Seval Yinilmez Akagündüz – Ahlaklı Yurttaş (2017)

Türkiye’de ders kitaplarında ahlak eğitiminin dün ve bugün nasıl olduğu hakkında nitelikli bir sorgulama.

Seval Yinilmez Akagündüz, öğretim programlarında ve ders kitaplarında ahlak eğitiminin geçmişte nasıl ele alındığını, bugün bu konuda ne gibi yöntemlerin kullanıldığını ve gerçek anlamda bir ahlak eğitiminin temel kıstaslarının neler olduğunu kapsamlı bir bakışla ele alıyor.

Çalışmanın bir diğer özgün katkılarından biri de, II. Meşrutiyet’ten başlayarak bütün bir eğitim tarihimiz boyunca iyi vatandaşın nasıl kurgulandığını açıklığa kavuşturmasıdır diyebiliriz.

  • Künye: Seval Yinilmez Akagündüz – Ahlaklı Yurttaş, Yeni İnsan Yayınevi, eğitim, 264 sayfa

Nancy Kricorian – Ekmek ve Ateş Düşleri (2017)

‘Ekmek ve Ateş Düşleri’, başkahramanı Ani Silver’ın yaşadığı bir aşk acısı üzerinden ilerleyen, buradan genç kadının ailesinin trajik Ermeni geçmişiyle giriştiği yüzleşmeyle devam eden nitelikli bir roman.

Nancy Kricorian’ın ilk olarak 2003’te yayımlanan romanı, Amerikan üst sınıfına mensup Silver’ın, üniversite değişim programıyla Paris’e geçirdiği bir yılda yaşadıklarını hikâye ediyor.

Silver’ın babası Yahudi, annesi ise Ermeni’dir.

Silver, henüz küçükken babasını kaybetmiştir ve ninesiyle dedesi de, 1915’ten sonra ABD’ye göç etmiş, hayatları boyunca yaşadıkları travmayı atlatamamış iki Ermeni’dir.

Bu travmalar, ilk başlarda farkında olmasa da, Silver’a da miras kalmıştır.

İşte tam da bu zamanda, kısa süre önce sevgilisi Asa Willard’tan ayrılmanın verdiği acı genç kadının trajik geçmişiyle birleşerek büyük bir bunalıma dönüşecektir.

Bu sıkıntılı günler, Paris sokaklarında Silver’ın karşısına çıkacak eski bir dostla dönüşecektir.

Kahramanımız, şimdi tüm zorlukları cesurca göğüsleyerek geçmişiyle yüzleşmeye koyulacaktır.

  • Künye: Nancy Kricorian – Ekmek ve Ateş Düşleri, çeviren: Yeşim Burul, Aras Yayıncılık, roman, 272 sayfa, 2017

Nükhet Varlık – Akdeniz Dünyasında ve Osmanlılarda Veba 1347-1600 (2017)

Kara Ölüm tabir edilen vebanın Osmanlı’daki izlerini araştıran incelemelerin yeterli oranda olduğu söylenemez.

Fuat Köprülü ve Albert Hourani Kitap Ödülleri ile Dionisius A. Agius Ödülü’nü kazanmış Nükhet Varlık’ın elimizdeki harika çalışması ise, Osmanlı’da vebayı araştıran ilk sistematik bilimsel inceleme.

Vebanın ortaçağ sonlarından erken döneme kadar, yani 1347-1600 yılları arasında Osmanlı’yı farklı yönleriyle nasıl etkilediğini gözler önüne seren Varlık, bunu yaparken de tıp kitapları, menakıbnâmeler, anılar ve yakın zamanda yapılmış bilimsel çalışmalarla metnini zenginleştiriyor.

Yazar, Osmanlı’nın büyümesi ve yayılmasının farklı coğrafyaları ve insanları etkileşime soktuğunu ve bu durumun da veba salgınlarının yayılmasında dönüştürücü rol aldığını ortaya koyuyor.

  • Künye: Nükhet Varlık – Akdeniz Dünyasında ve Osmanlılarda Veba 1347-1600, çeviren: Hazal Yalın, Kitap Yayınevi, 400 sayfa, 2017

Frans de Waal – Hayvanların Ne Kadar Zeki Olduğunu Anlayacak Kadar Zeki miyiz? (2017)

İnsanoğlu uzun yıllar önce doğaya egemen oldu.

Fakat bu egemenlik, aynı zamanda kendi zekâ ve becerilerini diğer tüm türlerin üstünde görmesine neden olacak müzmin bir kibri de beraberinde getirdi.

