Fatih Akyıldız – Göstergeler Ne Anlatır?: Türkiye İçin İktisadi Göstergeler Rehberi (2017)

Birçoğumuz, kamunun hizmetine sunulan ekonomik verilerdeki istatistiklerden pek bir şey anlamayız.

Zira istatistik eğitimi, bizde belli şanslı alanlar dışında kimseye nasip olmaz.

Elimizde tuttuğumuz kitaplar gibi çalışmalar, işte tam da böylesi durumlarda yolumuzu aydınlatmalarıyla altın değerinde.

Fatih Akyıldız bu kapsamlı çalışmasında, Türkiye’de yaygın olarak kullanılan temel ekonomik göstergeleri hem içerikleri, özellikleri ve teorik çerçeveleriyle açıklıyor hem de bunların hazırlanmasında kullanılan verilerin toplanma ve hesap yöntemleri konularında bizleri aydınlatıyor.

Kitapta,

  • Milli gelir göstergeleri,
  • Üretim ve iktisadi canlılık,
  • Fiyat göstergeleri,
  • Çalışma ekonomisi,
  • Uluslararası ekonomi,
  • Kamu ekonomisi,
  • Ve para, bankacılık ve finans alanlarına giren çok sayıda istatistik açıklanıyor.

Gayrisafi yurt içi hasıladan kişi başına düşen gayrisafi yurtiçi hasılaya, aylık sanayi endekslerinden sanayi ciro endeksine, inşaat istihdam endeksinden üretici fiyat endeksine pek çok istatistiğin açıklandığı kitap, ekonomiye bilimsel bir gözle bakmak isteyen okurlar için yetkin bir kılavuz.

  • Künye: Fatih Akyıldız – Göstergeler Ne Anlatır?: Türkiye İçin İktisadi Göstergeler Rehberi, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, istatistik, 450 sayfa, 2017

David Vincent – Mahremiyet: Kısa Bir Tarih (2017)

Son yıllarda, özellikle de sosyal ağların gündelik, hatta özel hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelişi, mahremiyetin ortadan kalktığına dair şikâyetlerin daha sık dillendirilmesini de beraberinde getirdi.

Bu nitelikli kitap ise, bugün açık bir tehdit altında olan mahremiyetin 14. yüzyıldan bugüne uzanan gelişimi ve yaşadığı muazzam dönüşümü konu ediniyor.

Yalnız kalmak bir haktır.

Peki, kendimizi neden gönüllü olarak ifşa ediyoruz?

Vincent, bu sorunun yanıtını ararken,

  • Ev hayatının dönüşümü,
  • Refah ve mülkiyet ilişkisi,
  • Ev tasarımının evrimi,
  • Şehirleşme,
  • Yüz yüze iletişim,
  • Dinsel inanç ve dinsel ritüeller,
  • Ve yeni teknolojiler gibi birçok konu ve kavram üzerinde yeniden ve derinlemesine düşünüyor.

“Mahremiyetin internetten önceki on yılları zamanın sisi içinde kaybolmuş gibi görünüyor,” diyen Vincent, çalışmasında mahremiyetin kapsamlı bir tarihçesini sunduğu gibi, aynı zamanda insanın, kültürün geçirdiği olağanüstü dönüşümü de kayda alıyor.

  • Künye: David Vincent – Mahremiyet: Kısa Bir Tarih, çeviren: Deniz Cumhur Başaraner, Epos Yayınları, 232 sayfa, 2017

Neil Faulkner – Halkların Rus Devrimi Tarihi (2017)

Ekim Devrimi’ne sosyalist bir perspektiften bakan, her okurun rahatça anlayabileceği tarzda kaleme alınmış bir çalışma.

“Rus Devrimi, dünya tarihinin muhtemelen en yanlış anlaşılmış olayıdır,” diyen Faulkner, bu devrimin yükselen demokrasi taleplerine yanıt veren, bir demokrasi ve yaratıcılık patlaması olduğunu belirtiyor.

Yazar, Ekim Devrimi, kapitalizmde büyük bir gedik yaratmakla birlikte, sonradan geri çekildiğini ve karşı-devrimle yıkıldığını söylüyor.

Rusya’da Çarlık iktidarına karşı ezilenlerin nasıl örgütlendiklerini irdeleyerek açılan kitap,

  • Lenin ve Bolşeviklerin tarih sahnesine çıkışı,
  • 1917’de büyük devrimin yapılışı,
  • Devrimin, kapitalizmin aşılması konusunda dünyaya nasıl umutlar verdiği,
  • Sovyetlerin 1918-1938 döneminde yaşananlar,
  • Ve Stalin’in Bolşevik Devrimi’ndeki konumu gibi ilgi çekici konuları tartışıyor.

