Nuri Bilgin – Kimlik İnşası (2007)

 

 

Nuri Bilgin’in ‘Kimlik İnşası’, “kimlik nedir?” sorusundan hareketle, kim olduğumuz sorusuna verdiğimiz cevapların peşine düşüyor.

Son zamanlarda yoğunlaşan tartışmalardan biri olan kimlik konusu, konunun kişisel, mesleki, cinsel, kolektif, etnik, dinsel, kültürel, ulusal ve ulus-üstü gibi, farklı özellikleriyle değerlendiriliyor.

“Kimlik kavramı, kendi cazibesi altında kaybolan ilginç kavramlardan biri” diyen Bilgin, bu konunun sorun haline gelmesinin de, her şeyden önce, olgunun dil berraklığı içinde ele alınmamasından ve bu konuda bir türlü aynı dilin konuşulamamasından kaynaklandığını belirtiyor.

Türkiye’de de tartışma konusu olan kimlik, Bilgin’in çalışmasında ayrıntılı olarak ele alınıyor.

  • Künye: Nuri Bilgin – Kimlik İnşası, Aşina Kitaplar, Aşina Kitaplar, 329 sayfa, 2007

Alâettin Bahçekapılı – Sesleri Bende Kaldı (2007)

  • SESLERİ BENDE KALDI, Alâettin Bahçekapılı, Heyamola Yayınları, anı, 439 sayfa

 

Alâettin Bahçekapılı’nın ‘Sesleri Bende Kaldı’sı, hayatının otuz beş yılı ile TRT’de görev aldığı yirmi yedi yıl boyunca ilişkide bulunduğu düşünürler, sanatçılar, bilim adamları gibi, Türkiye toplumuna etkide bulunmuş simalara dair anılarını barındırıyor. Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz, Hasan İzzettin Dinamo, Haldun Taner, Oktay Arayıcı, Recep Bilginer, Sakıp Sabancı, Vehbi Koç, Rauf Mutluay, Ümit Kaftancıoğlu, Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Zeyyat Selimoğlu, Zeki Ömer Defne, Cavit Orhan Tütengil, Sadi Irmak, Abdülbaki Gölpınarlı ve Ümit Doğanay, kırk üç kişinin yer aldığı kitapta öne çıkan isimler.

Mirze Elekber Sabir – Hophopname (2007)

  • HOPHOPNAME, Mirze Elekber Sabir, çeviren: İsa Öztürk, İş Kültür Yayınları, şiir, 188 sayfa

 

1911 yılında ölen Mirze Elekber Sabir, Azerbaycan’ın önemli şairlerinden. ‘Hophopname’de yer alan seçme şiirler, mizahın, özellikle de hicvin yetkin kullanımına iyi örnekler sunuyor. Elekber’in şiirleri, devrimci, demokratik, çağdaş, halkçı ve gerçekçi yönleriyle, Azerbaycan şiirinin yenilikçi ve batılı yönlerini geliştirmişti. Sabir’in ilk şiirleri, çağdaşlaşmayı savunan anlayışıyla dikkat çeken ‘Molla Nasreddin’ dergisinde yayımlanmıştı. Kitabın bu çevirisinin sunuşu İlber Ortaylı, önsözü ise, Sabir’in şiirlerini Türkçeye kazandıran İsa Öztürk tarafından kaleme alınmış. Sabir’in şiirleri, yergi şiirlerine ilgi duyan okurlara hitap edecek nitelikte.

Liman von Sanders – Türkiye’de Beş Yıl (2007)

 

Liman von Sanders’in ‘Türkiye’de Beş Yıl’ı, daha önce farklı yayınevlerinden çıkmıştı.

Kitaptaki anılar, Sanders’in, Türkiye’de geçirdiği beş yıl süresince, Balkan Savaşları’nın sonlarından, Osmanlı İmparatorluğu’nun Birinci Dünya Savaşı’ndaki yenilgisine kadarki tanıklığına yer veriyor.

Sanders, bu dönemde, zamanın padişahı Sultan Reşat’ı, sonra Sultan Vahidettin’i, Sadrazam Sait Halim Paşa’yı, Talât Paşa’yı, Enver Paşa’yı yakından tanıma fırsatı bulmuş, bunun yanında, Mustafa Kemal’le cephede silah arkadaşlığı da yapmıştı.

Sanders’in hatıraları, olağanüstü olayların yaşandığı, imparatorluğun hızla çöktüğü o dönemlere dair hâlâ önemini koruyan bir tanıklık.

Platon – Symposion (2007)

  • SYMPOSION, Platon, çeviren: Eyüp Çoraklı, Kabalcı Yayınları, felsefe, 278 sayfa

Symposion, Platon’un, aşk ve ahlak konusundaki metinlerinden oluşuyor. Metinlerin ilgi çekiciliği, Platon’un bilinen uzun tartışmalar, karmaşık akıl yürütmelerden mürekkep tarzından çok, derin düşüncelerle temellendirilmiş eğlendirici hikâyelerden meydana gelmesi. Atinalı tragedya şairi Agathon İÖ 416 yılında ilk tragedyasıyla kazandığı birinciliği kutlamak amacıyla o dönemde Atina’nın önde gelen bilim, sanat, politika ve felsefe adamlarının katıldığı bir symposion düzenler. Bu symposiona katılan herkes aşka övgü niteliğinde bir konuşma yapar. Platon’un bu kitaptaki metinleri de, Agathon’un öncülük ettiği söz konusu symposiona dayanıyor.

