Eutropius – Roma Tarihinin Özeti (2007)

  • ROMA TARİHİNİN ÖZETİ, Eutropius, çeviren: Çiğdem Menzilcioğlu, Kabalcı Yayınları, tarih, 301 sayfa

Eutropius’un İ.S. 369 yılında imparator Valens’in isteği üzerine kaleme aldığı ‘Roma Tarihinin Özeti’, Roma’nın kuruluşundan, İ.S. 364 yılında İmparator Iovianus’un ölümüne kadar, Roma tarihinde geçen önemli olayları anlatıyor ve imparator Valens’in başlatmayı düşündüğü Pers seferinin propagandasını amaçlıyordu. Bu, eserde açıkça fark ediliyor. Çünkü Perslerle tarihte yapılmış savaşlar, kitabın neredeyse yarısını kapsar. Görüldüğü gibi, kitap, küçük bir kent devletinden bir dünya imparatorluğu haline gelen Roma İmparatorluğu’nun büyüklüğü ve gücüne övgü niteliğinde. Kitabın girişinde, yazara ve dönemine dair açıklayıcı bir yazının bulunduğunu da belirtelim.

Şenol Erdoğan (haz.) – Sinema Manifestoları (2007)

  • SİNEMA MANİFESTOLARI, hazırlayan: Şenol Erdoğan, Altıkırkbeş Yayınları, sinema, 166 sayfa

‘Sinema Manifestoları’, alternatif bir sinema tarihi olarak düşünülebilir. Çünkü kitap genel olmaktan çok, sinema tarihinin lokal, daha doğrusu anarşik unsurlarını ele alıyor. Kitapta, Fütürist sinemacılar; “sine-göz” sinemasının babası Vertov; Hollywood sinemasına muhalif “newyorker”lar; 1960’ların Alman sinemasında, kalıplardan sıkılan “Yeni Alman Sineması” yaratıcıları; seks, küfür ve şiddetsiz bir sinemanın sinema olmayacağını savunan “İhlal” sinemacıları; “Şizoid” sinemacılar ve son olarak da dijital videodan internet filmciliğine giden yolda, sinemada muhalif olmuş kişi ve kuramlar ele alınıyor. Alternatif sinemayı merak edenlere önerilir.

Pablo Neruda – Kuruntular Kitabı (2007)

  • KURUNTULAR KİTABI, Pablo Neruda, çeviren: Erdal Alova, Can Yayınları, şiir, 162 sayfa

‘Kuruntular Kitabı’, şair Pablo Neruda’nın “güz dönemi” başyapıtı olarak değerlendirilir. Çünkü, uzun zaman sürgünde kalan Neruda, onca sürgünden ve yurt özleminin ardından nihayet ülkesine dönmüştü. İşte, 1957-1958 gibi bir yıllık süre içinde kaleme alınan bu kitaptaki şiirler, bu dönemin melankolik-ironik yapısını, yurduna ve halkına duyduğu büyük özlemi gayet iyi açıklıyor. Neruda, ‘Yirmi Aşk Şiiri’, ‘Umutsuz Bir Şarkı’, ‘Yeryüzünde Konaklama’, ‘Yürekteki İspanya’, ‘Evrensel Şarkı’ ve ‘Macahu Picchu Dorukları’ gibi eserleriyle 1971 Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer görüldü. Neruda’nın bu kitabı ise, kendisinin külliyatında önemli bir yer işgal ediyor.