Kitabın, Bolşevik Devrimi’nin 100. yılını yaşadığımız şu günlerde, tarihte büyük bir gedik yaratmış bu deneyimin öncesi ve sonrası için önemli bir kaynak olduğunu söylemeliyiz.

  • Künye: Neil Faulkner – Halkların Rus Devrimi Tarihi, çeviren: Tuncel Öncel, Yordam Kitap, tarih, 272 sayfa, 2017

 

Michel Butor – Sıra Dışı Öykü (2008)

Michel Butor ilginç kitabı ‘Sıra Dışı Öykü’de, Charles Baudelaire’in 13 Mart 1856 tarihinde sabaha karşı gördüğü bir rüyayı yorumluyor.

Butor, “kavşağında sayısız yolun kesiştiği” şeklinde tanımladığı bu rüyanın imgelerini, Baudelaire’in hayatı ve yapıtlarında sürüyor.

Baudelaire’in rüyası, sabaha karşı tek başına sokaklarda yürümesiyle başlıyordu.

Rüya daha sonra, şairin bir arkadaşıyla karşılaşması, oradan bir geneleve gitmesiyle devam ediyor ve burada garip bir canavarla karşılaşmasıyla bitiyordu.

İşte Butor, Baudelaire’in bir arkadaşına gönderdiği mektubunda anlattığı bu rüyasının barındırdığı anlamları, şairin hayatı ve sanatı ekseninde izliyor.

  • Künye: Michel Butor – Sıra Dışı Öykü, çeviren: Elif Koşkan, Yapı Kredi Yayınları, deneme, 231 sayfa

Orhan Bursalı – Çatışmanın Anatomisi (2014)

Fetullahçıların şike, MİT ve yolsuzluk operasyonlarıyla ortaya koyduğu üç büyük iktidar hamlesiyle AKP ile savaşa koyuluşunun hikâyesi, bu kitapta.

Orhan Bursalı dört yıla yayılan ve bir gerilim-polisiye öykü gibi heyecanla süren Cemaat-AKP savaşını adım adım izlerken, Cemaat’in yapısına ve iktidarı ele geçirme yöntemlerine de ışık tutuyor.

  • Künye: Orhan Bursalı – Çatışmanın Anatomisi, Kırmızı Kedi Yayınevi

Kolektif – Prusia’dan Bursa’ya (2014)

Şimdiye kadar hiçbir yerde yayımlanmamış kimi fotoğraflar da barındıran, zengin bir Bursa monografisi.

Kitap, şehrin Antikçağ’dan bugüne tarihini ayrıntılı bir şekilde verdiği gibi, Ahilik teşkilatının esasları, etnik ve dini faktörlerin ticarete yansımaları gibi, şehrin 8500 yıllık ekonomik tarihini ortaya koyan bilgi, öykü ve anekdotlar da sunuyor.

  • Künye: Kolektif – Prusia’dan Bursa’ya, hazırlayan: Erdoğan Bilenser, Yapı Kredi Yayınları

İnci San – Çocuk ve Sanat (2017)

Bizde yeterli derecede önem verilmese de, evrensel değerlerin aşılanması anlamında, sanat eğitiminin çocukların gelişiminde büyük payı var.

Sanata ve sanat eğitimine ağırlık veren toplumlar, çağdaş toplumlardır.

İnci San da elimizdeki kapsamlı çalışmasında, sanat eğitiminin çocukların yaratıcılık düzeyi üzerindeki etkilerini disiplinlerarası bir perspektifle ortaya koyuyor.

Sanat eğitimi kuramlarının Batı dünyasındaki gelişimini irdeleyerek başlayan kitap,

Çocukta resim etkinliği ve estetik değerlerin oluşması,

  • Güzel sanatlar eğitimi,
  • Sanat eğitiminde nitelik,
  • Çocuk yazını ve sanat eğitimi,
  • Yaratıcı kişiliğin geliştirilmesinde ortaöğretimin rolü,
  • Okul öncesi dönemde sanat eğitimi,
  • Bir süreç olarak yaratıcı drama,
  • Gençlerin yaşamında sanat ve kültür eğitiminin önemi,
  • Ve sanatsal öğrenme ile barış kültürünün oluşumu arasındaki ilişki gibi, pek çok ilgi çekici konu irdeleniyor.