Hayrettin Kılıç – Nükleer Destan (2007)

  • NÜKLEER DESTAN, Hayrettin Kılıç, Bil Yayınları, bilim, 360 sayfa

 

Nükleer çağ, 1944 yılında, ABD’nin ‘Manhattan Projesi’ çerçevesinde ilk atom bombasını yapıp, New Mexico çöllerinde denemesiyle başladı. Bu denemeden sonra dünyanın başına nelerin geldiği de, herkesin malumu. Günümüzde ise, özellikle küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliği öne sürülerek, nükleer reaktörlerin temiz enerji kaynağı olduğu iddia edilmeye başlandı. Nükleer fizikçi Prof. Dr. Hayrettin Kılıç da, nükleer enerjinin, iddia edildiği gibi masum olmadığını savunuyor. Kılıç’ın çalışması, nükleer enerjinin iklim değişikliğine çare olup olmadığı; Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nı (NPT) imzalayan ülkelerin anlaşmanın ilkelerine uyup uymadığı; yeni bir “Nükleer Rönesans” başlatılıp başlatılamayacağı; nükleer enerjinin gerçek anlamda ucuz ve güvenli bir enerji olup olmadığı gibi sorulara makul yanıtlar veriyor.

Daniela Dahn – Batı Diye Diye (2007)

  • BATI DİYE DİYE, Daniela Dahn, çeviren: Yılmaz Onay, Yordam Kitap, siyaset, 223 sayfa

Daniela Dahn ‘Batı Diye Diye’ isimli bu kitabında, iki Almanya’nın birleşmesinden sonraki hayal kırıklıklarını dillendiriyor. Almanya’nın tek çatı altında birleşmesi, daha önce dillendirilen pembe rüyayı mümkün kılmadı. Çünkü Federal Almanya’nın Nazizm kalıntıları yasalarla görmezden gelindi ve Doğu Almanya vatandaşları sosyalist teşkilatlara üye oldukları için takibata uğrama tehdidi altında yaşadı. Dahn, bu gerçekleşmeyen rüyanın sebep ve sonuçlarını yerli yerine oturtmayı amaçlıyor. Berlin doğumlu ve Doğu Almanya’daki Sosyalist düzene muhalif olmuş Dahn’ın, bu muhalifliğini, kendisinin deyimiyle bu “doğu inadı”nı hâlâ devam ettirmesinin nedeni de, Almanya’nın Doğusu ile Batısı arasında ortadan kalkacağı söylenen adaletsizliklerin olduğu gibi durması. Dahn, bu hayal kırıklığını merkeze alırken, demokrasi ve insan hakları gibi kavramları da sorguluyor.

Süheyla Kırca Schroeder – Popüler Feminizm (2007)

  • POPÜLER FEMİNİZM, Süheyla Kırca Schroeder, Bağlam Yayınları, feminizm, 304 sayfa

Süheyla Kırca Schroeder’in ‘Popüler Feminizm’i, Türkiye ve İngiltere’deki kadın dergilerine odaklanan bir çalışma. Dolayısıyla kitap, feminizm konusunda teorik bir çerçeve sunuyor ve kadınların medyada ve genel olarak kültürel atmosferde nasıl temsil edildiklerini araştırmayı amaçlıyor. Medyadaki egemen kadınlık imgelerinin ve kalıplarının ne olduğu, özellikle son yirmi-otuz yıldır, feminist araştırmaların önemli çalışma alanlarından. Schroeder’in çalışması, bunlara Türkiye’den yapılmış önemli bir katkı. Kitap, İngiltere ve Türkiye’deki kadın dergilerini incelerken, iki ülkenin feminizmi arasındaki benzerlik ve farklılıkları da ortaya koyuyor.

Güneş Çelikkol – Direnişlerin Güney Kutbu: Bir Arjantin Serüveni (2007)

  • DİRENİŞLERİN GÜNEY KUTBU: BİR ARJANTİN SERÜVENİ, Güneş Çelikkol, Agora Kitaplığı, siyaset, 246 sayfa

Hatırlanacağı gibi, Arjantin son olarak, 2001’de borç batağına saplandıktan sonra, kitlesel bir halk ayaklanmasıyla sarsılmıştı. Oysa bundan çok önce değil, henüz 1990’lı yıllarda Arjantin, IMF ve Dünya Bankası tarafından model olarak gösterilmişti. Güneş Çelikkol’un elimizdeki kitabı, Arjantin’in bu buhranlı dönemlerine, geniş bir siyasî çerçeveden bakıyor. Devrimci fikirler, Peronizm, askeri baskılar, sosyalizm, darbeci askerler ve işsiz kalan piqueteros toplulukları, kitabın başlıca konularını oluşturuyor. Arjantin’in yakın ve uzak dönemine odaklanan kitap, son dönemde dikkatle izlenen Latin Amerika’ya dair bir okuma olarak da düşünülebilir.

Peter Matthiessen – Kar Leoparı (2007)

  • KAR LEOPARI, Peter Matthiessen, çeviren: Hüsne Çamlıoğlu, MB Yayınevi, gezi, 320 sayfa

Peter Matthiessen’in ‘Kar Leopar’ında, Himalaya dağlarında, Pokhara’dan başlayıp Tibet Yaylası’yla biten 400 kilometrelik yürüyüşünü anlatıyor. Bu yürüyüşün hikâye ediliş tarzının, sadece gezi izlenimlerinin sıralanmasından ibaret olmadığını, yazarının içsel bir keşif yolculuğunu ve yaşadığı maceraları da hikâye etmesiyle ilgiye mazhar olduğunu belirtmekte fayda var. Doğa bilimci, kâşif ve romancı Matthiessen’in, biyolog George Schaller ile yaptığı bu Himalaya yürüyüşü, gezi ve macera meraklılarına tavsiye olunur. Dokunaklı üslubu, lirik anlatımıyla ve yazarının kişisel arayışını metaforize etmesiyle dikkat çeken kitap, gezi-macera türünün yetkin bir örneği.