İlke Boran ve Kıvılcım Yıldız Şenürkmez – Kültürel Tarih Işığında Çoksesli Batı Müziği (2007)

  • KÜLTÜREL TARİH IŞIĞINDA ÇOKSESLİ BATI MÜZİĞİ, İlke Boran ve Kıvılcım Yıldız Şenürkmez, Yapı Kredi Yayınları, müzik, 317 sayfa

‘Kültürel Tarih Işığında Çoksesli Batı Müziği’ isimli bu çalışma, Antik Yunan’dan günümüze uzanan süreçte, genel hatlarıyla sunuluyor. Belli başlı dönemler ile önemli besteciler ve yapıtlarının anlatıldığı kitap, Batı müziğini bir bütün içinde ele almayı amaçlıyor. Bu Batı müziğinin katettiği 1000 yıl gibi uzun bir tarih anlamına geliyor. Burada kısa da olsa, Türkiye’nin modernleşme çabalarında çoksesli müziğin gelişimine, öncü bestecilere ve yapıtlarına da yer verilmiş. Kitap, müzisyenler, müzikseverler, öğrenciler ve müziği merak eden okuyucular için, basit bir dille oluşturulmuş kaynak bir kitap niteliğinde.

Niyazi Ahmet Banoğlu – Tarihi ve Efsaneleriyle İstanbul Semtleri (2007)

  • TARİHİ VE EFSANELERİYLE İSTANBUL SEMTLERİ, Niyazi Ahmet Banoğlu, Selis Kitaplar, tarih, 450 sayfa

“Doğu efsaneler diyarıdır” denir. Bu cümle, bir yanı Doğulu olan İstanbul için de neden geçerli olmasın. İstanbul’un çok eski bir tarihi var. Bu tarihten günümüze kadar gelen şehrin, efsanelerinin olmaması da mümkün değil. İşte, Niyazi Ahmet Banoğlu’nun, İstanbul şehir kültürüne dair önemli bir kaynak olan bu kitabı, yazarın 1935 yılında ‘Kurun’ gazetesinde yayımlanan yazılarının derlenmesiyle oluşturuldu. Kitapta, İstanbul’un Kadıköy, Üsküdar, Beykoz, Sarıyer, Beşiktaş, Beyoğlu, Kağıthane, Eyüp, Fatih ve Eminönü gibi ilk semtlerinin tarihi yer alıyor. Fakat Banoğlu, bu tarihi, her semtin kendi söylenceleri, kültürü ve efsaneleri çerçevesinden anlatıyor.

Kemal Tahir – Üstadın Ölümü (2007)

  • ÜSTADIN ÖLÜMÜ, Kemal Tahir, İthaki Yayınları, öykü, 190 sayfa

Kemal Tahir, Türkiye edebiyatının en çok yazmış isimlerinden biri. Yazarın, birbirinden çok farklı birçok dergide yayımlanmış öyküleri bulunuyor. ‘Üstadın Ölümü’ndeki öyküler de, kendisinin farklı dergilerde yayımlanmış otuz kısa öyküsünü bir araya getiriyor. Bir araya getirilen bu öyküler iki bölümden oluşuyor. Birinci bölümde, Tahir’in 21 Ekim 1936-5 Temmuz 1938 tarihleri arasında yayımlanan öyküleri yer alıyor. İkinci bölümdeyse, yazarın Karikatür Dergisi’nde, 13 Şubat 1937-3 Şubat 1938 tarihleri arasında yayımlanmış öyküleri yer alıyor. Yazarın TİPİ ve TA-KA takma isimleriyle kaleme aldığı bu öykülerinin, mizahi yönlerinin baskın, melodramik bir yapıda olduğunu belirtelim.

J. Claude Carrière – Einstein, Lütfen (2007)

  • EINSTEIN, LÜTFEN, J. Claude Carrière, çeviren: Yaşar İlksavaş, Doğan Kitapçılık, roman, 119 sayfa

J. Claude Carrière’in ‘Einstein, Lütfen’i, Albert Einstein’ı hikâye eden bir otobiyografik roman. Romanda Einstein ölmemiş ve öngördüğü zaman yolculuğu bir hayal olmaktan çıkıp gerçeğe dönüşmüştür. Roman, kahramanı Einstein’ın geçmişini, fizik alanındaki çalışmalarını kendi ağzından aktaran bir kurguyla oluşturulmuş. Geçmişte olduğu gibi, günümüzde de en çok özlemi duyulan şey zamanın sınırlarından kurtulmaktı. Einstein bu özlemini, fizik alanındaki çalışmalarıyla yapmaya çalıştı. Bu romanda da, edebiyatta daha önce birçok yazar tarafından denenmiş örneği bulunan, zaman gerçekliğinin -veya yanılsamasının- tersyüz edilmesi çabasıyla karşı karşıyayız.