Kitabın, sanatın dönüştürücü gücüne tanık olmak ve çocuklarına sanat eğitimi vermek konusunda aydınlanmak isteyenler için çok iyi bir kaynak olduğunu söyleyelim.

  • Künye: İnci San – Çocuk ve Sanat, Yeni İnsan Yayınevi, eğitim, 200 sayfa, 2017

Nurşen Şenol Güllüoğlu – Mutfağın Hatıra Defteri (2017)

Nurşen Şenol Güllüoğlu bu nitelikli anlatısında, Ankara’nın güzel günlerinde geçen çocukluğuna dair hatıralarını, ailesinin ve akrabalarının birbirinden ilginç ve lezzetli yemek tarifleriyle harmanlayarak anlatıyor.

Güllüoğlu’nun çocukluğu, o zamanlar küçük bir memur semti olan Ankara’nın Yenimahalle semtinde geçti.

Kuşkusuz, pek çok yer gibi, Yenimahalle’nin de eski halinden eser yok şimdi.

Çocukluğun o büyülü dünyasını yeniden anımsamaya koyulan Güllüoğlu ise, kitabında her bir çocukluk anısı için bir yemek tarifi veriyor.

Kitap, tas kebabından kuru kayısı tatlısına, büzeydenden kâğıt helva pastasına, yaprak kereviz tatlısından mahlepli çöreğe ve yenge usulü spagettiye, tam on sekiz yemek tarifi barındırıyor.

Birbirinden lezzetli yemek tarifleri barındırması bir yana, bu toprakların özgün yemek kültürü ve okurken ziyadesiyle keyif verecek ayrıntılar eşliğinde Ankara’nın bir döneminden enstantaneler vermesiyle de ilgi çekebilecek bir kitap.

  • Künye: Nurşen Şenol Güllüoğlu – Mutfağın Hatıra Defteri, Ayizi Kitap, yemek, 144 sayfa, 2017

Jason W. Moore – Hayatın Dokusundaki Kapitalizm: Sermaye Birikimi ve Ekoloji (2017)

Kapitalizmin tarihinde uzun bir yolculuk bağlamında doğaya bakan ve buradan yola çıkarak yerleşik ekoloji görüşlerini sorgulayarak yeni bir ekolojik perspektif inşa etmeye koyulan bir tartışma.

Çevreci, feminist ve Marksist bir çerçevede tartışan Jason Moore, kapitalizmin insanları doğadan ayrıştırmadığını, bizzat “Doğal ekolojinin” kendisi haline geldiğini savunuyor.

Zira yazara göre kapitalizm, dar ekonomik ve sosyal ilişkilerden ibaret olmayıp hayatın bütününe yerleşmiş olan sermaye, iktidar, üretim ve yeniden üretim olarak anlaşılmalıdır.

Asıl sorgulanması gereken hakikatin bu olduğunu belirten Moore, okurunu, iç içe geçen kapitalizm ve doğa üzerine, kapitalizmin yarattığı ekolojik kriz üzerine ve bu dokunun içine hapsolmuş insan üzerine düşünmeye davet ediyor.

Kitap, doğanın ve bireyin kapitalizmden özgürleştirmenin yolları hakkında düşünmek için iyi bir fırsat.

  • Künye: Jason W. Moore – Hayatın Dokusundaki Kapitalizm: Sermaye Birikimi ve Ekoloji, çeviren: Alaz Munzur, Epos Yayınları, ekoloji, 432 sayfa, 2017

Erinç Yeldan – Küreselleşme, Kim İçin? (2008)

Erinç Yeldan ‘Küreselleşme, Kim İçin?’de, 1980’lerden günümüze, küresel iktisat ikliminin tarihsel ve güncel bir analizini yapıyor.

Yeldan kitabının ilk bölümünde, küreselleşmenin ideolojik niteliğini tanımlıyor ve küreselleşmenin muhafazakâr, neoliberal ideolojinin yeni bir ürünü olduğunu gösteriyor.

İkinci bölüm, neoliberal küreselleşmenin pratik yaşamdaki uygulama sonuçlarına odaklanıyor.

Üçüncü bölüm ise IMF programı ve AKP iktidarı ekseninde, Türkiye özelindeki iktisat politikalarını inceliyor.

Yeldan’ın ele aldığı kavramların içini doldurabilmesi ve sade bir dille meramını anlatabilmesi de, kendisini, Prof. Oya Köymen’in tabiriyle “televoleci iktisatçılardan” ayıran başlıca özellik.

  • Künye: Erinç Yeldan – Küreselleşme, Kim İçin?, Yordam Kitap, iktisat, 304 sayfa