Kolektif – Kant Felsefesinin Politik Evreni (2017)

Immanuel Kant, adım adım geliştirdiği eleştirel felsefesiyle, yalnızca çağdaşlarına değil, kendisinden daha sonra gelen pek çok felsefeciye de esin kaynağı oldu.

Bu etkilenme, günümüzde de devam ediyor.

Hakan Çörekçioğlu’nun derleyip Türkçeye kazandırdığı elimizdeki kitap ise, Kant’ın eleştirel felsefesiyle siyaset felsefesi hakkında yürütülen aydınlatıcı bir tartışma.

Kitapta,

  • Kant’ın politika felsefesi,
  • Kant’a göre politika ve ahlak ilişkisi,
  • Kant’ın politika felsefesinde özgürlük ve mutluluk,
  • Uluslararası hukuk topluluğu teorisinin gelişiminde Kant’ın yeri,
  • Ve Kant’ın sisteminden bir sivil itaatsizlik teorisinin türetilip türetilmeyeceği gibi konular irdeleniyor.

Kant’ın bir makalesinin de yer aldığı kitabın diğer yazarları ise şöyle: Pierre Hassner, Susan Mendus, Otfried Höffe, Birgit Recki, Peter P. Nicholson, Wolfgang Kersting, Agnes Heller ve Volker Gerhardt.

  • Künye: Kolektif – Kant Felsefesinin Politik Evreni, derleyen ve çeviren: Hakan Çörekçioğlu, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 320 sayfa, 2017

Samo Tomšič – Kapitalist Bilinçdışı: Marx ve Lacan (2017)

Fransız psikanalist Jacques Lacan, Platon başta olmak üzere Descartes ve Hegel’den çokça etkilendi.

Kimilerine göre, Lacan’ın kuramında, Karl Marx’ın düşünceleri merkezi bir rol üstlenmemiştir.

Samo Tomšič ise, elimizdeki ilgi çekici çalışması ‘Kapitalist Bilinçdışı’nda, Lacan’daki Marx izlerinin kapsamlı bir fotoğrafını çekiyor.

Tomšič, Lacan’ın yapısal psikanalizini Marx’ın siyasal iktisada getirdiği eleştiriyle birlikte ele alıyor ve buradan hareketle bize, Freud’un kuramı ile Saussure ve Jakobson gibi yapısalcıların yaklaşımlarını da kompozisyona dâhil ettiği zengin bir tartışma sunuyor.

Bu sentez, bilinçaltının yapısıyla kapitalizmin yapısı arasındaki ilişkiyi psikanaliz, yapısalcılık ve siyasal iktisat eleştirisiyle harmanlıyor.

Tomšič, Lacan’ın 1960’ların sonunda Freud’a ikinci bir geri dönüşe kalkışmış olduğunu ve burada yapısalcı dilbilim göndermesinin Marx’ın siyasal iktisada yönelttiği eleştiriyle desteklendiğini savunuyor.

Kitap, Marx ve Lacan’ı, kapitalizm eleştirisi etrafında bir araya getirmesi, Lacan’ın düşüncesinin gelişimini ustaca izlemesi ve Marksizmin Lacancı psikanalize nasıl katkıda bulunduğunu ortaya koymasıyla önemli.

  • Künye: Samo Tomšič – Kapitalist Bilinçdışı: Marx ve Lacan, çeviren: Barış Engin Aksoy, Metis Yayınları, psikanaliz, 288 sayfa, 2017

 

Gustave Flaubert–Bibliyomani (2017)

Gustave Flaubert’in başyapıtı ‘Madame Bovary’den çok önce, henüz 14 yaşında iken yazdığı ilk öyküsü.

Gerçek bir olaydan yola çıkarak bu güzel öyküyü yazmış Flaubert, henüz çok erken yaşlarında olmasına rağmen geleceğin büyük bir kalemiyle karşı karşıya olduğumuzu müjdeliyor.

Öykü, Barcelona’nın dar bir sokağında kitap satan Giacomo’nun hikâyesini anlatıyor.