Erdil K. Akay – Korutürk’lü Yıllarım (2007)

  • KORUTÜRK’LÜ YILLARIM, Erdil K. Akay, Erko Yayıncılık, anı, 204 sayfa

Hariciye kökenli Erdil K. Akay, 7 Ekim 1976 ile 30 Haziran 1980 yılları arasında,  Cumhurbaşkanı Fahri S. Korutürk’ün ve Cumhurbaşkanı vekili İhsan Sabri Çağlayangil’in özel kalem müdürlüğünü yapmıştı. Yazarın ‘Korutürk’lü Yıllarım’ isimli bu kitabı da, kendisinin o döneme, Korutürk’e, eşine ve çevresindekilere dair anılarından oluşuyor. 12 Eylül darbesinden önce Cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmiş Korutürk, kuşkusuz Türkiye tarihinde önemli bir isim. Bu önemli aktörün dönemine ilişkin ‘içerden’ bir bakışla kaleme alınan kitap, yazarının yaklaşık elli yıllık bürokratlık hizmeti düşünüldüğünde, Türkiye’nin hariciye tarihine dair kaynak bir çalışma olması yönüyle de önerilir.

İskender Özsoy – Mübadelenin Öksüz Çocukları (2007)

  • MÜBADELENİN ÖKSÜZ ÇOCUKLARI, İskender Özsoy, Bağlam Yayınları, tarih, 334 sayfa

Türkiye ve Yunanistan arasında yaşanan Mübadele trajedisi, çok sayıda esere konu oldu. İskender Özsoy’un daha önce yayımlanan ‘İki Vatan Yorgunları / Mübadele Acısını Yaşayanlar Anlatıyor’ isimli çalışması, bu trajediyi dile getiren önemli bir ilk kitaptı. Uzun zamandır gazetecilik yapan Özsoy’un ‘Mübadelenin Öksüz Çocukları’ ise mübadeleye konusuna kaldığı yerden devam ediyor ve 61’i birinci kuşak toplam 72 mübadilin tanıklıklarına yer veriyor. Yaşadıkları topraklardan kopan bu insanlar, tam da yazarın deyimiyle, “parçalanmış zamanları gösteren hayatlar”dı. Kitapta yer alan isimler, bu kopuş sonrasında yaşadıkları telafisi pek mümkün olmayan acılarını dile getiriyor.

Kaan Arslanoğlu – Öteki Kayıp (2007)

  • ÖTEKİ KAYIP, Kaan Arslanoğlu, İthaki Yayınları, roman, 294 sayfa

Kaan Arslanoğlu’nun ‘Öteki Kayıp’ı, ilk olarak 2003 yılında yayımlanmıştı. Yazarın kendine has yönü, Psikiyatri bilgisini romanlarının psikolojik unsurlarını oluştururken iyi kullanmasıdır. Bu roman da, yabancılaşmayı, mültecileri ve kayıp ruhları hikâye ediyor. Gündelik hayatın beraberinde getirdiği sıkıntının, insanları hayatın öteki ucuna götürmesi ve insanların bu sıkıntıyı atlatmak için gösterdikleri çaba romanın asıl konusu. Yazarın, Türkiye’nin zihniyet yapısını da eleştirdiği bu romanda, kimlik, etnisite, mülteciler gibi sorunlara da, psikolojik ve kültürel açılardan odaklanıyor.