Kudüs (2017)

Son zamanlarda Kudüs etrafındaki tartışmalar, yeniden alevlendi.

Peki, bu kadim şehir neden bu kadar önemli?

Biraz tarihe bakalım:

Mezmurlar kitabında şöyle yazar:

“Eğer seni unutursam, ey Kudüs, sağ elim hünerini unutsun. Eğer seni anmazsam, eğer Kudüs’ü en büyük sevincimden üstün tutmazsam, dilim damağıma yapışsın.” (137)

Matta İncil’inde, Kudüs’ü Zeytinlik Dağından seyreden Hz. İsa’nın şöyle dediği yazılıdır:

“Ey Kudüs! Peygamberleri öldüren ve kendisine gönderilenleri taşlayan sen, tavuk yavrularını kanatları altına nasıl toplarsa, ben de senin çocuklarını kaç kere öyle toplamak istedim.”

Ve bir hadisinde Hz. Muhammed şunu demektedir:

“Ey Kudüs, Tanrı’nın seçtiği toprak ve onun kurallarının vatanı, senin duvarlarından dünya dünya oldu. Ey Kudüs, sana doğru inen çiy bütün hastalıkları iyi ediyor, çünkü geldiği yer Cennet’in bahçeleri.”

İşte bizde ilk baskısı 1994’te yapılan ‘Kudüs… Ey Kudüs’ adlı bu kitap, dinler tarihinde, siyaset tarihinde ve kültür tarihinde vazgeçilmez yeri olan bu şehrin kapsamlı bir tarihini sunuyor.

Kapsamıyla dikkat çeken kitap, 1948 Arap-İsrail savaşında iki kesim arasında parçalanan şehrin eski zamanlardan günümüze gelen dramatik hikâyesini titiz bir bakışla ele alıyor.

  • Filistin’i bölmek için Birleşmiş Milletler’de yapılan oylama,
  • Oylamanın Yahudiler arasında yarattığı sevinç ve Araplarda yarattığı keder,
  • Tel-Aviv ve Kudüs yolu boyunca yaşanan amansız savaşlar,
  • 1948 yılı Mart ayı boyunca Kudüs’ün neredeyse aç bırakılması,
  • Hurva’nın tahrip edilmesi ve eski şehrin yıkılmasıyla sonuçlanan saldırılar,
  • İsrail devletinin ilan edilişi,
  • Arap Lejyonu’nun Kudüs’e girişi,
  • Deir Yassin ve Hadassah Hastanesi katliamları,
  • Ve bunun gibi, Kudüs’ün tarihinde iz bırakmış pek çok tarihi ayrıntı, bu kitapta bizimle paylaşılıyor.

Bütün bunları, Kudüs tarihinde rol almış Arap ve Yahudi aktörler üzerinden yapan çalışma, Kudüs’ün bir şehirden çok daha ötesi olduğunu, çağlar öncesiyle bugünü buluşturan başlı başına bir medeniyet olduğunu bize yeniden hatırlatıyor.

  • Künye: Larry Collins ve Dominique Lapierre – Kudüs… Ey Kudüs, çeviren: Aydın Emeç, Kronik Kitap, tarih, 608 sayfa, 2017

Tess Franke – Henüz Her Şey Bitmedi (2008)

Hollandalı yazar Tess Franke ‘Henüz Her Şey Bitmedi’de, müşterisi cinayete kurban giden avukat Femke Wolzak’ın hikâyesini anlatıyor.

Bir gün evinin önünde bir müşterisinin cesediyle karşılayan Wolzak, cinayeti aydınlatmaya karar verir.

Fakat Wolzak, cinayet şüphelilerini araştırdıkça, kendini artan bir tehlike dünyasının içinde bulacaktır.

Zira bir vakit, mafya, polis ve adalet makamı arasında kirli ilişkilere tanık olacak ve böylece, yozlaşan adalet üzerine düşünmeye başlayacaktır.

Roman, yazarının kişisel öyküsüyle de benzerlik gösteriyor.

Zira, ses getiren davalar üstlenen avukat kocasının tehdit edilmesiyle Franke, ABD’ye kaçmak zorunda kalmış.

  • Künye: Tess Franke – Henüz Her Şey Bitmedi, çeviren: Tülin Alemdar ve Metin Alemdar, Pupa Yayınları, roman, 325 sayfa

Şükûfe Nihal – Bütün Eserleri 1 (2008)

Şükûfe Nihal, zamanının önde gelen kadın yazarlarından olduğu kadar, bir kadın hakları savaşçısı olarak da bilinir.

Yazarın bütün eserlerinin bu ilk cildinde şiirleri yer alıyor.

Bu kapsamlı cilt, 1876-1973 arasında yaşayan Şükûfe Nihal’in ‘Yıldızlar ve Gölgeler’, ‘Hazan Rüzgârları’, ‘Gayya’, ‘Su’, ‘Şile Yolları’, ‘Sabah Kuşları’ ve ‘Yerden Göğe’ kitapları dışında, dergilerde yayımlanan şiirlerini de barındırmasıyla, önemli bir boşluğu dolduruyor.

En çok Beş Hececiler çevresindeyken yazdığı ve memleket duyarlığı taşıyan şiirleriyle bilinen Şükûfe Nihal, bireysel konular kadar, yaşadığı dönemden kaynaklı milli ve sosyal konuları da işliyor.

  • Künye: Şükûfe Nihal – Bütün Eserleri 1, yayıma hazırlayan: Yaprak Zihnioğlu, Kitap Yayınevi, şiir, 503 sayfa

Kolektif – Eleştirmen Gözüyle (2008)

Türkiye Tiyatro Eleştirmenleri Birliği’nin katkısıyla ortaya çıkan ‘Eleştirmen Gözüyle’, Cumhuriyet dönemi Türkiye tiyatrosu eleştiri seçkisinden oluşuyor.

Seçkinin üçüncü durağı olan bu kitapta, 1990 sonrası dönemin metinleri yer alıyor.

Tiyatro eleştirisinin, aynı zamanda oyunun geleceğe kalmasını sağlayan zaruri bir pratik olduğu düşünüldüğünde, birçok eleştirmenin yazılarından oluşan kitabın, bu anlamda büyük bir katkı sunacağı kuşkusuz.

Hatırlanacağı gibi, bu seçkinin 1923-1990 yıllarını kapsayan eleştiri yazılarından oluşan ilk iki cildi 1994 yılında yayımlanmıştı.

Bu son cilt de, ele aldığı dönemin tiyatro dünyasına, onun sorunlarına odaklanıyor ve bunun aşılması için ne yapılabileceğine kafa yoruyor.

  • Künye: Kolektif – Eleştirmen Gözüyle, hazırlayan: Gülşen Karakadıoğlu ve Filiz Elmas, Arkadaş Yayınevi, eleştiri, 299 sayfa