Giacomo, kitapları tutku derecesinde sevmektedir.

Fakat şimdi Giacomo’nun bu tutkusu öyle aşırı bir hal almıştır ki, artık kendisi kitapların niteliklerine bile bakmadan onları biriktirip durmaktadır.

Flaubert’in “Ketum olduğu kadar hayalperest, nemrut olduğu kadar mahzun bir adamdı; tek bir düşüncesi, tek bir sevdası, tek bir tutkusu vardı: Kitaplar.” şeklinde tanımladığı, insanlarla arası hiç iyi olmayan, asık suratlı ve çirkin, kitap biriktirme saplantısıyla boğuşan Giacomo’nun dünyasına hoş geldiniz.

  • Künye: Gustave Flaubert – Bibliyomani, çeviren: Ayberk Erkay, Sel Yayıncılık, öykü, 72 sayfa, 2017

Nahuel Moreno – Günümüz Programı (2014)

Uluslararası Troçkist hareketin ünlü isimlerinden Nahuel Moreno, Troçki’nin kaleme aldığı “Geçiş Programı” metnini güncelliyor.

Kitabı, kendi hareketi ile Fransız Troçkist akımın bütünleşmesi umuduyla yazmış olan Moreno, devrimci önderlik krizi, Küba ve Çin devrimlerinde gerilla savaşının rolü ve devrimci Marksizm gibi konuları tartışıyor.

  • Künye: Nahuel Moreno – Günümüz Programı, çeviren: kolektif, H2O Kitap

Nezih Tavlaş – Foto Muhabiri Ara Güler’in Hayat Hikâyesi (2014)

Hep doğru yer ve doğru zamanda bulunmuş, bunun bedellerini de ödemiş efsane fotoğrafçımız Ara Güler’in hayatı ve sanatı.

Nezih Tavlaş, Güler’in Beyoğlu’nda geçen çocukluk yıllarından başlayarak, fotoğrafçılığa duyduğu ilgiyi, sanatını icra ederken yaşadığı olaylar ile tanıdığı insanlara dair ilginç anekdotlarını paylaşıyor.

  • Künye: Nezih Tavlaş – Foto Muhabiri Ara Güler’in Hayat Hikâyesi, Yapı Kredi Yayınları

Kolektif – Ütopya/Distopya: Tarihsel Olasılığın Koşulları (2017)

Ütopya da distopya da bugüne dair algılarımızın ve gelecekten beklentilerimizin ete kemiğe büründüğü metinler olmalarıyla büyük öneme haiz.

Bu kitapta bir araya getirilen makaleler ise, birer tasavvur olarak ütopya ve distopya tahayyüllerini tarihsel bir bakışla ve geniş bir yelpazede tartışıyor.

Kitapta,

  • Bir gelecek tasarrufu yöntemi olarak ütopya ve distopya,
  • yüzyıl Güney Afrika sınırında binyılcı hayal,
  • Hindistan’daki tarihi belgelerin ütopyacı ve gerçek yaşamları,
  • Rodezya’nın bağımsızlığı ve ırkın sömürgeci rejime son verilmesindeki yeri,
  • Tekno-ütopyacı düşlerin nitelikleri,
  • Kozmopolitlik, avangard ve Orta Avrupa’nın kaybedilmiş masumiyeti,
  • Gündelik ütopyacılık ve modernist şehircilikte sokak,
  • Ve Leningrad’ın komünist üniversitelerinde Mesihçi dönem gibi ilgi çekici konular ele alınıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Fredric Jameson, Jennifer Wenzel, Dipesh Chakrabarty, Luise White, Timothy Mitchell, John Krige, Marci Shore, David Pinter, Igal Halfin ve Aditya Nigam.