Fakat daha da önemli ve tehlikelisi, bu kibrin beraberinde getirdiği cahilliktir.

Örneğin hayvanların zekâları ve duyguları hakkında neler biliyoruz?

Charles Darwin’in insan ve hayvan duyguları üzerine çokça yazdığı biliniyor ve 19. yüzyıldaki pek çok bilim insanı, hayvanlarda ileri seviyede zekâ keşfetmeye hevesliydi.

Bu çabaların neden geçici bir süre askıya alındığı veya neden biyolojinin yoluna bile isteye taş koyduğumuz, bugün hâlâ gizemini koruyor.

İşte primat davranışı ve bilişi hakkında önemli çalışmalar yapmış Frans de Waal da, hayvan zekâsının olağanüstü boyutlarını gözler önüne seriyor.

Konuyla ilgili yapılmış pek çok keşiften yola çıkan yazar, son yirmi yılda bu alanda yaşanan heyecan verici gelişmeleri sunuyor.

“İnsanlar neden hayvan zekâsını küçümsemeye bu kadar hevesli? Kendimiz söz konusuyken hiç sorgulamadan kabul ettiğimiz becerileri hayvanlar söz konusu olduğunda sürekli reddediyoruz,” diye soran de Waal, kargalar, yunuslar, papağanlar, koyunlar, eşekarıları, yarasalar, balinalar, primatlar ve daha pek çok türün insanları şaşkına uğratacak olağanüstü zekâlarından örnekler veriyor.

  • Künye: Frans de Waal – Hayvanların Ne Kadar Zeki Olduğunu Anlayacak Kadar Zeki miyiz?, çeviren: Ahmet Burak Kaya, Metis Yayınları, bilim, 344 sayfa

Nezih Erdoğan – Sinemanın İstanbul’da İlk Yılları: Modernlik ve Seyir Maceraları (2017)

Sinemanın Türkiye’deki ilk yılları, aynı zamanda modernleşmenin bu topraklardaki serüveni açısından dikkat çekici ayrıntılar barındırıyor.

Nezih Erdoğan, 1894-1928 yılları arasında yayımlanan Osmanlıca ve Fransızca gazete ve dergilerde sinemayla ilgili çıkan ilan, haber ve makale gibi malzemelere dayanarak yola çıkan elimizdeki önemli çalışmasında, İstanbul’u merkez alarak bu sürecin hem ayrıntılı hem de keyifle okunacak bir kaydını tutuyor.

Kitapta,

  • Sinemanın ortaya çıkmasından önce seyir ve seyirci olguları,
  • Osmanlı’da şehirli insanın sinemayla ilk tanışma anları,
  • Ve ülkede sinema kültürünün oluşumu gibi ilgi çekici konular ele alınıyor.

Çalışma, modernleşme tarihimizde sinemanın nasıl bir payı olduğunu gözler önüne sermesiyle dikkat çekiyor.

  • Künye: Nezih Erdoğan – Sinemanın İstanbul’da İlk Yılları: Modernlik ve Seyir Maceraları, İletişim Yayınları, sinema, 320 sayfa

Orhan Tüleylioğlu – Neden Öldürüldüler 3: Dipsiz Kuyu (2008)

Orhan Tüleylioğlu, ‘Neden Öldürüldüler?’ dizisinin üçüncü kitabı olan ‘Dipsiz Kuyu’da, Muammer Aksoy, Çetin Emeç, Turan Dursun, Bahriye Üçok, Musa Anter ve Uğur Mumcu cinayetlerini araştırıyor.

Uğur Mumcu’nun bir yazısının başlığından adını alan ‘Dipsiz Kuyu’, söz konusu isimlerin cinayetlerinin arkasındaki karanlık noktaları; dava dosyaları, gazete arşivleri, konuyla ilgili kitaplar ve Mumcu’nun yazılarıyla gün ışığına çıkarıyor.

Kitapta bunun yanı sıra, öldürülen aydınların aileleri, yakınları ve dostlarının anlatımları da yer alıyor.

Tüleylioğlu’nun kapsamlı kitabı, okuru, fikirleri nedeniyle öldürülmüş aydınları yeniden hatırlamaya davet ediyor.

  • Künye: Orhan Tüleylioğlu – Neden Öldürüldüler?: Dipsiz Kuyu, um:ag Yayınları, siyaset, 447 sayfa

Deniz Som – BOP Dedik Recep (2008)

Deniz Som ‘BOP Dedik Recep’te, “küresel efendiler” olarak tanımladığı güçlerin, konumu nedeniyle Türkiye’ye kritik bir rol biçtiğini savunuyor.

Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP), George W. Bush’un Amerika Birleşik Devletleri’nin başkanlık koltuğuna oturmaya başladıktan sonra benimsenmeye başlandığını söyleyen Som, “projenin Ortadoğu’daki eş başkanlığına da Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanlık koltuğunda oturan Recep Tayyip Erdoğan uygun görülmüştür.” diyor.

Türkiye’nin çağdaşlaşması yolunda “büyük umut” olarak gösterilen Avrupa Birliği’nin, büyük bir kandırmaca ve yalan olduğunu savunan Som, AB’yle ilgili yazılarını da kitabın ikinci bölümü olan ‘Yalan Dünya Avrupa’da bir araya getiriyor.

  • Künye: Deniz Som – BOP Dedik Recep, Cumhuriyet Kitapları, siyaset, 208 sayfa

İbrahim Okçuoğlu – Materyalist Felsefe (2008)

İbrahim Okçuoğlu’nun kaleme aldığı ‘Materyalist Felsefe’, ‘Diyalektik Materyalizm’ ve ‘Tarihsel Materyalizm’ başlıklı iki bölümden oluşuyor.

Yazar bu bölümlerde, idealist felsefe ve materyalist felsefenin ayrım noktalarını, Marx, Engels, Lenin ve Stalin gibi isimlerin görüşleri ekseninde anlatıyor.

Marksizm öncesi dönemde materyalizm ile idealizm arasındaki mücadele; Marksist felsefenin doğuşu ve gelişmesi; Marksist diyalektik; madde ve varoluşun biçimleri; madde ve bilinç; toplumun maddi yaşam koşulları; üretim ilişkilerinin karakteri; üretim ilişkilerinin üretici güçlerin karakteriyle uyumluluğu yasası ve sınıf mücadelesi, Okçuoğlu’nun çalışmasında irdelenen konulardan birkaçı.

  • Künye: İbrahim Okçuoğlu – Materyalist Felsefe, Ceylan Yayınları, felsefe, 192 sayfa

Refik Durbaş (haz.) – Mehmed Âkif: Hayatı ve Toplu Şiirleri (2008)

Refik Durbaş’ın yayıma hazırladığı bu kapsamlı kitapta, İstiklal Marşı’nın şairi Mehmed Âkif’in biyografisi ve toplu şiirleri yer alıyor.

Mehmed Âkif’in hayatı, duygu ve düşünce dünyası, kişiliğinin kimi özellikleri, kendi kaleminden edebiyat ve sanat görüşü, şiirlerini nasıl yazdığı, anıları, sevdiği şarkılar ve ilahiler, Mısır’daki özel hayatı ve sanatı hakkında yazılanlar, çalışmanın biyografi bölümünde yer alan konulardan birkaçı.

Kitabın, Âkif’in toplu şiirlerinden oluşan ikinci bölümündeyse, şairin yayımlanmış kitapları dışında, kitaplarına almadığı veya dergilerde kalan şiirleri ile takma isimle yazdığı şiirleri bir araya getiriliyor.

  • Künye: Refik Durbaş (haz.) – Mehmed Âkif: Hayatı ve Toplu Şiirleri, Kırmızı Yayınları, biyografi, 674 sayfa

Erol Bilbilik – Amerikaperestler (2008)

Erol Bilbilik ‘Amerikaperestler’de, “Onlar güç ve etkinliklerini ABD emperyalizminden almaktadırlar,” dediği yurtiçinde veya yurtdışında yaşamını sürdüren otuz önde gelen siyasetçi, gazeteci, akademisyen, yönetici ve bilim adamının portresini veriyor.

Bilbilik’e göre “Amerikaperestler”in buluştukları ortak payda şöyle: Türkiye-ABD ilişkilerinin hızla ilerletilebilmesi; Türkiye’nin acilen AB’ye girmesi; AKP iktidarının güçlendirilerek sürdürülmesi; TSK’nın sistem içindeki gücünün sıfıra indirilmesi; Ulus devlet ve onun ideolojisi milliyetçiliğin reddedilerek ılımlı İslam rejiminin inşa edilmesi; Kuzey Irak’ta Kürt Devleti’nin kurulmasına karşı çıkılmaması ve Kıbrıs’tan vazgeçilmesi.

  • Künye: Erol Bilbilik – Amerikaperestler, Destek Yayınları, siyaset, 332 sayfa