  • Künye: Kolektif – Ütopya/Distopya: Tarihsel Olasılığın Koşulları, derleyen: Michael D. Gordin, Helen Tilley ve Gyan Prakash, çeviren: Esma Kartal, Cem Kayalıgil ve Ayşegül Turan, Koç Üniversitesi Yayınları, tarih, 316 sayfa, 2017

Tony Judt – Olgular Değişince (2017)

‘Savaş Sonrası: 1945 Sonrası Avrupa Tarihi’, ‘Kötülük Kol Gezerken’, ‘Yirminci Yüzyıl Üzerine Düşünceler’ ve ‘Anılar Şalesi’, Avrupa tarihi alanında en önemli otoritelerden biri sayılan Tony Judt’un daha önce Türkçede yayımlanmış çalışmaları.

‘Olgular Değişince’ ise, 2010’da aramızdan ayrılan Judt’un 1995-2010 arasında kaleme aldığı ufuk açıcı denemelerini bir araya getiriyor.

Judt buradaki denemelerinde,

  • İsrail, Holokost ve Yahudiler,
  • İsrail ve Filistin sorunu,
  • 11 Eylül saldırısının getirdiği kargaşa,
  • Irak Savaşı,
  • Yeni dünya düzeni,
  • Ortadoğu’da derinleşen kriz,
  • Amerika’nın gerilemesi,
  • Uluslararası ilişkiler,
  • Devletin dönüşümü,
  • Bellek ve unutuş gibi, geçmişin ve çağımızın belli başlı sorunlarını tartışıyor.

Bir zamanlar “Neredeyse her zaman rahatsız edici olan bir hikâyeyi anlatmak ve rahatsızlığın neden hakikatin bir parçası olduğunu açıklamak için iyi ve doğru yaşamalıyız. İyi örgütlenmiş bir toplum, kendimize ilişkin hakikati topluca bildiğimiz ve kendimize ilişkin hoş yalanlar söylemediğimiz bir toplumdur.” demiş Judt’un bu denemeleri, kendisinin tarihsel ve güncel sorunlara karşı tutumunu aydınlatmaları ve muazzam entelektüel zekâsını gözler önüne sermeleriyle önemli.

  • Künye: Tony Judt – Olgular Değişince, yayına hazırlayan: Jennifer Homans, çeviren: Dilek Şendil, Yapı Kredi Yayınları, deneme, 328 sayfa, 2017

Aharon Appelfeld – Ruhun Kuytusunda (2014)

Dağ başında bir şehitliğin bekçiliğini yapan biri kız biri erkek iki kardeşin, toplumdan uzakta yaşamaları sonucunda inançlarını, değerlerini yitirişi.

Bu ıssızlıkta birbirine destek olan kardeşlerin ilişkisi, kısa bir süre sonra ağabey-kardeş sevgisini aşarak, onları utanç içinde bırakacak bir arzuya dönüşür.

  • Künye: Aharon Appelfeld – Ruhun Kuytusunda, çeviren: Aslı Biçen, Metis Yayınları

Rabia Sağlam – Yapıbozumsal Adalet (2014)

Jacques Derrida’nın “Yapıbozum” tekniği ile yine düşünüre ait “Yapıbozum adaletir” sözünden hareketle, hukuk ve adaletin ötekilerinin izini sürerek, ezen kesimin baskı aracına dönüştürdüğü adaleti yeni bir perspektifle okuma girişimi.

Rabia Sağlam bunu yaparken, kimi hukuki talepler ile kangren haline gelmiş politik sorunlara çözüm üretmeyi de amaçlıyor.

  • Künye: Rabia Sağlam – Yapıbozumsal Adalet, Tekin Yayınevi

Yorgo Seferis – Mithistorima (2014)

İzmirli hemşerimiz Yorgo Seferis’ten, klasik tragedyalar tadında bir nehir şiir.

“Yalnızlığımız gibi, sevdamız gibi, / bedenlerimiz gibi durgun ve kof uğultular” diyen Seferis, Antik Yunan mitleri ile Çağdaş Yunan ve Avrupa tarihinin kesitlerini de kullanarak bütün bir kuşağın, ulusun ve hatta insanlığın deneyimlerini şiirine katık ediyor.

  • Künye: Yorgo Seferis – Mithistorima, çeviren: Ari Çokona, İstos Yayın